16 yıl önce
Frequently Asked Questions About Time Travel filmine yorum yazdı:
Mesaj filmine yorum yazdı:
konusunun, işlenişinin şahaneliğini, Foster'ın rolüne ne kadar da yakıştığını falan bir kenara bıraktım da, o nasıl bir görüntü yönetmenliğidir.. yıllar sonra tekrar izleyince fark ettim, hakikaten helal olsunmuş meğer..
Ark filmine yorum yazdı:
ilk başlarda sıkıcı ve anlamsız geliyor (hele ki o iddialı giriş sonrasında), ancak bizleri buruk bir sürpriz bekliyor: izleyiniz.
Siyah Kuğu filmine yorum yazdı:
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
izlerken bizim ürettiğimiz teoriler daha iyiydi yahu.. dedik herhalde bu hırslı manyak hastanedeki beth'i ve makyaj odasında lily'yi hakikaten öldürdü, sahneden apar topar götürecek bunu polisler.. ama yok neymiş efendim kendine saplamış ayna parçasını.. yuh arkadaş, hadi siyah kuğu kıyafetinde görünmedi diyelim kanasa bile, o bembeyaz kıyafetle en son o kadar uzun süre kanama olmadan etmeden nasıl dans etti bu kız?? tam süper ayarlamış kanama anını, helal olsun ona..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
oyunculuk ve kamera kullanımları açısından gayet başarılı, ama karakterlerin sığlığı ve senaryonun işlenişi açısından biraz boş bir film olmuş kısaca..
Scott Pilgrim Dünyaya Karşı filmine yorum yazdı:
"böyle çizgi roman - video oyunu gibi film" derken, meğersem zaten çizgi romandan uyarlamaymış.. hatta geçen ağustos oyunu da çıkmış.. gayet eğlenceli, görsel açıdan oldukça farklı ve başarılı bir film olmuş kanımca. içinizdeki teenager (ergen deyince hakaret gibi algılanıyor nedense, böyle iyi =)) ölmediyse çokça eğlenerek izleyebilirsiniz.. müzikler de gayet yakışmış..
Gölgesizler filmine yorum yazdı:
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
olan biten her şey, altan erkekli'nin penceresinden bakarken hayal edip yazdıklarından ibaret olduğu gibi, o da aslında başka birinin hayal ettiği bir hikayenin içinde yaşamaktadır (bkz: son sahnedeki yazılar). esasında filmin özünde, çokça puslu kıtalar atlası'ndan etkilenilmiş gibi geldi bana ya, neyse.. gene de gayet başarılı bir film olmuş kanımca..
ayrıca güvercin'i kaçıran da bir ayı değildir muhtemelen.. çünkü gizli mahzen gibi yerde de (muhtarın çocuğu yani) bu çocuğun bir benzeri yaşamaktadır, ve bunun da sebebi köy içindeki ensest ilişkiler yumağıdır, zira aslında herkes aynı babadan gelmektedir (şu 7 mi 9 mu ne karısı olan adamın hikayesini hatırlarsanız).. güvercin'i kimin hamile bırkatığı konusuna gelince de, filmdeki bazı ipuçlarından bunu kimin yaptığı anlaşılıyor esasen, ama ben fikrimi kendime saklamayı tercih ediyorum =)
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Prensesin Uykusu filmine yorum yazdı:
herkesler çok beğensin, ayakta alkışlasın diye yapmıyor ya bu adam filmlerini, çok mutlu oluyorum.. aklına nasıl gelirse: redd grubuna hayran mı olmuş, tamam kardeş, ver ordan maksimum redd.. masalları çok mu seviyormuş, koy üç sahnede bir efekti.. bir şarkı dinlemiş ve kafasında bir hikaye mi canlanmış, getirin oradan kamerayı.. böyle ironik gibi, eleştirir gibi yazdım ama hakikaten takdir ediyorum kendisini. ben yönetmen olsam, ben de böyle filmler çekmek isterdim, o derece hayranıyım..
Bay Hiçkimse filmine yorum yazdı:
Ya çok sevilecek, ya da amman ha diyerek kimseye tavsiye edilmeyecek türden, ortada kalmanın zor olduğu türden bir film. Ben şahsen başucuma koydum =) Eleştirilerin bir kısmı "Bu konuda çok film var yea" şeklinde olmuş ama şimdi şöyle bir şey var: diyelim ki konumuz "orman" olsun. a filmi ormandaki ağaçları anlatan en süper film, b filmi ormandaki hayvanları anlatan en başarılı film, c filmi de ne bileyim işte ormanın içinden geçen akarsuları en iyi biçimde ele alan film olsun. Bu durumda bana göre bu film "a + b + c + D"dir.. D ise burada yönetmenin/senaristin ayrıntılara gösterdikleri süper özen ile diğer filmlere bir ders niteliğinde olan tarzdır..
Elbette eksi bir yanı da var filmin. Gerçekten de biraz daha kısa tutulabilirmiş.. Yani konu ve tür sarmazsa, izleyici filmin yarısını bile getiremeden uyuyakalabilir. Ama şahsen ben muhteşem görüntüler ve müzikler eşliğinde hiç böyle bir sıkıntı çekmedim..
Neyse, daha yazılabilecek çok şey var aslında ama yine hızla koşan tilkileri zap ... DevamıYa çok sevilecek, ya da amman ha diyerek kimseye tavsiye edilmeyecek türden, ortada kalmanın zor olduğu türden bir film. Ben şahsen başucuma koydum =) Eleştirilerin bir kısmı "Bu konuda çok film var yea" şeklinde olmuş ama şimdi şöyle bir şey var: diyelim ki konumuz "orman" olsun. a filmi ormandaki ağaçları anlatan en süper film, b filmi ormandaki hayvanları anlatan en başarılı film, c filmi de ne bileyim işte ormanın içinden geçen akarsuları en iyi biçimde ele alan film olsun. Bu durumda bana göre bu film "a + b + c + D"dir.. D ise burada yönetmenin/senaristin ayrıntılara gösterdikleri süper özen ile diğer filmlere bir ders niteliğinde olan tarzdır..
Elbette eksi bir yanı da var filmin. Gerçekten de biraz daha kısa tutulabilirmiş.. Yani konu ve tür sarmazsa, izleyici filmin yarısını bile getiremeden uyuyakalabilir. Ama şahsen ben muhteşem görüntüler ve müzikler eşliğinde hiç böyle bir sıkıntı çekmedim..
Neyse, daha yazılabilecek çok şey var aslında ama yine hızla koşan tilkileri zaptedemiyorum =) Özetle, birçok yönüyle çokça başarılı bir film kanımca..
Origin: Spirits of the Past filmine yorum yazdı:
ilk defa bu kadar "kısır" bir anime izledim.. yani konudan dünyalar çıkar, ama adamlar makineleri süpersonik biçimde çizmeye kastırmış senaryoyu sallamayıp.. bir kere başlangıçtaki o muhteşem parça da olmasa, o başlangıç tam anlamıyla "soruyu boş bırakmak" tadında olurmuş.. final için hiçbir şey demiyorum zaten.. 1,5 saate sığdırılmış ama kafadan en az bir yarım saat daha uzun tutulsaymış çok daha iyi olurmuş sanki.. ama o büyük makinelerin ve robotumsu-silahımsı şeylerin çizimine gösterilen özenden anlıyorum ki maalesef derin düşünceden yoksun insanlara teslim edilmiş senaryo ve yazık olmuş..
edit: Jeneriği sonuna kadar izleyiniz, yoksa kaçıracaklarınız var =)