12 yıl önce
Jane Eyre filmine yorum yazdı:
Kaptan Amerika: Kış Askeri filmine yorum yazdı:
Filmi özetleyecek olursak;Herkesin derdi Führer olmuş. Demekki zamanında çok koymuş.
--spoiler---
Şaka bir yana adamlar Japonyaya 2 tane "Atom bombası" attılar. Saldırganlıkları emperyal tavırları dillere destan, dünya üzerinde karıştırmadıkları yada taraf olmadıkları kontrol dışı coğrafya yok, avrupa ülkelerinin tamamı rusya çin hindistan ve brezilyanın tamamının toplamından daha fazla silah harcaması yapıyorlar. Ve utanmadan kendi içlerindeki otorite sapkınlığını ve bariz yozlaşmayı temsili olarak Almanlara iteleme peşindeler. Sıradaki film "Biz aslında hiçbir yeri işgal etmez kimseyi öldürmezdikte bizi hep Ruslar yada Ortadoğuda dünyanın en büyük kaynakları üzerinde oturan teröristler bu hale getirdi." ana temasında ilerlerse şaşırmam. Aksiyon falan yok. Iron mani, Hulku, Thoru yada Spidermani, Supermani anlarımda Kaptan Amerika nedir ya.. Taytı giyen başımıza kahraman oluyor arkadaş..
Velhasıl Truth, Honour, Patriotizm.. God Bless America...
Ayı Adam filmine yorum yazdı:
Belgeselin ortasında varlığından haberdar olduğumuz fakat seyirciyle paylaşılmayan ölüm esnasındaki ses kaydı en çarpıcı noktaydı ve filmin sonuna kadar yönetmenin bu ses kaydını yayınlamasını bekledim. Fakat yayınlanmadı ve dedim ki "Yönetmen ucuz numaralara kaçmıyor. Tebrikler." Fakat başka kaynaklar vasıtasıyla dinlediğim şey ses kaydının tamamı mı bilmiyorum ama olayı epik hale getirmeye çalışan doktorun bahsettiği gibi şeyler gerçekleşmiyor. Hele hele kötü bir ruh halindeyseniz dinlemenizi tavsiye etmem fakat dinlerseniz yönetmenin neden ses kaydını yayınlamadığını anlarsınız çünkü pekte sinematik değil. Hatta izlenilen belgeselin lanse etmeye çalıştığından apayrı birşey yaşanıyor orda..
İlla belgeseli izleyecekseniz zaten daha belgeselin başında, sonunda ne yaşandığı anlatılıyor. Eğer ruh haliniz kaldırabilecek moddaysa ayının saldırı anını dinlemenizi tavsiye ederim. Dinledikten sonra belgesel biraz boş gelebilir ve en azından yaş ... DevamıBelgeselin ortasında varlığından haberdar olduğumuz fakat seyirciyle paylaşılmayan ölüm esnasındaki ses kaydı en çarpıcı noktaydı ve filmin sonuna kadar yönetmenin bu ses kaydını yayınlamasını bekledim. Fakat yayınlanmadı ve dedim ki "Yönetmen ucuz numaralara kaçmıyor. Tebrikler." Fakat başka kaynaklar vasıtasıyla dinlediğim şey ses kaydının tamamı mı bilmiyorum ama olayı epik hale getirmeye çalışan doktorun bahsettiği gibi şeyler gerçekleşmiyor. Hele hele kötü bir ruh halindeyseniz dinlemenizi tavsiye etmem fakat dinlerseniz yönetmenin neden ses kaydını yayınlamadığını anlarsınız çünkü pekte sinematik değil. Hatta izlenilen belgeselin lanse etmeye çalıştığından apayrı birşey yaşanıyor orda..
İlla belgeseli izleyecekseniz zaten daha belgeselin başında, sonunda ne yaşandığı anlatılıyor. Eğer ruh haliniz kaldırabilecek moddaysa ayının saldırı anını dinlemenizi tavsiye ederim. Dinledikten sonra belgesel biraz boş gelebilir ve en azından yaşananı bir kenara bırakıp yönetmen şöyle yönetmen böyle diye saçmalamazsınız. Çünkü yönetmenin tek yaptığı davranış bozukluğu gözle görülür düzeyde bir şahsın ayılarca parçalanması gibi brutal bir olayı sinematik hale getirip pazarlaması. Kimse kusura bakmasın da Timothy Treadwell acıdan bilinçsizce bağırarak yaşamını yitiriyor.
Utopia dizisine yorum yazdı:
Ufak bir ada ülkesinde geçen, rus tehdidine karşı ayıkmamızı sağlayan sonradan meğer olay daha büyükmüş ruslarında günahını aldık dedirten, sinematik açıdan üstdüzey ve sıradışı dizi.
Nasıl Sherlockta Jim Moriarty rolündeki Andrew Scott ünlü olsada şu adamı daha fazla izlesem dediysem aynısını bu dizide Jessica Hyde rolündeki Fiona O'shaughnessy için dedim kendisi tonalite gnaystan bile daha kayadır bence.. Psikopat katil Arby rolündeki Neil Maskell e gelince bu ingilizler orijinal psikopat profil nasıl oluşturulur çok iyi biliyorlar. Adam sadece sesli nefes alıp veriyor ve rahatsız olduğunu hissediyoruz yürüyüşü falan saymıyorum.. Çok beklentiye girmeden izlenirse oldukça keyif verebilir.
İbni Sina: Hekim filmine yorum yazdı:
ibn-i sinanın katarakt ameliyatı yaptığı iddaa edilirki filmde de yer veriliyor, hidrosefali gibi bir hastalıkla alakalı tam olarak bugünki tedavi yöntemini önermiştir ama filme göre apandist ameliyatında asistanlık yapar oldukça enteresan veya veba nedeniyle gelenler için tedavi yöntemi su içirip yaralarını kaşımalarını önlemektir.. bu adamın kitapları öldükten 700 sene sonra bile okutulmaya devam edildi bu kadar pasifize edilmemeliydi. diyebilirsinizki yönetmen sinanın kitaplarında yazan çağının ötesindeki tedavi yöntemlerine dair detaylara girse film çok uzardı.. film zaten saçma sapan şekilde çok uzundu ama ne yazıkki yönetmen tıp biliminin tarihsel gelişimini aktarmak yerine belli dinlerin mensuplarını yüceltme belli inanışlara sahip insanları alçaltma uğraşı içindeydi.. tarihi bir filmde bile bugünki egemen ve sömürücü siyasi yapının penceresinden bakmamızı sağlamaya çalışan bir zihin özgün bir zihin değildir.. bu ürettiğide sanatsal bir yapıt değil propagandadır.. ibni sina gibi ... Devamıibn-i sinanın katarakt ameliyatı yaptığı iddaa edilirki filmde de yer veriliyor, hidrosefali gibi bir hastalıkla alakalı tam olarak bugünki tedavi yöntemini önermiştir ama filme göre apandist ameliyatında asistanlık yapar oldukça enteresan veya veba nedeniyle gelenler için tedavi yöntemi su içirip yaralarını kaşımalarını önlemektir.. bu adamın kitapları öldükten 700 sene sonra bile okutulmaya devam edildi bu kadar pasifize edilmemeliydi. diyebilirsinizki yönetmen sinanın kitaplarında yazan çağının ötesindeki tedavi yöntemlerine dair detaylara girse film çok uzardı.. film zaten saçma sapan şekilde çok uzundu ama ne yazıkki yönetmen tıp biliminin tarihsel gelişimini aktarmak yerine belli dinlerin mensuplarını yüceltme belli inanışlara sahip insanları alçaltma uğraşı içindeydi.. tarihi bir filmde bile bugünki egemen ve sömürücü siyasi yapının penceresinden bakmamızı sağlamaya çalışan bir zihin özgün bir zihin değildir.. bu ürettiğide sanatsal bir yapıt değil propagandadır.. ibni sina gibi doğu dünyasının en önemli 3 4 aliminden birinin hikayesi bu propaganda filmiyle küçültülmüş.. gerçi bunada şükür sinaya siyah giydirip onuda molla gibi gösterebilirlerdi yapmayacakları şey değil.. unutmadan sinanın kadavra üzerinde çalışmadığı tam anlamıyla yalan kendisi en önemli buluşlarından biri olan büyük ve küçük kan dolaşımını dışardan bakarak keşfetmedi.. fakat filmde öyle bir hava varki sanki o dönemde doğu skolastikti.
Recep İvedik 4 filmine yorum yazdı:
film iyidir, kötüdür, rezildir izlemediğim için bilemiyorum fakat bildiğim şey filmi izleyip sonrada basitliğinden dem vurmanın çelişkili bir hareket olduğu.. madem basitliğinden yana sıkıntın var izleme.. buraya en az film kadar basit ve klişe eleştirilerini yazabilmek için mi izliyorsun? hayır serinin 1. filmi olsa neymiş diye izledik saçma sapan bir film çıktı deseler anlayacağımda 4. film.. beklentin neki?
Kardeşim İçin filmine yorum yazdı:
Bence bu film emperyalizme ufak ufak ekonomi ve savaş yoluyla göndermelerde bulunsada, savaşın insanı normallikten çıkartması dışında herhangi bir soruna değinmiyor. amacıda herhangi bir soruna değinmekmiş gibi durmuyor, kendini kasmıyor. Ailesine zarar verildiğinde sıradan bir erkeğin aldığı hali anlatıyor. bu kadar basit, son derece sade ve net şekilde.
ormanda geyiği öldürmemeyi tercih edecek kadar ince ruhlu karakterimiz kötüyü bu dünyadan silerken gözünü dahi kırpmıyor.
İzlediğim en sağlam erkek filmlerinden biri gösterişten ve abartıdan uzak. insanları sıkmasının sebebi amerikan sinemasının içi boş şatafatına alışmalarından kaynaklı. Öyle bir erkek filmiki bale ve filmin tek kadın karakteri saldananın köprüdeki sahnesinde sahnede yaşanana yakın bişey yaşamasanız bile o empatiyi yaptırıyor, yumruğunuzu sıkıyorsunuz, üzüyor.. son sahnede çalan pearl jam den release de adeta filmin mesajını tamamlıyor. Bu filmi erkek filmlerinden cid ... DevamıBence bu film emperyalizme ufak ufak ekonomi ve savaş yoluyla göndermelerde bulunsada, savaşın insanı normallikten çıkartması dışında herhangi bir soruna değinmiyor. amacıda herhangi bir soruna değinmekmiş gibi durmuyor, kendini kasmıyor. Ailesine zarar verildiğinde sıradan bir erkeğin aldığı hali anlatıyor. bu kadar basit, son derece sade ve net şekilde.
ormanda geyiği öldürmemeyi tercih edecek kadar ince ruhlu karakterimiz kötüyü bu dünyadan silerken gözünü dahi kırpmıyor.
İzlediğim en sağlam erkek filmlerinden biri gösterişten ve abartıdan uzak. insanları sıkmasının sebebi amerikan sinemasının içi boş şatafatına alışmalarından kaynaklı. Öyle bir erkek filmiki bale ve filmin tek kadın karakteri saldananın köprüdeki sahnesinde sahnede yaşanana yakın bişey yaşamasanız bile o empatiyi yaptırıyor, yumruğunuzu sıkıyorsunuz, üzüyor.. son sahnede çalan pearl jam den release de adeta filmin mesajını tamamlıyor. Bu filmi erkek filmlerinden ciddi anlamda hoşlananlar izlesin. İyi puan alan erkek filmlerini başucuna alanlar değil.. karaktere empati yapabilecekler.. açıkcası kadınlarında çok seveceğini sanmıyorum..
bence oyuncu seçimleri ideal.. özellikle christian bale. bu karakteri başka kim bu kadar gerçek ve inandırıcı kılabilirdi bilemiyorum robert de nironun gençlik halleri olmadığı kesin. casey afflecke gelirsek benim gözümde amerikanın yetiştirdiği en iyi oyunculardandı, perçinledi bu rolüyle.. bu adam dün robert forddu.. woody harrelsonsa psikopat roller için biçilmiş kaftanmışta haberimiz yokmuş. forest whitakera gerek yoktu standartüstü bir oyuncu ama adam oscar aldıktan sonra doğru düzgün bir rolde oynamadı burdaki rolü içinde fazla..
ek olarak filmin prodüktörleri arasında özellikle leonardo dicaprio artı olarak ridley scott ın yer almasıda filmin rahatça küçümsenemeyecek bir yapım olduğunun göstergesi.
Malavita: Belalı Tanık filmine yorum yazdı:
ben pek sevemedim..yinede kıyaslamak gerekirse robert de nironun son zamanlarda oynadıgı birkaç iyi filmden biri.. nicolas cage le adeta yarış içindeler.. "hangimiz daha fazla saçma sapan filmde oynayacağız?" diye.. ayrıca silver lining playbooku tenzih ederim..
filme gelirsek tek hoşuma giden gangsterlerin trenden inip arabalara bindikleri sahne ve o esnada çalan gorillaz dan clint eastwood.. Ayrıca; robert de nironun rüyasında çalan, içinde İstanbul sözünün geçtiğini düşündüğüm müzik ve sahneyle uyumuda hiç fena değildi.. kısacası müzik kullanımları iyiydi..
filme dair en itici şey ise amerikalıların her zamanki gibi kendini nimetten sayması.. diğer kültürlerin mensuplarını gereksiz, aptal ve sıkıcı lanse etmeye çalışması..
Kapışma filmine yorum yazdı:
Karakterlerine ayrı ayrı hayran kaldığım film.. hepsi birbirinden farklı, ilgi çekici ve gerçekçi.. turkish, russian boris, tommy, brick top, cousin avi, franky four fingers hatta errol ve tabiki migi..
Filmden güzel bir kesit;
http://www.youtube.com/watch?v=5BuvEIJh9F8
Yazan arkadaşların iddaa ettiğine göre bazı önemli kısımlar çıkartılmış, kötü bir çevrim olduğunu söyleyenler olmuş, kitabını henüz okumadığımdan ve başka çevrimlerini henüz izlemediğimden tam net birşey söyleyemeyeceğim. Zaten sinematik anlamda ortalama bir iş gibi duruyor görsellikmiş, oyuncularmış, müziklermiş vs. Açıkçası filmin o kısmı umurumda da değil. Fakat senaryo, kitap, içerik, vurgulanan ana tema artık adına ne derseniz beni kendine hayran bıraktı. Bu film aslına bakarsanız bir yaşam tarzını temsil ediyor. ... Devamı
Yazan arkadaşların iddaa ettiğine göre bazı önemli kısımlar çıkartılmış, kötü bir çevrim olduğunu söyleyenler olmuş, kitabını henüz okumadığımdan ve başka çevrimlerini henüz izlemediğimden tam net birşey söyleyemeyeceğim. Zaten sinematik anlamda ortalama bir iş gibi duruyor görsellikmiş, oyuncularmış, müziklermiş vs. Açıkçası filmin o kısmı umurumda da değil. Fakat senaryo, kitap, içerik, vurgulanan ana tema artık adına ne derseniz beni kendine hayran bıraktı. Bu film aslına bakarsanız bir yaşam tarzını temsil ediyor. Egemen kültür tarafından modası geçmiş, sıkıcı, geleneksel diye hedef alınan, yok edilmenin eşiğindeki bir yaşam tarzını. Sahte olmamayı, dürüst, cesur ve açık olmayı, prensip sahibi olmayı, kısacası insan olmayı anlatıyor.
Ayrıca kitabın ve filmin ismi Jane Eyre yerine True Romance olsaydı daha yerinde olurdu diye düşünüyorum. Çünkü tam olarak onu tarif ediyor.