Fatih Akın'ın araya The Cut gibi bir saçmalık sıkıştırıp filmografisini rezil rüsva ettikten sonra ben ölmedim ya ben o hani, çok sevdiğiniz Im Juli'yi, Soul Kitchen'ı çeken adamın demesi gibi bir şey bu film. Sevdim mi sevdim, tavsiye eder miyim, ederim. Ama şöyle gerçekler de var ki söylemesem olmaz. Bu film dünyada çok populer olan bir kitaptan uyarlama imiş. Yani riske girdim bak nooldu Ermeni meselesi elimde patladı, bu sefer populer olandan yürüyecem diyor yönetmenimiz.Aynı zamanda kamera hareketleri, yol hikayesi oluşu Im Juli'nin tekrarına düşmek gibi geldi bana. Yani zamanında Türk Asıllı Dahi Alman Yönetmen olarak nam salmış Fatih Akın'ı dahiyane birşey yaparken göremiyoruz. Kendini tekrar etmesi seyirci için özlediği tat olabilir, ama bu film yönetmen için bir başarı olarak görülebilir mi tartışılır
@kbrcktlbs
3 yıl önce
@viyola
10 yıl önce
@birduman
10 yıl önce
8 / 10
@skynyrd
10 yıl önce
2.5 / 10