The 100 Yorumları

The 100 dizisi detayları

@mismanc

1 hafta önce

4.1 / 10

Dizi ilginç bir fikirle başladı. Bu tür dizilerde düşmanları ve bunların arkasındaki sebep bağlamlarını iyi kurgulamak gerekir. Bence dizi ilk iki sezonda bunu 10 üzerinden yaklaşık 7 seviyesinde başardı.

Başlangıçta, "Thelonious'un bir şekilde Ark'tan kaçabilmesi" gibi ani değişimleri tolere ettim. Ancak "Finn'in vahşeti" ile birlikte bu durum rahatsız etmeye başladı ve "Bellamy'nin Pike'ın emirleri altındaki davranışları" ile daha da arttı. Karakterlerin psikolojik dönüşümleri yeterince gösterilmedi. Bu konuya birazdan tekrar döneceğim.

Ayrıca özellikle verilen "women in power" sublimalinden de rahatsız oldum.

Üçüncü sezona gelince; her ne kadar sık sık "insanlığı kurtarmaktan" bahsedilse de, benim duyduğum daha çok "my people" söylemiydi. Üstelik "kan" vurgusu arttıkça, diziden daha fazla ırkçılık, ve çıfıt(yahudi) kokusu geliyor.

Peki beni diziyi bırakmaya iten ne oldu?

Başta bahsettiğim ani ve tutarsız değişimler.
... Devamı
Dizi ilginç bir fikirle başladı. Bu tür dizilerde düşmanları ve bunların arkasındaki sebep bağlamlarını iyi kurgulamak gerekir. Bence dizi ilk iki sezonda bunu 10 üzerinden yaklaşık 7 seviyesinde başardı.

Başlangıçta, "Thelonious'un bir şekilde Ark'tan kaçabilmesi" gibi ani değişimleri tolere ettim. Ancak "Finn'in vahşeti" ile birlikte bu durum rahatsız etmeye başladı ve "Bellamy'nin Pike'ın emirleri altındaki davranışları" ile daha da arttı. Karakterlerin psikolojik dönüşümleri yeterince gösterilmedi. Bu konuya birazdan tekrar döneceğim.

Ayrıca özellikle verilen "women in power" sublimalinden de rahatsız oldum.

Üçüncü sezona gelince; her ne kadar sık sık "insanlığı kurtarmaktan" bahsedilse de, benim duyduğum daha çok "my people" söylemiydi. Üstelik "kan" vurgusu arttıkça, diziden daha fazla ırkçılık, ve çıfıt(yahudi) kokusu geliyor.

Peki beni diziyi bırakmaya iten ne oldu?

Başta bahsettiğim ani ve tutarsız değişimler.
4. sezon 10. bölümde Clarke ve Roan konuşuyordu.

09:11'de Roan şöyle diyor:
"İttifak dönemi geride kaldı. Bugün kendi halkım için savaşıyorum."

09:53'te Clarke şöyle diyor:
"Ben insanlığın hayatta kalmasını istiyorum, benim halkım olmasa bile."

AYNI BÖLÜMDE

Roan başta söylediğinin zıddına, Octavia ile ittifak yapıyor ve

40:49'da Clarke'ın düşüncesi:
"Eğer sadece bir klan hayatta kalacaksa, o da bizimki olabilir." diyor.


Evet, benim için burada bitti. Bu seviyedeki bir tutarsızlık kabul edilebilirlik sınırın altında. 1 bölümdeki bu seviye çarpıklık içinden çıkılamayan "my people" söylemi bir yahudi laneti. Buna da daha fazla tahhammül edemedim bıraktım.

@mismanc

1 hafta önce

4.1 / 10

Dizi ilginç bir fikirle başladı. Bu tür dizilerde düşmanları ve bunların arkasındaki sebep bağlamlarını iyi kurgulamak gerekir. Bence dizi ilk iki sezonda bunu 10 üzerinden yaklaşık 7 seviyesinde başardı.

Başlangıçta, "Thelonious'un bir şekilde Ark'tan kaçabilmesi" gibi ani değişimleri tolere ettim. Ancak "Finn'in vahşeti" ile birlikte bu durum rahatsız etmeye başladı ve "Bellamy'nin Pike'ın emirleri altındaki davranışları" ile daha da arttı. Karakterlerin psikolojik dönüşümleri yeterince gösterilmedi. Bu konuya birazdan tekrar döneceğim.

Ayrıca özellikle verilen "women in power" sublimalinden de rahatsız oldum.

Üçüncü sezona gelince; her ne kadar sık sık "insanlığı kurtarmaktan" bahsedilse de, benim duyduğum daha çok "my people" söylemiydi. Üstelik "kan" vurgusu arttıkça, diziden daha fazla ırkçılık, ve çıfıt(yahudi) kokusu geliyor.

Peki beni diziyi bırakmaya iten ne oldu?

Başta bahsettiğim ani ve tutarsız değişimler.
... Devamı
Dizi ilginç bir fikirle başladı. Bu tür dizilerde düşmanları ve bunların arkasındaki sebep bağlamlarını iyi kurgulamak gerekir. Bence dizi ilk iki sezonda bunu 10 üzerinden yaklaşık 7 seviyesinde başardı.

Başlangıçta, "Thelonious'un bir şekilde Ark'tan kaçabilmesi" gibi ani değişimleri tolere ettim. Ancak "Finn'in vahşeti" ile birlikte bu durum rahatsız etmeye başladı ve "Bellamy'nin Pike'ın emirleri altındaki davranışları" ile daha da arttı. Karakterlerin psikolojik dönüşümleri yeterince gösterilmedi. Bu konuya birazdan tekrar döneceğim.

Ayrıca özellikle verilen "women in power" sublimalinden de rahatsız oldum.

Üçüncü sezona gelince; her ne kadar sık sık "insanlığı kurtarmaktan" bahsedilse de, benim duyduğum daha çok "my people" söylemiydi. Üstelik "kan" vurgusu arttıkça, diziden daha fazla ırkçılık, ve çıfıt(yahudi) kokusu geliyor.

Peki beni diziyi bırakmaya iten ne oldu?

Başta bahsettiğim ani ve tutarsız değişimler.
4. sezon 10. bölümde Clarke ve Roan konuşuyordu.

09:11'de Roan şöyle diyor:
"İttifak dönemi geride kaldı. Bugün kendi halkım için savaşıyorum."

09:53'te Clarke şöyle diyor:
"Ben insanlığın hayatta kalmasını istiyorum, benim halkım olmasa bile."

AYNI BÖLÜMDE

Roan başta söylediğinin zıddına, Octavia ile ittifak yapıyor ve

40:49'da Clarke'ın düşüncesi:
"Eğer sadece bir klan hayatta kalacaksa, o da bizimki olabilir." diyor.


Evet, benim için burada bitti. Bu seviyedeki bir tutarsızlık kabul edilebilirlik sınırın altında. 1 bölümdeki bu seviye çarpıklık içinden çıkılamayan "my people" söylemi bir yahudi laneti. Buna da daha fazla tahhammül edemedim bıraktım.

@tarik75

4 yıl önce

6.2 / 10

İlk çıktığından beri izliyordum. 6. sezonda bıraktım. Nedense yarıda bıraktım yapınca izlendi gidiyor. kara listeye ekleyince izlendi ile beraber oluyor.

@patrickjane

5 yıl önce

7.9 / 10

Yıllar önce ilk bölümlerine bakıp bırakmıştım ama daha sonra arkadaşımın ısrarı üzerine tekrar bir şans tanıdım, başladım ve artık bu serinin bağımlısı oldum diyebilirim.

Edit: https://youtu.be/aTLs4vagcKc

@melops

6 yıl önce

9 / 10

izleyin harbi güzel

@henriette

6 yıl önce

dizide mantık hataları, saçma ve gereksiz olaylar ardarda yaşanıyor. ama izliyorum yine de bırakmıyorum diziyi. saçma olaylar her bölümde kendini tekrar ediyor ama izlemeye devam edicem.
edit: ben baya uzun süre önce bıraktım diziyi

@bozzoba

6 yıl önce

Yorumum eser miktarda, minnoş seviyede sürprizbozan içeriyor olabilir. Okuyanlar kulağımı çınlatsın istemiyorum; uyarmış olayım.

Diziye tüm sezonları bitirdiğimde yorum yazarım belki ancak şu an bahsetmek istediğim tek şey başroldeki genç kızımız Clarke. Bu kızın toplam üç mimiği var:

Kendinden emin keskin bakışlar: Çok yaşamsal anlarda savurur. Enderdir.
Yaşına uygun çocuksu bakışlar: Uzun zamandır görmediği bir yakınına kavuşunca bürünür. Enderdir.
"Müşkül durumdayım" bakışı: Uyandığı andan yattığı ana kadar sürdürdüğü bakış. Kaşlar endişeyle hafif çatık, gözlerde "Ne halt yiyeceğimi ben de bilmiyorum." mesajı, hafif büzük dudaklar. 12 beylik bir araya gelse, "Ey kraliçemiz. ’Öl.’ de ölelim!" dese yine aynı yüz ifadesi. Kakası var da üç sezondur tutuyormuş gibi.

Olmamış. Bu oyuncu, Clarke karakteri için hiç olmamış. Elma yanaklı savaşçı kraliçe mi olur ayrıca lan?

@paulownia

5 yıl önce

beni benden aldı Clarke!!! Hele aşırı gereksiz attığı nutuklar! Onlu bir çok sahneyi atlayıp izledim! Diziden soğutan böyle bir karakter daha yok!

@barista

7 yıl önce

5 / 10

Ne yalan ne saçma bi dizi len bu. 0 mantık 0 senaryo..
C

@clancer

8 yıl önce

dizi konusu olsun oyunculuklar olsun çok güzel ama bazen o kadar yavaş ilerliyor gibi hissediyorsunuz ki ertesi gün izlemek aklınıza bile gelmiyor izleyiciye doğru yerlerle doğru sinyali veremeyen güzel bir yapım

@koprudekikiz

10 yıl önce

9 / 10

yorumlar doğru. ilk birkaç bölüm izleyip, sıkılıp bırakmıştım. ikinci bir şans verdiğimde gidişatı çok iyiydi. devam edip izleyin.
SPOILER

Görüşleriniz bizim için çok önemli ve değerli...

Size cevap verebilmemiz için lütfen e-posta adresinizi yazın. Bilgileriniz sadece size cevap verme amacıyla kullanılacaktır.

GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL