7.6

78 OY
PUAN VER
5

IMDb: 8.1 (23.920 OY)

KONUSU

İnancını kaybetmiş bir papazın tanrıyı sorgulayışına hatta sorgulamaktan da yılmış durgunluğu anlatılıyor. Ailesinin hayalini gerçekleştirerek papaz olmuş, gençliğinde yüksek idealleri olan, karısına aşık, karısı öldükten sonra hayatın ortasında şaşkına dönen ve hayatının anlam

alıntılayan: Katrem

Gunnar Björnstrand

Tomas Eric...

Ingrid Thulin

Märta Lund...

Gunnel Lindblom

Karin Persson

Max von Sydow

Jonas Persson

Allan Edwall

Algot Fröv...

Kolbjörn Knudsen

Knut Arons...

Olof Thunberg

Fredrik Blom

Elsa Ebbesen-Thornblad

Magdalena ...

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@yigithan300

6 gün önce

10 / 10

Ingmar Bergman ın belki de en kışkırtıcı ve sarsıcı film olan Kış Işığı hayatın anlam arayışını ustalıkla yansıtan bir dram. Kendisini varoluşsal bir krizin ortasında bulan bir adamın inanç ekseninde gelişen göz kamaştırıcı bir karakter çalışması.

@selmass

1 yıl önce

8.4 / 10

"Eğer Tanrı yoksa , bu gerçekten bir fark yaratır mı?
Hayat anlaşılır hale gelir. Ne büyük rahatlık!
Ve ölüm aniden hayatın sonu olur. Bedenin ve ruhun sona ermesi; zulüm, yalnızlık ve korku bütün bunlar açık ve net bir hale gelmeli. Izdırap akıl almaz bir şey, izaha gerek duymuyor.
Bir yaratıcı yok! Hayatı destekleyen biri yok, şekillendiren yok."

"Tanrım, neden beni terk ettin?"

Bergman filmlerinde şüpheye, sorgulamaya, varoluşa dair sorularımıza o kadar güzel sorularla karşılık veriyor ki. Bu film de onlardan biri şüphe nefes alır hale gelir filmde ve film boyunca da sadece yaratıcıya inanç değildir sorgulanan hayat, sevgi belki bağlılık.
Rahip Jonas ile ilk konuşmasında "Tanrı çok uzakta duruyor." diyor çünkü Tanrı’ya kırgın terk edildiği için.
Marta mektubunda "Seni seviyorum... Bütün boş gururumun ve özgürlük naralarımın altında tek bir dileğim var: Başka birisi için yaşamama izin verilmesi." der. İnsan ve kendi için oluşturdu
... Devamı
"Eğer Tanrı yoksa , bu gerçekten bir fark yaratır mı?
Hayat anlaşılır hale gelir. Ne büyük rahatlık!
Ve ölüm aniden hayatın sonu olur. Bedenin ve ruhun sona ermesi; zulüm, yalnızlık ve korku bütün bunlar açık ve net bir hale gelmeli. Izdırap akıl almaz bir şey, izaha gerek duymuyor.
Bir yaratıcı yok! Hayatı destekleyen biri yok, şekillendiren yok."

"Tanrım, neden beni terk ettin?"

Bergman filmlerinde şüpheye, sorgulamaya, varoluşa dair sorularımıza o kadar güzel sorularla karşılık veriyor ki. Bu film de onlardan biri şüphe nefes alır hale gelir filmde ve film boyunca da sadece yaratıcıya inanç değildir sorgulanan hayat, sevgi belki bağlılık.
Rahip Jonas ile ilk konuşmasında "Tanrı çok uzakta duruyor." diyor çünkü Tanrı’ya kırgın terk edildiği için.
Marta mektubunda "Seni seviyorum... Bütün boş gururumun ve özgürlük naralarımın altında tek bir dileğim var: Başka birisi için yaşamama izin verilmesi." der. İnsan ve kendi için oluşturduğu tüm inançlara bir vurgu.

Etkileyici bir film.
A

@afrasyab

7 yıl önce

8.5 / 10

Yoğun bir şekilde varoluşculuğun filme yansıması söz konusu, ne diyor sartre ; intihar kaçış değil, reddediştir.

@bergmantonioni

8 yıl önce

---------------------SPOILER------------------

Persson tanrıya olan inancını kaybetmiş bir adam. Bu yüzden karısıyla birlikte papazla konuşmaya geldiğinde papazın gözlerine bakamaz. Eğer ölümden sonra sonsuzluk yoksa yaşamanın ikiyüzlülük olduğunu düşünüyor. Gözlerini papazın gözlerine çevirdiğinde ise papazın gözlerinde aynı ’’şüphe’’yi görür. İşte o an intihar etmeye karar verir. Papaz ise Perrson’ un gözlerine bakamaz artık.

Benim için Bergman bu 1 dakikalık sahnedir. Bergman’ ın Passion filmi bu filmin hemen ardından izlenirse Anna’ nın Persson kadar cesaretli davranamamasına tanık oluruz bu sefer de.

@sebo

9 yıl önce

- İsa’nın tutkusu, acıları... Onun acısının odaklandığı yer yanlış değil mi sizce?

- Ne demek istiyorsun?

- Fiziksel acıdan bahsediyorum. O kadar da kötü olmamalı. Belki yanlış olabilir ama nacizane şekilde, ben de İsa kadar fiziksel acı çektim. Ve onun işkenceleri daha bile kısaydı. Sanırım toplam dört saat kadar değil mi? Ben onun başka bir şekilde, işkence gördüğünü hissettim. Belki hepsini yanlış anladım. Ama Gethsemane’ı düşünün. İsa’nın öğrencileri uyuyakaldı. Son yemeklerinin anlamını kesinlikle anlamamışlardı. Ve kanunun uşakları gelince, hepsi kaçtılar. Ve Peter onu inkar etti. İsa öğrencilerini üç yıldır tanıyordu. Hep birlikte yaşamışlardı ama ne dediğini hiç anlamadılar. Son adama kadar, onu terk edip gittiler. Ve o yalnız kaldı. Bu çok acı verici olmalı. Kimsenin anlamadığını bilmek. Güvenecek birine ihtiyaç duyarken yalnız bırakılmak... Bu çok acı verici olmalı. Ama daha da kötüsü
... Devamı
- İsa’nın tutkusu, acıları... Onun acısının odaklandığı yer yanlış değil mi sizce?

- Ne demek istiyorsun?

- Fiziksel acıdan bahsediyorum. O kadar da kötü olmamalı. Belki yanlış olabilir ama nacizane şekilde, ben de İsa kadar fiziksel acı çektim. Ve onun işkenceleri daha bile kısaydı. Sanırım toplam dört saat kadar değil mi? Ben onun başka bir şekilde, işkence gördüğünü hissettim. Belki hepsini yanlış anladım. Ama Gethsemane’ı düşünün. İsa’nın öğrencileri uyuyakaldı. Son yemeklerinin anlamını kesinlikle anlamamışlardı. Ve kanunun uşakları gelince, hepsi kaçtılar. Ve Peter onu inkar etti. İsa öğrencilerini üç yıldır tanıyordu. Hep birlikte yaşamışlardı ama ne dediğini hiç anlamadılar. Son adama kadar, onu terk edip gittiler. Ve o yalnız kaldı. Bu çok acı verici olmalı. Kimsenin anlamadığını bilmek. Güvenecek birine ihtiyaç duyarken yalnız bırakılmak... Bu çok acı verici olmalı. Ama daha da kötüsü var. İsa, çarmıha gerildiğinde ve işkence içinde asılıyken "Tanrım, Tanrım!" diye bağırdı. "Neden beni terk ettin?" Bağırabildiği kadar yüksek sesle. Cennetteki Tanrı’nın onu terk ettiğini sandı. Anlattığı her şeyin yalan olduğuna inandı. Ölmesinden hemen önce, İsa şüpheyle doluydu. Bu kesinlikle onun en büyük sınavı olmuştur. Tanrı’nın sessizliği...


Hıristiyanlığın sorgulanması... Varoluşçuluğa bu kadar güzel değinmiş işte.

@crowfuu

9 yıl önce

"Tanrı yoksa bu bir fark yaratır mı?" sorusuna gelince bence insanlar Tanrı'dan çok fazla şeyler istiyorlar. İnsanın kendi çaresizlikleri, hayat yolundaki korkuları ve endişeleri, içten içe güvensizlği, bir sevginin karşılık görmeyebilmesi, ölümün bize yakın olan insanları bizden koparması ve aklımızı kurcalayan daha bir sürü şey içine doğduğumuz inanç sistemini yıkarsa ne olur? Umutsuzlığa kapılıp, yaşamımıza son vermek çözüm mü yoksa hayatın anlamı boşa çıktığı için hayatta oynadığımız rolle devam etmek mi? İnsanoğlu hangi dine mensup olursa olsun, filmdeki peder gibi inancını sorgulamaya başladığında kendini büyük bir boşluk içinde bulabilir. Aslında dünyamızda gerçekten hayatı yaşayan insanlar var, bir de hayatı yaşıyormuş gibi rol yapanlar var, bir de hayattan sıkılıp kafalarına kurşun sıkanları da unutmayalım. İnanç ahlaki ve etik davranış sınırlarımızı berlirlemekle beraber insanın vicdanını tetikleyen bir unsurdur, aynı zaman in
... Devamı
"Tanrı yoksa bu bir fark yaratır mı?" sorusuna gelince bence insanlar Tanrı'dan çok fazla şeyler istiyorlar. İnsanın kendi çaresizlikleri, hayat yolundaki korkuları ve endişeleri, içten içe güvensizlği, bir sevginin karşılık görmeyebilmesi, ölümün bize yakın olan insanları bizden koparması ve aklımızı kurcalayan daha bir sürü şey içine doğduğumuz inanç sistemini yıkarsa ne olur? Umutsuzlığa kapılıp, yaşamımıza son vermek çözüm mü yoksa hayatın anlamı boşa çıktığı için hayatta oynadığımız rolle devam etmek mi? İnsanoğlu hangi dine mensup olursa olsun, filmdeki peder gibi inancını sorgulamaya başladığında kendini büyük bir boşluk içinde bulabilir. Aslında dünyamızda gerçekten hayatı yaşayan insanlar var, bir de hayatı yaşıyormuş gibi rol yapanlar var, bir de hayattan sıkılıp kafalarına kurşun sıkanları da unutmayalım. İnanç ahlaki ve etik davranış sınırlarımızı berlirlemekle beraber insanın vicdanını tetikleyen bir unsurdur, aynı zaman insanları birleştirmek için vardır ama tüm bunları ve varlığımızı sorguladığımızda metafiziğin kuramından bilimseliğe geçmeye başlıyoruz. Örneğin felsefe bilimi doğuyor. Bana kalırsa insanoğlu ortaçağı çoktan aşmış olup herşeyi olağanüstü güçlere bağlamamalı, kaderci girdabın içinde çırpınmanın yerine bir insan kendi kaderini kendi yaratabilmeli. Tabii bu söylendiğinden daha zor bir iştir, çünkü karşımızda bizi engelleyen bir güç vardır ve o gücü yıkmak ya da medeniyete dönüştürmek herkesin harcı değildir.
M

@mer

9 yıl önce

Eğer Tanrı yoksa bu gerçekten fark yaratır mı? Hayat anlaşılır hale gelir. Ne büyük rahatlık! Ve ölüm aniden hayatın sonu olur. Bedenin ve ruhun sona ermesi. Zulüm, yalnızlık ve korku... Bütün bunlar açık ve net bir hale gelmeli. Istırap akıl almaz bir şey, izaha gerek duymuyor. Bir yaratıcı yok. Hayatı destekleyen biri yok. Şekillendiren yok. ... Tanrım, neden beni terk ettin?
Z

@zbzvadie_glalon

10 yıl önce

8 / 10

bu filmde ana tema olarak kullanılan tanrının sessizliği aslen veya bana göre "algılanma ihtiyacı"nın getirdiği bir yanılsamadır. yani algılanmıyorsan yoksun demektir ve canlılığını kesinlemek için algılanmak durumundasındır. tanrı veya evren (herkesin inancına veya inançsızlığına uysun diye) algılanmak üzere insanı yarattı ve bir müddet sonra bu çirkin yaratıklar da "algılanma" ihtiyacı duymaya başladılar. kaos hücre adındaki kalıplara sığdı. bir nevi minyatür tanrı-evren oldular. sonra daha çok algılanmalıyım diyerek ikinci tanrılar, yapay bilinçler, varlığa anlam yükleme çabaları peşisıra geldi...
SPOILER

Kış Işığı filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Kış Işığı filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Kış Işığı filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL