17 yıl önce
Cennetin Kapısı filmine yorum yazdı:
İşte Budur! filmine yorum yazdı:
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
O dansçıların emeklerine yazık olmadı.. Adamın arkasında dans ettiler, gerçekleşemeyen konseri canlı olarak tek onlar izleyebildiler, daha ne olsun?
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Oturduğunuz yerden izleyemeyeceğiniz bir film..
Arkadaşım Canavar filmine yorum yazdı:
Maalesef öyle her yaşa hitap eden cinsten bir film değil. Yani belli bir yaş üstüne tamamen anlamsız gelebileceği gibi, kanımca 12 yaş altının da izlemesi doğru olmayabilir. Çekimlerde kullanılmış tekniklere ve baş roldeki veledin performansına diyecek yok ama, o ayrı..
Sisler Evi filmine yorum yazdı:
gerçekten tam bir dram.. kimin durumuna en çok üzüleceğimi şaşırdım.. tabii aynı şekilde, bir suçlu bulmak da zorlaşıyor.. herkes biraz sorunlu olduğu kadar suçlu da..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
tabii asıl konunun gölgesinde kalmış ve üzerinde çok durulmamış bir "idari yanlışlık" da var ki, aslında bütün olan biten onunla başlıyor..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
bunun dışında, Jennifer Connelly'nin, bir iskelenin ucunda denize bakarken geriden, uzaktan çekimle görüldüğü 3. film oldu benim için =) yönetmenler pek beğeniyor kendisini o açıdan sanırım..
Av Mevsimi filmine yorum yazdı:
Aralık'ta geliyormuş sinemalara.. Bakalım bakalım.. Cem Yılmaz, filmde bir Kazım Koyuncu şarkısı seslendiriyormuş.. Heyecanla bekliyoruz..
Pandora'nın Kutusu filmine yorum yazdı:
İyi hoş güzel filmdi de, teyzemin söyledikleri bazen anlaşılmıyordu gibi.. Film bittikten sonra divxplanet'tan, işitme engelliler için altyazısını indirip en son ne demiş teyzem diye baktım, o derece.. ama doğru anlamışım zaten =)
Bunun haricinde de, karakterlerin ve hikayelerin içi biraz daha doldurulabilirmiş gibi geldi bana. Aslında mesela en başındaki gibi "bir yol hikayesi" şeklinde devam edip, geri dönüşlerle daha vurucu bir film çıkarmış sanki. Ama böyle de izlenesi bir film olmuş tabii..
Dokuz filmine yorum yazdı:
Hakkında o kadar çok iyi yorum okumuştum ki, tabii bir de Tim Burton fetişizmiyle büyük umutlarla izleyip, pek de beklediğimi vermeyen animasyon olmuştur kendisi. Pek yeni bir şey söylemediği gibi (yaratıcının yarattıklarına ruhundan "üflemesi" dışında.. ki bu bile yeni değil aslında =)), fazla orijinal bir biçimde de söylemiyor söyleyeceğini. Hikayeyi kısa tutalım derken iyice havada kalmış birçok yer.. Ama yine de izlenebilir.
Black Books dizisine yorum yazdı:
Şaşkınlıklar içinde, garip bir biçimde kendini izlettiren bir dizi =) Yani bir gariplik hissediyorsunuz, ama art arda izlemeden de edemiyorsunuz. Öyle bir acayip...
Ink filmine yorum yazdı:
Nereden başlayıp nasıl anlatsam.. Klip tadında başlayıp, ayrıntılardaki inceliklerle fikirden fikre koşturan, müzikleriyle mest eden, dairesel ve göreceli zaman kavramı üzerine iyice düşündüren, "insan ne için yaşar" sorusuna kocaman bir içerikle, mütevazı bir cevap veren bir film olmuş.. Yalnız bir yerinde, "Aman yaa, Spin filminden arak olmuş burası ama neyse" dedikten sonra, onun da aynı senarist-yönetmenin eseri olduğunu görüp derin bir oh çektim =).
Özetle, IMDB puanına göre değil de, filimadamı puanına göre değerlendirilip izlenmesi gereken bir filmdir.
Kasvetli olmasına rağmen güzel manzaralarla kotarılmış bir film olmasının dışında ne özelliği vardır ben bilemedim. Tabii daha büyük şoku, başroldeki barbar Tek-Göz'ü (afişteki de ta kendisidir), "gözümün bir yerden ısırması" ile yaşadım, ki kendisi Adams Aebler filmindeki rahip imiş. Hakikaten iyi oyuncuymuş diyebilirim bunun üzerine sadece, helal olsun..
Özetle "neye niyet neye kısmet" filmi diyebiliriz her türlü: hem bir izleyici olarak bende uyandırdığı fikir, hem de filmin konusu itibariyle..