... Devamı 60lar ve 70lerde Yeşilçam Türkiyesi dünyanın en büyük film yapımcılarından biriydi. Telif yasalarının henüz işlerliği olmayan bu dönemde, film yapımcıları ve yazarları Batıda çekilen ünlü filmleri (bazen sahneleri bile aynen keserek) yerel seyircinin hoşuna gidecek hikayelerle harmanlayarak, tamamen özgün bir kopya kültürü oluşturdu. Koşullar kıttı: aletler derme çatma, film laboratuvarları yok, oyuncular bile bazen kendi kıyafetlerini kendileri getiriyordu. Bu kopya kültürü sayesinde Superman, Zorro, Tarzan gibi sayısız bilindik filmler Yeşilçamda bambaşka bir hayat bulabiliyordu. 1980 darbesi ve Türkiyenin sonrasında girdiği neoliberal dönem Yeşilçamda sonun başlangıcı oldu ve kısa zamanda Hollywood filmlerinin egemenliği başladı. Yönetmen Cem Kaya, Almanyada Yeşilçam filmlerini videodan izleyerek büyüdü. Yapımı yedi sene süren film, dönemin yönetmen, oyuncu ve set çalışanlarıyla yapılan röportajların yanı sıra, filmlerden zekice alıntılanmış, komik ve çarpıcı kliplerle kapsamlı bir yolculuk yaşatıyor. Türkiyenin yakın dönem tarihine farklı bir pencereden yaklaşan, aynı zamanda eğlencesi de bol olan film, ihmal edilmiş ve korunamamış Yeşilçam arşivlerinden alıntılanmış zengin bir malzemeyi ilk kez izleyiciye sunuyor.