15 yıl önce
Korkuyorum Anne filmine yorum yazdı:
Ejderha Dövmeli Kız filmine yorum yazdı:
Fincher niye böyle yapıyor anlamıyorum. Sen Seven, Game, Panik Odası; Sen bir Dövüş Klübü yapmış adam olacaksın sonra Tutup Zückerberg' i anlatacaksın, en sonunda da gelip bedavadan bir senaryo ve yapılmış bir örneğine konup Yeniden Çevirim hatasına düşeceksin. Ayıp ediyosun Fincher İyi yönetmenlerin böyle yapmaması gerek. Gözümüzden düşüyorsun haberin ola...
Fetih 1453 filmine yorum yazdı:
Filmin eleştirisini yaparken öncelikle bunun bir "kurgu" olduğu gerçeğiyle başlamak gerekir miliiyetçi, islamcı ya da tarihçi gözünün dışında türk sinaması ölçütlerinde değerlendirme yapmak bence en doğrusu olacaktır. Madde madde eleştiri yaparsak:
1) Sinematik olarak dünyadaki örneklerine göre elbetteki zayıf kalmış Bütçe- film karşılaştırmasına girersek batı ve amerikan film endüstrisi bizim ölçütümüz olmaması gerekir dönem filmi her zaman için para ve kuvvetli duygu gerektiren yapıtlar olması gerekmektedir. Görsel efekt olarak Türkiyedeki en zengin en başarılı film olduğu bir gerçek. Filmin sanatsal yönü zayıf olması elbette her aksiyon ve dönem filmleri için bir geçerli bir olgudur. Kostümler mekan seçimi dönemine oldukça uygun ve başarılı. Oyunculuk olarak fatih, ulubatlı ve diğer karakterler büyük oranda başarılı ancak hitap yetenekleinin zayıf olası filme eksi bir özellik katıyor. Filmin can alıcı bir müziğinin olmaması da büyük bir eksiklik olarak ilk göze çarpan unsurlar.
2) ... DevamıFilmin eleştirisini yaparken öncelikle bunun bir "kurgu" olduğu gerçeğiyle başlamak gerekir miliiyetçi, islamcı ya da tarihçi gözünün dışında türk sinaması ölçütlerinde değerlendirme yapmak bence en doğrusu olacaktır. Madde madde eleştiri yaparsak:
1) Sinematik olarak dünyadaki örneklerine göre elbetteki zayıf kalmış Bütçe- film karşılaştırmasına girersek batı ve amerikan film endüstrisi bizim ölçütümüz olmaması gerekir dönem filmi her zaman için para ve kuvvetli duygu gerektiren yapıtlar olması gerekmektedir. Görsel efekt olarak Türkiyedeki en zengin en başarılı film olduğu bir gerçek. Filmin sanatsal yönü zayıf olması elbette her aksiyon ve dönem filmleri için bir geçerli bir olgudur. Kostümler mekan seçimi dönemine oldukça uygun ve başarılı. Oyunculuk olarak fatih, ulubatlı ve diğer karakterler büyük oranda başarılı ancak hitap yetenekleinin zayıf olası filme eksi bir özellik katıyor. Filmin can alıcı bir müziğinin olmaması da büyük bir eksiklik olarak ilk göze çarpan unsurlar.
2) Tarihi gerçeklik olarak bakarsak İstanbul ve Edirne dönemde kayda geçirilenlerle büyük oranda eşleşiyor İstanbuldaki büyük olimpiyat stadı kaynaklarda olduğu gibi filme aktarılmış Edirne çekimleri daha kolay olmuş olmalı ki önemin yapıları büyük oranda ayakta durmaktadır. Filmdeki karakterlerden en ço göze çarpan Ulubatlı Hasan hemen hemen hiçbir tarihi kaynakta geçmemektedir. Ancak senaryo yazarları bir kurgu elde etmek için b karakteri öne çıkarmış olmamlılar. Tarih dramatize edilirken sahneye aktarılırken böyle karakterler oluşturulması normal karşılanmalıdır. Diğer karakterlerden Çandarlı, Zağanos divan kavgaları dışında hemen hemen kaynaklarda geçtiği gibidir. ( Çandarlı Halil Fetihten hemen sonra bizansla olan ilişkileri ortaya çıktığı için öldürülmüştür.) Diğer başarılı bir karakter ise Grandük Notaras' tır. Gerçektende Bizans içinde Fatih' in kişiliğini farkeden ileriyi görebilen birisidir. Papa ve Diğer devletlerin durumu da aşağı yukarı tarihi gerçeklerle aynıdır. Ancak İyi Türk- Zalim Bizans gösterisi bizim kurtulamadığımız bir şeydir gerçekliiği tartışılmasına ragmen Türk tarafından bakıldığında görülen de budur. Top döküm ustası Urban usta karakteri oldukça babacan gösterilmiştir ancak tarihe bakıldığında Urban bildiğimiz silah tüccarıdır. Şahi Top projesi tamamen Urban a değil Bir kısmı Fatih' e aittir.Top döküm denemelerinde topun ikiye ayrılması ve vidalı olarak iki parça dökülmesi o tesadüfi olarak ortaya çıkmıştır ve en önemlisi Şahi Top gösterildiği gibi yatay değil Dikey dökülmüştür. Topun parçalandığı zamanda da Urban yaralanmamış ölmüştür. Mehteran olmaması eleştiri konusu olabilir. Mehteran elbette filme büyük görsellik katabilirdi ancak film ekibi "tarihi gerçeklik" uğruna olması muhtemelen mehteran kullanmamıştır. mehteranın oluşturulması daha sonralara tekabül eden yıllarda olmuştur. Era ve Jüstinyen üzerinden üretilen senaryo da tamamen kurgudur. Jüstinyen Fetihten önce Papanın gönderdiği öncü birliğin kumandanıdır.
3) Kurgu olarak tarihi akış ve yer yer geridönüşler kullanılması türün kurallarından biri sayılmaktadır artık. Ancak Yerli yersiz ortaya çıkan bazı sahneler kafa karışıklığına sebebiyet vermektedir. ( Mora baskını olduğunu sonradan anladığımız sahne) Filmi izlerken aklımıza gelen ilk soru Çandarlı paşanın neden azledilmediğidir ki bu konunun anlatılmaması büyük bir kurgusal hata olarak karşımıza çıkmamktadır. ( Tarihi akış içinde fatih tahta çıktığında asker ve halk üzerinde etkili olmadığı buna karşın Çandarlı Halilin ise büyük etki sahibi olduğunu görürüz filmde kısaca gösterilip geçen Kurtçu Doğan olayı gibi bir çok olayla Çandarlının etkisi yavaş yavaş kırılmıştır.)
4) Görsel efektler bize göre çok kuvvetli olsa da dünya klasmanında oldukça zayıf kalmaktadır özellikle boğazdan geçen venedik gemisinin batırılması oldukça basit kaçmış. Dikkat ettiyseniz geni parçaları suya düşer düşmez su eski halini çabucak alıyor. Surlar üç katmanlı ve labirent şeklindedir oysa filmde tek katmanlı olarak görmekteyiz. Surların yıkılması esnasında fırlayan taş parçaları da yapaylıktan kurtulamamış. Filmin en kötü sahnesi belki de uzak çekim savaş sahnelerinden biriydiki figürasyondaki iki kişi bana keloğlan yada malkoçoğlu figürasyonunu hatırlattı kılıçları yapıştırmış öylece beklemekteydiler. Allahtan çok kısa bir sahneydi de çoğu kişi farketmemiştir bile. Ordunun uzak çekim görünümü orta derecede ancak kamera askerler arasında biraz dolaşsaydı bize daha fazla gerçeklik katabilirdi. uzak çekimlerin vasatlığına karşın yakın çekimler oldukça başarılıydı. Ulubatlı Jüstinyen kapışmasındaki bağırmalar hariç tabiki.
5)Karakterler olarak baktığımızda en büyük eksik Ak Şemseddin ve Molla gürani olarak görülmektedir. Molla Güraninin hiç olmayışı Ak şemseddinin ise nasreddin hoca vari konuşması vasat kalmıştı. Bazı eleştirilerde rastladığımız Gülbahar hatun ve Era eleştirisi tarihsel olarak haklı olsa da kurgu olarak normal karşılanmalıdır. Kostümler oldukça başarılı seçilmiş ancak bir yerde görülen fatih in pembe kaftanı ve Bayezid e sarıldığı anda miğferden burnuna uzana tv anteni görünümlü çubuk olmasaymış birde aynı sahnede fatihe bir kuşak girdirilmiş olması illaki görselliği artıracak bir etken olacaktı. Maalesef bu eksik kalmış.
6) Final sahnesi bir filmin her şeyidir. Hele Fetih için çok çok önemlidir. Yıllarca İstanbulun fethini görkemli bir resim eşliğinde öğrenmiş nesiller olarak fatihin gezintiye çıkar gibi istanbula girmesi pek hoş olmamış. Fetihten sonra şehre girişler görkemli olmalıdır ki bu bir sultanın en gururlu anıdır. Görkemini yansıtmak ister ki tarih boyunca da hep öyle olmuştur. oraya beş altı at koymak çok da fazla masraf açmazdı heralde.Ayasofya ya girişte de yine aynı sönüklüğü görmekteyiz ki o kalabalığın içine en ön safta tek başına gidecek padişah pek olası birşey değildir. herhalde yapımcılar burda hümanistik bir mesaj kaygısı içine düşmüşlerdir.
Son olarak filme genel bakışımızda film eksiklerine rağmen Türk sinemasının dönem filmleri içinde en iyisi diyebiliriz daha önce tahtı elinde bulunduran Kurtuluş ve Cumhuriyet filmleri artık en iyi değiller. Her şeyden önemlisi bu filmi tarafsız olarak izlemeliyiz herkes eleştirecek bir nokta bulabilir ama unutulmamalıdır ki bu film ilktir ve diğer filmlere açılacak olan kapıdır. Kusur bakan gözdedir. Ne tarafından bakarsak bir eksik görürüz ama Türk sinemasının gelişimi için Bu filme olumlu bakmakta fayda var özellikle son yıllarda çekilen rezalet filmleri hatırlarsak( yapımcının Recep İvedikleri de dahil) İYİ Kİ VARSIN FETİH 1453 diyoruz. İyi seyirler diliyorum...
Ali' nin araba çakmağıyla sigarasını yaktığı sahneye o kadar içten gülümsedim ki saatlerce kahkaha atmaya değerdi.