Sonsuzun sonlu olanda kendini göstermesidir" demiş Kant güzellik hakkında. Sanatçı sonluda sonsuzun varolduğunu görebilen kişidir. Tespitte maharetli olduğu kadar bunu eserlerine yansıtmakta da maharetlidir. Hasılı eser sonsuzun bir yansıması olacaktır. Güzel olantabiatın kendisi olmakla birlikte o varlığın bir sureti olan eserden de sanat doğar.
--spoiler olabilir accık--
Felsefe yaptırası bir filmdi bence ama maalesef düşündüren replikleri tek cazibesi idi. Buna rağmen kendini izlettirdi sıkmadan ve bilinen o mutlu sonlardan biriyle de bitti.
Tespitler hoşuma gitti: Örnek: "Saate ne kadar çok bakarsan, zaman o kadar yavaş akar.."
"Aşk bulunmasını istediğiniz yerdedir,Sadece güzelliğe sarmalanmış şekilde geçip giden saniyelerin arasına saklandığını görmeniz gerekir. Bir dakikalığına durmazsanız onu kaçırırsınız."
aslında içerisinde gerçekten güzel sahneler ve replikler var ama insanın üzerinde kuvvetli bir tesiri olan filmlerden değil. böyle desemde bahsedilmeye değer şeyleri olan bir film:
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde o... Devamı
aslında içerisinde gerçekten güzel sahneler ve replikler var ama insanın üzerinde kuvvetli bir tesiri olan filmlerden değil. böyle desemde bahsedilmeye değer şeyleri olan bir film:
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde oluşan görüntüsü' olarak. sanki o an gördüğü şeyi, gördüğü kişideki pırıltıyı, aklında olan biten bir düzenleme ile çizilebilecek bir hale getiriyor gibi...
süre konusunda ben de daha kısa tutulabilirmiş diye düşündüm. ama bu, bu filmi zaman kaybı yapmaz kesinlikle.
Uzun süredir izlemeyi düşündüğüm biraz fantastik biraz felsefik oldukça etkileyici bir aşk filminden öte aşkın dramı üzerine oldukça da hoş bir anlatımla ele alınan etkileyici yapım. film sık sık ana karakterimizin güzel anlar üzerine odaklanmasını ve zamanı durdurarak anı doyasıya yaşamasını da konu alıyor. filmin farklı bir mekanda geçmesi ve felsefik tarzı izlemeyi değerli kılıyor.7.3/10
24 saatlik süre içinde 3. filmim ne olsun diye bakınırken aklımda kalmsın bunu da izleyeyim diye oturdum ve pişman da olmadım. kimi sahneler bana sıkıcı geldi ki bu sahneler aslında eğlendirici komik unsurlar olarak konulmuştu. kimi absürd bölümler gerçekten o kadar absürd ki insn gülmeden edemiyor.
yine de filmi beğenmiş olma sebebimi açıklayayaım: Film aslında güzel bir düşünceden yola çıkıyor: güzelliğin yakalnaışı, zamanı durdurma, güzellik kavramını en estetk öğede kadın bedeninde bulabilme. nedense ben bizim esas çocuğun bu düşüncelerini American beauty'deki Ricky Fitts abiye benettim. ama tabi Ricky abi daha derindi. (poşet sahnesinin karşısında saygıy duruşunda bulunduğum olmuştu)
neyse işte film güzeldi. hiç sevmem ama aşk filmi şeklinde de izlenebilir. zaten millet her şeyi aşk filmi şeklinde izlemeye bayılıyorken. ama bence şk filmi olark izlemezseniz daha çok keyf alcaksınız ( hem bu filmden hem de iğer filmlerden)
Umduğum tadı alamadım. Zaman kavramını işleyen, zamana güzellik(çıplaklık) katan bir film. Bence tam boş vakit filmi ama izlemeyin demem. Beğenenler muhakkak oluyor ve olacaktır.
@bahardan
12 yıl önce
8.5 / 10
--spoiler olabilir accık--
Felsefe yaptırası bir filmdi bence ama maalesef düşündüren replikleri tek cazibesi idi. Buna rağmen kendini izlettirdi sıkmadan ve bilinen o mutlu sonlardan biriyle de bitti.
Tespitler hoşuma gitti: Örnek: "Saate ne kadar çok bakarsan, zaman o kadar yavaş akar.."
"Aşk bulunmasını istediğiniz yerdedir,Sadece güzelliğe sarmalanmış şekilde geçip giden saniyelerin arasına saklandığını görmeniz gerekir. Bir dakikalığına durmazsanız onu kaçırırsınız."
@flagellumdei
12 yıl önce
2.4 / 10
@fabete
12 yıl önce
7 / 10
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde o ... Devamı
önce güldürenlerden bahsedelim: ilki kung fu yapan elemanın olduğu sahne. ki bu sahnede öteki ik elemanla aynı anda ben de güldüm. ikincisi de aynı şapşalların (iyi anlamda) senkronize olarak sandelyelerini taşımalarıydı. bir kaç kere izledim bunu.
ben'in her denilen işi kuzu kuzu yerine getirmesinin acınası demeyelim de üzüntü veren bir sevimliliği vardı. içe dönüklüğünün dışa donukluğu yüzünden hoşlandığı kızla bir ilişkiye başlaması için bile böyle bir durum olması gerekti diyebilirim hatta. bununla birlikte iradesiz bir tip de değildi.
yaşanılan anların donduğu sahneler filmin fantastik tarafıydı belki ama bir o kadar da normal gibiydi. hatta ben en başta olayı gayet farklı yorumladım. 'sanatçının her şeyde kendi bakış açısıyla gördüğü güzelliklerin zihninde oluşan görüntüsü' olarak. sanki o an gördüğü şeyi, gördüğü kişideki pırıltıyı, aklında olan biten bir düzenleme ile çizilebilecek bir hale getiriyor gibi...
süre konusunda ben de daha kısa tutulabilirmiş diye düşündüm. ama bu, bu filmi zaman kaybı yapmaz kesinlikle.
@chewing
13 yıl önce
7.8 / 10
@ustilago
13 yıl önce
@golyadkin
13 yıl önce
yine de filmi beğenmiş olma sebebimi açıklayayaım: Film aslında güzel bir düşünceden yola çıkıyor: güzelliğin yakalnaışı, zamanı durdurma, güzellik kavramını en estetk öğede kadın bedeninde bulabilme. nedense ben bizim esas çocuğun bu düşüncelerini American beauty'deki Ricky Fitts abiye benettim. ama tabi Ricky abi daha derindi. (poşet sahnesinin karşısında saygıy duruşunda bulunduğum olmuştu)
neyse işte film güzeldi. hiç sevmem ama aşk filmi şeklinde de izlenebilir. zaten millet her şeyi aşk filmi şeklinde izlemeye bayılıyorken. ama bence şk filmi olark izlemezseniz daha çok keyf alcaksınız ( hem bu filmden hem de iğer filmlerden)
@cengizceylann
14 yıl önce
7.6 / 10
@palomarx
14 yıl önce
@stiff
14 yıl önce
6 / 10
@prisonbreaker
14 yıl önce
9 / 10