Ölümcül Oyunlar filmine yorum yazdı:
pâtissier ,
watercolor drawer, writer,
pinhole photographer,
independent film follower.
KOÜ/Uluslararası İlişkiler 15’
USLA/AHA 16’
What We Do in the Shadows filmine yorum yazdı:
Bu filmi çok sevdim. Hikaye ilk olarak 2005 yılında kısa film olarak el kamerasıyla çekilmiş.
Şuradan incelenebilir;http://www.imdb.com/title/tt4963986/
Şuradan izlenebilir;youtu.be/AB4ERbk0EVY
Eğlenceli, orijinal ve samimi bir yapım. Ayrıca Taika Watiti'nin Hunt for the Wilderpeople ve Boy filmlerini de incelemenizi tavsiye ederim. Yönetmen ayrıca bir oyuncu olarak da bir hayli yetenekli.
Frank filmine yorum yazdı:
Enteresan ve ilgi çekici bir hikaye. Benim gibi yeni şeyler görmeye aç insanlar beğenecektir.
Domhnall Gleeson son zamanlarda görmek istediğim yüzlerden biri oldu. Ex Machine ve Black Mirror'daki rolleriyle yarattığı karakteri seyircide içselleştirebildiğini düşünüyorum. Bu filmle de akış itibarı ile bizi kendi dünyamızda hissettirecek bir geçiş sağlanmış ve Jon karakteri karar ve yaklaşımıyla izleyeni hikayenin içine çekip, olan bitene duyarlı hale getiriyor.
Anlamıyoruz, üzülüyoruz, hafif gülümsüyoruz, dahil olabilmek istiyoruz. Bunlar hikaye akışında görmek istediğimiz şeyler. Çünkü günümüzde ilgimizi çekebilecek yeni bir şey bulabilmek öyle zor ki. Ya bildiklerimize tutunuyoruz ve Star Wars VIII izlemek istiyoruz, ya da tekrar tekrar arşivimizi karıştırıyoruz. Bu üretenin yaratıcılığını da kısıtlıyor ve baskı altında bırakıyor. O yüzden bu tarz özgün yapımlar daha fazla desteklenmeli diye düşünüyorum ben kendim. Ve doğrusu filmin akışında değiştirmek istediğim hiçbir şey de yok, ... DevamıEnteresan ve ilgi çekici bir hikaye. Benim gibi yeni şeyler görmeye aç insanlar beğenecektir.
Domhnall Gleeson son zamanlarda görmek istediğim yüzlerden biri oldu. Ex Machine ve Black Mirror'daki rolleriyle yarattığı karakteri seyircide içselleştirebildiğini düşünüyorum. Bu filmle de akış itibarı ile bizi kendi dünyamızda hissettirecek bir geçiş sağlanmış ve Jon karakteri karar ve yaklaşımıyla izleyeni hikayenin içine çekip, olan bitene duyarlı hale getiriyor.
Anlamıyoruz, üzülüyoruz, hafif gülümsüyoruz, dahil olabilmek istiyoruz. Bunlar hikaye akışında görmek istediğimiz şeyler. Çünkü günümüzde ilgimizi çekebilecek yeni bir şey bulabilmek öyle zor ki. Ya bildiklerimize tutunuyoruz ve Star Wars VIII izlemek istiyoruz, ya da tekrar tekrar arşivimizi karıştırıyoruz. Bu üretenin yaratıcılığını da kısıtlıyor ve baskı altında bırakıyor. O yüzden bu tarz özgün yapımlar daha fazla desteklenmeli diye düşünüyorum ben kendim. Ve doğrusu filmin akışında değiştirmek istediğim hiçbir şey de yok, öylece kendi gibi kalsın ve ben onu düşünürken bir kahve içeyim ve tebessüm edeyim.
Hikayenin kaynağı olan gruptan da bir kuble;https://youtu.be/4y48U3_ZIZ4
Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? filmine yorum yazdı:
Harry Potter serisinin ilk iki filmini yöneten Chiris Columbus'un komik ve çocuksu hikaye anlatımınıunutup zihninde yücelten arkadaşların kafası karışmış gibi görünüyor. Hikaye ne kadar iyi de olsa yönetmen yazarın zihninden aktarım yapamadıkça iyi bir film ortaya çıkmıyor. Serinin Melez prens, Zümrüdü anka yoldaşlığı ve Ölüm yadirgarları (part 1,2) filmlerinin yönetmeni olan David Yates, seriyi okur ve izleyici için yüceltmiş ve konuya hakimiyetini sağlamış biridir.Bu filmle iseyazarın zihninde bize bir kapı aralıyor ve Harry Potter ile başlayan dünya bizim için renk ve çeşitlilik kazanıyor. Film güzel ve heyecan vericiydi. Bu yeni serinin devamını merakla bekliyorum.
The Lobster filmine yorum yazdı:
Dogtooth temasının devamı niteliğinde, daha genele hitap eden eğlenceli, hoş bir yapım. Beğendim, keyifle izledim. Colin Farrel'ın kilo alıp kendini yakışıklı göstermeyecek sahnelerde oynaması şaşırttı, filme inandığını hissettirdi. İyi oyuncuları bir arada görmek mutlu etti. Tavsiye olunur.
Love filmine yorum yazdı:
Sitenin en kötü yanı, hiçbir sinematografik bilgisi olmayan insanların, oradan buradan ’çok konuşulan film, olaylı yönetmen’ diye duydukları yapımları; anlayabilip tek kelimeyle özetleyeceğini sanan garip insanlarla dolu olması :(
Gaspar Noe filimadamı’na bir sevdiremedi kendini. Vah vah.
Filmde Murphy karakteri ile Gaspar Noe kendi hakkında bize birinci ağızdan bilgiler vermiş, isminin filmde geçmesi de bana mizahi geldi açıkçası. Bir adet ’Murphy için Elektra’ filmi izledik; Murphy’nin düşleri ve kendi hakkındaki tüm çelişkileri direkt göstermeye çalıştığını düşünüyorum filmin. Üst metin bir birliktelik içindeki arzu ve şehvet olsa da alt metinde özgürlük kavramı ve kadın ve erkeğin, dış ve iç etkenlerle, tek olamama problemi anlatılmış. Gaspar Noe’nin diğer filmlerinde olduğu gibi, filmin sonunda aklınızda kalanlar ve sizi rahatsız edenler asıl vermek istedikleri. Film aşırı cinsellik içeriyor demek yüzeysel bir yorum olup, yorum sahipleri ... DevamıSitenin en kötü yanı, hiçbir sinematografik bilgisi olmayan insanların, oradan buradan ’çok konuşulan film, olaylı yönetmen’ diye duydukları yapımları; anlayabilip tek kelimeyle özetleyeceğini sanan garip insanlarla dolu olması :(
Gaspar Noe filimadamı’na bir sevdiremedi kendini. Vah vah.
Filmde Murphy karakteri ile Gaspar Noe kendi hakkında bize birinci ağızdan bilgiler vermiş, isminin filmde geçmesi de bana mizahi geldi açıkçası. Bir adet ’Murphy için Elektra’ filmi izledik; Murphy’nin düşleri ve kendi hakkındaki tüm çelişkileri direkt göstermeye çalıştığını düşünüyorum filmin. Üst metin bir birliktelik içindeki arzu ve şehvet olsa da alt metinde özgürlük kavramı ve kadın ve erkeğin, dış ve iç etkenlerle, tek olamama problemi anlatılmış. Gaspar Noe’nin diğer filmlerinde olduğu gibi, filmin sonunda aklınızda kalanlar ve sizi rahatsız edenler asıl vermek istedikleri. Film aşırı cinsellik içeriyor demek yüzeysel bir yorum olup, yorum sahipleri zaten yönetmenin elemek istediği kitleyi oluşturuyor. Düşünceleri kapalı olan ve hayatı bir anahtar deliğinden gördükleriyle sınırlı insanların filmi izlemek istememesi amaçlanıyor. Anlayamıyorsanız izlemeyin, bu yorumları yapan herkes İrreversible ve Serbian Film’e de yorum yapmış, izlemeyin o zaman neden ısrarla izliyorsunuz? Aman hiçbir şeyin dışında kalmayayım derdi. Nefret söylemlerini bir kenara bırakıp filme dönersek, Elektra’nın Murphy için her zaman Kırmızı olması gözüme çok hoş gelen bir diğer öge. Kırmızı imgesi tutku ve öfkeyi simgeleyen bir renk olarak ilişkiyi anlamamız için bir anahtar oluyor. Sevdiğimize olan öfkemiz, onu yalnız ve yalnızca kendimize ait hissedememekten ileri geliyor. Peki özgürlük, ’bana sorduğun sürece arzu ettiğin her şeyi yapabilirsin’ cümlesi üzerinden dahi gelen kandırma ve aldatmalar. Özgürlüğümüzü kendimize saklayıp, sevdiğimizi de bir kafeste tutmak istiyoruz. Sonunda elde ettiğimiz, mutsuz ve pişmanlık dolu bir hayat oluyor. Özetle, film beni hiç tahrik etmedi ve içime dokundu diyebilirim. Müzik seçimi de gayet hoş. Umarım izlemek isteyen açık görüşlü arkadaşlara yardımcı olabilmişimdir, iyi seyirler.
PK filmine yorum yazdı:
Arkadaşlar önce bi düzeltme yapayım, diğer yorumlarda yazdığı gibi film Aamir Khan'ın değil, yazarı ve yönetmeni Rajkumar Hirani'dir. Film hakkında ise, Hint sinemasının naifliğini kırmaya çalışan yersiz cinsellik göndermeleri beni rahatsız etti, bu tarz yapımlara göre oyuncu seçimi ile de Hollywood'vari olmuş. Yine de dini yobazlıkla mücadelesi hoş. Zaman geçirmek için izlenebilir.
Dönüş Yok filmine yorum yazdı:
Bir filmi, ünlenmiş veya can alıcı birkaç sahnesi ile tanımlamak veyahut yargılamak; yüzeysel bir yorum oluşturmaktan ileri gitmiyor ve böyle eylemlerle film için harcanan emeklere haksızlık edilmiş oluyor. Film hakkında eksik yazıldığını düşündüğüm şeyleri tamamlayabilmek için biraz ayrıntıya gireceğim ve filmi izlemeye niyetiniz varsa fakat tanımlar sizi kuşkuya düşürüyorsa, bu yorum size yardımcı olabilecektir.
Filmi bir hafta önce izlmeme rağmen içimde yarattığı o rahatsızlık hissinden kurtulamadım ve sıkça film üzerine düşünerek daldığımı farkettim. Bunun sebebi aslında ne anlatılan sahneler ne de o tek kelimenin tanımından ibaret değil. Filmin çekim ve anlatım tekniği, konunun vuruculuğunu asıl sağlayan şey. Filmin zaman akışı tersten başlıyor ve sürekli sallanan, dönen bir kamera ile siren sesleri duyuyoruz. Neler olup bittiğini anlamak veya yorumlamak ilk 45 dakika mümkün olmuyor. Çünkü film hikayenin çözüm bölümünden başlıyor. Sürekli sallanan kamera ile olayları dikkatle anl ... DevamıBir filmi, ünlenmiş veya can alıcı birkaç sahnesi ile tanımlamak veyahut yargılamak; yüzeysel bir yorum oluşturmaktan ileri gitmiyor ve böyle eylemlerle film için harcanan emeklere haksızlık edilmiş oluyor. Film hakkında eksik yazıldığını düşündüğüm şeyleri tamamlayabilmek için biraz ayrıntıya gireceğim ve filmi izlemeye niyetiniz varsa fakat tanımlar sizi kuşkuya düşürüyorsa, bu yorum size yardımcı olabilecektir.
Filmi bir hafta önce izlmeme rağmen içimde yarattığı o rahatsızlık hissinden kurtulamadım ve sıkça film üzerine düşünerek daldığımı farkettim. Bunun sebebi aslında ne anlatılan sahneler ne de o tek kelimenin tanımından ibaret değil. Filmin çekim ve anlatım tekniği, konunun vuruculuğunu asıl sağlayan şey. Filmin zaman akışı tersten başlıyor ve sürekli sallanan, dönen bir kamera ile siren sesleri duyuyoruz. Neler olup bittiğini anlamak veya yorumlamak ilk 45 dakika mümkün olmuyor. Çünkü film hikayenin çözüm bölümünden başlıyor. Sürekli sallanan kamera ile olayları dikkatle anlamaya çalışırken; filmin en vurucu sahneleri başladığında kamera hiç oynamıyor ve sizi, olayı 15 dakika boyunca izlemeye zorluyor. Hayır gözlerinizi kaçırıp hızlandırmamalısınız, çünkü filmin amacı zaten o dönen karelerin yarattığı iç bunaltısının ardından vahşeti ve gerçekliğini hissedebilmenizi sağlamak. Eğer ileri atlatacaksanız ve dayanamıyorsanız kendinizi zorlamayın, çünkü film izlendiğinde bitmeyecek ve kafanızda dönmeye de devam edecek. Ve film, bitirene kadar izleseniz bile, sizi asla rahatlatmayacak; çünkü amacı bu olaya tanık olmanın içinizde yarattığı iç sıkıntısı ve karamsarlığı; o insani ve kayıp duyguları size yeniden hissettirebilmek.
Lego Filmi filmine yorum yazdı:
Sıradan olmanın, herkes gibi olmanın, takımla birlikte hareket etmenin harika sayıldığı bir dünya. Mutlu olmanın tek sırrı sana verilen yönergeleri izlemek. Bu dünya çok da uzakta değil, yönergeler sistemin içerisinde gizli. Kahve 37 dolar, HARİKA! Biz bunlarla uyutuluyorken, WB'un böyle bir filmin yapımcılığını üstlenmesi ve The Lego Movie'nin sistem eleştirisi yapması şaşırtıcı, güzel.
Kırık Çember filmine yorum yazdı:
Film bana hiçbir şey hissettirmedi. Yorumları okuduktan sonra film boyunca 'ee, birazdan hikayeyi bir şekilde çevirip anlamlı bir şeyler anlatmaya başlayacak sanırım' diye ümit ettim. Malesef olmadı. Yaratılan karakterler de gayet sıradan ve bir esprisi olmayan insanlar. Anlatıldığı gibi dini bir eleştiri veya çatışma da yok, yalnızca bir sahnede adam yersiz bir şekilde inanan ve inanmayan herkesi rahatsız edecek ve itecek şekilde bir çıkış yapıyor. O da havada kalıyor. Sonuç olarak afişe edilen konu da yüzeysel diye tanımlanabilecek şekilde görünüyor. Beni hiçbir şekilde etkilemedi, abartılı yorumlara aldanarak izlemeyiniz.
Spoiler olmasa da yorumdaki içerik film hakkında bilgi verebilir.
Klasik gerilim filmi kodlarını hiçe sayan ve seyirciyle alay eden, gerçekten gerilimi hissettiren bir yapım. Filmin başından sonuna rahatsız edici anlar yaşanıyor ve asla rahatlayamıyorsunuz. Beklediğimiz o rahatlama, o kaçış; hikayenin çözüm kısmı asla gerçekleşmiyor. Yani film bilinenden, kanıksanmış olandan çok daha öteye taşıyor kendi türünü. Çünkü kurguyu şekillendiren, korku yaratan karakterler oluyor.
Kısaca, aklınızdaki gerilim temasını bozacak, beklentilerinizi bilip size onları vermeyecek bir yapım.
Not: Sonuna kısaca diye cümle eklediğim için umarım yalnızca o cümleyi okuyup geçmiyorsunuzdur :(