Roy ve Alexandria arasındaki ilişkinin tatlılığı arasında, adamın hayal gücü ve iç dünyası karmaşasının, küçük kızın hayal gücüyle karışmasının görsel şöleni, diyebilirim. Yönetmen filmi, eyvallah, ama oyuncuların doğallığı doğa üstü kanımca. Ayrıca, dişi bir insan evladı olarak, böyle bir oyunculukla hayata getirilmiş Roy'un hastası olmamak mümkün değil. Bu duygusal tepki bir yana, yönetmen, hali hazırda bir sanat olan sinema ile, duble sanat yapmış, neredeyse her sahne cidden, iddal bir resim güzelliğinde.
Topraklardan, dağlardan, insan yüzü benzeştirmesi ayrı bir bakış.
.
Hayran kaldım efenim, insanoğlunun neler üretebildiğine.. Kesinlikle orjinal dilinde seyredilmeli, Alexandria'nın doğallığı, sevimliliği, ve hüzünün hissedilmesi, onun doğal haline dokunulmadan mümkün.
Zaten en çok acıtan yer, "Don't kill him", "This is my story", "Mine, too" .
Topraklardan, dağlardan, insan yüzü benzeştirmesi ayrı bir bakış.
.
Hayran kaldım efenim, insanoğlunun neler üretebildiğine.. Kesinlikle orjinal dilinde seyredilmeli, Alexandria'nın doğallığı, sevimliliği, ve hüzünün hissedilmesi, onun doğal haline dokunulmadan mümkün.
Zaten en çok acıtan yer, "Don't kill him", "This is my story", "Mine, too" .