10 yıl önce
Onur Savaşı filmine yorum yazdı:
Bakıcı filmine yorum yazdı:
Bu filmi ne gidip sinemada ne de dvd'sini alıp/indirip izlemezsiniz. Eğer izlediyseniz muhtelen televizyonda izlemişsinizdir. Televizyonda da normal bir saatte yayınlanmaz. Yüksek ihtimalle gecenin 3ünde 5inde yayınlanmıştır siz de öyle izlemişsinizdir.
Kısacası filmi izleyenlerin uyku problemi vardır. Kanıt niteliğindedir. Yoksa başka işe yaramaz.
Köpek Dişi filmine yorum yazdı:
Çok uzun zamandır izlemeyi ertelediğim bir filmdi. İzlemek için uygun zamanı bekliyordum belki de iyi yapmışım her ne kadar uzun süredir elimin altında böyle bir cevher varmış ve kullanmamışım diye üzülmeme rağmen.
Daha ilk sahnesindeki oyunculuk o kadar etkiliyor ki heralde böyle bir duru oyunculukla yapılan açılışı "köprüdeki kız" da görmüştüm.
Platon'un Mağara Benzetmesi'nin filmin kökenini oluşturduğu kanısındayım.
Başucumdur!
Esrar Perdesi filmine yorum yazdı:
Olumsuz eleştiriler yüzünden her seferinde izlemeyi ertelediğim Hitchcock filmiydi, izledim beğendim. Bir daha inanmayacağım size vicdansızlar...
Anladığım kadarıyla gösterime girdiği dönem "north by northwest" ile kıyaslanmış ve "bu ne yaa" denmiş. Tamam bir alex değil belki ama bu filmin neresi sıkıcı?
otobüs sahnesi var ya otobüs, gerim gerim gerildim ben, kime ne anlatıyorsunuz olm?
Son Umut filmine yorum yazdı:
Cem Yılmaz filmin tanıtımında "bu bir askerin başına gelen olaylar ve onun nasıl kahraman bir asker olduğu hakkında değil" demişti ve tam da tanımladığı gibi savaşanların robot değil, insan olduğunu gösteren bir film olmuş.
Filmi çeken taraf Çanakkale'de karşımızda olanlar olduğundan biraz o açıdan izlemeye çalıştım filmi ve bana bir "günah çıkartma" havası yaşattı. Biraz biraz "ne işimiz vardı da gittik oraya savaşmaya" demeye getirmişti olayları. ve "Türkler o kadar da vahşi değilmiş" diyordu sanki. "Vahşi" den kastım, bilmeyenler için, Anzac'lara yapılan propogandalara bakarsanız, Türkler için sürekli bu tarz tanımlamalar yapıp savaşa hazırlamışlar. Dolayısıyla gelen askerler başka bir millete karşı değil de canavarlara karşı savaşıyor gibi bir psikolojiye sahiptiler.
Bu fikre nerden vardığımı ancak spoiler vererek açıklayabilirim ve bir-iki sahne yeterli olacaktır,
Russell Crowe oğlunu aramak için İstanbul'a geliyor, etrafa ilk attığı bak ... DevamıCem Yılmaz filmin tanıtımında "bu bir askerin başına gelen olaylar ve onun nasıl kahraman bir asker olduğu hakkında değil" demişti ve tam da tanımladığı gibi savaşanların robot değil, insan olduğunu gösteren bir film olmuş.
Filmi çeken taraf Çanakkale'de karşımızda olanlar olduğundan biraz o açıdan izlemeye çalıştım filmi ve bana bir "günah çıkartma" havası yaşattı. Biraz biraz "ne işimiz vardı da gittik oraya savaşmaya" demeye getirmişti olayları. ve "Türkler o kadar da vahşi değilmiş" diyordu sanki. "Vahşi" den kastım, bilmeyenler için, Anzac'lara yapılan propogandalara bakarsanız, Türkler için sürekli bu tarz tanımlamalar yapıp savaşa hazırlamışlar. Dolayısıyla gelen askerler başka bir millete karşı değil de canavarlara karşı savaşıyor gibi bir psikolojiye sahiptiler.
Bu fikre nerden vardığımı ancak spoiler vererek açıklayabilirim ve bir-iki sahne yeterli olacaktır,
Russell Crowe oğlunu aramak için İstanbul'a geliyor, etrafa ilk attığı bakışlar ile camiileri gezmeye gittiğinde etrafa attığı bakış çok farklı. Sanki "bu adamlar hani çok vahşiydi, peki o zaman bu yapılar nasıl kuruldu" dercesine bir sahne yansıtmışlar.
Savaş alanında gezerlerken R.C yine gaza geliyor ve saldırıyor. Daha sonra saldırdığı kişiler ile arasında yaşananlar malum.
Biraz daha yeşillendirelim. Bu tarz filmleri sen Türkiye'de çekebilirsin (belki bu kalitede değil, konu olarak). Ancak dünya çapında bir yıldızın bu tarz film çekmesi dışarıdan görüldüğü kadar kolay değildir. Biraz araştırırsanız zamanında Atatürk'ün hayatını, İstanbul'un Fethini vs film yapmak isteyen tüm yabancı ünlüler bazı Yunan ve Ermeni milliyetçiler tarafından tehtit edilmiştir. (Bu cümlem Yunan-Ermeni karşıtlığı için değildir, bu tarz kafalar her millette var). Ve Avrupa-ABD'de bu tarz lobilerin gücü ortadadır. Bu işe kalkışmak bile ayrı bir cesaret ve sabır gerektirir.
Filme dönecek olarak, Russell Crowe ve Yılmaz Erdoğan bence gayet başarılı oynamışlar. Cem Yılmaz ise her (ciddi) film üzerine katarak gidiyor.
Zevktir, renktir tartışması olmaz ama cidden yorum yaparken biraz "cool" olmayı göz ardı edip te yorum yapın. Beğenmek veya beğenmemek için bence gerekli sebebler olmalı
Mimino filmine yorum yazdı:
Köyler arası nakliye yapan bir helikopter pilotunun, uluslararası uçak pilotluğa dönmek için verdiği mücadeleyi anlatan duygusal komedi türünde bir gürcü filmi. Belki çoğu seyredene komik gelmeyecektir ama bence gayet güzel bir film. Sanki tozlu raflarda eski bir kaset bulmuşum da izlemişim tadı verdi. Bu film Gürcistan'da o kadar ünlüdür ki Tiflis'te bir meydanda filmin karakterlerinin heykeli bulunmaktadır.
Jurassic World filmine yorum yazdı:
Çok özlemişim, her ne kadar çok küçük bir sinema salonunda ve hiç bilmediğim bir dilde izlememe rağmen kendimi yine çocuk gibi hissetttim
Dünyanin Ucundaki Fener filmine yorum yazdı:
Hitchcock'un Jamaica Inn filmine benzettim. Hemen hemen konu aynı. İzlenilesi bir film. 40 sene önce çekilmesine rağmen başarılı sahneler mevcut.
Aynı zamanda "karayip korsanları"nda sürekli gözü çıkıp duran komik korsan da bu filme bir selamlama olabilir.
Kimliksiz filmine yorum yazdı:
Bana aksiyonla geleceksen, böyle aksiyonla geleceksin. Adam yazmış senaryoyu, yönetmen çekmiş, oyuncu oynamış..
Şu erken boşalma muhabbetine gelince, bu kadar kasmayın yahu. Bence kötü göstermeye falan çalışmıyor. Ayrıca dediğiniz gibi kötü bir niyet varsa orada bir kuyruk acısı vardır. Sonuçta Helga hala Türk erkeği seviyormuş :P
Sıradışı gerçekçi oyunculuk, son derece rahatsız edici senaryo.