Colin Farrell: Oyunculuğu için her şeyi geçip In Bruges'a bakılabilir. Bu adamı TV dizisinde oynamaya ikna etmek bile büyük iş.
Taylor Kitsch: The Normal Heart ve Lone Survivor filmlerinden hatırlıyorum. John Carter vasat bi' filmdi ama yakışıklı ve etkili bir oyuncu.
Vince Vaughn: Tek soru işareti kadrodaki bence. Tipik ucuz komedi filmlerinden tanıyoruz ama 1-2 ciddi işi var Psycho gibi. Bence sürpriz yapıp fena oyunculuk kasabilir. Owen Wilson'ın da bu tarz biri olup fena oyunculuk kastığını biliyoruz.
Elisabeth Moss: Mad men izlemiyorum ama genelde yorumlar baya iyi. Kaldı ki bu diziye benzer Top of the lake adlı yapımda da aynı role benzer bi rolde oynuyor. Galiba orada oynadığı oyunculuktan sonra seçilmiş.
şöyle de bir alıntı yapılabilir 3. bölümdeki bir sahneden :
''korku ve kendinden nefretin otoriter bir kanala aktarılması. buna arınma deniyor. hikayeleriyle onların korkularını alıyor. bunun yüzünden yansıttığı gerçeklikle doğru oranda etkili oluyor. bazı din antropologlarına göre din, beyindeki bazı patikaları düzenleyerek eleştirel düşünceyi körelten bir virüs.''
dizi boyunca anlatılan ve görsel olarak sürekli gösterilen yara izinin (bir kulaktan başlayarak öbür kulağa doğru bütün yüzün boynunun yarısından dudaklara kadar olan aradaki kısmı)final bölümü ile adamın sağ yanağının çenesinden elmacık kemiklerine kadar olan koparılmış sivilce izinden farkı olmadığını görüyoruz. ha bir de dudağının sağında uçuk benzeri bir yara var.
o kadar da anlata anlata bitiremedikleri yara izi bundan ibaret. sanırım o yara izi anlatılan kadar belirgin olsa idi 2. yada 3. bölümde çim biçen bu adamı gören herkes katil old. anlardı. mantık hatası... dizi finali için yapılan zorlamalardan birisi de bütün gizemin sırrını çözen marty'nin evin yeşil renge boyandığını birden bir fotoğraf çıkararak anlaması. dizi boyunca aptalı oynayan marty dizideki en bomba atışı yapıyor yönetmen zorlaması ile...
Cohle: Biri bana demişti ki, "zaman düz bir çemberdir". Yaptığımız veya yapacağımız her şeyi tekrar yapacağız, tekrar o küçük çocuk ve kız o odada olacaklar. Tekrar ve tekrar. Sonsuza dek.
True Detective, ilk 3 bölümüyle herhalde bir başyapıt olabileceğini ortaya koydu. Bu 3 bölümde özellikle Rust Cohle karakteri aracılığıyla inanılmaz etkileyici, insana ve varoluşa son derece karanlık, nihilist bir bakış getiriliyor. İnsanın anlam arayışlarını basit, komik, anlamsız buluyor Cohle; dini küçümsüyor. Kendimizi anlam arayarak kandırmaya çalıştığımızı söylüyor. Ve bütün bunlar şu bir iki basit cümledeki gibi değil, muhteşem bir oyunculukla ve metinle yapılıyor. İnsanın yaşamı anlamlı kılmak için uydurduğu, yücelttiği şeylerden birinin doğaya tapınır gibi insan/çocuk öldürmek olduğu gibi bir noktaya götürülüyoruz ve bunu sapkınların, hasta insanların yaptığı gibi bir düşünceyle değil, bir bütün olarak insanlığın zaten böyle olduğu iddiasıyla bakmaya çağrılıyoruz dizideki cinayetlere... elbette bu söylediklerim dizinin geri kalanı bu tarzı sürdürseydi böyle olacaktı. Onun yerine dizi tehlikeli sulardan aile kavramının, normalliğin yüceltildiği bir noktaya geri çekiliyor. dizid... Devamı
True Detective, ilk 3 bölümüyle herhalde bir başyapıt olabileceğini ortaya koydu. Bu 3 bölümde özellikle Rust Cohle karakteri aracılığıyla inanılmaz etkileyici, insana ve varoluşa son derece karanlık, nihilist bir bakış getiriliyor. İnsanın anlam arayışlarını basit, komik, anlamsız buluyor Cohle; dini küçümsüyor. Kendimizi anlam arayarak kandırmaya çalıştığımızı söylüyor. Ve bütün bunlar şu bir iki basit cümledeki gibi değil, muhteşem bir oyunculukla ve metinle yapılıyor. İnsanın yaşamı anlamlı kılmak için uydurduğu, yücelttiği şeylerden birinin doğaya tapınır gibi insan/çocuk öldürmek olduğu gibi bir noktaya götürülüyoruz ve bunu sapkınların, hasta insanların yaptığı gibi bir düşünceyle değil, bir bütün olarak insanlığın zaten böyle olduğu iddiasıyla bakmaya çağrılıyoruz dizideki cinayetlere... elbette bu söylediklerim dizinin geri kalanı bu tarzı sürdürseydi böyle olacaktı. Onun yerine dizi tehlikeli sulardan aile kavramının, normalliğin yüceltildiği bir noktaya geri çekiliyor. dizide 2 ayrı bölüm olduğunu düşünebiliriz. İlk üç bölümde son derece yaratıcı bir metinle karşı karşıyayız. Oyunculuklar bile daha farklı. 4. bölümden itibaren hikaye rengini ve sivriliğini kaybederek daha muhafazakar bir yola giriyor. Dizinin hikayesini kurduğu yer ve yol bittiği yerden kesinlikle daha farklı. Bunun böyle olmasının bir sebebi yapımcıların senaristin uyarılması olabilir. Cinayetin varoluşu anlamlı kılmak için yapılan bir tür ayin olabileceği düşüncesinin yerine medeniyetten uzak, sapık, ensest ilişkiler yaşayan hasta insanların hastalıklı davranışları olduğunu söylemek, senaryoyu düşününce yalan söylemekten başka birşey değil. Marty'nin hastanede yaşadığı şeyi de burada düşünmemiz gerek: Marty'nin 2 erkekle arabada "basılan" kızı dizinin sonunda cicili bicili giysileriyle babasının yanına geliyor. Marty'den boşanan annesi de orada. Böylece aile yeniden kuruluyor, aileye iman tazeleniyor; Cohle da yeniden imanı keşfediyor: ışık var ve karanlığı yeniyor "galiba".
True Detective'i gene de izlemenizi öneriyorum. İlk üç bölümünü yanı sıra Conaughey'nin oyunculuğu, 4. bölümün son on dakikasındaki baskın sahneleri için de izlenmeyi hak ediyor.
@onurdemirci
12 yıl önce
Colin Farrell: Oyunculuğu için her şeyi geçip In Bruges'a bakılabilir. Bu adamı TV dizisinde oynamaya ikna etmek bile büyük iş.
Taylor Kitsch: The Normal Heart ve Lone Survivor filmlerinden hatırlıyorum. John Carter vasat bi' filmdi ama yakışıklı ve etkili bir oyuncu.
Vince Vaughn: Tek soru işareti kadrodaki bence. Tipik ucuz komedi filmlerinden tanıyoruz ama 1-2 ciddi işi var Psycho gibi. Bence sürpriz yapıp fena oyunculuk kasabilir. Owen Wilson'ın da bu tarz biri olup fena oyunculuk kastığını biliyoruz.
Elisabeth Moss: Mad men izlemiyorum ama genelde yorumlar baya iyi. Kaldı ki bu diziye benzer Top of the lake adlı yapımda da aynı role benzer bi rolde oynuyor. Galiba orada oynadığı oyunculuktan sonra seçilmiş.
@manas
12 yıl önce
@joeyy
13 yıl önce
http://37.media.tumblr.com/4e7e6601741ef493b5c81ab3a7287843/tumblr_n0wvdhJvil1tqbrbro1_400.gif
şöyle de bir alıntı yapılabilir 3. bölümdeki bir sahneden :
''korku ve kendinden nefretin otoriter bir kanala aktarılması. buna arınma deniyor. hikayeleriyle onların korkularını alıyor. bunun yüzünden yansıttığı gerçeklikle doğru oranda etkili oluyor. bazı din antropologlarına göre din, beyindeki bazı patikaları düzenleyerek eleştirel düşünceyi körelten bir virüs.''
@darkscream
13 yıl önce
o kadar da anlata anlata bitiremedikleri yara izi bundan ibaret. sanırım o yara izi anlatılan kadar belirgin olsa idi 2. yada 3. bölümde çim biçen bu adamı gören herkes katil old. anlardı. mantık hatası... dizi finali için yapılan zorlamalardan birisi de bütün gizemin sırrını çözen marty'nin evin yeşil renge boyandığını birden bir fotoğraf çıkararak anlaması. dizi boyunca aptalı oynayan marty dizideki en bomba atışı yapıyor yönetmen zorlaması ile...
@digeri
13 yıl önce
http://www.youtube.com/watch?v=ZRPpCqXYoos
Ayrıca 11.saniyedeki gizemli karizmatik kişi kimdir Allasen? Bir tek ben mi bilmiyorum acaba?
(Herşeyi göze alıp sordum umarım çok bariz biri değildir, çok dikkatli izlerim ama bulamadım).
@mizantropist
13 yıl önce
8.7 / 10
@wonder_woman
13 yıl önce
@leobebetto
13 yıl önce
@kumik
13 yıl önce
@parfenrogojin
13 yıl önce
7.7 / 10
True Detective'i gene de izlemenizi öneriyorum. İlk üç bölümünü yanı sıra Conaughey'nin oyunculuğu, 4. bölümün son on dakikasındaki baskın sahneleri için de izlenmeyi hak ediyor.