B
18 yıl önce
Dönüş Yok filmine yorum yazdı:
ters kurgunun, biçimsel bir yenilik olmasının ardından anlamına kavuştuğu film.
Dönüş Yok filmine yorum yazdı:
ters kurgunun, biçimsel bir yenilik olmasının ardından anlamına kavuştuğu film.
Dexter dizisine yorum yazdı:
e2'nin reklamlarda kullandığı müzik (The Pierces:Secret) ciddi spoiler içerir.
Ölümcül Oyunlar filmine yorum yazdı:
Haneke'nin, yaptığı en iyi işi: seyirciyle beraber oynamayı, göstere göstere, alay etme boyutuna kayarak yaptığı; şiddeti incelemekten çok seyircinin varolan şiddet algısı üzerinden fikirlerini sunduğu, şaşırtıcı filmi. Fakat şiddet klişelerini bu kadar yerin dibine batırdığı filmini, ABD'de tekrar çekmesi ise anlaşılmaz.
Dönüş filmine yorum yazdı:
Bu kadar çok ödül almasını yadırgadığım fakat 2003 yapımı olması ve Türkiye sinemasının çok daha kaliteli ürünler vermesi nedeniyle, bir daha gözümüze sokulamayacağını umduğum film.
Hastalıklı bir özdeşleştirmeci anlatım ve bunu destekleyen mistik bir görsellikle, eleştirmekten çok duygu pazarlamaya çalışmış Zvyagintsev.
--Spoiler--
Nereden geldiği kendisi gibi hep gizem olarak kalacak bir babanın, çocuklarıyla ilişkisine ışık tutan bir yolculukta gelişiyor film. Babanın ilk geldiği andan itibaren koyduğu despot otorite, zorunlu ekipte çatışma ve ayrışmalara yol açıyor. Babanın rahatsız edici dogmatik kuralları karşısında seyirci de küçük çocukla özdeşleşiyor iyice. Daha sonra basit kurgulanmış bir ölümle, küçük çocuk gibi seyirci de suçluluk duymaya başlıyor. Hikayenin başından beri sorgulamayan, tamamen baba figürüne olan ihtiyacını gideren kardeşlerin büyüğü ise, bu ölümle babanın konumuna geçiyor. Filmdeki otorite değişimi, düşünsel olan güç üzerinden değil, babanın verdiği " ... DevamıBu kadar çok ödül almasını yadırgadığım fakat 2003 yapımı olması ve Türkiye sinemasının çok daha kaliteli ürünler vermesi nedeniyle, bir daha gözümüze sokulamayacağını umduğum film.
Hastalıklı bir özdeşleştirmeci anlatım ve bunu destekleyen mistik bir görsellikle, eleştirmekten çok duygu pazarlamaya çalışmış Zvyagintsev.
--Spoiler--
Nereden geldiği kendisi gibi hep gizem olarak kalacak bir babanın, çocuklarıyla ilişkisine ışık tutan bir yolculukta gelişiyor film. Babanın ilk geldiği andan itibaren koyduğu despot otorite, zorunlu ekipte çatışma ve ayrışmalara yol açıyor. Babanın rahatsız edici dogmatik kuralları karşısında seyirci de küçük çocukla özdeşleşiyor iyice. Daha sonra basit kurgulanmış bir ölümle, küçük çocuk gibi seyirci de suçluluk duymaya başlıyor. Hikayenin başından beri sorgulamayan, tamamen baba figürüne olan ihtiyacını gideren kardeşlerin büyüğü ise, bu ölümle babanın konumuna geçiyor. Filmdeki otorite değişimi, düşünsel olan güç üzerinden değil, babanın verdiği "izcilik eğitiminden" kalma teknik bilgilerle desteklenmiş ki, insani birikim yerine fiziksel üstünlüğe ve bilinmez bir hayat tecrübesine vakıf baba da otoriteyi böyle sağlamıştı. Film, kısacası, eskiyle yeninin çatışmasında önyargıyı ve eskiden öğrenilecek çok şey olduğunu (Rusya özelinde bu sosyalizmle kapitalist düzene denk düşer ki böyle bir sosyalizm "güzellemesi" sosyalizme ters düşer.) yanıltıcı bir duygusallıkla anlatmış. Bu kadar kötü bir izlenimi bertarafa etmeyecek olsa da, çocukların oyunculuğu sinema ve çocuklar için umut verici.
--Spoiler--
Her uzun planı ya da "sade anlatımı" Nuri Bilge Ceylan'a benzetmek ise bazı film eleştirilerinin omurgasızlığını gizlemek için uydurulmuş bir iskelet herhalde.
Üç Maymun filmine yorum yazdı:
Türkiye sineması için atılım yaratacak bir sürecin hak edilmiş meyvelerinden biriydi Üç Maymun, tıpkı bereketli 2008'in diğer önemli yapıtları gibi. Filmin Cannes'daki başarısı ona, derin olmayan ama değersiz de olmayan bir popülerlik kazandırdı. Nuri Bilge'nin filmlerinin daha fazla izlenmesinin sinema için anlamı aşikar.
Filmde ilk bakışta öne çıkan unsurlardan birkaçı, NBC'nın oyuncu alışkanlığını değiştirmesi, Yılmaz Güney'in Baba filmine ciddi biçimde benzer bir olaydan yola çıkması, film afişinden anlaşılacak kadar iyi görselliği.
Oyunculuk bağlamında; daha tanıdık yüzlerle çalışmanın istenilenden fedakarlık etmek anlamına gelmediğini göstererek, NBC görsel birikiminin ötesinde, oyuncu yönetiminde de başarılı olduğunu örnekledi. Böylece Hatice Aslan ve Ahmet Rıfat Şungar'ın gerçekten üstün oyunculuklarıyla tanışabildik. Yavuz Bingöl'e dair önyargılar taşımamakla birlikte, Yavuz Bingöl karakteribaltalayan bir oyunculuk da sergilemedi. NBC'nın da oyunculuk anlayışının, abartılı b ... DevamıTürkiye sineması için atılım yaratacak bir sürecin hak edilmiş meyvelerinden biriydi Üç Maymun, tıpkı bereketli 2008'in diğer önemli yapıtları gibi. Filmin Cannes'daki başarısı ona, derin olmayan ama değersiz de olmayan bir popülerlik kazandırdı. Nuri Bilge'nin filmlerinin daha fazla izlenmesinin sinema için anlamı aşikar.
Filmde ilk bakışta öne çıkan unsurlardan birkaçı, NBC'nın oyuncu alışkanlığını değiştirmesi, Yılmaz Güney'in Baba filmine ciddi biçimde benzer bir olaydan yola çıkması, film afişinden anlaşılacak kadar iyi görselliği.
Oyunculuk bağlamında; daha tanıdık yüzlerle çalışmanın istenilenden fedakarlık etmek anlamına gelmediğini göstererek, NBC görsel birikiminin ötesinde, oyuncu yönetiminde de başarılı olduğunu örnekledi. Böylece Hatice Aslan ve Ahmet Rıfat Şungar'ın gerçekten üstün oyunculuklarıyla tanışabildik. Yavuz Bingöl'e dair önyargılar taşımamakla birlikte, Yavuz Bingöl karakteribaltalayan bir oyunculuk da sergilemedi. NBC'nın da oyunculuk anlayışının, abartılı bir anlatımdan çok, yönetmene özgürlük veren bir yapıda olduğunu düşünüyorum.
Filme getirilen en dile pelesenk eleştiri ise, filmin senaryosunun sıradanlığının aksine gerçekten kaliteli bir görselliğe sahip olduğuydu. NBC'nın filmlerinin çoğuna da getirilien yüzeysel bir eleştiridir ki, kendisi de senaryo yazım sürecinin çekim aşamasından daha zor geçtiğini belirtip, görüntü konusunda daha profesyonel işler yaptığını kabul ediyor. Fakat NBC'nın Üç Maymun'daki görsel tercihlerinin, katalog fotoğrafçılığı gibi defosuz ama kaba bir estetiğe ya da manzara tablosu kadar ilkel bir zevke tekabül ettiğini düşünmek, az karakterle çizilmiş, sıradan olduğu gibi karanlık bir ailenin sıkıntılı anlarına, bu görselliğin daha derin bir anlam kattığını yadsımak olurdu. Üstelik filmin çıkış noktasının tanıdık olmasına fazlaca takılıp, filmin geri kalanında ailenin, paranın, korkunun, egemen görüşün toplumsal ahlak üzerindeki tahribatlarının, perdede heyecanlandıran bir kurgu ve teknikle dillendirilmesine algıları kapatmak, tarihsel açıdan sinemamız için bu kadar değerli bir yapıtı katleder.
Son olarak, "her zaman riskli konular"da gezinen, sinema için viran zamanlarda cesaretle üretmeye devam eden Nuri "Bilge" ye şükranlar ancak Üç Maymun gibi güzel ürünlerle sunulabilir.
İhtiyar Delikanlı filmine yorum yazdı:
Chan-Wook Park'ın keşfedilmemiş alanlarda (G.Kore'den bir filmin beklentilerimize benzememesi değil kastettiğim) gerçekle bağları kopartıp, toplumsal dinamiklerden fazla kendi "masalsı" detaylarına eğilmesi, muhteşem kurgusunun, etkileyici müziklerinin ve yenilikçi bir görselliğinin tam zıttı. Yine de karanlık masallarının büyüsü, her filmiyle mutlaka şaşırtan, hayran bırakan yönetmeni, bir illüzyonisti izlemenin verdiği heyecanla takip etmeye itiyor.
Saklı filmine yorum yazdı:
Yeni İnsan Yeni Sinema 23. sayıda, bu filme dair yabancılaştırma estetiği ve Brecht çıkışlı bir yazı var. Yazı, filme dair soru işaretlerini cevaplamasının yanında, tiyatroda devrim denebilecek bir ilerlemenin; yabancılaştırma estetiğinin sinema sanatında tekrar üretimini Cache üzerinden örnekliyor ve analiz ediyor. Temel bir benzeştirmeyle; Haneke de tıpkı Brecht gibi, sanatta cesaretle ilerlemeyi aklına koymuş sanatçı. Sanat tarihi üzerine okuma yaparken gelişmeleri, değişimleri ve bir biçimin tümden yıkılıp yeni bir estetiğin oluşumunu kavramanın mutluluğunu ve zevkini yaşarız. Çağımızın sinema ustası, sanat tarihinde yer alacak bu eseriyle, sanatın yaşadığını bir kez daha gösteriyor.
Güneşli Pazartesiler filmine yorum yazdı:
Çürümüşlüğün ve aymazlığın salgın gibi yayıldığı bir dünyada, hakkını aradığı için işsiz kalan fakat güzel olanı hergün tekrar tekrar yaratmanın heyecanını yaşayan işçilerin hikayesini, İspanyalı dostlarımız ortak bir dille anlatıyor.
İşte Özgür Dünya filmine yorum yazdı:
kapitalizmin tanıdığı özgürlüklerden sadece biri olan; işsizlik üzerine kurulmuş bir film:
It's a Free World
sınıfsal konumun aklı, vicdanı, ihtiyaçları ve nihayet yaşamı ve geleceği kazanma yöntemini belirlemesini ve özgür avrupa işçilerinin gün yüzündeki karanlık dünyalarını, bir burjuva hayalcisinin gözünden öfkeyle seyrediyoruz.
Donmuş Irmak filmine yorum yazdı:
"güzel" hayallerle anılan, kaba bir iştahla özgürlük açlığını doyurmak isteyenlerin rüyalarını süsleyen ülkelerde, parayla ifade edilen duyguların, "sevginin" ve yaşamın kazanılması için kimlerin yaşamına son verileceğine ya da nasıl bir ahlaki tutum sergileneceğine, coğrafyalar, sınırlar farketmeksizin (filmde yerlilerin kendi sınırlarında farklı kurallar uygulanması ancak teknik bir ayrım olarak kalabiliyor) elbette paranın inşa ettiği "akıl" karar verecektir. Frozen River ise, insanların bu kaideye zor da olsa karşı çıkabileceğini göstererek ufkumuzu genişletip, umudumuzu tazeliyor.