herkesin gerçek duygular peşinde koşup, başkalarının duygularını taklit ettiği ve sahte duygularla tatmin olmaya çalıştığı, olanların mutlu, olamayanların daha da enkaz olduğu bir dünya.
İnsanların ilişkilerinin karmaşıklığını, bazen değil karşındakini kendini bile tanıyamadığını, hayatına yolu düşen kim varsa seni sen yaptığını ve aynı zamanda senden bir şeyler aldığını çok güzel bir şekilde anlatmış. Oyunculuğuyla, senaryosuyla, renkleriyle çok yoğun bir film. Kendinizden parçalar bulmanız, hikayeden kendinize bir pay çıkarmanız çok olası, zira filmin kendisi hayatın bir parçası.
Yapay zekayı bu hikayenin amacı değil aracı olarak görüyorum ve tebrik ediyorum. Hem bu hikayeyi yürütüp hem de teknolojinin bizleri nasıl değiştirdiği mesajını da inceden vermeyi başarmışlar.
Filmler de hayatımızdaki insanlar gibi değil mi zaten? Bizden bir şeyler alan, bizi biz yapan, hayatımızın bir parçası olmuş yaşanmışlıklar.
Bu tür hikayelerde pek çok benzer yorumla giriş yapıyorum ama genelde kendimden bir şeyler bulduğum hikayeler oluyor. 2 saatlik bir filmden 2 dakika bile kendimden bir şeyler bulsam hoşuma gidebiliyor. Ancak Her için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Kesinlikle özgün bir senaryo. Teknolojinin insanı yalnızlaştırdığını da bir o kadar eleştirel bir dille anlatabilmiş. Ancak zorlama bir duygusallık sezdim. 2 saat de bir film için ideal bir süre olsa da Her’de konunun gidişatına göre oldukça uzun geldi. Theodore ile eşinin arasındaki bağ çok iyi yansıtılamamış. Birbirlerini seviyorlarmış, neden ayrılmışlar belli değil. Aynı şekilde Theodore’nin bilgisayarıyla olan ilişkisini eski karısı hariç kimsenin yadırgamaması da tuhaf. Yan rollerde Amy Adams, Olivia Wilde; seste Scarlett gibi isimlerin yer alması çıtayı baştan yükseltiyor. Yer yer bayık sahneler olduğu gibi çok başarılı replikler, ara ara tatlı bir hüzün barındırıyor. Beğenmedim diyemiyorum ancak beklentimin altında kaldığı gerçek. Tekr... Devamı
Bu tür hikayelerde pek çok benzer yorumla giriş yapıyorum ama genelde kendimden bir şeyler bulduğum hikayeler oluyor. 2 saatlik bir filmden 2 dakika bile kendimden bir şeyler bulsam hoşuma gidebiliyor. Ancak Her için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Kesinlikle özgün bir senaryo. Teknolojinin insanı yalnızlaştırdığını da bir o kadar eleştirel bir dille anlatabilmiş. Ancak zorlama bir duygusallık sezdim. 2 saat de bir film için ideal bir süre olsa da Her’de konunun gidişatına göre oldukça uzun geldi. Theodore ile eşinin arasındaki bağ çok iyi yansıtılamamış. Birbirlerini seviyorlarmış, neden ayrılmışlar belli değil. Aynı şekilde Theodore’nin bilgisayarıyla olan ilişkisini eski karısı hariç kimsenin yadırgamaması da tuhaf. Yan rollerde Amy Adams, Olivia Wilde; seste Scarlett gibi isimlerin yer alması çıtayı baştan yükseltiyor. Yer yer bayık sahneler olduğu gibi çok başarılı replikler, ara ara tatlı bir hüzün barındırıyor. Beğenmedim diyemiyorum ancak beklentimin altında kaldığı gerçek. Tekrar izlemem. 6,5/10
bence hepimiz bu kadar yalnızız aslında itiraf edemeycek kadar cokuz.Kendimize ihtiyacımız var ya da yok (kafam karışık) ama izlenceek bir film kesinlikle....
İzlerken güldüren , güldürürken düşündüren sizi içine çekebilecek bir yapım. İnsan ilişkilerinin zayıflığını , empatinin yok oluşunu , bir garip çaresizliğimizi bize hatırlatan bir film olmuş. Öyle ki , bu işletim sistemi gerçekten olabilse... diye içimizden geçirebilmemiz mümkün . Kim bilir belki de ileride olabilir :)
Sanallasmanin gelecekteki traji romantik durumunu tahlil etmiş. Dram içinde dram.. son yıllarda çıkmış orijinal senaryo ve kurgulanan nadir eserler. Mutlaka izlemek lazım.
Bu filmi sadece tanıdığım birinin hislerini anlamak için izledim. Her ne kadar utopik gelse de geleceğin dünyasına buna benzer yaşanması ihtimal ve aşk adı altında böyle filmler yapılmaya başlandıysa bu hem aşkın hem de insanlardaki düşünce yapısının ayrıca duygu dünyasının farklı bir boyuta geçtiği anlamına gelir. Bir şeylerin sorgulanması gerektiğini düşündürdü. Her neyse filme gelecek olursak şahsen felsefi boyutuna baktığım için sevdim. Sürükleyici, yalnızlık hissi uyandıran ve postpostmodern bir filmdi. Beklentiyi yüksek tutmayın yine de. Kurgusu farklı olmasaydı diğer romantik komedilerden çok da farklı sayılmazdı. Yine de izleyin.
@daw
7 yıl önce
@satanfactor
7 yıl önce
"Kalp içini doldurabileceğin bir kutu degildir,
sevdikçe büyümeye devam eder. "
Oldukça dokunaklı..
@linquter
9 yıl önce
8.5 / 10
Yapay zekayı bu hikayenin amacı değil aracı olarak görüyorum ve tebrik ediyorum. Hem bu hikayeyi yürütüp hem de teknolojinin bizleri nasıl değiştirdiği mesajını da inceden vermeyi başarmışlar.
Filmler de hayatımızdaki insanlar gibi değil mi zaten? Bizden bir şeyler alan, bizi biz yapan, hayatımızın bir parçası olmuş yaşanmışlıklar.
@stiff
9 yıl önce
6.5 / 10
@terabithiasu
9 yıl önce
@seda_vardal
9 yıl önce
7 / 10
@dilekerd0gan
10 yıl önce
-Fotoğrafını beğendim. İçinde seni görebiliyorum."
"İçindeyim zaten."
Böyle naif cümlelerle dolu, farklı mı farklı bir film.. Güzel kelimesinin eksik kaldığı cümlelerinin hatrına bile defalarca izlenebilir. Muhteşemdi!
@naksidil
10 yıl önce
@mutluus
11 yıl önce
@scarletcarson
11 yıl önce