3 ay önce
Şirket filmine yorum yazdı:
Film ilk bakışta biraz Şeytanın Avukatı filmini andırdı. Tom Cruise'a avukat rölü çok yakışmış ve filmde genel olarak fena sayılmazdı, ben beğendim.
Şirket filmine yorum yazdı:
Film ilk bakışta biraz Şeytanın Avukatı filmini andırdı. Tom Cruise'a avukat rölü çok yakışmış ve filmde genel olarak fena sayılmazdı, ben beğendim.
Vampirle Görüşme filmine yorum yazdı:
Vampirle Görüşme filmi kesinlikle gotik atmosferi ve karanlık romantizmiyle etkileyici bir deneyim sunuyor. Brad Pitt’in melankolisi ve Tom Cruise’un karizmatik Lestat yorumu filmi taşıyor. Ağır temposuna rağmen estetik açıdan büyüleyici ve akılda kalıcı bir yapım.
Şeytanın Avukatı filmine yorum yazdı:
Şeytanın Avukatı, insanın zaaflarını ve hırsını şeytani bir cazibeyle anlatan güçlü bir yapım. New York’un soğuk ve ihtişamlı atmosferi, karakterlerin içsel çöküşüyle paralel ilerliyor. Finalde verilen mesaj ise izleyiciyi uzun süre düşünmeye zorluyor.
"Bak ama dokunma. dokun ama tatma. tat ama yutma ... Cennette hizmet etmektense cehennemde hüküm sürmek daha iyidir." "Kibir favori günahımdır." Replikler muazzam.
The Disaster Artist filmine yorum yazdı:
Filme aşırı güldüm beklediğimden de iyidi ve dehşet oyunculuğuyla James Franco resmen adamın gülüşüne kadar aynısı çıkartmış filmin birebir aynısını çekmişler. O meşhur gülüşü ve "Vurmadım ona. Yalan hepsi. Palavra. Vurmadım ona. Vurmadım diyorum ya.
Aa selam Mark." repliği koparttı.
The Room filmine yorum yazdı:
Gelmiş geçmiş en saçma mantıksız filmdir mesela. Absürtlüğüne gülmekten öldüm....
Ama işin garibi, bu saçmalık öyle sıradan değil; resmen kült olmuş bir felaket. Oyunculuklar donuk, diyaloglar yapay zekâ yazmış gibi kopuk, sahneler arasında mantık diye bir şey yok. Bir karakter giriyor, iki dakika sonra ortadan kayboluyor, kimse sormuyor. Dram diye izliyorsun, komedi diye kahkaha atıyorsun.
Tommy Wiseau’nun oyunculuğu ayrı bir olay: Ne hissetmesi gerektiğini bilmiyor ama her sahnede çok derin bir şeyler yaşadığını sanıyor. Aşk sahneleri gereksiz uzun, tekrar tekrar aynı şeyler oluyor ve müzik sanki yanlış filme eklenmiş. Finalde olması gereken duygusal yıkım yerine “Bu da mı oldu şimdi?” diyorsun.
Kısacası bu film iyi olduğu için değil, kötü olduğu için efsane. O "Ah haha' gülüşü unutamayacağım
Salo Ya Da Sodom'un 120 Günü filmine yorum yazdı:
Yapacağınız filmin… Bu iğrenç ve sapkın zihniyetlerin ürünü böyle bir şey olabilir. sadece rahatsız edici değil, aynı zamanda izleyiciyi şoke etmek uğruna her türlü sınırı zorlayan, mide bulandırıcı bir deneyim. Elbette film tarihsel ve politik bir alegori sunmaya çalışıyor, ancak bunu yaparken seçtiği yöntemler öyle aşırı, öyle rahatsız edici ki mesaj tamamen arka planda kayboluyor.
Sanatsal cesaret farklı bir şeydir, izleyiciyi istemeden travmatize etmek bambaşka. Bu filmdeki şiddet, işkence ve aşağılamalar bana göre “anlamlı bir sanat” olmaktan çok uzak. Bir noktadan sonra sadece izleyiciyi sınayan bir deney haline geliyor.
Tron: Ares filmine yorum yazdı:
Evan için izledim genel olarak idare ederdi ve görsel efektler baya iyidi.
Playground filmine yorum yazdı:
Şey durağan filmler beni pek sarmıyor ama bu filmin içine işleyen bir atmosferi vardı. Küçük bir çocuğun gözünden dünyayı bu kadar etkileyici anlatamaz. Nora’nın masumiyetiyle yüzleştiğimiz akran zorbalığı sahneleri içimi burktu ama bir o kadar da düşündürdü. Bitirdikten sonra derin bir anlatım bırakıyor geride.
Öğretmenler Odası filmine yorum yazdı:
Bazı filmler insanın içine sessizce işler, bu da onlardan biriydi. Gerilimini hissettirmeden kuruyor, sonra bir anda kalbine oturuyor. Her sahnesi ince düşünülmüş, atmosferi büyüleyici çok beğendim.
Yeşil Sokak Holiganları filmine yorum yazdı:
Bazı filmler bitince bile havası üstünden gitmez ya, işte öyle bir şeydi. Pete reis’in enerjisi sahnelere bambaşka bir ruh katmış. Sertti ama samimiydi.