9 yıl önce
Lady Macbeth filmine yorum yazdı:
Sen Kiminle Dans Ediyorsun? filmine yorum yazdı:
Eksikler, klişeler var mıydı? Evet. Vardı. Ama eğlendim ve güldüm. Bence kendi kategorisinde oldukça hoş bir filmdi.
Delikanlı filmine yorum yazdı:
hayalperest olan rocky değil boy'du bence. bu yüzden erken büyümek zorunda kalan da boy oldu. boy büyürken alamein'de yetişkinliğe gerçek bir adım atmış oldu.
sade anlatımı ile harikulade bir film.
ayrıca taika waikiki'nin what we do in the shadows'dan sonra izlediğim ikinci filmi oldu bu. ve yine bayıldım. özgündü.
Tanrı'nın Eseri Şeytanın Parçası filmine yorum yazdı:
"good night, you princess of maine, you kings of new england" :)
yetimhane sahneleri hariç benim için pek akılda kalıcı tarafı olmayan filmdir. güzel sahneleri olmakla birlikte orta halli bir filmdi diyelim.
The Painting Pool filmine yorum yazdı:
Bir kavanoz düğme ve tek bir şarkı ile elektriği gitmiş bir evde ne de güzel mutlu olunur, biliyor muydunuz...
Spoiler----
Bu film kusur bildiğimiz şeylerin hayatı biraz zorlaştırdığını inkar etmeyerek fakat insan için fiziksel veya zihinsel azlığın duygusal derinlikten yoksun olmak olmadığını, hatta bazen "normal" dediğimiz şeyin daha yalın olmaktan bizi nasıl alıkoyduğunu anlatıyor. Öte yandan ise iyi insanların çocuğu olmanın da zor veya yetmeyen bir şey olabildiğini anlatıyor. Bir çeşit haksızlık hissine öfkelenmemek zordur. Sadece sevginin yetmediği zamanlarda acımasız olabilir insan, hele de çocuk yaştaysa... Normal dışı olmaktan ötürü mahcup hissetmek, bundan bıkıp öfkelendiği için kendinden utanmak... Yetişkin insanların bile bocaladığı karışık duygularla henüz çocukken uğraşmak daha zordur.
Spoiler-----
Mükemmel bir bütünün parçası olmak için mükemmel olmasak da olabiliyor bazen. Uyum, devam için yetmediği zamanlarda tek başına olmanın o bütünün içinde yer almak kadar parı ... DevamıBir kavanoz düğme ve tek bir şarkı ile elektriği gitmiş bir evde ne de güzel mutlu olunur, biliyor muydunuz...
Spoiler----
Bu film kusur bildiğimiz şeylerin hayatı biraz zorlaştırdığını inkar etmeyerek fakat insan için fiziksel veya zihinsel azlığın duygusal derinlikten yoksun olmak olmadığını, hatta bazen "normal" dediğimiz şeyin daha yalın olmaktan bizi nasıl alıkoyduğunu anlatıyor. Öte yandan ise iyi insanların çocuğu olmanın da zor veya yetmeyen bir şey olabildiğini anlatıyor. Bir çeşit haksızlık hissine öfkelenmemek zordur. Sadece sevginin yetmediği zamanlarda acımasız olabilir insan, hele de çocuk yaştaysa... Normal dışı olmaktan ötürü mahcup hissetmek, bundan bıkıp öfkelendiği için kendinden utanmak... Yetişkin insanların bile bocaladığı karışık duygularla henüz çocukken uğraşmak daha zordur.
Spoiler-----
Mükemmel bir bütünün parçası olmak için mükemmel olmasak da olabiliyor bazen. Uyum, devam için yetmediği zamanlarda tek başına olmanın o bütünün içinde yer almak kadar parıltılı olmadığını hatırlatan bir film oldu bu benim için. Elimizdeki şartların adaletini sorgulamak ne kadar insancaysa bunları olduğu gibi kabul edebilmek de insancadır. Erdemli olup, haksızlık hissinin etkisiyle, haksızlık etmemek ise zordur ama öğrenilebilir...
Daha İyi Bir Hayat filmine yorum yazdı:
Sevdiğim tarzda filmlerden. Bir sürü şey oluyor fakat hiçbir şey oldu bittiye gelmiyor. Eksik, kusur bulsanız bile o hani vardır ya "gerçekte böyle." hissini yaşıyor, olanları düşünüp kendinizi kişilerin yerine koyabiliyorsunuz.
Öte yandan bu filmi huzurlu bir zamanda izleyin. Bir önceki gece "ne hayatlar var" der, ertesi gün hayatınıza kaldığınız yerden devam edersiniz... Kalkıp da benim gibi moralinizin kötü olduğu bir gün ismine aldanıp konusuna bile bakmadan izlerseniz büyük ihtimal olmayan moraliniz iyice dibe vurur, bir sonraki günü heba edersiniz.
Bu kısım, günah çıkarma ve ağır spoiler olan kısım :). İşlerin kötüye gideceğini anladığım halde kendimi durduramadım ve sonuna kadar (peri masalı izlemediğimi biliyorum elbette) bir umutla iyiye işaret birşeyler olsun istedim. Ha arada çok samimi anlar oldu, küçük mutluluklar ama kime ne fayda.Hasılı kelam "bir gram şeker için bir kilo keçiboynuzu yedim" arkadaşlar.
Ee yani diyen var ... DevamıSevdiğim tarzda filmlerden. Bir sürü şey oluyor fakat hiçbir şey oldu bittiye gelmiyor. Eksik, kusur bulsanız bile o hani vardır ya "gerçekte böyle." hissini yaşıyor, olanları düşünüp kendinizi kişilerin yerine koyabiliyorsunuz.
Öte yandan bu filmi huzurlu bir zamanda izleyin. Bir önceki gece "ne hayatlar var" der, ertesi gün hayatınıza kaldığınız yerden devam edersiniz... Kalkıp da benim gibi moralinizin kötü olduğu bir gün ismine aldanıp konusuna bile bakmadan izlerseniz büyük ihtimal olmayan moraliniz iyice dibe vurur, bir sonraki günü heba edersiniz.
Bu kısım, günah çıkarma ve ağır spoiler olan kısım :). İşlerin kötüye gideceğini anladığım halde kendimi durduramadım ve sonuna kadar (peri masalı izlemediğimi biliyorum elbette) bir umutla iyiye işaret birşeyler olsun istedim. Ha arada çok samimi anlar oldu, küçük mutluluklar ama kime ne fayda.Hasılı kelam "bir gram şeker için bir kilo keçiboynuzu yedim" arkadaşlar.
Ee yani diyen var ise: bence izleyin. Böyle filmleri izlemek lazım, ki ayağımız yerde kalsın.
Bir Erkek Hakkında filmine yorum yazdı:
İsmi geçince güzel bir şey diye hatırladığım film. Ne konu ne müzik ne de Hugh Grant hariç oyuncu ismi kalmış aklımda. Kim ne kadar zaman geçmiş üzerinden. Bugün yeni bir film izlemek yerine izlediklerimden bir film izleyeyim dedim ve konusunu bile unuttuğum bu filme rastgelince çok da aranmadım doğrusu. Şimdi yeni tanımımı yapıyorum: Klişe aşırılıklarıla başlayıp normalleşen, sıradanlaşan, olağanlaşan ve keyiflendiren film.
Brooklyn Nine-Nine dizisine yorum yazdı:
dizinin geneli için bir fikir olsun diye: gülme efekti yok. dolayısıyla gülüyorsanız eğer eğlendiğiniz için gülüyorsunuz, bir efekte eşlik etmiyorsunuz.
Zamana Güzellik Kat filmine yorum yazdı:
aslında içerisinde gerçekten güzel sahneler ve replikler var ama insanın üzerinde kuvvetli bir tesiri olan filmlerden değil. böyle desemde bahsedilmeye değer şeyleri olan bir film:
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde o ... Devamıaslında içerisinde gerçekten güzel sahneler ve replikler var ama insanın üzerinde kuvvetli bir tesiri olan filmlerden değil. böyle desemde bahsedilmeye değer şeyleri olan bir film:
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde oluşan görüntüsü' olarak. sanki o an gördüğü şeyi, gördüğü kişideki pırıltıyı, aklında olan biten bir düzenleme ile çizilebilecek bir hale getiriyor gibi...
süre konusunda ben de daha kısa tutulabilirmiş diye düşündüm. ama bu, bu filmi zaman kaybı yapmaz kesinlikle.
İçinde Yaşadığım Deri filmine yorum yazdı:
izlediğim ikinci almovar filmi. habersizce. ilkinde ne kadar sarsıldıysam bunda da o kadar sarsıldım.
önceliklee...daha erken bir saatte izlenilmeliymiş bu film. yanlış anlaşılmasın korkusundan, geriliminden dolayı değil. kasvetinden sıyrılabilmenin kolay olabilmesi için.
---belki biraz spoiler---
başlangıçta bilim için olan sonradan sapkınca bir hale gelen merakını, özlemi ve ardından öfkeyi bahane ederek intikam haline getirmek. daha sonra intikam aldığın şeye tutkuyla, tapınırcasına saplantı duymak.
robert'i (filmi değil robert'i) izleyen biri ne demek istediğimi anlayacaktır.
---spoiler sonu---
aşağıda ben izlemeyeyim ama ne var ne yok bir bakıp çıkayım diyecekler için filmi özetledim. sonu dahil yazıyor sayılır. bu sebeple izleyecekseniz okumamanızı tavsiye ederim.
---çok ağır spoiler---
Çok sığ bir yorumla özetlemek gerekirse: Kadın istemediği bir hayatta mutlu olmak, tatmin olmak istiyor. Ama Madam Bovary'nin kocası ne kadar otsa, bunun kocası da o kadar odun çıkıyor. Kadın ilk fırsatta aldatıyor ve tutunduğu bu dal elinden kopup gitmesin diye elinden geleni ardına koymayıp sakin bir şekilde önüne çıkanı çoluk çocuk, kadın, yaşlı filan demeden harcıyor. Hatta o kadar ki en sonunda bağlandığı adamı bile harcıyor. Sevdiği diyemeyeceğim. Öyle sevgi olmaz.
En nihayetinde bütün bu olanlar kendisini en başından daha da geriye sürüklüyor. Deli ... Devamı
aşağıda ben izlemeyeyim ama ne var ne yok bir bakıp çıkayım diyecekler için filmi özetledim. sonu dahil yazıyor sayılır. bu sebeple izleyecekseniz okumamanızı tavsiye ederim.
---çok ağır spoiler---
Çok sığ bir yorumla özetlemek gerekirse: Kadın istemediği bir hayatta mutlu olmak, tatmin olmak istiyor. Ama Madam Bovary'nin kocası ne kadar otsa, bunun kocası da o kadar odun çıkıyor. Kadın ilk fırsatta aldatıyor ve tutunduğu bu dal elinden kopup gitmesin diye elinden geleni ardına koymayıp sakin bir şekilde önüne çıkanı çoluk çocuk, kadın, yaşlı filan demeden harcıyor. Hatta o kadar ki en sonunda bağlandığı adamı bile harcıyor. Sevdiği diyemeyeceğim. Öyle sevgi olmaz.
En nihayetinde bütün bu olanlar kendisini en başından daha da geriye sürüklüyor. Deliliğiyle yalnız kalıyor diyebiliriz...
---spoiler sonu---