6 yıl önce
My Honor Was Loyalty filmine yorum yazdı:
yönetmen bir daha film çekmez umarım
Bayanlar ve Baylar filmine yorum yazdı:
Bazı filmler sanki dünyadaki en önemli olaylar ve kişiler o filmdeymiş, en güzel, en önemli şeyler o filmde oluyormuş gibi hissettirir izleyene. Bu filmde o tüm önemli hayatların aslında ne kadar benzer ama bir o kadar da farklı olduğunu hissettim.
Esas oğlan ve esas kız tanışıyor birbirlerini seviyorlar ama sanki kimse o kadar sevmemiş gibi. Kimse o seviyeyi görmemiş gibi. Kimse o sorunları yaşamamış gibi dünyanın merkezindelermiş gibi yaşıyorlar. Dünyanın farklı yerlerinde hatta farklı zamanlarında aynı duyguları yaşamış olan veya yaşayacak olanlardan habersiz.
Marriage Story filmine yorum yazdı:
Konuşan bir film. Konuşan filmlerde genelde duygular tek yönde yani konuşarak anlatırlar anlatmak istediklerini. Bu filmi diğerlerinden ayıran özellik ise yönetmenin dokunuşlarıyla taçlandırılmış. Fazlaca detay ve metafor kullanılmış. Genel olarak çifti ve ilişkiyi yoran "söylenemeyen/yapılamayan"ların pişmanlığı ve "söylenen/yapılanlar"ın pişmanlığı yanında bir de sürekli bir mutluluğu arama-bulamama üzerine kurulmuş olan film bende derin izler bıraktı.
Snowpiercer filmine yorum yazdı:
Filmi genel olarak başarılı buldum. Zaten yorumlarda bir çok kişi ne anlatılıyor, ne denmek istemiş diye yorumlar yazmışlar. Ben sadece filmin sonu hakkında bence yanlış anlaşılmış veya kaçırılmış bir noktayı kendi bakış açıma göre belirtmek istedim.
Genel olarak "tren nasıl devam etmiş o kadar süre, ayılar yaşıyorsa insanlar nasıl ölmüş, vb" haklı sorular var. Bu sistem her zaman bizi bir sınır içinde tutar ve dışarıya çıktığımızda daha kötü sonuçlar olduğuna inandırır. Böyle demeleri doğru söyledikleri anlamına gelmez. Yani filmde de dışarıda koşulların kötü olduğu aşikar ama anlatılan kadar mı kötü gerçekten? Bence filmin sonunda insanlar tren dışında da yaşayarak bunun bir yalan olduğunu anlamış oluyorlar.
Yaratık filmine yorum yazdı:
Bir gün Bong Joon-ho’ya bir soru sorma şansım olursa, bu film için "neden?" diye soracağım.
Dennis filmine yorum yazdı:
film hakkında bir yorum okudum ve çok beğendim
büyük adamın küçük kadın tarafından psikolojik olarak etki altında tutulması
Sürüklenen Bulutlar filmine yorum yazdı:
Robot mimikli Finlerden duygu yüklü film.
Başrolde oynayan ablanın güldüğünü diyemeyeceğim, tebessüm ettiğini bile sadece 3-4 kez görebildik. Yine de en sonunda bir sigara yaktı ya işte o, onun gülüşüydü.
Tepenin Ardı filmine yorum yazdı:
Yorumlara bakınca benim izlediğim filmden bahsetmiyor gibi geldi. Aslında bu bir yandan da filmin ne kadar kaliteli olduğuna işaret çünkü her seyreden farklı bir anlam çıkarabiliyor. Bana göre erkek egemen toplum bu filmin sadece küçük bir ayrıntısı.
Asıl anlatılmak istenen "kişisel" kategorisinde tanımlanabilen hedeflerin (istek, çıkar, intikam vs.) topluluğun hedefiymiş gibi gösterilebilmesi gibi geldi bana. Her bir karakterin bir metafor olması da yormadı aslında beni, sözlü olarak dile getirilmesi biraz "tamam anladık o kadarını zaten" dedirtti izlerken sadece.
Kursk filmine yorum yazdı:
Filmi gördüğümde aklıma bir kadının bilgi almaya çalışırken sakinleştirici iğne ile bayıltılıp salondan dışarı alındığı görüntü aklıma gelmişti. O zamanlar gazetelere çıkmıştı. Politik olaylara meze yapılıp ölüme terk edilen hayatlar.
Yönetmenin daha iyi çalışmaları var aslında. Bu film biraz daha tarzı dışında olmuş ama hem sernaryo bakımından hem de görsellik bakımından başarılı.