yılmaz güney'in erken dönem filmlerinden, en iyilerinden. filmin başından itibaren vurgulanan, izleyicinin içini daraltan yoksulluk halet-i ruhiyesi finale kadar insanı pençesinden bırakmaz, izlerken siz de cabbar'la birlikte "ne olacak bu durumlar, çoluk çocuk da aç" diye düşünür, oturduğunuz yerde kıvranırsınız. zamanının ötesinde bir filmdir, yeşilçam'ın aşklı, ihanetli, çiçekli böcüklü filmlerinin tam tersi bir seyir izler. filmin baş kadın karakteri -cabbar efendinin karısı- zamanının filmlerinde çizilen kadın portresinden çok uzaktadır. güçlüdür, ayakları üstünde durabilir ve arzu ettiklerini çekinmeden söyleyebilir. dayak yemesi, şiddet görmesi aldatmamalı izleyiciyi, allah aşkına hele ki 70'ler türk sinemasında, kaç tane kadın bulabilirsiniz erkeğine bu derece karşı çıkabilen, uzun yola gitmeden evvel kocası dua ederken araya girip onunla birlikte olmak istediğini dile getirebilen? zenginler villalarında havuzda yüzüp coca-cola içerken, cabbar sümerbank reklam tabelasının altın... Devamı
yılmaz güney'in erken dönem filmlerinden, en iyilerinden. filmin başından itibaren vurgulanan, izleyicinin içini daraltan yoksulluk halet-i ruhiyesi finale kadar insanı pençesinden bırakmaz, izlerken siz de cabbar'la birlikte "ne olacak bu durumlar, çoluk çocuk da aç" diye düşünür, oturduğunuz yerde kıvranırsınız. zamanının ötesinde bir filmdir, yeşilçam'ın aşklı, ihanetli, çiçekli böcüklü filmlerinin tam tersi bir seyir izler. filmin baş kadın karakteri -cabbar efendinin karısı- zamanının filmlerinde çizilen kadın portresinden çok uzaktadır. güçlüdür, ayakları üstünde durabilir ve arzu ettiklerini çekinmeden söyleyebilir. dayak yemesi, şiddet görmesi aldatmamalı izleyiciyi, allah aşkına hele ki 70'ler türk sinemasında, kaç tane kadın bulabilirsiniz erkeğine bu derece karşı çıkabilen, uzun yola gitmeden evvel kocası dua ederken araya girip onunla birlikte olmak istediğini dile getirebilen? zenginler villalarında havuzda yüzüp coca-cola içerken, cabbar sümerbank reklam tabelasının altına işeyerek filmin vermek istediklerini sembolik bağlamda çok güzel vermektedir. izleyici kendini cabbar ile özdeşleştiremez kolay kolay, cahildir çünkü, çaresizlikten hacı hoca sözüne kanıp öncesinde eleştirdiği bir işe, define avına kalkışacak kadar hem de. ve filmin finali, ilk izlendiğinde "eee..??" tepkisi verebileceğiniz ancak üstüne düşündüğünüzde algılayabileceğiniz bir sondur. izlenmeli, izlettirilmeli, 70'ler türkiyesi'nde fakir olmanın ne menem bir şey olduğu -ve günümüzde fakir olmaktan çok da farkı olmadığı- boğazda düğümler oluşma suretiyle iyice kanıksanmalıdır.
bence yılmaz güney\'in en iyi filmi. izledikten sonra asla unutamayacağınız filmlerden. yılmaz güney\'in politik sinema örnekleri olan yol, duvar ve sürü kadar ses getirmemiş olmasına aldanmayın.
@bruce_parkus
18 yıl önce
yılmaz güney.. senin için ne desek az.
@asafi
18 yıl önce