Dr. Caligari'nin Muayenehanesi

(1920)

The Cabinet of Dr. Caligari a.k.a Das Cabinet des Dr. Caligari

Film 1 Saat 16 Dk. Korku, Gizem Almanya

7.7

131 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8 (76.272 OY)

KONUSU
Doktor Caligari’nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk du ... Devamı
Doktor Caligari’nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki "kaligarizm" bir terim haline gelmiştir.

Film, bir bahçedeki bankta oturan genç bir adamın (Francis) yanındakine bir öykü anlatacağını söylemesiyle başlar. Francis küçük bir kasabada yaşamakta, yakın aradakşı Alan’la birlikte Jane’in sevgisini kazanmaya çalışmaktadır. Bir gün kasabada panayır kurulur. Çadırlardan birinde gösterilerine başlayan Caligari, resmi bir işlem için belediyeye gittiğinde bri memur ona kötü davranır. Bu memur aynı gece öldürülür. Kasaba bu cinayetin esrarıyla sarsılırken Caligari’nin çadırı izleyicilerle dolmuştur. Gösteri, Caligari tarafından hipnotize edilerek uyutulan Cesare’nin, seyircilerin geleceğe ilişkin sorularını yanıtlamasına dayanmaktadır. Caligari’nin cinayeti işlediği şüpheleri de polisi harekete geçirir.

Filmin senaryosunu, dönemin en ünlü sanatçılarından Carl Mayer, bir arkadaşıyla birlikte yazmış ve çerçeve öyküye yer verilmemiştir. Açılış ve kapanıştaki sahnelerin eklenmesi fikri daha sonra, filmi yönetmesi düşünülen Fritz Lang tarafından önerilmiştir.

Dr. Caligari’nin Muayenehanesi, Alman dışavurumcu sinemasının ilk örneği olarak kabul edilir.

*alıntı: nihan abisel, sessiz sinema

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@asosyalsosyolog

3 hafta önce

Robert Wiene’nin yönettiği Dr. Caligari’nin Muayenehanesi, Alman Dışavurumcu Sinemasının ilk örneği olarak kabul edilir. Film, sinema tarihinde hem görsel hem de anlatısal açıdan kırılma yaratan bir yapı inşa eder. Birinci Dünya Savaşı sonrası darmadağın olmuş bir Almanya’nın o karanlık, bunalımlı ve travmatik ruh halini alıp, beyazperdede adeta görsel bir kabusa dönüştürüyor. Eğik perspektifler, geometrik olarak bozulmuş mekânlar, keskin gölgeler ve boyalı dekorlar; fiziksel gerçekliği temsil etmekten ziyade karakterlerin içsel psikolojik durumlarını dış dünyaya aktarmaktadır. Bu da sinemada “psikolojik mekân” kavramının kurucu örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Sinema tarihinde seyircinin gerçeklik algısıyla bu kadar erken ve bu kadar radikal şekilde oynayan başka bir film herhalde yoktur. Filmde ışık, klasik anlamda gerçekçi bir aydınlatma aracı olarak değil; bilinç, korku ve çarpık gerçeklik algısının görsel bir uzantısı
... Devamı
Robert Wiene’nin yönettiği Dr. Caligari’nin Muayenehanesi, Alman Dışavurumcu Sinemasının ilk örneği olarak kabul edilir. Film, sinema tarihinde hem görsel hem de anlatısal açıdan kırılma yaratan bir yapı inşa eder. Birinci Dünya Savaşı sonrası darmadağın olmuş bir Almanya’nın o karanlık, bunalımlı ve travmatik ruh halini alıp, beyazperdede adeta görsel bir kabusa dönüştürüyor. Eğik perspektifler, geometrik olarak bozulmuş mekânlar, keskin gölgeler ve boyalı dekorlar; fiziksel gerçekliği temsil etmekten ziyade karakterlerin içsel psikolojik durumlarını dış dünyaya aktarmaktadır. Bu da sinemada “psikolojik mekân” kavramının kurucu örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Sinema tarihinde seyircinin gerçeklik algısıyla bu kadar erken ve bu kadar radikal şekilde oynayan başka bir film herhalde yoktur. Filmde ışık, klasik anlamda gerçekçi bir aydınlatma aracı olarak değil; bilinç, korku ve çarpık gerçeklik algısının görsel bir uzantısı olarak kullanılmıştır. Gölge ise filmde yalnızca karanlığın varlığı değil, aynı zamanda tehdit, bilinçdışı ve bastırılmış korkuların görsel temsili olarak konumlanır. Özellikle Cesare karakterinin gölgesi, çoğu sahnede bedeninden bağımsız bir varlık gibi hareket ederek, karakterin hem irade kaybını hem de kontrol edilme halini vurgular. Yani film, ışık ve gölgeyi yalnızca atmosfer yaratmak için değil, anlatının psikolojik yapısını kurmak için kullananmıştır. Bu durum Alman Dışavurum Sinemasını genel özelliklerinden biridir. Film, ilk bakışta kasabada işlenen gizemli bir cinayet serisi ve klasik bir polisiye gibi başlıyor. Fakat hikaye ilerledikçe altından müthiş bir ters köşe çıkıyor. Filmin derdi sadece bir korku hikayesi anlatmak da değil; arka planda müthiş bir güç ve otorite eleştirisi var. Hipnotize ettiği uyurgezer Cesare’yi bir kukla gibi kullanan Dr. Caligari figürü, aslında iradesi elinden alınmış bireyleri ve onları parmağında oynatan gaddar bir otoriteyi, simgeliyor. Bu yönüyle film, yıllar sonra Almanya'da yükselecek olan diktatörlük rejimini ve kitlelerin nasıl manipüle edileceğini önceden gören kahve falı gibi, politik bir başyapıt. Yönetmen burada bize gerçek bir dünya göstermek istemiyor; tam aksine karakterlerin o darmadağın olmuş, delirmiş iç dünyasını dışarıya fırlatıp mekanın kendisi haline getiriyor. Sokaklar ve evler resmen karakterlerle birlikte acı çekiyor, deliriyor. Oyunculuklar da bu tekinsiz atmosferi tamamlayacak şekilde oldukça abartılı ve tiyatrovari. Özellikle tabutundan çıkan Cesare karakterinin o mekanik, ruhsuz ve ağır hareketleri, insanın nasıl robotlaştığını ve iradesini nasıl kaybettiğini inanılmaz bir görsellikle gözler önüne seriyor.
Kısacası Dr. Caligari’nin Muayenehanesi sadece bir gizemi çözüp bitiren ucuz bir gerilim filmi değil, iktidar ve bilinç arasındaki ilişkileri sorgulayan erken dönem bir sinemasal manifesto olarak değerlendirilebilen, Görsel deformasyon ile psikolojik çözülme arasındaki güçlü bağ ile hem tarihsel hem de teorik açıdan sinemanın temel taşlarından biridir. Bu asırlık başyapıt, sinemayı ciddiye alan herkesin arşivinde kesinlikle en özel yerde durmalı.

⭐️9/10
F

@filmseven

8 ay önce

8.3 / 10

Çok iyi bir film Alman dışavurucu gotik sinemayı müthiş yansıtıyor zindan adası filminin ilham aldığı film çok müthiş bir film

@ozgeolmez

9 ay önce

fena goth bişi çok sevdim

@neuromancer

3 yıl önce

Sinema tarihinin en ikonik Alman dışavurumcu filmlerinden biridir ve benim de sevdiğim filmler arasına girdi. Bu film, gerilim, gizem ve karanlık temaların mükemmel bir birleşimini sunmuş. Dışavurumcu sanat akımından esinlenen siyah-beyaz sinematografisi ve çarpıcı set tasarımı, izleyiciyi filme kattığı gerilim ve heyecanla büyülemeyi başarıyor.

Filmin hikayesi, kendi içinde birçok katmanı barındırıyor ve izleyiciyi, Caligari'nin dünyasına hapsederek, kurgusal karakterlerle bağ kurmaya zorluyor. Dışavurumcu sanatın vurgulu çizgileri ve grotesk mimarisi, atmosferi tamamlayan unsurlar arasında diyebiliriz.

Filmdeki oyunculuk, özellikle Werner Krauss'un Caligari karakteriyle canlandırdığı performansla akıllarda iz bırakıyor. Krauss, karakterinin derinliğini ve yıkıcılığını mükemmel bir şekilde yansıtmış ve filmi daha da unutulmaz kılmış.

Film boyunca izleyici, hikayenin gidişatı hakkında bir fikir sahibi olurken, sonunda filmdeki
... Devamı
Sinema tarihinin en ikonik Alman dışavurumcu filmlerinden biridir ve benim de sevdiğim filmler arasına girdi. Bu film, gerilim, gizem ve karanlık temaların mükemmel bir birleşimini sunmuş. Dışavurumcu sanat akımından esinlenen siyah-beyaz sinematografisi ve çarpıcı set tasarımı, izleyiciyi filme kattığı gerilim ve heyecanla büyülemeyi başarıyor.

Filmin hikayesi, kendi içinde birçok katmanı barındırıyor ve izleyiciyi, Caligari'nin dünyasına hapsederek, kurgusal karakterlerle bağ kurmaya zorluyor. Dışavurumcu sanatın vurgulu çizgileri ve grotesk mimarisi, atmosferi tamamlayan unsurlar arasında diyebiliriz.

Filmdeki oyunculuk, özellikle Werner Krauss'un Caligari karakteriyle canlandırdığı performansla akıllarda iz bırakıyor. Krauss, karakterinin derinliğini ve yıkıcılığını mükemmel bir şekilde yansıtmış ve filmi daha da unutulmaz kılmış.

Film boyunca izleyici, hikayenin gidişatı hakkında bir fikir sahibi olurken, sonunda filmdeki olayların gerçekliğinin sorgulanması, filmin izleyicileri şaşırtan ve etkileyen bir twistle bitmesi oldukça iyi bir deneyimdi.
A

@aytug_kutuk

5 yıl önce

8.4 / 10

Merak unsuru aşırı ön planda , çoğu sembolik unsur toplumsal bir mesaj , mükemmel bir film ama sonunu anlayamadım :’)

@faj

12 yıl önce

korkunun icadının insanlık tarihi kadar eski olduğunu düşünürsek iyi korku filmleri izlemek için yeni teknoloji ürünü filmlerden medet ummayı bırakırız herhalde. alman dışavurumcu sinemasının altın yumurtalarından biri. akıllı olma ile deli olma arasındaki çizginin net çizilmediği bir iklimde soğuk kişilikli iki adamın konuşmasına tanıklık ediyoruz.. adamlardan biri hayatını etkileyen önemli bir olaydan bahsetmeye başlıyor ve derken korku turumuz başlıyor. tüm korkularımızın merkezinde yer alan ölüm korkusu ile soslanmış ürkütücü hikayede dr caligari adlı bir şarlatanın ve onun uyurgezer kölesi caesarın işlediği seri cinayetleri dinleriz. filmde pek çok alt metin var mesela bir ölüm makinasına dönüşen uyurgezer caesar, mesela deli ve akıllı olan kim sorusunun hep havada asılı kalması, mesela devlet görevlilerinin asık suratları ve çalışırken kullandıkları insan boyunda tabureleri ve tabiki bir kabus atmosferini yaratan dekorları.

iyi b
... Devamı
korkunun icadının insanlık tarihi kadar eski olduğunu düşünürsek iyi korku filmleri izlemek için yeni teknoloji ürünü filmlerden medet ummayı bırakırız herhalde. alman dışavurumcu sinemasının altın yumurtalarından biri. akıllı olma ile deli olma arasındaki çizginin net çizilmediği bir iklimde soğuk kişilikli iki adamın konuşmasına tanıklık ediyoruz.. adamlardan biri hayatını etkileyen önemli bir olaydan bahsetmeye başlıyor ve derken korku turumuz başlıyor. tüm korkularımızın merkezinde yer alan ölüm korkusu ile soslanmış ürkütücü hikayede dr caligari adlı bir şarlatanın ve onun uyurgezer kölesi caesarın işlediği seri cinayetleri dinleriz. filmde pek çok alt metin var mesela bir ölüm makinasına dönüşen uyurgezer caesar, mesela deli ve akıllı olan kim sorusunun hep havada asılı kalması, mesela devlet görevlilerinin asık suratları ve çalışırken kullandıkları insan boyunda tabureleri ve tabiki bir kabus atmosferini yaratan dekorları.

iyi bir film yaşı kaç olursa olsun iyi bir filmdir. almanların başına gelen onca işe rağmen her dem sanat gemisinin kaptan köşkünde yer almaları da ilginç bir durum. bu arada filmin finalinde sinema tarihinin ilk ters köşelerinden birini yaşıyorsunuz bu yönüyle film siyahbeyaz ve sessiz olmasını hesaba katmazsak günümüz seyircisini de film izlerken mutsuz filmden sonra da mutlu etmeye aday. filmimiz pek çok özelliğiyle kendinden sonra çekilen tüm korku filmlerinin içeriğine sızmayı başarabilmiş gerçek bir saheserdir.

@papercut

12 yıl önce

imdb puanına bakarak izlediğim 80li yıllar öncesindeki korku filmleri beni tatmin etmedi. evet sinematografi açısından değerli filmler, günümüzdeki filmlerdeki sahnelere ilham kaynağı olmuşlar fakat çoğu beni izlerken sıktı, zamanının koşullarında oluşturulmuş gerilim sahnelerinin çoğu komik geldi. bu filmi de kendime zamanın koşullarına göre değerlendir diyerek izledim. fakat film kasvetli atmosferiyle hem yer yer geriyor hem de hayran bırakıyor. zaten filme hayran olmuşken bir de beklenmedik sonuyla şaşırtarak muhteşem bir keyif veriyor.

@ozgurce_81

13 yıl önce

Yaklaşık 90 yıl önce çekilen bir film olmasına rağmen, bir sahnesiyle beni oturduğum yerden zıplatan şahane bir film olmuş.Shutter İsland/Zindan adası'nın bu filmden esinlendiğini düşünüyorum.Araklamışlar desem ayıp olacak sanki.Filmdeki dekorlara bayıldım.Amatörce ams aynı zamanda sıradışı.Klişelerden bıkmış olanlar için bulunmaz bir nimet.Ve tabi ki filmin, bütün izleyicileri ters köşeye yatırarak süpriz bir finalle bitmesi.Kısaca izlediğinize pişman olmayacağınız bir sessiz film var karşınızda.:)

@bnbnbnbnbn

14 yıl önce

alman ekspresyonizmin en iyi örneklerinden olan bu filmde dekorlar, görüntüler çok güzel. o akımın özelliği de zaten zihinde geçenleri şekli bozulmuş objelerle görüntüye aktarmak. yamuk yumuk pencereler, binalar, kapılar... adeta üst üste tablo izliyormuşçasına... ancak bazı yerlerde film çok ağır ilerliyor. yine de senaryo, mekanlar ve atmosfer, filmi ayrı bir yere koyuyor.

@pnarpnar

14 yıl önce

Doktor Caligarinin Muayenehanesi, Alman sinemasının bu dönemini (Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki kaligarizm bir terim haline gelmiştir

@geppetto

15 yıl önce

9.3 / 10

Filmin normal kurgulu versiyonu(ilk ve son sahnelerin eklenmemiş olanı) başka bir film Fritz Lang'ın eklemesi ile oluşan ise bambaşka filmdir. Kısa hali dışavurumcu dekorlarla toplumsal bir konudan bahseden enteresan bir film iken uzun hali her türlü yoruma açık zamanın ötesinde ve halan günümüzde izleyeni şaşırtma kuvvetine sahip.

Filmin son sahnesi, daha Freud psikanaliz okulunu ve bilinçdışı teorilerini tam oturtmamışken o dönem Fritz Lang'ın şuan Thomas Szasz gib bağımsız aykırı doktorların dile getirdiği gerçeği yani psikoloji ve psikanalizin sahte bir bilim olduğunu insanları damgalamaktan başka bir şey yapmadığı görüşünü, film sayesinde üstü yarı örtük biçimde dile getirmesini sağlamıştır. Doktor Caligari'nin gerçek olmasına gerek yoktur insanı tımarhanelere tıkamaya çalışan ruhbilimlerini sembolize etmektedir. Bazen cisimleşebilir bazen soyutlaşabilir ama tehditi sürekli devam eder.

@tutaste

16 yıl önce

Öğrendiğime göre de filmlerde sıkça kullanılan çatlak profesör tiplemesinin ilk kullanıldığı filmmiş.Bayağı bir esin kaynağı olmuş gelecek nesillere.

@ecezkc

16 yıl önce

Yıl 1920 Alman Dışa Vurum sineması ve en önemli filmi. Dr. Caligari'nin Odası. Evet dönemi iyi yansıtıyor evet dekorlar,abartı oyunculuklar o dönem için olağanüstü birşey. ama çok zor izlediğim bir film. ne yalan söyleyeyim bitsin istedim. Ama Dönemi düşünerek konuşulursa başyapıt olabilir. Dönemin zorluklarını yapay ve rahatsız edici dekorlarla anlatmak bir başlangıç denebilir.
SPOILER

Dr. Caligari'nin Muayenehanesi filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Dr. Caligari'nin Muayenehanesi filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Dr. Caligari'nin Muayenehanesi filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL