6.7

142 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.1 (202.163 OY)

KONUSU

1950’lerde geçen film, ’efendi’ olarak bilinen, enteklektüel karizmaya sahip ve Amerika’da gitgide yayılan dine dayalı bir organizasyonun sahibi bir adamla onun sağ kolu haline gelen bir avareyi anlatıyor.

Joaquin Phoenix

Freddie Quell

Philip Seymour Hoffman

Lancaster ...

Amy Adams

Peggy Dodd

Laura Dern

Helen Sull...

Ambyr Childers

Elizabeth ...

Madisen Beaty

Doris Solstad

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@linquter

6 yıl önce

7 / 10

Filmler ne tamamen senaryodan ne de tamamen oyunculuktan ibarettir. Maalesef yorumlara baktığımda gördüğüm şey genellikle ikisinden birine odaklı olumsuz eleştiri veya övgüye dayalı. Filmde anlatılmak istenilen konu ve işlenişi oldukça ilgi çekici. Size verilen imgeleri fark edip kavramak zor olabiliyor fakat abartıldığı kadar yorucu bir film olduğunu düşünmüyorum. Bakın bu böyledir şu şu yüzden böyle oluyor diye her şeyi tek tek gözünün içine sokmayan yönetmen görünce -ki dediğim gibi abartmamışlar da bunu- bu ne biçim film moduna girenler oluyor, çok ilginç bir durum. Oyunculuk konusuna gelirsek, Phoenix’in hayranı değilim ancak başarılı iş çıkarmış. Fakat asıl göze çarpan oyunculuk Amy Adams tarafından sergilenmiş bence. Çok çarpıcı bir iş çıkarmış tebrik etmek gerek. Bütün olarak filmi beğendim, hoşuma giden detaylar oldu. Süresinin de filmi sindirmek için gerekli olduğunu düşünüyorum.

@hashasin

7 yıl önce

4 / 10

Tam bir "üstad döktürmüş" filmi. Huzursuz bacak sendromunuzu ciddi manada tetikleyebilir. Yine sıranın dışına çıkan overreaction ve itici bir performans yine abartılı övgüler. Herşeye rağmen Lancaster Dodd karakteri son derece manipülatifti. Filme dair tek ilgi çekici kısımdı. Dizayn edilmiş yada spontane bir lider etrafında oluşmuş gerçeklikle herhangi bir bağı kalmamış herhangi bir tarikat benim ilgi alanımın son derece dışında ve müritlere empati yapmak onların dünyalarında 2 saat gezinmek yada saçma sapan psikolojik ritüellerle mürit yaratma proseslerini izlemek beni fazlasıyla sıktı. Aslına bakarsanız yönetmenin yaratmaya çalıştığı algıyla tarikat liderinin yaratmaya çalıştığı çok benzer ikisi de saçmalıyor ve biz ilkel beyinli fanilerin anlamayıp garip anlamlar çıkartarak hayran hayran izlememizi bekliyor. Ama yinede "master" döktürmüş.

@satanlovescinem

9 yıl önce

bu filmi ve paul thomas anderson'un filmlerini sevmeyen insanı otomatikmen sinemadan anlamıyor diye etiketleyip köşeye koyabilirsiniz. hadi iyi geceler.

@sercanakgul

9 yıl önce

Filmde yönetmenin karakteristik özelliklerini yansıtan çok önemli sahneler var. Bu açıdan "özgün film" olarak ele alırsak kimse bu filme başarısız diyemez. Onun dışında çoğu PTA filmi gibi bunun da "herkes için" olmadığını söyleyebiliriz.

Filmden asla unutamayacağım bir sahne

-Recall a word.

+Flowers.

-Recall a sound.

+She's singing. Her voice settles me down.

-Can you recall a word? Anyword?

+Away.

-Say it again

+Away...

-Who's saying "away"?

+I am.

...Freddie abi naptın sen ya ameliyatlı yerime geldi

@cemiyettepisiyo

10 yıl önce

8.9 / 10

Baştan sona filmdi. Bu filmden sıkılan Tarkovski ya da Bergman vs. sinemasınıçok zor izler. Yorumları okudum daherkes biraz sinema eleştirmenibiraz yönetmen... Film taş kafalı sinema severler ve sanat sevicileri için gereksiz bulunabilecek bir film...

@linquter

6 yıl önce

Gerçekten bundan sıkılıp Tarkovski nasıl izleyebiliyorlar ben hayret ediyorum :D

@senersen

13 yıl önce

hazır Philip Seymour Hoffman ölmüşken izleyeyim dedim vasat bir film. gereksiz bir tarikat hakkında phoneix in oyunculuğunun ön plana çıkaran bir film

@okan_adam

13 yıl önce

Joaquin Phoenix'in oyunculuğunu izlemiş oluyorsunuz izleyince, hepsi bu.

@darkpassenger

14 yıl önce

7.3 / 10

Sinematografi olarak bu filme söyleyecek bir lafım yok. Oyunculuk için laf söyleyeni de dövüyorlarmış zaten. Tabi bu tarikat işleri falan çok gereksiz, saçma sapan ritüellerle dolu. Bir insanın kendini geliştirmesini, anlamasını sağlamak için böyle saçma sapan buyruklara, kurallara gerek var mı gerçekten? Bunu başarabilen zaten bir ustaya ihtiyaç duymaz. Başaramayan, ustayla da başaramaz. Günümüzde psikologların yapmaya çalıştığı saçma sapan şeylerin, büyük çaplısını yapıyor ve daha çok para kazanıyordur bu tarikat o kadar. İnsanın gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi karşılayacak bir din yok yeryüzünde; varolanlerin hepsi insan yapımı başarısızlıklar o kadar. Yinede hepsinin fazlasıyla müridi var, scientology'nin neden olmasın. Aptallığın başka bir çeşidi sadece...

@yavuzcan

14 yıl önce

Daha önce izlediğim Punch-Drunk Love ve MAgnolia filmlerinde bir türlü ısınamamıştım Paul Thomas Anderson'a. Filmlerine kötü diyemem ama ben bir türlü keyif alamıyordum. The Master'ı da bu mesafeli duruş ile izlemeye başladım ve ilk dakikalarda yine sıkılacağımı düşündüm. Ne ki ilerleyen dakikalarda Anderson sinemasını ne kadar geliştirdiğini ( benim sinemaya bakış açım da değişmiş olabilir) çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Joaquin Phoenix'in oyunculuğu zaten müthiş. Anderson'un yönettiği 6 filmin 5'in de neden Philip Seymour Hoffman'a yer verdiğini daha iyi anlıyorsunuz.

İçki ve seks müptelası Freddie (ki sorunları bundan ibaret değil, karakteristik zayıflıkları dakiakalar ilerledikçe birer birer gösteriliyor) , ilk bakışta çok karizmatik görünen tarikat lideri LAncaster Dodd ile tanışır ve bu ikili arasında garip bir ilişki ortaya çıkar. (Dodd düşünüldüğü kadar güçlü bir karakter değildir çünkü ilerleyen dakikalarda tarikat
... Devamı
Daha önce izlediğim Punch-Drunk Love ve MAgnolia filmlerinde bir türlü ısınamamıştım Paul Thomas Anderson'a. Filmlerine kötü diyemem ama ben bir türlü keyif alamıyordum. The Master'ı da bu mesafeli duruş ile izlemeye başladım ve ilk dakikalarda yine sıkılacağımı düşündüm. Ne ki ilerleyen dakikalarda Anderson sinemasını ne kadar geliştirdiğini ( benim sinemaya bakış açım da değişmiş olabilir) çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Joaquin Phoenix'in oyunculuğu zaten müthiş. Anderson'un yönettiği 6 filmin 5'in de neden Philip Seymour Hoffman'a yer verdiğini daha iyi anlıyorsunuz.

İçki ve seks müptelası Freddie (ki sorunları bundan ibaret değil, karakteristik zayıflıkları dakiakalar ilerledikçe birer birer gösteriliyor) , ilk bakışta çok karizmatik görünen tarikat lideri LAncaster Dodd ile tanışır ve bu ikili arasında garip bir ilişki ortaya çıkar. (Dodd düşünüldüğü kadar güçlü bir karakter değildir çünkü ilerleyen dakikalarda tarikat liderinin zayıflıklarını da gözlemlemeye başlarız; eleştirildiği durumlarda bu zayıflıklar daha net ortaya çıkar) Filmde unutulmaz birçok sahne olduğu doğru. Öte yandan yönetmen inanç sistemleerine de yerinde göndermeler yapıyor. Ancak filmin en ilginç noktalarından biri "aidiyet" duygusu. Hapishane sahnesinde Freddie açık bir şekilde Dodd'un düşüncelerine inanmadığını söylese de yinede kendisinden kopamaz çünkü ait olduğu bir topluluğu terkedememektedir. Diğer taraftan Dodd'ta aynı şekilde Freddie'den (yada diğerlerinden) ayrılmak istemez çünkü O da bu şekilde varoluşunu anlamlandırmaktadır. (Hapishane sekansı bu iki karakterin yanyanaı iki hücreye konularak nasıl da ayrı dünyalara ait olduğunu gösterme açısından çok manidardır) ..

Sonuçta hem yönetmenlik hem de oyunculuk açısından 2012'in en iyi performanslarından birini izleyeceksiniz. Paul Thomas Anderson'a ısınabilmek için iyi bir şans.

@ibodirector

14 yıl önce

9.5 / 10

Günümüzün Stanley Kubricki olma yolunda emin adımlarla ilerleyen genç usta Paul Thomas Anderson, az ama öz filmografisine baştan sona gerçek sinema kokan bir başyapıt daha armağan ediyor.

Tipik bir Paul Thomas Anderson karakteri olan savaş gazisi Freddie Quell (Joaquin Phoenix), psikolojik ve fiziksel olarak sorunlu, su gibi alkol tüketen, hiçbir işte tutunamayan, çıldırmanın eşiğinde, kavgacı, çaresiz, yaralı bir figür. Savaş sonrasında bir türlü oturtamadığı kişiliği boşlukta kalan Quell, kaçak bindiği ışıl ışıl parlayan bir teknede karşısına çıkan ve The Cause adında yeni bir dinsel örgütlenme kuran yazar, doktor, filozof ve efendi Lancaster Dodd (Philip Seymour Hoffman) ile tanışır. Ak ve kara kadar birbirinden farklı bu iki adam, usta-çırak, baba-oğul, efendi-köle ve dostluk ilişkisi ekseninde bir hayata başlarlar.

Filmdeki The Cause tarikatının Scientology olup olmadığı merak konusuydu. Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Scie
... Devamı
Günümüzün Stanley Kubricki olma yolunda emin adımlarla ilerleyen genç usta Paul Thomas Anderson, az ama öz filmografisine baştan sona gerçek sinema kokan bir başyapıt daha armağan ediyor.

Tipik bir Paul Thomas Anderson karakteri olan savaş gazisi Freddie Quell (Joaquin Phoenix), psikolojik ve fiziksel olarak sorunlu, su gibi alkol tüketen, hiçbir işte tutunamayan, çıldırmanın eşiğinde, kavgacı, çaresiz, yaralı bir figür. Savaş sonrasında bir türlü oturtamadığı kişiliği boşlukta kalan Quell, kaçak bindiği ışıl ışıl parlayan bir teknede karşısına çıkan ve The Cause adında yeni bir dinsel örgütlenme kuran yazar, doktor, filozof ve efendi Lancaster Dodd (Philip Seymour Hoffman) ile tanışır. Ak ve kara kadar birbirinden farklı bu iki adam, usta-çırak, baba-oğul, efendi-köle ve dostluk ilişkisi ekseninde bir hayata başlarlar.

Filmdeki The Cause tarikatının Scientology olup olmadığı merak konusuydu. Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Scientology tarikatından ilham alındığı kendisini belli ediyor fakat din, inanç, körü körüne bağlılık gibi konularda oldukça evrensel bir bakış sunuyor The Master. Bunu yaparken de sinema tarihine her zaman hatırlanacak anti-kahramanlar hediye ediyor.

Bir yanda ehlileştirilmeye çalışılan Freddie Quell, diğer tarafta ise karizmatik din adamı Lancaster Dodd Bu iki karakterin hep hatırlanacak olmasının en büyük sebepleri kuşkusuz Joaquin Phoenix ve Philip Seymour Hoffmanın üstün ötesi performansları. 2007de There Will be Bloodda Daniel Day-Lewisin yaptığını bu sefer The Masterda Joaquin Phoenix yapıyor ve karakterini mimikleriyle, duruşuyla ve vücut diliyle sentezleyip adeta yaşayarak en güçlü karakter oyunculuklarından birine imza atıyor. Oynadığı her role ayrı bir karakter, bir duruş katan Philip Seymour Hoffmanın aksanından giyimine kadar yayılan karizması ve oyunculuğu da unutulacak cinsten değil.

70 mm ile çekilen The Master, eski zamanlara atıfta bulunarak gerçek sinema algısını diri tutarken, son yılların en özenli, akılda kalıcı sinematografilerinden birine imza atıyor. Bu sinematografi, akılda kalıcı o kadar çok sahneye imza atıyor ki Çıplaklığın hakim olduğu The Cause töreni, tarihi tuvaletin kırılması (ki bu planlanmamış bir sahneymiş ve tuvalet kırıldığı için Paul Thomas Anderson çok azar işitmiş), köpeğiyle oynayan bir efendiyi andıran ikilinin yerlerde sarılıp boğuşması ve sinema tarihine geçeceğini düşündüğüm, göz kırpmadan yapılan sorgu-terapi sahnesi. Bu sahnelere bir de Johnny Greenwoodun tekinsiz müzikleri eklenince ortaya büyüleyici bir sinema deneyimi çıkıyor.

The Masterın En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Sinematografi ve En İyi Özgün Senaryo dalları olmak üzere 6 dalda Oscar adaylığı şimdiden kesin gözüküyor. En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Müzik, En İyi Kostüm Tasarımı gibi dallarda da adaylık şansı yüksek.

9.5 / 10

@enik_kral

14 yıl önce

öncelikle oscar ödüllerini izlerken takip edebileceğiniz bir şey mi olsun istiyorsanız the master 'a gidin. ama öyle eğlencelik bir şey beklemeyin yanılırsınız.. yönetmenin önceki filmi kan dökülecek filmini izlediyseniz ve beğendiyseniz o zaman sorun yok ...aynı seviyede bulmayabilirsiniz belki ama tarz olarak bir değişiklik yok.. müzik, yönetim ve özelliklede oyunculuk dallarında adaylık alması hatta kazanması çok muhtemel... ve yine özellikle bir önceki filmde başrolde bulunan daniel day lewis'in lincoln finmindeki performansı ile bu filmdeki joaquin phoenix 'in ödül için yarışacağı düşünülüyor kader işte!.. ne yaparsınız akademi üyelerinin tam sevdiği türden bir film bu işte....

film savaşta yaşadığı travmaya bağlı olarak uyumsuz bir kişilik haline gelmiş, ailesi dağılmış bir adamın savaşın bitmesi ile hayatına geri dönebilirsin denmesi üzerine kendini rüzgara bırakıp yeni bir tarikat lide
... Devamı
öncelikle oscar ödüllerini izlerken takip edebileceğiniz bir şey mi olsun istiyorsanız the master 'a gidin. ama öyle eğlencelik bir şey beklemeyin yanılırsınız.. yönetmenin önceki filmi kan dökülecek filmini izlediyseniz ve beğendiyseniz o zaman sorun yok ...aynı seviyede bulmayabilirsiniz belki ama tarz olarak bir değişiklik yok.. müzik, yönetim ve özelliklede oyunculuk dallarında adaylık alması hatta kazanması çok muhtemel... ve yine özellikle bir önceki filmde başrolde bulunan daniel day lewis'in lincoln finmindeki performansı ile bu filmdeki joaquin phoenix 'in ödül için yarışacağı düşünülüyor kader işte!.. ne yaparsınız akademi üyelerinin tam sevdiği türden bir film bu işte....

film savaşta yaşadığı travmaya bağlı olarak uyumsuz bir kişilik haline gelmiş, ailesi dağılmış bir adamın savaşın bitmesi ile hayatına geri dönebilirsin denmesi üzerine kendini rüzgara bırakıp yeni bir tarikat liderinin gemisinde yol alırken bulması ile başlıyor. sonrasında tarikat liderinin onu bir kobay olarak kulanmak isteyişi ve karşısın da beklediğinden güçlü bir karakterle karşılaşması ile devam ediyor.

takikatın bir kaç defa yinelediği geri döndüğünüzde her şey bıraktığınız gibi olacak sözü ise yerini bulmuyor çünkü adamımız geri döndüğün de seviyeyi ayvadan karpuza düşürmek zorunda kalıyor... :) :)
M

@mdolla

14 yıl önce

Yönetmenin önceki filmi There Will Be Blood'ın üstün seviyesine ulaşamasa da, inanılmaz oyunculuklara sahip, ustalıkla çekilmiş bir film.

http://herseydenanlayanadam.blogspot.com/2012/11/sinema-master.html

@salvia_divinoru

15 yıl önce

Paul Thomas AndersonçekiyorPhilip Seymour Hoffmanoynuyor fragmaninida az önce izledim mükkemmel olacak gibi
SPOILER

The Master filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

The Master filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

The Master filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL