Çocuk ve Balıkçıl

(2023)

The Boy and the Heron a.k.a Kimitachi wa dô ikiru ka

Film 2 Saat 4 Dk. Animasyon, Macera Japonya 27 Ekim 2023

8.1

42 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.5 (59.493 OY)

KONUSU

Film, ergenlik çağındaki bir gencin, arkadaşları ve amcasıyla olan etkileşimi sayesinde gerçekleşen psikolojik gelişimini izleyiciye sunuyor.

Soma Santoki

Mahito Mak...

Masaki Suda

Gray Heron...

Ko Shibasaki

Kiriko (ses)

 Aimyon

Lady Himi ...

Yoshino Kimura

Natsuko (ses)

Takuya Kimura

Shoichi Ma...

Keiko Takeshita

Izumi (ses)

Jun Fubuki

Utako (ses)

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@kassandraa

1 hafta önce

7.5 / 10

Miyazaki'nin büyülü evrenini izlemek her zaman olduğu gibi bir zevkti. Sanırım filmdeki yaşlı adam kendisiydi ve masalsı dünyası yok olurken Miyazaki de bu son filmiyle bize veda etti.

@furkandgn9

9 ay önce

8 / 10

Hissettirmenin efendisi Hayao Miyazaki, yarı otobiyografik bir filmle 50 yıla dayanan yönetmenlik kariyerini sona erdirdi. Geçmiş filmlerinin birçoğuna yaşımın yetmemesi nedeniyle benim için de sinemadaki ilk ve son Miyazaki deneyimi oldu. Bunun için evden çıkıp, yol kat etmeye değerdi. Salonun doluluk oranı da ziyadesiyle mutlu etti. Üstelik film yanlış anlaşılmaya kurban gitmemişti ve herkes yetişkindi.

Miyazaki bu konuda bir açıklama yapacak mı bilmiyorum ama filmi tanımlayan 3 parça vardı; kesinlikle bir Miyazaki eseri, Guillermo del Toro'nun "Pan'ın Labirenti" ve Kubrick'in "2001: A Space Odyssey" filmi. 2001'in kırıntıları daha çok görsel anlamda ve kurgunun ilerleyişinde etkiliydi. Ama Pan'ın Labirenti görsel etkisinin yanında hikayeye de yakınsıyordu. Bunu kötü bir eleştiri olarak söylemiyorum. Ben bu füzyonu sahiden sevdim. Kariyerinin son filminde kendini yenilemiş olması da hoştu. 82 yaşında yapacağı muhafazakar bir veda
... Devamı
Hissettirmenin efendisi Hayao Miyazaki, yarı otobiyografik bir filmle 50 yıla dayanan yönetmenlik kariyerini sona erdirdi. Geçmiş filmlerinin birçoğuna yaşımın yetmemesi nedeniyle benim için de sinemadaki ilk ve son Miyazaki deneyimi oldu. Bunun için evden çıkıp, yol kat etmeye değerdi. Salonun doluluk oranı da ziyadesiyle mutlu etti. Üstelik film yanlış anlaşılmaya kurban gitmemişti ve herkes yetişkindi.

Miyazaki bu konuda bir açıklama yapacak mı bilmiyorum ama filmi tanımlayan 3 parça vardı; kesinlikle bir Miyazaki eseri, Guillermo del Toro'nun "Pan'ın Labirenti" ve Kubrick'in "2001: A Space Odyssey" filmi. 2001'in kırıntıları daha çok görsel anlamda ve kurgunun ilerleyişinde etkiliydi. Ama Pan'ın Labirenti görsel etkisinin yanında hikayeye de yakınsıyordu. Bunu kötü bir eleştiri olarak söylemiyorum. Ben bu füzyonu sahiden sevdim. Kariyerinin son filminde kendini yenilemiş olması da hoştu. 82 yaşında yapacağı muhafazakar bir veda zaten beğenilecekti oysa.

Hikaye, annesinin ölümüyle sarsılmış bir çocuğun travmanın pençesinden kurtulmasını konu alıyor. Ve Miyazaki her zaman ustalıkla yaptığı şeyi yapıp, ölümün üzerine çizimler yapıyor. Zira iliklerimize kadar acı işleyen ölümü en çıplak ve yüzeysel haliyle insanlara anlatmak bir hayat dersi için zor bir seçim. Ölümü farklı şekillere sokmalı ki perdenin karşısındaki izleyici onu yalnızca ağlamak ve acı olarak betimlemesin, paralel düşünceler olsa bile bu gerçeğin içine dalabilsin. Ölümün sularına zihnimizi bırakıyoruz.

Miyazaki'nin en sevmediğim yanı her zaman "özel" ve aşırı olgun çocuk karakterlere yer vermesidir. Bu da her ba karakterin neredeyse aynı olmasına yol açar. Bu kez bir otoportre olmasının da etkisiyle pek de biricik görünmeyen, olgunluktan haliyle uzak bir çocuk olan Mahito'yla tanışıyoruz. Bilerek kendi kafasına taşla vuracak kadar "çocuk" bir çocuk o. Filmin katmanlanmasının en önemli gereksinimlerindendi.

Artık dükkanı kapattığını müjdeleyen final ise tüylerimi diken diken etti. Yıllardır kullandığı fantastik büyü elementlerinin olduğu evreni hem soyut hem somut olarak yıktı ve karakterlerimizi gerçek dünyaya döndürdü. Ve siyah ekran. Film bu kadardı. Miyazaki-san şapkasını göğsüne dayayıp kısa bir el salladı sanki.

En güçlü filmi olduğunu iddia edemeyeceğim ama çok çok güçlü bir deneyimdi. Hem bir Miyazaki filmiydi, hem de bahsettiğim gibi yenilenmişti. Ne kadar güzel olsalar da yıllar içinde alıştığımız yükleri balondan aşağı fırlatmıştı. Muhafazakar kalan tek yanı çizim tarzıydı. Kaldı ki kendisinin filmlerini bu tarz için sevdik ve yılların etkisiyle teknik olarak muazzam bir ilerleme vardı. Ses tasarımı ve müzikler belki de hiç bu kadar iyi olmamıştı. Asıl vaatlerinden olan karakter gelişimi ise yine taş gibiydi. Daha iyi bir uğurlama olamazdı.

@yigithan300

9 ay önce

8.1 / 10

Ölüm üstüne çok şey konuşa bileceğimiz bir çok şey yazabileceğimiz veya kelimesi geçtiğinde bile gözlerimizi doldura bilecek bir gerçek. Hayao Miyazaki son filmi ve benim izlediğim en iyi veda filmlerinden toruna yaptığı film aslında bütün geçlere yapmış gibi. Umutsuzluğu ve zorluklara karşı umudumuzu kaybetmeden durun diyor hayat ne kadar zor olsa da zorluklara gülün diyen bir animasyon sadece ama Miyazaki büyülüğünde bunları yapıyor görsellik, ses, her şey sinema adına ve sanat adına yapılmış bir son. Kesinlikle bu veda büyük perdede izlenmesi gerekiyor.

@wingsofgod

4 yıl önce

8.3 / 10

Filmi sinemada zar zor bir salon bulup izledim ve salon bomboştu. Ama film bunlarin aksine dopdolu ve duygular harmaniydi. Verdiğim emeklere sonuna kadar değdi. Miyazakinin benim icin sinemada izlediğim ilk ve onun icin son filmini buruk bir tebessümle uğurladım ve çocuklarıma anlatabileceğim bir anı bıraktım.

@hamhumsaralop

6 ay önce

Filmin vizyon tarihi 2023 iken siz "3 yıl önce" 2024-3=2021 yılında henüz yokken nasıl izlediniz? Merak içindeyim.
SPOILER

Çocuk ve Balıkçıl filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Çocuk ve Balıkçıl filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Çocuk ve Balıkçıl filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL