Orada Olmayan Adam

(2001)

The Man Who Wasn't There

Film 1 Saat 56 Dk. Polisiye, Dram ABD, İngiltere 12 Temmuz 2002

7.6

198 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.5 (120.561 OY)

KONUSU
1949 yazında geçen film, küçük bir Kuzey California kasabası Santa Rosa’da berberlik yapan Ed Crane’in hikayesi.
Yaşantısından hiç de memnun olmayan bir adam olan Ed (Billy Bob Thornton), karısı Doris’in (Francis McDormand) kendisine sadık olmadığını ve çalıştığı mağazanın müdürüyle birlikte olduğ
... Devamı
1949 yazında geçen film, küçük bir Kuzey California kasabası Santa Rosa’da berberlik yapan Ed Crane’in hikayesi.
Yaşantısından hiç de memnun olmayan bir adam olan Ed (Billy Bob Thornton), karısı Doris’in (Francis McDormand) kendisine sadık olmadığını ve çalıştığı mağazanın müdürüyle birlikte olduğunu farkettikten sonra, ortaya bir şantaj yapma fırsatı çıktığını ve böylece hayatını değiştirebileceğini farkeder ve müdürden 10 bin dolar sızdırır.
Ancak, yaptığı plan geri teper ve adam öldürmeye dek giden yolda çok daha karanlık sırlarla karşılaşır.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@tiamath

4 ay önce

7 / 10

"Hayattaki tek pişmanlığım berber olmuş olmamdır" Ed Crane

Bir gün önce "yazgı" yı izleyip sonra da bu filme denk gelmiş olmam oldukça ilginç oldu. Kayıtsızlık, anlamsızlık, hayatın önemsizliği gibi unsurları bir de Coen kaleminden izlemek ilaç gibi geldi.

Ed Crane, mesleğini icra eden bir berber. Genelde hiçbirşeye doğru düzgün tepki vermeyen. Eşi tarafından da sindirilmiş bir karakterdir. Bu ruh hali eşinin kendisini aldattığını öğrenmesiyle birlikte geliştirmiş olduğu bir şantaj planıyla değişime uğruyor. Bu vesileyle tüm çığlıklarını dışa vurup, filmin sonunda idam sehpasına doğru giderken sonunda olmak istediği adama dönüşmüş oluyor. Gerek dönüşümün anlatımı gerek insan sömürülüşünü dile getirişi olsun birçok güzel yanı var. Ayrıca dış sesle sanki noir anlatım tarzı var ama tam olara
... Devamı
"Hayattaki tek pişmanlığım berber olmuş olmamdır" Ed Crane

Bir gün önce "yazgı" yı izleyip sonra da bu filme denk gelmiş olmam oldukça ilginç oldu. Kayıtsızlık, anlamsızlık, hayatın önemsizliği gibi unsurları bir de Coen kaleminden izlemek ilaç gibi geldi.

Ed Crane, mesleğini icra eden bir berber. Genelde hiçbirşeye doğru düzgün tepki vermeyen. Eşi tarafından da sindirilmiş bir karakterdir. Bu ruh hali eşinin kendisini aldattığını öğrenmesiyle birlikte geliştirmiş olduğu bir şantaj planıyla değişime uğruyor. Bu vesileyle tüm çığlıklarını dışa vurup, filmin sonunda idam sehpasına doğru giderken sonunda olmak istediği adama dönüşmüş oluyor. Gerek dönüşümün anlatımı gerek insan sömürülüşünü dile getirişi olsun birçok güzel yanı var. Ayrıca dış sesle sanki noir anlatım tarzı var ama tam olarak öyle değilmiş gibi bir hava katması da farklı bir başarı. Billy bob'un bu kadar kayıtsız bir karakteri bu kadar başarılı oynamış olması tam bir usta işi. Tüm anlamsızlıklarına rağmen Birdy'in müziğinin peşinden koşup bir anlam kovalamacası ile Crane'in anlam arayışı daha da pekiştirilmiş.

Filmin yer yer tek sorunu biraz uzun olarak sıkıcılaşabilmesi. Bazı sahnelerin fazlasıyla uzatıldığını hissettiğim oldu. Tamam Ed Crane hissiz ve buna bağlı olarak yavaş diyelim, diğer herkese ne oluyor? :)

@cemellon

11 ay önce

Hayatı boyunca bir gölge olmuş bir adamın hayatının sonunda, ölüm mahkumuyken asıl adam olduğunu izlediğimiz doğal bir film.
Alt mesaj aramakla da meşgul edilebilen, konuşmak için sadece aksiyon olmadığını bilenler için nezih bir sinema deneyimi.
E

@efesahin0101

3 yıl önce

7.9 / 10

Coen kardeşlerin izlenmesi gereken en iyi filmlerinden birisi.Oyunculuk desen ayrı güzel.

@mizantropist

3 yıl önce

7.8 / 10

Billy Bob Thornton inanılmaz oynamış.
Yıllar sonra tekrar izledim.:)

@poeticnorth

9 yıl önce

Bir sahnede Crane için şu sözler söylenir: ''Kendisine yer olmayan bir dünyada yaşamaya mahkum, sıradan bir adam.'' O, bu dünyada yer kazanmak için uğraş verir. Bu uğraş ise asla bir yükselme hırsı değil, arayıştır. Bu uğraş sonucu verdiği kayıplarının ardından yas tutar, üzülür ama yine de içinde arayış içindedir çünkü arayış hayatın uçsuz bucaksız yolculuğudur, bizi varlıktan öte insan yapan yegane şeydir. Düşündürür, sorgulatır, yenilenmemizi sağlar. Crane'de bu arayış, yaşadıklarından ötürü belki de hedefe dönüşmüş olacak ki, müşterisinin, piyanoda sürekli ''Sonata Pathetique'' çalan kızına menajer olmak bile ister. Bu aslında başarısızlık öyküsünün son çırpınışlarıdır. Öykünün içinde ise başarısız olan kesinlikle sadece Ed Crane değil, çevresindeki herkes de aslında başarısızdır. Buna Amerikan hukuk sistemi de dahil.

''Labirentteyken dikkatsizce dolanıp yönünü şaşırırsın ve çıkmaz yollara saparsın. Ama biraz ilerleyince de ''Benim
... Devamı
Bir sahnede Crane için şu sözler söylenir: ''Kendisine yer olmayan bir dünyada yaşamaya mahkum, sıradan bir adam.'' O, bu dünyada yer kazanmak için uğraş verir. Bu uğraş ise asla bir yükselme hırsı değil, arayıştır. Bu uğraş sonucu verdiği kayıplarının ardından yas tutar, üzülür ama yine de içinde arayış içindedir çünkü arayış hayatın uçsuz bucaksız yolculuğudur, bizi varlıktan öte insan yapan yegane şeydir. Düşündürür, sorgulatır, yenilenmemizi sağlar. Crane'de bu arayış, yaşadıklarından ötürü belki de hedefe dönüşmüş olacak ki, müşterisinin, piyanoda sürekli ''Sonata Pathetique'' çalan kızına menajer olmak bile ister. Bu aslında başarısızlık öyküsünün son çırpınışlarıdır. Öykünün içinde ise başarısız olan kesinlikle sadece Ed Crane değil, çevresindeki herkes de aslında başarısızdır. Buna Amerikan hukuk sistemi de dahil.

''Labirentteyken dikkatsizce dolanıp yönünü şaşırırsın ve çıkmaz yollara saparsın. Ama biraz ilerleyince de ''Benim hayatım neden böyle'' diye düşünürsün.'' Filmde ki bu replik, Ed Crane'nin yaşam sürecini anlatan belki de en vurucu anlatı.

Coen Kardeşlerin 2001 yılında yazıp yönettiği kara film olan The Man Who Wasn?t There için kendi adıma şunu söyleyebilirim, Coen Kardeşlerin Fargo'yla beraber en iyi filmi. Sinematografisi, Ed Crane karakterini canlandıran Billy Bob Thornton'un aşırı karizmatik, sigaralı ve muazzam oyunculuğu, zekice yazılan karakterler ve diyaloglar?Peki ya ona hayran kalmamızın sebebi elinden ve ağzından düşürmediği sigara mı? Karizması mı? Tükenmişliği mi? Bu tükenmişliğe karşı verdiği mücadele mi?
E

@ensysn

12 yıl önce

7 / 10

Hayatından,konumundan memnun olmayan bir adamın toplum içinde var olabilme, ben de buradayım diyebilme çabası diyebiliriz. Keşke böyle bir şeye hiç kalkışmasaydı mı dersiniz, ya da her şeye rağmen denemiş oldu mu, size kalmış... Hergün sokakta defalarca karşılaştığımız bir karakter Ed Crane.

@refrigerator

12 yıl önce

karizmatik film.

@bscglclk

13 yıl önce

7.1 / 10

ister istemez zeki demirkubuz un ''Yazgı'' sıyla kıyaslıyorsunuz.

bu bu şekil yapar filmi , o o şekil yapar. bu işi çok karıştırdılar.

yalnız bu filmde türk entrikası yok tabi.

ha bi de arkadaşıyla ilk kez şantaj konusu konuşmak için partideyken oturdukları balkon kısmı bana sigara ve kahve filmindeki sahneyi hatırlattı.

@jarmushwenders

13 yıl önce

9.7 / 10

coenlerin en iyi filmi
B

@bioss

14 yıl önce

9.4 / 10

İzlediğim dönemde sigara içmiyordum. Kadrajlar okadar iyi ki, ver bir sigara demek geldi yanımdaki arkadaşıma. Çok iyi film, sigarayı bıraktıysanız izlemeyin ama.
A

@aganst

14 yıl önce

Son zamanlarda izlediğim en "lezzetli" film olma özelliğini kazanmış durumda. Kendine has anlatımıyla ve oyuncu seçimlerinin rollere "cuk" oturmasıyla aklıma kazınacak olan film. Nefes almadan izledim.

@vfv

14 yıl önce

coen kardeşleri nedense sevmiyorlar. Ben çok fazla filmlerini izlemesemde izlediğim bir kaç filmlerini çok beğendim. Bu filmde çok farklı bir film

@timetowakeup

14 yıl önce

8 / 10

Önümüze günlük güneşlik bi hikaye konulmadığı kesin.. Tamda bu hikayeye uygun bir renklendirmeyle, güzel bir anlatımla, iyi analiz edilmiş karakterlerle, Coen'lerin kara hikayelerinden bir tanesi... Ama izlenilesi bi film.. Kurgu o kadar yaratıcı ki tam bitti denilen yerde aslında film yeniden başlıyor...
F

@fromhell

17 yıl önce

9.9 / 10

ilk yorumu yapan ben olduğuma göre ya çok az kişi bu filmi izlemiş ya da aslında bir sürü kişi izlemiş ve benim gibi sadece aklının bir köşesinde patlamaya hazır bir şekilde unutup gitmiştir. hani bi takım filimlerde ufak bir hadiseden sonra esas oğlan bir anda hatırlamadığı şeyleri hatırlamaya başlar ya hani beyne bir bilgi akışı olur işte bu film için de az önce böyle birşey yaşadım neleri izledim diye işaretlemeye çalışırken mouse'umun imleci bu filmin üzerine gelince birden bir bilgi akışı gerçekleşti ve kendimi son sahneyi izlerken buldum

!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!

"ed sen nasıl bir adamsın ya"

!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
SPOILER

Orada Olmayan Adam filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Orada Olmayan Adam filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Orada Olmayan Adam filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL