F
5 yıl önce
Karadayı dizisine yorum yazdı:
Karadayı dizisine yorum yazdı:
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...
Nazım Hikmet RAN
6.5 Metre filmine yorum yazdı:
Gereksiz uzatılmış sahneler yüzünden asıl merak edilenler işlenememiş bir film. Ama yine de güzel.
Life and a Day filmine yorum yazdı:
Aileyi toplamaya çalısan Sümeyye gerçekten doğunun Fiona sı gibi olmuş. İki ucu boklu değnek bir hayat.
İran sinemasının yasaklar yüzünden herdaim insanın bam teline dokunan kaliteli işler yapması ülkenin artılarının başında.
Muhsin’e başta çok kızdım. Sonra konuştuklarında haklıydı. Ama sonra yine kızdım. Sonra haline üzüldüm. Sonra ülkede erkeklere saygılı olmak zorunda olunmasının arkasına sığınarak baskı kurmaya çalısmasına yine kızdım. Muhsin beni filmi izlerken çok yordu. Ama Murtaza’nın dilini bile bilmediği insanların arasına sırf kendi çıkarları için kardeşini yollarken dilinden düşürmediği iyi niyetini aslında paravan olarak kullanığını anlayınca hiçte masum olmadığını anladım
Airlift filmine yorum yazdı:
Virüs salgını mı daha kötü savaş mı diye düşünürken buldum kendimi. Hala oyumu savaştan yana kullanıyorum. Güzel film Allah bir daha yaşatmasın.
George a niye kimse bir yumruk atmadı acaba
Karadayı dizisine yorum yazdı:
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı TARANCI
Maske dizisine yorum yazdı:
Brezilya pembe dizisi tadında olmuş. İzledim ama izlemesem de olurmuş yaniiiiğğ
Şahsiyet dizisine yorum yazdı:
Hakan Günday varsa izlemeliyim dedim. Haluk Bilginer varsa kesinlikle izlemeliyim dedim. Sonuç mükemmel.
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
İçimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?
Memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
bir pencere, sarı, sıcak.
Ben ordan geçerken biri :
"Amca, dese, gir içeri."
Girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.
Eski takvim hesabıyle
bu sabah başladı bahar.
Geri geldi Memed’ime
yolladığım oyuncaklar.
Kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını Memet.
Kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
Dün gece on bir buçukta
ölmüş Berut, tanışırdık.
Bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
Elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.
Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.
En acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak :
Öleceğimizi bilip
öleceğimizi mutlak.
Memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
Bayramoğlu, Bayramoğlu, ... Devamı
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
İçimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?
Memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
bir pencere, sarı, sıcak.
Ben ordan geçerken biri :
"Amca, dese, gir içeri."
Girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.
Eski takvim hesabıyle
bu sabah başladı bahar.
Geri geldi Memed’ime
yolladığım oyuncaklar.
Kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını Memet.
Kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
Dün gece on bir buçukta
ölmüş Berut, tanışırdık.
Bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
Elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.
Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.
En acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak :
Öleceğimizi bilip
öleceğimizi mutlak.
Memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
Bayramoğlu, Bayramoğlu,
ölümden öte köy var mı?
Geceleyin, karlı kayın
ormanında yürüyorum.
Karanlıkta etrafımı
gündüz gibi görüyorum.
Şimdi şurdan saptım mıydı,
şose, tirenyolu, ova.
Yirmi beş kilometreden
pırıl pırıldır Moskova...
Nazım Hikmet RAN
14 Mart 1956, Moskova, Peredelkino