tüylerinizi diken diken eden şarkı sözleri

akira yamaoka-i want love  zaten silent hill in her şarkısının sözleri ayrı güzel. bu kadar mı melankolik, umutsuz ve güzel olur bir oyunun müzikleri

 

 

i want love (mary elzabeth mcgyyln)

I want a cup that overflows with love
Although it's not enough to fill my heart(bir fincan dolusu sevgi istesem bile bu kalbimi doldurmaya yetmez)
I want a barrel full of love
Although I know it's not enough to fill my heart(bir fıçı dolu sevgi istesem bile biliyorum bu kalbimi doldurmaya yetmez)

I want a river full of love
But then I know the holes will still remain(bir nehir dolusu sevgi istiyorum ama sonra biliyorumki delikler kalacak)
I need an ocean full of love
Although I know the holes will still remain(bir okyınus dolusu sevgi istesem de biliyorum ki delikler hala olacak

And this Swiss-cheese heart knows(ve tatlı kalbim biliyor ki)
Only kindness can fill its holes (sadece şefkat bu delikleri doldurabilir)
And love can dry my tears(ve aşk gözyaşlarımı silebilir)
As pain disappears(böylelikle acı yok olur)

I need a miracle and not someone's charity now(şimdi bir mucizeye ihtiyacım var kimsenn sadakasına değil)
One drop of love from him(ondan gelecek bir damla aşk)
And my heart's in ecstasy (ve kalbimin hareketlenmesi)
The high that is sending me 
Is most likely ending me(bu yolladıkları bana ağır ve muhtemelen sonum olur)
I need a miracle and not someone's charity now(şimdi bir mucizeye ihtiyacım var kimsenn sadakasına değil)

Fill up my heart with love(kalbim sevgiyle taşıyor/kalbimi sevgiyle doldur)
Oh, you'd be amazed at how little I need from him
to feel complete here and now(ondan gelecek beni şimdi ve hemen tamamlayacak az şeye olan ihtiyacım seni şaşrtmıştır )
Stirring within me 
are these feelings I can't ignore 
I need a miracle and that's what I'm hoping for(kabul edilemez bu hislerim içimi heyecanlandırıyor, bir mucizeye ihtiyacım var bunun için umut ediyorum )


I need a miracle and not someone's charity now
One drop of love from him
And my heart's in ecstasy
The high that is sending me
Is most likely ending me
I need a miracle and not someone's charity now
Oh, baby

Anybody's love but his will never fill this space within me (herkesin sevgisi ama özellikle onunkisi bu boşluğu yürekten dolduramayacak)

Now doctor, give me what I need to free my heart from misery (şimdi doktor kalbimi bu acıdan kurtarmak için ne gerekliyse ver)

Opeth - Face Of Melinda (özellikle kapanış cümlesi)

 

By the turnstile beckons a damsel fair
Geçtiğim o turnike bir peri kızını işaret ediyor

The face of Melinda neath blackened hair
Simsiyah saçları altında melinda'nın yüzü

No joy would flicker in her eyes
Gözlerinde hiç neşe kıpırtısı yok

Brooding sadness came to a rise
Pusuya yatmış bekleyen hüzün yükseldi


Words would falter to atone
Kelimeler kefaret gibi duraksayacaktı

Failure had passed the stepping stone
Başarısızlık aşama olmayı geçti artık

She had sworn her vows to another
O yeminlerinden birinden diğerine geçti

This is when no-one will bother
İşte bu kimsenin takmayacağı andı


And conceded pain in crumbling mirth
Ve unufak edilmiş neşesinde acıyı itiraf etti

A harlot of God upon the earth
Dünya üzerinde tanrının bir *r*spusu

Found where she sacrificed her ways
Onun o feda ettiği yollarda buldum

That hollow love in her face
Yüzündeki o içi boş aşkı


Still I plotted to have her back
Onu kazanmak için hala dolap çeviriyordum

The contentment that would fill the crack
Hoşnutluluk kırıkları dolduracaktı

My soul released a fluttering sigh
Ruhum çırpınan bir nefes bıraktı

This day fell, the darkness nigh
Bu gün yitti,karanlık yakın

I took her by the hand to say
Onu elinden tutup götürdüm ve dedim ki:

All faith forever has been washed away
Tüm inancım silindi gitti

I returned for you in great dismay
Büyük bir korku içinde sadece senin için geri geldim

Come with me, far away to stay
Gel benimle,çok uzaklarda kalmak üzere


Endlessly gazing in nocturnal prime
Uçsuzca geceye ait olan o noktaya gözünü dikip

She spoke of her vices and broke the rhyme
Mengene gibi konuştu ve kafiyeyi kırdı

But baffled herself with the final line
Ama son anda kendini de şaşırttı

My promise is made but my heart is thine
-Başkasına sözüm var ama kalbim senin..

http://www.youtube.com/watch?v=khep8wqKhGE

badlik amiri kargo

 

Dün gece senin hoşlanıdıgn kadınla yattığımı sana nasıl anlatabilirim ? 
Dün gece senin evlenecegin kadınla yattıgımı sana nasıl anlatabilirim ? 
Soguk bir ruzgar esti pencereme, tul perde genisledi 
Şişti, odanın icine...Tıpkı bir balon gibi...Yayıldı... 
Dun gece ona dokundugumu sana nasıl anlatabilirim ? 
Biraz şarap içtik..Ve bilirsin biraz dedikodu... 
Aslında Chet Baker'ın bunla hiçbir ilgisi yoktu... 
O ruj lekesi...Dagınık bir yatak..Sıcak bir gulumseme... 
Bunlara katlanabilir misin ? 
Insanin kendisini onemesemesi; kendisinin kiralık katilidir . 
Benciller ise yaşarlar... 
Kimse suçlu değil aslında, 
Bu sadece üçlü bir oyun, 
Ama ben anlattığım için suçluyum, biliyorum.. 
Bir yılan gibi girdi evime, yanıma uzandı, kolumdan zehirledi beni.. 
Her öpüşü ılık bir ölümdü sanki... 
Yağmuru damarlarımda hissediyordum, 
Ellerim titriyordu, kusmak istiyordum, başım dönüyordu 
Gözlerim kararmıştı ! 

Şimdi ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim, şimdi ben... 

Söylememek, söylemekten daha dürüst bir davranıştır 
( bütün gün burda sessiz sedasız evde oturdum ) 
Ve bu oyun üçlü oynanmaz 
Sevgiyle yapılan hiç bir şey insana zarar vermez 
( bir yerde bir kelebek ucuyordu ) 
Suçlu yok, yanlış var 
( sus(?)tukça benim gerçekten içimden geçtiğini sessizce(?) nasıl izliyorduk ha ? ) 
Boşver, olmayanı arama.. 
( ay yansıyordu yataga...yatagın kenarındaki parkelere ) 
( bir teleon geldi ) 
Sana guluumsemesi senin için hayat, benim içinse ölüm demek ! 
( o gunu anlatan bir-iki telefon..chicago'da yalnız bir gece) 
( sen hiç bilme bunu ) 
( dostum olabilirsin ..? ) 
Dün gece senin hoşlanıdıgn kadınla yattığımı sana nasıl anlatabilirim ? 
( onun dışında sessizlik hakimdi ) 
Dün gece senin evlenecegin kadınla yattıgımı sana nasıl anlatabilirim ? 
Daha da önemlisi...Bunu kendime nasıl anlatabilirim ? 
( bunu kendime nasıl anlatabilirim ? aahh nasıl !? ) 
( traş olmak için berbere çıktım..atıldım, aynaya bakmadan.. ) 
Bacaklarından süzülen kanlar, yere damlıyordu.. 
( Mc DOnald's dan bir menü söyledim ) 
Inan başka bir yalnız gece için, hiç bir açıklamaya ihtiyacım yok benim ! 

Aaaah !! Şimdi ben !! Zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ! 
( şimdi ben ) ( zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ) 
Aah şimdi been !! Zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ! 
( şimdi ben ) 
Aaaah şimdi beeen ! Zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ! 
Ölümle doğum arasındaa, o bilinmeyen bölgedeyim 
( zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ) 
Aah şimdi been, zamanın beni sancıya mıhlaığı yerdeyim !! Gecee !! 

Dün gece, senin evlenecegin kadınla yattıgımı sana nasıl anlatabilirim ?

( bileklerimi keserek intihar etmeyi düşündüm ) 
Dün gece senin hoşlanıdıgn kadınla yattıgımı sana nasıl anlatabilirim ? 
( onu(?) düşünmekten sıkıldım ) 
Ona dokundugumu sana nası söyleyebilirim ? 
( söyleyin !! ) 
( sss s**tir git(?), evet..) (03.35) 
( bütün bir gün uzaklardaydim ) 
Onun eti, benim vücüdumun altında titrerken, 
( elime jilet alıp, saçlarımı yavaş yavaş kazımaya başladım ) 
Neler düşündügümü sana nasıl açıklayabilirim ? 
( açıklayabilirim..) 
( delirdigimi ya da ona yakın hissettigimi dusunuyordum ) 
Teypte Cansever, ve onun tok sesi.. 
( niye düşünüyorum ! aoff ) 
( lanet olsun !! lanet olsun !! ) 
Tüm gücümü toplamıştım bütün bunları sana anlatmak için 
Tam o sırada bana baktın, ve telefon acı acı inledi 
( sessizce bir şey düşünememin delirmek olduguna inanmaya başlamıştım ) 
Konuştuktan sonra bana şöyle dedin : 
" Onun beni düşünmesi, buraya gelecek olması, daha doğrusu yanımda olması 
( korkmuyorum..korkmuyorum... ) 
bana içten içe...Büyük bir mutluluk veriyor !!! " 


(Söyleme ! Söylememek, söylemekten daha dürüsytcedir ! Bunu Unutma !! ) 
Şimdi ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim ! ) 
(Söyleme ! Söylememek, söylemekten daha dürüsytcedir ! Bunu Unutma !! ) 
Aah şimdi been, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim 
( Unutmaa !! ) 
Gece inanılmayan bir dinin, ebedi misyoneridir bekleyenin gövdesi içinde ! 
( Unutmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa !!!!!! ) 
Ve şimdi ben, doğumla ölüm arasındaaa o bilinmeyen bölgedeyim 
(Söylememek, söylemekten daha dürüstcedir) 

Aaah şimdi ben !! Zamanın beni sancıya mıhladıgı yerdeyim !!! 
(Söylememek, söylemekten daha dürüstcedir, bunu unutma ! bunu unutmaa..) 
Gel bunu beni, gel , gel kafir ! 
Gel hisset beni ! 
Gece inanılmayan bir dinin..Ebedi misyoneri bekleyenin gövdesi içinde.. 
Şimdi ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim.. 
Dogumla ölüm arasındaa..o bilinmeyen bölgedeyim... 
( açlığa alışıyor insan, peki ya deliliğe alışabilir mi ? ) 
Şimdi ben, zamnın beni sancıya mıhladığı yerdeyim..dogumla ölüm arasında..o bilimeyen bölgedeyim.. 
( gel..gel, bul beni..) 

Şimdi sen !! sonsuz seritli bir yolun...eennn sol tarafındasın... 
Ve hızla ilerliyorsun...Huzura dogru ! Erdeme dogru ! 
( açlığa alışıyor insan ! peki ya deliliğe alışabilir mi ? ) 
Ama ben, zamanın beni sancıya mıhladıgı yerdeyim 
Tatlım ama ben, zamanın beni sancıya mıhladıgı yerdeyim 
Ölümle doğum arasında..O bilinmeyen bölgedeyim.. 
Gece.. ( gece ), inanılmayan bir dinin edebi misyoneri... 
bekleyenin gövdesi içinde.. 
Gece bir sızıntı..kirletilmeyen insanlardan 
ve o benim içim...benim gövdemin içinde... 
Şimdi ben !! 
Şimdi ben !! 
Şimdi ben !!!!! 

eğer bir yanlış yapıcaksan,bari onu doğru yap...

Aaron - U-Turn (Lili)      ( birgün bu şarkıyı dinlerken ölebilirim)

 

şu sahte yaşamından sıyrıl bir daha.. 
ne olursun, bırak tüm alışkanlıklarını... 
göreceksin, yaşanıyor ihtiyaç olmadan yardıma... 
pek çoğu var öğreneceğin dahası... 

ileriye atacağın her adımda... 
karşına çıkacak her sorunda... 
ben olacağım senin yanında 
ortasından geçeceğin her sokakta... 
evvelinde bulunmadığın mekânlarda... 
ben olacağım senin yanında... 

lili... 

biliyorsun bizim gibiler için bir yer var hâlâ... 
her damarda dolanır aynı kandan... 
seni melek yapanın kanatlar olmadığını anlarsın... 
tek yapacağın çıkarmak kötülükleri aklından... 

ileriye atacağın her adımda... 
karşına çıkacak her sorunda... 
ben olacağım senin yanında... 
ortasından geçeceğin her sokakta... 
evvelinde bulunmadığın mekânlarda... 
ben olacağım senin yanında... 

lili... 

bir busedeki göz açıp kapanmada bulacağız cevabı... 
it tüm korkularını gölgelerin derinlerine... 
benzeme sakın renksiz bir hayalete... 
çünkü hayatın en güzel resmi senin içinde...

Erol Evgin - İçimdeki Fırtına

 

Gün ağarırken, tek başıma oturmuşsam
Henüz daha gözlerimi bir an bile yummamışsam
Sen yoksan yine, bense yorgun ve yalnızsam
Hele bir de, bir de canım hasretine kapılmışsam
Ve gözümde tütüyorsan buram buram

İşte o an bir fırtına kopar
Sanki o an yer yerinden oynar
Hoyrat bir rüzgar eserken
Sallanan gemi misali
Sallanır durur içimde dünya

Son ışıkları sönüyorsa sokakların
Yeni bir gün giriyorsa penceremden yavaş yavaş
Sen yoksan yine, bense suskun ve bitkinsem
Hele bir de bir kadehin gölgesine sığınmışsam
Ve yılların hesabını şaşırmışsam

İşte o an bir fırtına kopar
Sanki o an yer yerinden oynar
Külrengi bir akşam vakti
Kaybolan renkler gibi
Kaybolur gider gözümde dünya

İşte o an bir fırtına kopar
Sanki o an yer yerinden oynar
Bir koca çınar dalından
Savrulan yaprak misali
Savrulur gider güzelim dünya

 

http://www.youtube.com/watch?v=h71K12mNfzo

 

CEM KARACA - PARKA

Her aksam o köseye asilirdi o parka
Paltoya para yokki ondan alindi parka
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka

Dedenin üç ayliktan alinmisti o parka
Kirli yesil bir renkti eskiceneydi parka
Ust cebi sökülmüstü kullanilmisti parka
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka

Parkasiyla vurulmus yatar iken buldular
Dört hain kursun degmis delik desikti parka

Baba eski tornaci gözünü çapak almis
Dede bir bacagini sakaryada birakmis
Ananin gözü yasli umut ona baglamis

Küçük kardesi bu yil siyasal'a gidecek
Paltoya para yokki o da parka giyecek
Ananin gözü yasli delikleri dikecek
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka

Parkasiyla vurulmus yatar iken buldular
Dört hain kursun degmis delik desikti parka

http://www.youtube.com/watch?v=kMh_3tFTitg


Gökte turna dizim dizim 
Dinmedi yürekte sızım 
Erdal Eren'i asmışlar 
Ağıdını söyler sazım 

Deli sevdalar başında 
Sevdalı yürek döşünde 
Çektiler darağacına 
Daha gencecik yaşında 

Ankara adı kara 
Bu yara başka yara 

Onyedi yaşındaydı 

Kıyılır mı Erdal'a? 

Gökyüzünden bize der ki 
Durmasın kavgamın çarkı 
Sen ağlama anacığım 
Çoğalırız türkü türkü 

Başı dimdik yürüyordu 
Ölümüne gülüyordu 
Halkım unutmasın beni 
Mutlak gelirim diyordu 


Zulüm kurbanını seçti 
Bütün Dünya buna şaştı 
İşkencede Hasan Özmen 
Sesi denize ulaştı 

Ben her zaman halkı sevdim 
Bunun için işte öldüm 
İnsanlık utansın buna 
Dağlarıma selam saldım 

 
Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, her şey nasıl başladıysa öyle biter.

"elde duran hikayeye dönüyorum" sakin/ilk yara

'' Bence artık sen de herkes gibisin...'' 

 

Bu, tek bir satır bile yeter. Yazan ne güzel yazmış, söyleyen ne güzel söylemiş...

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.