Sinematografi insan yüzüdür kitabında bizzat Bergman'ın Alma ve Elisabeth'in kanlı canlı iki ayrı karakter olduğunu söylemesiyle filmin kafamda kurduğum iskeletinin yıllar sonra tepeme çöktüğünü söyleyebilirim. Sadece çekildiği dönem için değil bence şu an için bile benzeri olmayan bir filmdir.
Bergman'ın zatürre nedeniyle kaldırıldığı hastanede geçirdiğiiki aylık nekahet döneminde dışarıyı izlerken ellerini karşılaştıran iki kadını görmesiyle yazmaya başladığını göz önünde bulundurarak yaşadığı bunalım ve korkularla bir sanatçı ve düz bir adam olarak kendini değerlendirmesi şeklinde kafamda yeni bir iskelet oluşturabilirim.
Ama gördüğünüz gibi Bergman filmlerini anlamak, anladığını düşünmekten bir adım ileriye gitmiyor.Belki de kendisini ve yaptıklarını anlamak için Carl Gustav Jung, Freud okumak hayatta kalacak kadar psikoloji bilmek gerekiyor. Kendi adıma anlattıklarını ve gösterdiklerini ölmeden önce tam anlamıyla kavramayı dilerim.
İçinde hiç çıplaklık barındırmamasına rağmen sinema tarihindeki en erotik sahnelerden biriyle adından söz ettiren film. Liv Ullman'a aşık olmakla hata etmediğimi biliyorum.
Kaçış, direnme, ego, yabancılaşma,reddetme. çoklar dünyasındaki savaşların, inançların etkilerinden uzaklaşmak için susmak ve sadece kendisi olmak. Susarak; seslendirdiği metinleri, taktığı maskeleri değil, kendisini konuşmak.Gerçek hayatın dehşetine susarak direnmek.
Filmlerden kitaplardan cümleler, görüntüler toplayanlara; belki hayata, kendine, insana, anlama, farkındalığa dair gerekli harfleri yanyana getirip tam da düşünülenleri hissedilenleri ifade edecek kelimelerin bulanamazlığını, boşluğun doldurulamazlığını bir nebze olsun telafi edecek cümleler kurulmuştur yahut bir yerde birileri bir mimiği, mekanı, anı, duyguyu öyle bir kayda almıştır o kelimeleri görmeye ihtiyaç kalmacaktır diye. İşte bu film hem o cümlelere hem o görüntülere sahip. Henüz Ingmar Bergman sinemasını keşfe çıkmadım, bu yalnızca bir adım. Lakin ilk adımda dahi yoruyor, uzun soluklu bir dinlenme gerektiriyor.
@zett
12 yıl önce
Sinematografi insan yüzüdür kitabında bizzat Bergman'ın Alma ve Elisabeth'in kanlı canlı iki ayrı karakter olduğunu söylemesiyle filmin kafamda kurduğum iskeletinin yıllar sonra tepeme çöktüğünü söyleyebilirim. Sadece çekildiği dönem için değil bence şu an için bile benzeri olmayan bir filmdir.
Bergman'ın zatürre nedeniyle kaldırıldığı hastanede geçirdiğiiki aylık nekahet döneminde dışarıyı izlerken ellerini karşılaştıran iki kadını görmesiyle yazmaya başladığını göz önünde bulundurarak yaşadığı bunalım ve korkularla bir sanatçı ve düz bir adam olarak kendini değerlendirmesi şeklinde kafamda yeni bir iskelet oluşturabilirim.
Ama gördüğünüz gibi Bergman filmlerini anlamak, anladığını düşünmekten bir adım ileriye gitmiyor.Belki de kendisini ve yaptıklarını anlamak için Carl Gustav Jung, Freud okumak hayatta kalacak kadar psikoloji bilmek gerekiyor. Kendi adıma anlattıklarını ve gösterdiklerini ölmeden önce tam anlamıyla kavramayı dilerim.
@mertaksu
13 yıl önce
8.7 / 10
@parrhesiastes
13 yıl önce
@ebru_karabulut
13 yıl önce
10 / 10
@munirecaliskant
13 yıl önce
8.5 / 10
@asevilk
13 yıl önce
9.5 / 10
@esmas
13 yıl önce
@kahlo
13 yıl önce
@ucurumdakisoz
14 yıl önce
8.5 / 10
http://www.izinsizgosteri.net/new/?issue=50&page=1&content=409
@kozmicblues
14 yıl önce