2 yıl önce
Prens dizisine yorum yazdı:
Alef dizisine yorum yazdı:
Ben çok başka yere takıldım. Yani bir insan Madridi sever Barcelonayı Venediği sever Rioyu sever İstanbulu sever Milano Roma Atina hatta Berlini falanda sevebilir. Ama en sevdiğim şehir londra diyorsa sidik kokusu ve yağmuru seviyordur yada daha mantıklı seçenek ingiliz muhip falandır herhalde yada monarşi hayranı falandır herhalde o dokuyu hissetmeyi seviyor olabilir. Birde dizide İslami mistisizm ve İslami akılcılık aynı şeymiş gibi anlatılıyor. Alakaları bile yok. Bunun üniversitede tarihi gerçeklikmiş gibi anlatılması alternatif tarih saçmalıkları gibi tek kelimeyle cahilce. Bunlar haricinde gayet sizi alıp sürükleyen acaba ne olacak diye size kendini bir günde bitirtebilecek dizi.
Yellowjackets dizisine yorum yazdı:
İlk bölümünde ergen kız tripleri ve berbat futbollarından o kadar tiksindimki ormanda yaşayacakları travmaları izleyebilmek için devam ediyorum.
Dünyayı Ardında Bırak filmine yorum yazdı:
Sonu biraz sağlam bağlansa gayet film gibi film. Hiç sırıtan bir tarafı yok. Postapokaliptik senaryoları sevenlerin sevebileceği benimde gayet keyifle izlediğim bir yapım. Merak duygunuzu sonuna kadar diri tutup sonrada çat diye bitiveren filmlerden yine de izlenebilir.
Yönetmenin sahnelere gizlediği semboller üzerinden gönderdiği mesajı çözerek tahrik olanlarında filmi daha dikkatli izlemelerini öneririm. Böyle bir uyarı aldıktan sonra filmi ikinci kez ve sembolleri arar şekilde izledim. Açıkçası 2. izlemeden keyif almadım çünkü benim film izlerken amacım bilmece çözmek değil empati yapıp hikayenin içine girmek ve bir süreliğine oradaymış gibi hissetmek.
Yatak odasındaki dalgaların gerginlik arttıkça zamanla yükselmesi, salondaki resmin durmadan değişmesi, commodus detayı benim görebildiklerim, geminin ismini ısrarla göze soktuklarından onuda araştırdım. Amerikaya ilk zenci köleleri getiren gemiymiş kendisi.
İstanbul İçin Son Çağrı filmine yorum yazdı:
Gitmişken amerikada kalsanız da hiç gelmeseniz keşke. Yeterince semirmediniz mi bu ülkenin şekilci kerizlerini. Aa kezbanlar hasretinle ölür ama kıvanç sen gel bari.
Bu film bana Hakkı Devrimin bir tespitini hatırlattı. İlginçtir o tespitte bu iki arkadaşın başrolleri paylaştığı başka bir dizinin yazarı ile ilgiliydi. "....züppenin bir numaralı özelliği kendi çevresine mensubiyetten adeta utanması, kendini bir başka çevreye aitmiş gibi göstermesidir."
Atatürk 1881 - 1919 filmine yorum yazdı:
Atatürk deyince neden her oyuncu kasılarak oynamayı Atatürkü yansıtmak sanıyor. Hiç mi video kesitlerini izlemediniz. Atatürkün sakin bir karizması var kasıntı ergen tripleri yok.
Yaratılan dizisine yorum yazdı:
Taner Ölmez 1 bölüm dayanabildim overreaction oyunculuğuna. Pozitivizme durmadan vurgu yapıp yıldırım çarptırıp adam diriltiyorlar. Aşırı bilimsel. Prodüksiyon fena değil dönem fena yansıtılmamışta frankenstein mı kaldı arkadaşım.
Nowhere filmine yorum yazdı:
Bir evladını kaybeden bir annenin diğer evladı için hayatta kalma mücadelesini anlatan, bu duruma empati yapabilenlerinde ciğerini sökecek film. İşin survivor kısmı da absürtlük içermiyor, göze batmıyor..
Sürücü filmine yorum yazdı:
Kimseye hayranlık beslemeyen bir insan olarak Drivedaki Carey Mulligan dan daha güzel bir kadın var mıdır şu dünyada?
Maid dizisine yorum yazdı:
Paulanın bir taraftan bencillik abidesi vurdumduymaz bir insan olarak diğer taraftan içten içe duygusal ve kızını seven bir anne gibi resmedilmesi diziden soğuttu. Paula karakteri ciddi manada çelişkili. Kadın cebinde 10 doları olmayan kızını yemeğe davet edip sonra hesabı ödetmeye çalışıyor. Çocuğuyla sokakta kalan kızı annesine sığınıyor ve annesinden burada kalamazsın cevabı alıyor. Kızının emanet ettiği torununu kızı 2 3 saat geç kaldı diye başından atıyor. Ama üniversite kabul belgesini de idrar tahlilleriyle beraber saklıyor ve biz anlıyoruz ki Paula bir melek. Ve babasını da bu dayanılmaz "karaktere" şiddet uyguladı diye net şekilde dışlıyor. Tamam senaristimiz ateşli bir feminist. Kadınların bir çok alanda birçok açıdan sömürüldüğünü manipüle edildiğini ve haksızlığa uğradığını düşünen bir erkek olarak; bu sorunun çözümünü erkekler şeytandır propagandası yapmakta görmüyorum. Olaya daha gerçekçi ve adaletli yaklaşmak gerekir. Ben yeni evlendim balayı yaşıyorum deyip kızını kapın ... DevamıPaulanın bir taraftan bencillik abidesi vurdumduymaz bir insan olarak diğer taraftan içten içe duygusal ve kızını seven bir anne gibi resmedilmesi diziden soğuttu. Paula karakteri ciddi manada çelişkili. Kadın cebinde 10 doları olmayan kızını yemeğe davet edip sonra hesabı ödetmeye çalışıyor. Çocuğuyla sokakta kalan kızı annesine sığınıyor ve annesinden burada kalamazsın cevabı alıyor. Kızının emanet ettiği torununu kızı 2 3 saat geç kaldı diye başından atıyor. Ama üniversite kabul belgesini de idrar tahlilleriyle beraber saklıyor ve biz anlıyoruz ki Paula bir melek. Ve babasını da bu dayanılmaz "karaktere" şiddet uyguladı diye net şekilde dışlıyor. Tamam senaristimiz ateşli bir feminist. Kadınların bir çok alanda birçok açıdan sömürüldüğünü manipüle edildiğini ve haksızlığa uğradığını düşünen bir erkek olarak; bu sorunun çözümünü erkekler şeytandır propagandası yapmakta görmüyorum. Olaya daha gerçekçi ve adaletli yaklaşmak gerekir. Ben yeni evlendim balayı yaşıyorum deyip kızını kapının önüne koyan Paulayı melek gibi gösterip, Evi yaşanmaz hale geldiğinde haftalarca hatta aylarca burada kalabilirsin diyen baba Hanki şeytan gibi göstermek en basit ifadeyle irrite etti
Her ne kadar Gani Müjdenin işlerini sevmesem de ve hatta biraz nostaljik olsa da klişeleri tiye almak deyince o işin Türkiyedeki peeki, daha az vakitte daha fazla gülmek için bkz Kahpe Bizans
Şu klip bile net bu diziden daha komik.
https://www.youtub ... Devamı
Her ne kadar Gani Müjdenin işlerini sevmesem de ve hatta biraz nostaljik olsa da klişeleri tiye almak deyince o işin Türkiyedeki peeki, daha az vakitte daha fazla gülmek için bkz Kahpe Bizans
Şu klip bile net bu diziden daha komik.
https://www.youtube.com/watch?v=jItFDceJiC0