Pasolini’ nin bu filmi benim içinde, içinde barındırdığı konu ve anlatım tarzı bakımından kült film olarak değerlendirdiğim filmlerden biri oldu. izlerken etkileniyor insan doğal olarak ama çok abartılı bir anlatımdan uzak olması ( konu değil yanlış anlaşılmasın anlatım olarak sade) daha rahat izlememi sağladı. karakterlerin her türlü sapkınlığı böylesi sapkın olmayan oyunculukla yansıtması ayrıca övgüye değer bence. filmde anlatılan faşizm, sadizm, cinsel istismar, kişiliğe yönelik istismar bir çok insanın doğasında olup da kesinlikle bastırması gereken sapkınlıklar ne yazık ki ezelden günümüze kadar olan gerçekler (buna eşcinselliği katmadığımı kesinlikle belirtmek isterim çünkü o insanın doğasında yada seçimlerinde olan yaşam ve kimlik bu başkasının eleştireceği yada yargılayabileceği br konu değil bence) . ve bu konuları bu kadar özendirmekten ve hiç bir istek uyandırmadan salt iğrençliği bu kadar yalın anlatabilmesi de göz ardı edilmemelidir. Özellikle de günümüz aksiyon filmlerin... Devamı
Pasolini’ nin bu filmi benim içinde, içinde barındırdığı konu ve anlatım tarzı bakımından kült film olarak değerlendirdiğim filmlerden biri oldu. izlerken etkileniyor insan doğal olarak ama çok abartılı bir anlatımdan uzak olması ( konu değil yanlış anlaşılmasın anlatım olarak sade) daha rahat izlememi sağladı. karakterlerin her türlü sapkınlığı böylesi sapkın olmayan oyunculukla yansıtması ayrıca övgüye değer bence. filmde anlatılan faşizm, sadizm, cinsel istismar, kişiliğe yönelik istismar bir çok insanın doğasında olup da kesinlikle bastırması gereken sapkınlıklar ne yazık ki ezelden günümüze kadar olan gerçekler (buna eşcinselliği katmadığımı kesinlikle belirtmek isterim çünkü o insanın doğasında yada seçimlerinde olan yaşam ve kimlik bu başkasının eleştireceği yada yargılayabileceği br konu değil bence) . ve bu konuları bu kadar özendirmekten ve hiç bir istek uyandırmadan salt iğrençliği bu kadar yalın anlatabilmesi de göz ardı edilmemelidir. Özellikle de günümüz aksiyon filmlerinin şiddeti, sapkınlığı haksız kazanç ve istismarı çok fazla süsleyip insanların gözüne kötü adamları birer halk kahramanı ya da karizmatik yaşamlar olarak sunduklarını görerek bu filme hala kötü diyebilmeyi anlayamadım. ayrıca filmi başka açıdan değerlendirirsek anlatılan konuların savaşlar zamanı bir çok sivile de uygulandığını da düşünmekteyim. bu filmi genel olarak algılarsak bütün yönleriyle her ne ırktan dinden bir devlet olursa olsun (hepsi olmasa da) savaş zamanı kendinden olmayan sivil halka benzer bazen daha hafif bazen de daha şiddetli zulümler yaptıklarını bilinmektedir. bu anlamda da bence bu film insanın gücünü başkasını sömürmekte, ezmekte, işkence yapmakta ve daha bir çok aşırı abartılı sadizimle cezalandırmakta olduğunu da ortaya koymaktadır bir anlamda da bana göre . bir çoğumuz görmezden gelmek istemiyoruz artık bu gibi durumları ve sesimizi sanatın her hangi bir dalıyla böylesi çarpıcı şekilde ortaya koyan insanlara da ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. bu sebepten dolayı da savaşın toplumlar üzerindeki etkisini bir anlamda da bu kadar az insana indirgeyerek salt belirli kesim insanın doğasının iğrençliğiyle ele alıp anlattığını düşünüyor ve ustayı saygıyla anıyorum.
ayrıca direk olarak kapitalizmin nasıl bir şey olduğunu ve filmdeki gibi bize nasıl gümüş kaşıkla sunulduğunu ortaya koyuyor. bana göre faşizm ve kapitalizm (kendi doğaları gereği) daha yalın anlatılamazdı.
Yaşadığımız dünyada gördüğüm birçok olay doğrultusunda şunu söyleyebilirim ki Marquis de Sade ın insanın insansal yanını yitirdiğinde neler olabileceğine ilişkin kurgusal düşüncelerine katılmamak mümkün değil. Bir anlamda film de anlatılanlar bile yetersiz kalabiliyor.
aşırı tepkili arkadaşlara da anlayışlarına sığınarak şunu önermek istiyorum teknik yada görsel olarak incelesinler izlediklerini ve eğer bir şey anlamıyorsalar da en azından anlamayı istemedikleri hiç bir yapıtın arkasından atıp tutmasınlar hiç hoş ve anlaşılır eleştiri değil de direk anlamadıkları konuda atıp tutmaktan ileriye bir davranış olmamış çünkü.
....................
Bir arkadaşın kapitalizm bu filmin neresinde tarzındaki mesajına karşılık kendi yorumumla bu filmde kapitalizme gönderme yapıldığını düşündüğüm kısmı açıklamak istedim.
Filmde toplu olarak gaita yedirdikleri o meşhur sahneyi salt iğrençlik üzerinden faşizm olarak algılamak ve yorumlamak biraz safça bir yaklaşım olarak kalıyor bence. Baktığımız da günümüz toplumlarında bu milyon dolarlardan bahsedilen reklam sektörünün bize sunduğu ürünler, sürekli toplu taşım araçlarında, reklam panolarında, tv ekranlarında, şuan daha yaygın olan internet ortamlarından gözümüze sokluyor, beynimize kazınıyor. Renkli ambalajlarda, çok çeşitli aslında çoğu da fazlasıyla sağlıksız, gereksiz ürünleri bize her gün pazarlamaları ve bizimde onları tüketmemiz değimlidir şu dönemde kapitalizmin üzerimize çökmesi. Gümüş kaşıkla toplu olarak gaita yedirme olarak göstermek dışında bu yapıyı daha nasıl bu kadar açık ve keskin anlatabilirdi ki bir film?
ayrıca direk olarak kapitalizmin nasıl bir şey olduğunu ve filmdeki gibi bize nasıl gümüş kaşıkla sunulduğunu ortaya koyuyor. bana göre faşizm ve kapitalizm (kendi doğaları gereği) daha yalın anlatılamazdı.
Yaşadığımız dünyada gördüğüm birçok olay doğrultusunda şunu söyleyebilirim ki Marquis de Sade ın insanın insansal yanını yitirdiğinde neler olabileceğine ilişkin kurgusal düşüncelerine katılmamak mümkün değil. Bir anlamda film de anlatılanlar bile yetersiz kalabiliyor.
aşırı tepkili arkadaşlara da anlayışlarına sığınarak şunu önermek istiyorum teknik yada görsel olarak incelesinler izlediklerini ve eğer bir şey anlamıyorsalar da en azından anlamayı istemedikleri hiç bir yapıtın arkasından atıp tutmasınlar hiç hoş ve anlaşılır eleştiri değil de direk anlamadıkları konuda atıp tutmaktan ileriye bir davranış olmamış çünkü.
....................
Bir arkadaşın kapitalizm bu filmin neresinde tarzındaki mesajına karşılık kendi yorumumla bu filmde kapitalizme gönderme yapıldığını düşündüğüm kısmı açıklamak istedim.