4 ay önce
Uğultulu Tepeler filmine yorum yazdı:
"Filmler bittiği gibi bu hayat da bitecek"
Hamnet filmine yorum yazdı:
Büyük konuşmak istemem ama isterse başyapıt olsun, çocuk ölümü içeren filmlerle yolum burada ayrılıyor. Özellikle Hamnet gibi, hikâyesini anlatıp kenara çekilmeyen; seyircinin zihninde ve bedeninde kalmaya devam eden, ciğere öküz oturtan, boğaza yumruk kadar taş bırakan filmlerle.
The Tale of Silyan filmine yorum yazdı:
Aile ile leylekler arasındaki paralellik film boyunca müthiş bir kurguyla ilerliyor. Sonra bir noktada aklıma Yaren leylek geldi. Belki onun da Silyan gibi bir hikayesi vardır. :’)
Face Down filmine yorum yazdı:
Melvil Poupaud’un ölümcül karizması, Türkçe ile karışık Bulgarca’sı ve Elka’nın Samy’yle tartışırken Yaprak Dökümü’ne gönderme yapması dışında bir şey vaad etmiyor.
Heated Rivalry dizisine yorum yazdı:
Uzun zamandır ekranda kimyası bu kadar tutan bir çift izlememiştim. Bu dizide en iyi çalışan şey Shane ve İlya’nın aralarındaki çekimin asla zorlama hissettirmemesi. Bakışlar, fiziksel yakınlık, aralarındaki gerilim çok doğal akıyor. Tabii sadece iki karakterin kimyasına yaslanmıyor hikâyeyi kurma şekliyle de izletiyor. Bölümler ne uzuyor ne aceleye geliyor her şey olması gerektiği kadar. En hoşuma giden detaylardan biri de dövülen, dışlanan gay klişelerine yaslanmaması (umarım böyle devam eder). Her şeyiyle kusursuz, fıstık gibi bir dizi. Kitap maalesef biraz Wattpad tadı veriyor asla okuyamadım fakat Jacob Tierney’in eline koluna sağlık müthiş kotarmış. Ayrıca 4. bölüm final sahnesini bize bahşettiği için kendisine burdan çok teşekkür ediyorum.
“See you next season!”
Amrum filmine yorum yazdı:
Film, Fatih Akın’ın filmografisine aşina olanları da, filmi yönetmenden bağımsız bir iş olarak izleyenleri de aynı noktada buluşturuyor: koca bir hayal kırıklığı.
Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana filmine yorum yazdı:
Bu filmin türü nasıl komedi oluyor anlamadım gram mimik oynatmıyor. Feyyaz’ın youtube’daki oyun oynayış videoları mesela çok komikti. Onları beyaz perdede izlemeyi tercih ederdim. Bu filmle yalnızca karakterin osurmasına, küfretmesine ve cinsiyetçi, bel altı şakalarına hunharca gülen güruha çalışır. Bi de üstüne film çıkışı migrenim tuttu.
Mavi Ay filmine yorum yazdı:
Lorenz Hart’ın kariyerini alkol değil düşük çenesi bitirmiş olabilir.
DJ Ahmet filmine yorum yazdı:
Boğaziçi Film Festivali’nde izledim filmi. Ne güzel gülüyorduk ne ara gözler doldu anlamadım salonda herkes burnunu çekmeye başladı. Çok tatlı, aşırı hareketli ama kontrollü de bir film Unkovski'yi tebrik ediyorum. Pembe koyun metafor kullanımı gayet yerinde.
Mükemmel Günler filmine yorum yazdı:
“Bir film izledim, hayatım değişti” klişesi vardır ya, sanırım ben de onu biraz hissettim. Çünkü film aslında hiçbir büyük olayı anlatmıyor. Ne bir dönüm noktası, ne bir trajedi, ne de bir final var. Ama bütün o sıradanlığın içinde bir anlam arayışı var. Her sabah aynı rutini tekrarlayan bir adamın dünyasında sessizce duran bir güzellik var. Filmi izlerken şunu düşündüm belki de huzur dediğimiz şey büyük değişimlerde değil; küçük alışkanlıklarda, özen gösterdiğimiz detaylarda, sabah suladığımız bir bitkide gizlidir. Hirayama’nın sessizliği benim kendi sessizliğimle buluştu sanki. Onun rutininde kaybolurken kendi rutinime biraz daha sevgiyle bakabildim. Çok ertelemiştim bu filmi izlemeyi. Demek ki doğru anı bekliyormuşum.
Yine de Heathcliff‘den biraz İbrahim Erkal gururu beklerdim. Cath’le sarılırken yatak odasını farkedip “Onunla günlerce bu yatakta yattın! Onun kulağına bu yatakta aşk kelimeleri fısıldadın değil mi?! Sıra bende hadi soyun kaç paraysa ödiycem!” şeklinde bir gurur monoloğu patlatsaydı çok da absürd durmazdı.