fark ettiğim başka bir şeyse hep monoton bir hayatı olan ve o hayata gelmek için çaba gösteren insanların sıkıcı yaşamlarını değiştiren hayatlarına yön veren ve ya toptan değiştiren olaylar anlatılıyor..ve genelde ölen insanları filmler bize kahraman gibi gösteriyor. bu filmle alakası olsun olmasın genelde sinemada iyilerin ölümü büyük bir kahramanlık hikayesi olarak gösteriliyor.
ben genel itibari ileAmadeu karakteri gerçekten başarılı buldum ve hikayenin temel taşı diyebiliriz. en azından benim için.
geçen replikler ve uyarlanan kitaptaki sözler o kadar güzel ki etkilenmemek elde değil.
tavsiye ederim.bu tarz sakin filmler izlemek isteyenler için ideal.
O kadar ince; keyifli, abartılmadan ve de sulandırılmadan anlatılmış portekiz devrimin perde arkasıdan bir kesit. Aşkın dostluğun ve sadakatin ince ince sorgulanması.Yer yer filmin kimi cümleleri tekrar başa alıp dinlenesi; devrime ve güzel günlere inanmış ve her 1 Mayısta bu inancın kararlığıyla alanlara dökülenler için daha da manidar film.
Üretim sürecinde aynı konuyu ele alan iki sanat dalının yorumlarının da farklı olması gayet doğal ve olması gereken de bu. Kitaba göre film değerlendirildiğinde ya BBC nin yaptığı gibi eli ayağı düzgün uyarlamalar bekleriz ya da bizimkilerin yaptığı şekilde lastik gibi uzayan ucubik diziler ile karşılaşırız. Değerlendirme her sanatın kendi iç dinamikleri içinde yapılmalı.
Başlangıcı mantıksal bir zemine oturmamış olan film, oyunculuğu, görselliği ve kurgusuyla bu zaafının üstünü örtüyor.
Genç karakterlerin yaşlılıklarının usta oyuncular tarafından canlandırılması oyunculuk açısından güzel olsa da, Jorge O'Kelly karakterini canlandıran August Diehl-Bruno Ganz ve Joao Eça karakterini canlandıran Marco D'Almeida-Tom Courtenay çifti dışındaki eşleşmelerde fiziksel karakter benzerliği yaratılamamış.
Tıpkı ülkemizde olduğu gibi aşkın öldürüldüğü, yaşanamamış ya da eksik yaşanmış bir dönemi (bkz 12 Eylül) çok güzel anlatıyor şu konuşmalar;
"Bizde sadakat sebeplerinin listesi vardı.
Diğer... Devamı
Üretim sürecinde aynı konuyu ele alan iki sanat dalının yorumlarının da farklı olması gayet doğal ve olması gereken de bu. Kitaba göre film değerlendirildiğinde ya BBC nin yaptığı gibi eli ayağı düzgün uyarlamalar bekleriz ya da bizimkilerin yaptığı şekilde lastik gibi uzayan ucubik diziler ile karşılaşırız. Değerlendirme her sanatın kendi iç dinamikleri içinde yapılmalı.
Başlangıcı mantıksal bir zemine oturmamış olan film, oyunculuğu, görselliği ve kurgusuyla bu zaafının üstünü örtüyor.
Genç karakterlerin yaşlılıklarının usta oyuncular tarafından canlandırılması oyunculuk açısından güzel olsa da, Jorge O'Kelly karakterini canlandıran August Diehl-Bruno Ganz ve Joao Eça karakterini canlandıran Marco D'Almeida-Tom Courtenay çifti dışındaki eşleşmelerde fiziksel karakter benzerliği yaratılamamış.
Tıpkı ülkemizde olduğu gibi aşkın öldürüldüğü, yaşanamamış ya da eksik yaşanmış bir dönemi (bkz 12 Eylül) çok güzel anlatıyor şu konuşmalar;
"Bizde sadakat sebeplerinin listesi vardı.
Diğerlerine karşı suçluluk hissi.
Çekilen çileler, ortak mücadele,
ortak metanet...
...zayıflık, yakınlık özlemi...
...ortak nefret, müşterek mizaç,
ve buna benzer şeyler.
- Peki ya aşk?
- Biz ona inanmazdık.
Aşırı duygusal kelimelerden sakınırdık."
"""Aşırı duygusal kelimelerden sakınırdık""" bir dönem gençliği bunları yaşamak zorunda bırakıldı...
kitabını okumadan önce izlediğim filmdir. sonrasında izleseydim fazlasıyla beklenti içine girmiş olurdum. yine de başucu filmi olmaya şayan bir filmdir.
"Bir yeri terk ettiğimizde orada bizden bir şeyler kalır. Ve içimizde bazı şeyler vardır ki sadece oraya dönerek bulabiliriz. Çok kısa bir süreliğine de olsa hayatımıza sahnelik eden bir yere gittiğimizde ruhumuza yolculuk ederiz."
@granit
12 yıl önce
7.4 / 10
ben genel itibari ileAmadeu karakteri gerçekten başarılı buldum ve hikayenin temel taşı diyebiliriz. en azından benim için.
geçen replikler ve uyarlanan kitaptaki sözler o kadar güzel ki etkilenmemek elde değil.
tavsiye ederim.bu tarz sakin filmler izlemek isteyenler için ideal.
@anotherearth
12 yıl önce
8 / 10
@pinkfelis
13 yıl önce
@poormf
13 yıl önce
7.3 / 10
Başlangıcı mantıksal bir zemine oturmamış olan film, oyunculuğu, görselliği ve kurgusuyla bu zaafının üstünü örtüyor.
Genç karakterlerin yaşlılıklarının usta oyuncular tarafından canlandırılması oyunculuk açısından güzel olsa da, Jorge O'Kelly karakterini canlandıran August Diehl-Bruno Ganz ve Joao Eça karakterini canlandıran Marco D'Almeida-Tom Courtenay çifti dışındaki eşleşmelerde fiziksel karakter benzerliği yaratılamamış.
Tıpkı ülkemizde olduğu gibi aşkın öldürüldüğü, yaşanamamış ya da eksik yaşanmış bir dönemi (bkz 12 Eylül) çok güzel anlatıyor şu konuşmalar;
"Bizde sadakat sebeplerinin listesi vardı.
Diğer ... Devamı
Başlangıcı mantıksal bir zemine oturmamış olan film, oyunculuğu, görselliği ve kurgusuyla bu zaafının üstünü örtüyor.
Genç karakterlerin yaşlılıklarının usta oyuncular tarafından canlandırılması oyunculuk açısından güzel olsa da, Jorge O'Kelly karakterini canlandıran August Diehl-Bruno Ganz ve Joao Eça karakterini canlandıran Marco D'Almeida-Tom Courtenay çifti dışındaki eşleşmelerde fiziksel karakter benzerliği yaratılamamış.
Tıpkı ülkemizde olduğu gibi aşkın öldürüldüğü, yaşanamamış ya da eksik yaşanmış bir dönemi (bkz 12 Eylül) çok güzel anlatıyor şu konuşmalar;
"Bizde sadakat sebeplerinin listesi vardı.
Diğerlerine karşı suçluluk hissi.
Çekilen çileler, ortak mücadele,
ortak metanet...
...zayıflık, yakınlık özlemi...
...ortak nefret, müşterek mizaç,
ve buna benzer şeyler.
- Peki ya aşk?
- Biz ona inanmazdık.
Aşırı duygusal kelimelerden sakınırdık."
"""Aşırı duygusal kelimelerden sakınırdık""" bir dönem gençliği bunları yaşamak zorunda bırakıldı...
@eliktu
13 yıl önce
@palomarx
13 yıl önce
@kieslowski_mavi
13 yıl önce
lizbon'a gece treni; amadeu de prado'dur. mundus'tur. yüzleşmektir.
her sayfada biraz daha prado'yu ve gregorius'u ve biraz daha kendini bulacaktır okur. film tam olarak bu sebeple iç acıtır.
kitabı okuyan ve ansızın lizbon'a bir bilet alanlar bu filmi izlemesin.
kitabı okuyan ve ansızın lizbon'a bir bilet alamayanlar bu filmi izlemesin.
@fever
13 yıl önce
7.5 / 10
ceremi ayrıns ne kadar yaşlanmış yaa
lizbon'a mutlaka gitmeliyim
başkalarının hayatı'ndaki kadının edaları büyüleyici
derinleştirememişler
bir edukators ya da Das Leben der Anderen (evek kopyala yapıştır) değil
ama lizbon ve ayrıns için bile izlenir ek olarak konu (her ne kadar damara zerk edilememiş olsa da) güzel.
izleyen pişman olmaz. kesinlikle vakit kaybı değil.
lizbon beni çağırıyor. evet
Edit: Gittim. Filmden de güzeldi!
@onur_turan
13 yıl önce
6 / 10
Geçmiş ve günümüz arasında işlenmiş senaryo, çizgisini bozmadan belli bir seviyede seyretmiş fakat etki bazında üzerine koyamamış.
The Hours, The Words gibi filmlere aşina olanlar için özellikle tavsiye edilir.
@ustunkoru
13 yıl önce
7.5 / 10