16 yıl önce
The Wolverine filmine yorum yazdı:
"X-Men Origins 3: Volverin Paris'te" gibisinden devamı da gelmese bari.. Neyse, hadi bakalım, ne çıkacak bahtımıza.
The Wolverine filmine yorum yazdı:
"X-Men Origins 3: Volverin Paris'te" gibisinden devamı da gelmese bari.. Neyse, hadi bakalım, ne çıkacak bahtımıza.
X-Men: Birinci Sınıf filmine yorum yazdı:
Sıkı bir X-Men serisi hayranı olmama rağmen maalesef ben bu filmden keyif alamadım. Güya seneler öncesini anlatıyor ama karakterler maalesef 21. yüzyıldan fırlama repliklerle konuşuyor. Kaldı ki daha önce izlediğimiz şeylerle tutarsızlıklar da gözden kaçacak gibi değil (örn: Mystique'in hikayesi, Prof. Xavier'in sakat kaldığı yaş, vs.). Zamansal ve mantıksal hataların/sapmaların yanı sıra, kendi başına ortaya çıkmış olsa gayet karizmatik bir karakter olabilecek "genç Magneto", maalesef bizim bildiğimiz mantık abidesi ve süperzekalı Magneto'yla pek bir alakasız tavırlar sergilemekteydi kanımca. Üstelik bu filmi sinemada izlemiş olmama rağmen aksiyon sahnelerinden de pek etkilenemedim. Özetle serinin en iyi filmi diyenleri falan anlamakta güçlük çektim oldukça. Tabii zevkler renkler vs...vs...
Sucker Punch filmine yorum yazdı:
Pan'ın Labirenti
Sin City
Kill Bill
Fullmetal Alchemist
Alice in Wonderland
Bilimum Tarantino filmleri..
Evet, bu filmi izlerken aklıma gelen kimi filmleri bu şekilde sırlayabilirim. Ha, yine de fena film değildi diyeceğim her şeye rağmen. Yani ay zaman kaybı, tüh keşke izlemeseydim diyemiyorum, zira "zihinsel bir kaçış" olarak baktığımızda konuya, ciddi bir dram var ortada, ki filmin açılış sahnesi (elbette ki müziğin de yardımıyla) pek bir etkileyici olmuş kanımca. Ama keşke o açılış sahnesiyle vaat edilenlerin biraz daha büyük kısmını karşılayabilseydi diye düşünmeden de edemedim.
Bir de filmin finalinin akılda uyandırdığı soru da mesela kayda değerdi gibi geldi bana: İzlediğimiz şey, aslında kimin hikayesiydi? Babydoll'un mu, yoksa Sweet Pea'nin mi?
Sevimli Cüceler Cino ve Jülyet filmine yorum yazdı:
Filmleri izlemeyi yarıda bırakmışlığım vardır herhalde epey, pek sevmesem de bu durumu. Ama ilk kez bir animasyonu izlemeyi yarıda kestim =/ Maalesef Toy Story tadı yakalanmaya çalışılsa da, pek başarılı olunamamış. 5-10 yaş arası kitleye hitap eden bir animasyon çıkmış ortaya. Hele ki konu da bilindik olunca, hiç bekleyemedim sonunu.
Tek Başına Bir Adam filmine yorum yazdı:
"Beni kategorize et" bölümünde olumlu anlamlar içeren seçeneklerin hepsine tıklıyordum az daha.. Ama en belirgin özellikleri filmin kanımca şunlar: Bir kere müzik şahane bir şekilde eşlik ediyor filme. Eğer müziğin film içinde kullanımına çok önem verenlerdenseniz, mutlaka izlemenizi öneririm. Bunun yanında filmin renkleri muhteşem. Başrol oyuncusunun duygu dünyasına göre renkler zaman zaman soluyor, zaman zaman canlanıyor. Özetle, gayet başarılı ve birden çok kez izlenebiliecek bir film olduğunu düşünüyorum.
İnsan Kırkayak filmine yorum yazdı:
Bazı akıllara gerçekten hayranım. Arkadaş, bu senaryo nasıl bir aklın ürünüdür? Daha izlemedim ama trailer beni benden almaya yetti. Gerçekten bazı akıllar, fantezide sınır tanımıyor. Sırf meraktan izleyesim var filmi.
Deney filmine yorum yazdı:
Bu filmi kategorize etmek hayli zor, zira "gülmekten öldüm"ü seçtim, ama filmin türü komedi değil. "Özgün bir senaryo" desek, bu kadar heba edileni az bulunur. "Ağlama melis" desek, esasen harcadığın zamanın ardından ağladığını belirtmek lazım vs.. Yani konunun özü olarak sevgili başbakanımızın çılgın projesinden bile daha çılgın aslında, ama film bir yerden sonra "üç koca koca senarist adamın ucube fantezisi"ne dönüyor. Filmin dramatik yönüne daha fazla vurgu yapılsa, daha iyi olurmuş ama onlar başka yönlere vurgu yapmayı tercih etmişler.
Bir de film öyle bir başlıyor ki, sanki aslında filmde kesilen bir ilk 1 saat varmış da biz onu görmemişiz gibi.. Ya da bir diziyi 2. ya da 3. bölümünden izlemeye başlamışız gibi..
Adrien Brody'nin vardır bir bildiği diye izledik ama hayalkırıklığı oldu özetle..
Daha İyi Bir Dünyada filmine yorum yazdı:
Gerçekten aldığı ödülleri sonuna kadar hak etmiş bir film diye düşünüyorum. Bunun dışında, bir filme ilk kez orijinal adından (ki "İntikam" demekmiş Danca'da) daha iyi bir beynelmilel isim konulmuş sanırım. Neden mi?
Bir kere film boyunca hep en kötü senaryo geliyor insanın aklına: Mesela o iri yarı sarışın çocuğu dövdüğünde Christian, aha diyor insan, bu çocuk çok fena intikam alacak. Sonra, doktor Büyük Adam mı nedir, o psikopatı sürükleye sürükleye kamptan dışarı atmaya çalışırken, eyvah şimdi basacaklar kampı, herkesi deşecekler diye düşünülebiliyor. Ya da çocuk araba patlayıp yaralanınca, kesin öldü diye düşünüp, aha bu Christian da şimdi intihar edecek garanti diye geçebiliyor insanın aklından.
Ancaaak, her seferinde akla gelen en kötü senaryo gerçek olmuyor. Ve evet, daha iyi bir dünyada yaşasaydık, gerçekten olaylar böyle gelişir, her şerde bir hayır olur, herkes de mutlu olurdu.
Nacho Libre filmine yorum yazdı:
Napoleon Dynamite'ın yönetmeninden bir başka absürt komedi daha.. Ama kıyaslamak gerekirse ikisini, bu çok daha akıcı ve eğlenceli bir film ötekine göre. Tabii absürt komedi sevmeyenlerin kaçınması gerekir diye düşünüyorum her ikisinden de.
Ateş Savaşı filmine yorum yazdı:
Bunun yorumlu-altyazılı versiyonunu izledim ve çok eğlendim =) Normalinde altyazıya gerek yok aslında ama.. Neyse, bunun dışında başarılı ve kült diye nitelendirilebilecek bir film. Kimi ayrıntılar çok gerçekçi gibi geldi bana. Her ne kadar, tarihin ilk romantizmini yaşayan çift üzerinden fazlaca keşfe yer verilse de, o zamanlar olabileceğin en iyisi budur herhalde. Fakat daha sonra bu konu neden belgesellerden öte bir türde işlenmemiş bir daha bu kadar derinlemesine, hayret..