Yol Arkadaşım 2 filmine yorum yazdı:
Türk sinemasına katılan bir düşük IQ iğrenç komedi filmi daha! YAŞASIN! Puhu.tv'ye reklam vermiş 30 saniyesine bile tahammül edilemiyor.
pâtissier ,
watercolor drawer, writer,
pinhole photographer,
independent film follower.
KOÜ/Uluslararası İlişkiler 15’
USLA/AHA 16’
Yol Arkadaşım 2 filmine yorum yazdı:
Türk sinemasına katılan bir düşük IQ iğrenç komedi filmi daha! YAŞASIN! Puhu.tv'ye reklam vermiş 30 saniyesine bile tahammül edilemiyor.
Truth or Dare filmine yorum yazdı:
Korku filmlerinde ki şu şey var ya hani, karakterlerden biri başlarına gelen olaya hayatı boyunca bunu beklemiş gibi inanıyor, muhteşem değil mi ya.
Partilerde Kız Tavlama Sanatı filmine yorum yazdı:
Neil Gaiman'ın aynı isimli hikayesinin senaryoya uyarlanmış versiyonu. Her şeyin hızlıca tüketildiği çağımızda farklılık yaratmak ve yeni bir şey üretmek oldukça zor olsa gerek. Farklı bir tür anlatım benimsemiş bu tarz filmleri genelden sıyrılabildiği için değerli buluyorum. Elle Fanning'i ilk kez Neon Demon'da izleyip (o film de orijinal bir konuya sahip) kendisinden oldukça farklı bir duygu almıştım. Burada da benzer bir dünya dışı karakterde olması, fiziki özelliklerinin aynı anda masum ve gösterişli oluşuyla ilintili olabilir. Belki de kendisini gelecekte yine bu tarz filmlerde görebiliriz.
Luther dizisininden tanıdığımız Ruth Wilson'ı da bu filmde yeni ve farklı rolüyle görüyoruz. Kendisi de etkili ve etkileyici bir oyuncu, kendine has bir havası var.
Nichole Kidman'ın rolüne de birçok farklı enstantane eklenmiş olması beni oldukça tatmin etti.
Filmi genel olarak eğlenceli ve ilgi çekici buldum. Yeni şeyl ... DevamıNeil Gaiman'ın aynı isimli hikayesinin senaryoya uyarlanmış versiyonu. Her şeyin hızlıca tüketildiği çağımızda farklılık yaratmak ve yeni bir şey üretmek oldukça zor olsa gerek. Farklı bir tür anlatım benimsemiş bu tarz filmleri genelden sıyrılabildiği için değerli buluyorum. Elle Fanning'i ilk kez Neon Demon'da izleyip (o film de orijinal bir konuya sahip) kendisinden oldukça farklı bir duygu almıştım. Burada da benzer bir dünya dışı karakterde olması, fiziki özelliklerinin aynı anda masum ve gösterişli oluşuyla ilintili olabilir. Belki de kendisini gelecekte yine bu tarz filmlerde görebiliriz.
Luther dizisininden tanıdığımız Ruth Wilson'ı da bu filmde yeni ve farklı rolüyle görüyoruz. Kendisi de etkili ve etkileyici bir oyuncu, kendine has bir havası var.
Nichole Kidman'ın rolüne de birçok farklı enstantane eklenmiş olması beni oldukça tatmin etti.
Filmi genel olarak eğlenceli ve ilgi çekici buldum. Yeni şeyler görmek isteyen insanların izlemesini tavsiye ederim.
Bazen filmlerde bir rolün oyuncuya anlatılırken nasıl açıklandığını zihnimde canlandırmaya çalışıyorum. Acaba Ruth Wilson'a Stella rolü anlatılırken nasıl tabir edildi. Hayır yani böyle bir rol nasıl açıklanır? Şimdi işte koloniler var falan... eeee? sonra sen de cinselliği temsil eden kolonide olduğundan insanların ...den insan doğurtabiliyorsun.????
Açıklayamazsın ki.
Filmde yasak elma klişesinden çıkıp domates imgesi kullanılmasını oldukça sevimli buldum. Bir de Budizm'den çakraların isimleri Amerikan Kolonileriyle eşleştirilmişti, bu da farklı bir açı kazandırıyor filme. Nichol Kidman'ın Amerikanın kolonisi Stella'ya "Sizi biz doğurduk" demesiyle de filme bir kurgu olmanın ötesinde tarihsel bir derinlik de kazandırmış.
Boruto: Naruto Next Generations dizisine yorum yazdı:
Dibs on ilkyorum.
Şimdiee. Naruto ve Shippuden'i tüm o filler bölümlerin ızdırabına katlanarak sabırla bitirdik. Ama ne oldu, bizim Kishimoto emekli olamadı. Kendisi milyoner Mangakalar arasında olmasa maddi bir şey olduğunu sanabilirdik. Veya insan 15 yıl boyunca aynı işi yaptıktan sonra başka ne yapılacağını da bilmeyebilir. Sonuç olarak bazı işler onu üreten kişiyi aşıp dünyaya mal oluyor.
Açıkçası başta, konuyu kullandıklarını düşündüğüm için izlemeyi düşünmüyordum. Tadı kaçacak diye korktum ki Naruto'da da kısmen bu yaşanmıştı. Fakat Shippuden bittikten 1 sene sonra, özlediğimi fark ettim ve Boruto'ya bir şans vermeye karar verdim. (Ayrıca izlenecek daha iyi bir şey de yok, kalmadı.)
Şimdii, Naruto serisinde öyle çok bağ kurduk öyle çok duygu yaşadık ki, Boruto'da aynı hisleri bulamıyoruz. Çünkü bir kere bizi Boruto'ya bağlayacak bir trajedi yok. Naruto serileri olabilecek en iyi şekilde bitti - ki dünyayı yok edip geri getirdikleri halde-. Bu sebeple de maaalesef Boruto için g ... DevamıDibs on ilkyorum.
Şimdiee. Naruto ve Shippuden'i tüm o filler bölümlerin ızdırabına katlanarak sabırla bitirdik. Ama ne oldu, bizim Kishimoto emekli olamadı. Kendisi milyoner Mangakalar arasında olmasa maddi bir şey olduğunu sanabilirdik. Veya insan 15 yıl boyunca aynı işi yaptıktan sonra başka ne yapılacağını da bilmeyebilir. Sonuç olarak bazı işler onu üreten kişiyi aşıp dünyaya mal oluyor.
Açıkçası başta, konuyu kullandıklarını düşündüğüm için izlemeyi düşünmüyordum. Tadı kaçacak diye korktum ki Naruto'da da kısmen bu yaşanmıştı. Fakat Shippuden bittikten 1 sene sonra, özlediğimi fark ettim ve Boruto'ya bir şans vermeye karar verdim. (Ayrıca izlenecek daha iyi bir şey de yok, kalmadı.)
Şimdii, Naruto serisinde öyle çok bağ kurduk öyle çok duygu yaşadık ki, Boruto'da aynı hisleri bulamıyoruz. Çünkü bir kere bizi Boruto'ya bağlayacak bir trajedi yok. Naruto serileri olabilecek en iyi şekilde bitti - ki dünyayı yok edip geri getirdikleri halde-. Bu sebeple de maaalesef Boruto için geriye bir trajedi kalmadı.
Ayrıca Boruto Naruto'ya görünüş ve davranış olarak çok benziyor. Bu da serinin +1 kazançlı başlaması demek, seyircinin içselleştirmesi açısından. Mesela neden Hinata'ya benzeyen bir kadın karakter değil baş karakter? Çünkü o zaman çok daha fazla eleştirilecekti.
Feminist duygularımı ateşleyen bir diğer sebep de, o büyük savaşlarda muhteşem roller alan güçlü kadın savaşçıların bu yeni seride birer ev hanımı olması. WTF? Oğlan çocuğu Temari bile eve gelen erkeklerin yemeğini hazır eder olmuş. Sonuçta insanların içerisine canavar mühürlemek diye bir şey uyduran adam, kadınlar ve erkekler evde eşit rol oynuyor diye de işleyebilir animesini/mangasını. Ama yok. İlle ki kültür ille ki ataerkil ille ki doğuluyuz. Te allaam.
Mesela seri Sarada'nın üzerine kurulmuş olsa bence çok daha orijinal ve yenilikçi olabilirdi. Hatunun amcası Uchiha soykırımı yapmış, babası iflah olmaz bir serseri ve ilgisiz, annesi Sasuke'yle kafayı bozmuş bir ruh hastası. Bu çocuktaki travma serideki hiçbir karakterde olamaz. Ayrıca işleyecek daha fazla konu üretilebilirdi. Sakura'dan ve Hinata'dan çok daha sağlam bir kadın karakter gibi görünüyor şuan için. Artık bakaceğiz.
Şimdilik izliyorum, bir 15 yıl daha sürecek gibi görünmese de nostarjik bir yolculuk gibi tat veriyor. Ama bunlar beni seride rahatsız eden şeyler oldu. Eğer siz önemsemiyorsanız iyi seyirler dilerim, ben bazen hassasiyet gösterebiliyorum. Öyle bir hayranlık ki Mangaka'nın dahi bozmasını istemem. Son. Valla bak. Bitti. Hadi çık gez dışarda hayat devam ediyor. Grşrz.
Uğur Böceği filmine yorum yazdı:
Travmasız bir büyüme dönemi, biz ortadoğulular için garip bir durum. O yüzden film beni içine alamadı. Bir de beklentim daha feminist bir yapıda olmasıydı, bu da benim önyargım oldu maaalesef. Yine de sevimli.
Not:Timothee Chalamet yine göz dolduruyor. Aynı yıl içinde iki (call me by your name) ses getiren yapım içinde bulunmak, etkileyici.
Üniversiteye gitmeden odasını beyaza boyaması, hoş bir ayrıntı olmuş.
Arif V 216 filmine yorum yazdı:
Zamanda yolculuk üzerine birçok kaliteli ve beyin yakan yapım var. Cem Yılmaz bu konu üzerine hiç kasmayarak kendi yöntemleriyle bir hikayeyi anlatmış. Bilimkurgudan çok eski Türkiye nasıl bir yerdi göndermesi mevcut. Bunu yaparken de eski Türk sineması ve Türk sanatçıları ile bezemiş hikayeyi. Ayrıca bir yönetmen olarak Cem Yılmaz artık kendi çizgisini de oluşturmaya başlamış, artık kendi filmlerine dahi atıf yapabikecek birikime sahip. Oyuncuların kendi sesleriyle söylediği şarkılar, danslar ve muhteşem kostümlerle sahneler çok canlı. Kamera açıları üzerine de kadro için de çok çalışılmış. Yani olay espri yapmaktan bir adım ötesi. Aile ile de izlenebilecek keyifli bir film. Zaten beklenti de bundan ibaret olmalı.
Star Wars: Son Jedi filmine yorum yazdı:
George Lucas'ın büyüleyici dünyasına açılan bir kapı daha.
3D IMAX destekli yapımlar arasından kalitesi ile sıyrılıyor film. Avengers filmlerinde olduğu gibi sürekli sarsılan ve hareketli kamera yerine net, canlı ve gerçekçi görüntüler sağlanmış. Bu da bütçenin büyüklüğünü bize gösteriyor.
Star Wars ilk yazıldığında dönemi için fazla ileride olan bir kurguydu, fakat bu dönem için hem teknoloji hem de küreselleşme anlamında çağımıza uygun hale geldi. Bu açıdan şanslıyız bence.
Filmin kadrosu çok geniş, her bir kostüm sahneleri tamamlıyor. Bu aslında oldukça zor bir iş, bizi öyle bir yaşam alanının var olduğuna ve sahnede absürd bir şey olmadığına inandırıyor. Ve her bir arka plan dolu, örneğin deniz kıyısında bir konuşma gösterilirken denizden çıkan bir kuyruk görüyoruz. Bunlar iyi düşünülmüş, emek harcanmış ayrıntılar. Filmin animasyon değeri de oldukça yüksek.
Kylo Ren ve Rey'in birbirinin anima/animusu haline getirilmesi iyi düşünülmüş. İçsel çatışma, iki karakterde ayrı ayrı gös ... DevamıGeorge Lucas'ın büyüleyici dünyasına açılan bir kapı daha.
3D IMAX destekli yapımlar arasından kalitesi ile sıyrılıyor film. Avengers filmlerinde olduğu gibi sürekli sarsılan ve hareketli kamera yerine net, canlı ve gerçekçi görüntüler sağlanmış. Bu da bütçenin büyüklüğünü bize gösteriyor.
Star Wars ilk yazıldığında dönemi için fazla ileride olan bir kurguydu, fakat bu dönem için hem teknoloji hem de küreselleşme anlamında çağımıza uygun hale geldi. Bu açıdan şanslıyız bence.
Filmin kadrosu çok geniş, her bir kostüm sahneleri tamamlıyor. Bu aslında oldukça zor bir iş, bizi öyle bir yaşam alanının var olduğuna ve sahnede absürd bir şey olmadığına inandırıyor. Ve her bir arka plan dolu, örneğin deniz kıyısında bir konuşma gösterilirken denizden çıkan bir kuyruk görüyoruz. Bunlar iyi düşünülmüş, emek harcanmış ayrıntılar. Filmin animasyon değeri de oldukça yüksek.
Kylo Ren ve Rey'in birbirinin anima/animusu haline getirilmesi iyi düşünülmüş. İçsel çatışma, iki karakterde ayrı ayrı gösterildiğinde bizi hikayaye daha bir bağlıyor. Ayrıca Adam Driver oynadığı Kylo Ren rolüne gittikçe oturmaya başladı. Kendisinde bir Severus Snape havası yok değil.
The Force Awakens köprüsü ile kurguya yeniden geçmek, bu filmin önemini de vurguluyor. Çünkü taşlar yerine oturmaya ve zihnimizde hikayeye dair beklentiler oluşmaya başlıyor.
Thor: Ragnarok filmine yorum yazdı:
Bu güne kadar Marvel filmleri benim için, sevgilinin gönlü olsun diye gidilen beyin öldürücü filmlerdi. Ta ki Taika Waititi işe el atana kadar. Bu adamın göndermeleri, filmdeki sürpriz rolleri ve sahne kurgusuna bayılıyorum. Film komedi olarak değerlendirilebilir, görsel bir ziyafet. Sahnelerde rönesans tabloları, tanrı atıfları harika olmuş. Biraz daha müzik eklenebilirdi tek bir soundtrack kullanılması enteresan. Güçlü kadın figürleri etkileyici, Cate Blanchett role çok yakışmış. Ve de Waititi'nin filmdeki rolü ile o artan gülme isteği doruğa ulaşıyor. Eğlenceli, hareketli bir film. Ayrıca bir kısa film de var http://www.filimadami.com/film/103938/team-thor/
American Honey filmine yorum yazdı:
Bazı dürtüleri kabul edip etmemek tercihimize bağlıdır. Fakat bu dürtüleri kabul eden ve bunu kalıcı bir esere dönüştüren kişilere, bence, saygı duyulmalıdır. Hafif hafif işlenmiş, hoş bir filmdi. Bitmesini istemedim.