Yurt

(2023)

Dormitory

Film 1 Saat 56 Dk. Dram Türkiye, Almanya 17 Mayıs 2024

7.2

29 OY
PUAN VER
5

Imdb: 6.8 (1.572 OY)

KONUSU
Film, 14 yaşındaki lise hazırlık öğrencisi Ahmet’in yaşadıklarına odaklanıyor. Yakın zamanda kendini İslam’a adamış babasının zoruyla, erkeklerin kaldığı bir dini yurda yerleştirilen Ahmet, alıştığı sıcak aile ortamından koparılmanın çaresizliğini yaşar. Bir yandan babasının beklentilerini karşılama ... Devamı
Film, 14 yaşındaki lise hazırlık öğrencisi Ahmet’in yaşadıklarına odaklanıyor. Yakın zamanda kendini İslam’a adamış babasının zoruyla, erkeklerin kaldığı bir dini yurda yerleştirilen Ahmet, alıştığı sıcak aile ortamından koparılmanın çaresizliğini yaşar. Bir yandan babasının beklentilerini karşılamanın ağırlığı altında ezilirken, bir yandan da okul ve yurt arasındaki ikili hayatında izolasyon ve baskılarla karşılaşır. Aidiyet duygusunu hepten yitiren Ahmet’in tek sığınağı yurdun tecrübeli öğrencisi Hakan olur ve birlikte kuralları çiğnedikleri bu genç adamın yarattığı heyecan ve özgürlük onu ilk kez kendi seçimlerini yapacağı bir yola sürükler.

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar
H

@handecengizoglu

5 ay önce

7 / 10

Başucu filmi değil ama güzel ya.

@semih_cx

9 ay önce

10 / 10

Uzun zamandır izlemek istediğim fakat bir türlü izlemek için fırsat bulamadığım bir filmdi kendisi. Bugün itibariyle izlemiş bulunmaktayım.

Film genel olarak bakıldığında her şeyden biraz olan fakat herhangi bir şeyi tam olarak anlatmayan, ortalama denilebilecek bir film.

Türkiye platformlarında (Ki sanırım izleyebilecek iki tane yer var şuan) dizinin türleri içerisinde LGBTQ+ geçmemesine rağmen yabancı platformlarda bu ibare de bulunmakta. Filmin ilk benim için çelişkisi de burada başladı...

Türkiye standartları açısından bakıldığında "Aman sorun çıkartmasın" düzeyinde bir şeyleri anlatmaya çalışan, ama fazlasına da kaçmaktan çekinerek anlatmak istediğini yarım bırakmış bir içerik gibi geldi bana. Kısa kısa da olsa gösterdiği sahnelerden elbette ki neyi neden gösterdiğini anlayabiliyorsunuz. Fakat bu anlam net bir anlam taşımadığı için mutlaka her sahnede, her konuşmada boşlukları kend
... Devamı
Uzun zamandır izlemek istediğim fakat bir türlü izlemek için fırsat bulamadığım bir filmdi kendisi. Bugün itibariyle izlemiş bulunmaktayım.

Film genel olarak bakıldığında her şeyden biraz olan fakat herhangi bir şeyi tam olarak anlatmayan, ortalama denilebilecek bir film.

Türkiye platformlarında (Ki sanırım izleyebilecek iki tane yer var şuan) dizinin türleri içerisinde LGBTQ+ geçmemesine rağmen yabancı platformlarda bu ibare de bulunmakta. Filmin ilk benim için çelişkisi de burada başladı...

Türkiye standartları açısından bakıldığında "Aman sorun çıkartmasın" düzeyinde bir şeyleri anlatmaya çalışan, ama fazlasına da kaçmaktan çekinerek anlatmak istediğini yarım bırakmış bir içerik gibi geldi bana. Kısa kısa da olsa gösterdiği sahnelerden elbette ki neyi neden gösterdiğini anlayabiliyorsunuz. Fakat bu anlam net bir anlam taşımadığı için mutlaka her sahnede, her konuşmada boşlukları kendiniz doldurmanız gerekiyor.

Peki bu doldurma olayı nedir? Filmde anlatılan ve gösterilen şeyleri eğer ki bizzat kendi hayatınızda yaşadıysanız veya yaşayan birisine tanıklık ettiyseniz o zaman her şey anlamlı ve gerçekçi geliyor ve anlam kazanıyor. Örneğin; Ahmet ve Hakan'ın ilişkisi...

Bu filmi izleyen 10 kişiden kaçı Ahmet ve Hakan'ın ilişkisini nasıl yorumlamıştır sizce? Soruyu böyle sorunca ne demek istediğimi anladınız değil mi? İki ihtimal var, birinci ihtimal aralarında bir çekim olduğu ve birbirlerinden hoşlandığı (Anlamayacak insanlar için ekstra belirteyim "LGBTQ+"), ikinci ihtimal ise arkadaş, kardeş ilişkisi olduğu. Peki biraz önce sorduğum soruyu tekrarlayayım; "Bu filmi izleyen 10 kişiden kaçı Ahmet ve Hakan'ın ilişkisini nasıl yorumlamıştır?

Şahsi olarak benim düşüncem ikilinin arasındaki ilişki arkadaş, kardeş ilişkisi değil. Özellikle her şeyin öcü olarak gösterildiği, sadece Tanrı ile bağ kurmak için her şeyden uzaklaşmak gerektiği öğretilen, böylesine garip bir yurt ortamında bu kadar şeye rağmen iki kişinin bu denlisine samimi gözükmesi, sahnenin birisinde "Heyecanlıyım" şarkısını çalarken bu ikilinin olması ve Ahmet'in Hakan ile bu şarkı eşliğinde ne kadar mutluluk ve huzur dolduğunun gösterilmesi, aralarındaki ilişkinin arkadaş, kardeş ilişkisi olmadığını gösteriyor.

Yorumlar arasında Nehir Tuna'nın (Yönetmen) Ahmet ve Hakan'ın ilişkisinin "Abi - Kardeş" ilişkisi olarak yorumladığını gördüm. Merak ederek YT üzerinden bir PodCast'ini izledim. Gerçekten de yorumdaki gibi yorumladığını görünce inanılmaz şaşırdım. Özellikle de bir sahne için yorum yaparken "Bu sahnede de İtalyanca bir şarkı kullanıyoruz ve şarkıda da -Yüzümdeki gülümsemeyi çaldın sen- diyor. Ve tabii ki o aslında sevgiliye yazılmış bir şey. Ama ben aslında onu -tabii ki insanlar bir beklentiye girmesin- sen benim yüzümdeki gülümsemeyi çaldın derken aslında bu babaya da söylenen bir şey. Her ne kadar Hakan'a da söyleniyor olsa da..." dediğinde gerçekten şok içerisinde kaldım.

Bir şeyleri anlatmaya çalışıp sonrasında bu denli geri adım atmaya yönelik cümleler kullandığını görmek bir izleyici olarak çok üzdü beni. Onun dışında az az da olsa gerçekten "Anlam yükleyebildikten sonra" izlerken sıkılmayacağınız bir film...

Son olarak bu film için "KEŞKE"m Ahmet ve Hakan'ın birbirlerini ne denli sevdiklerini ikisinin de anladığı, film genelinde de olduğu gibi az bile olsa ufak bir sahne görmekti. Umarım başka bir evrende ikisi de mutlu ve huzurludurlar...

@burakt0

10 ay önce

4.9 / 10

Yurt filmini izlemeden önce yorumlara baktım. Normalde bunu pek yapmam ama bu filmde özellikle merak ettim. Yorumlar oldukça karışıktı; genel kitle filmi sevmişti fakat bana göre fazla basit düşünmüşlerdi. En ufak politik dokunuşta hemen “vay be, ne cesur film” demişler. Oysa maalesef bu film cesur falan değil. Üstelik yönetmen ve yazar Nehir Tuna, filmden bile daha korkak bir duruş sergiliyor.

Geçen yıl izlemeyi düşünmüştüm ama güvendiğim birkaç arkadaşım ve bazı eleştirmenlerle konuştuktan sonra vazgeçmiştim. Şimdi ise izlemek istedim; çünkü son dönemde gereğinden fazla “cesur film” lafları duymaya başladım.

Bu filmin tam olarak neresi cesur? İki şeriat karşıtı slogan attığı için mi? Tarikat yurdunda dayak gösterildiği için mi? İçi boş laiklik numaraları mı cesaret? Yoksa eşcinsel karakterler mi?

Bunların hepsini biz Twitter’da zaten yapıyoruz, görüyoruz. Belki Arapça kelimelerin bulunduğu birkaç broşürün yakılması cesur sayı
... Devamı
Yurt filmini izlemeden önce yorumlara baktım. Normalde bunu pek yapmam ama bu filmde özellikle merak ettim. Yorumlar oldukça karışıktı; genel kitle filmi sevmişti fakat bana göre fazla basit düşünmüşlerdi. En ufak politik dokunuşta hemen “vay be, ne cesur film” demişler. Oysa maalesef bu film cesur falan değil. Üstelik yönetmen ve yazar Nehir Tuna, filmden bile daha korkak bir duruş sergiliyor.

Geçen yıl izlemeyi düşünmüştüm ama güvendiğim birkaç arkadaşım ve bazı eleştirmenlerle konuştuktan sonra vazgeçmiştim. Şimdi ise izlemek istedim; çünkü son dönemde gereğinden fazla “cesur film” lafları duymaya başladım.

Bu filmin tam olarak neresi cesur? İki şeriat karşıtı slogan attığı için mi? Tarikat yurdunda dayak gösterildiği için mi? İçi boş laiklik numaraları mı cesaret? Yoksa eşcinsel karakterler mi?

Bunların hepsini biz Twitter’da zaten yapıyoruz, görüyoruz. Belki Arapça kelimelerin bulunduğu birkaç broşürün yakılması cesur sayılabilir, ama cesaret bu kadar.

Baştan sona hem film hem de yönetmen Nehir Tuna korkak davranıyor. Tarikatlar ancak bu kadar iyi gösterilebilirdi. Dediğim saçma kaçıyorsa, tarikatlar ve yurtlarla ilgili birkaç habere bakın; ne demek istediğimi anlayacaksınız. Dayak, baskı ve birkaç ayin gösterince tarikat yurdu anlatmış olmuyorsunuz, maalesef.

Anlatmak istediği konu dışına fazlasıyla çıkan bir film: Yurt. Tarikat yurdunda yaşamaya çalışan bir çocuğu mu anlatıyor? Aile sorunlarını mı? Ergenliği mi? Bir aşık olma hikâyesi mi? Yoksa bir eşcinsel hikâyesi mi? Nehir Tuna hepsini anlatmaya çalışıp hiçbirini anlatamamış, üstelik anlatmaya çalıştığını bile inkâr etmiş.

Filmi izledikten sonra biraz baktım; Nehir Tuna’nın film hakkında konuşurken Ahmet ve Hakan arasındaki ilişkiyi abi-kardeş olarak yorumladığını gördüm. Size bu ikili abi-kardeş gibi mi geldi? Bu ikilinin bulunduğu bir sahnede Burak Kut’un Heycanlıyım şarkısı çalıyordu; abi-kardeş ilişkisi için oldukça uygun bir şarkı seçimi, değil mi?

Benim sorunum eşcinsel karakterlerle değil; sorun, bunu anlattığı besbelli olduğu hâlde, bir şeylerden korkup inkâr edilmesi.

Filmi seven insanların yorumlarına da baktım; çoğu eşcinsellik var diye, kötü anlatımla da olsa laiklik var diye, ya da yine kötü de olsa tarikatları anlattığı için filmi övmüş. Yani bana sorarsanız, bu filmi sevebilmek için ya bilgisiz olmak ya da çok da dikkat vermeden izlemek gerekiyor. Ha bir de belli bir kitle var; en ufak bir eşcinsel karakter görse tam puan veren tayfa, onları unutmak yok.

Filmin siyah-beyaz oluşuna geçelim: Estetik dursun diye mi böyle yapılmış? Hayır. Sadece festivallere girebilmek ve olmayan bir filmi sanat filmiymiş gibi gösterebilmek için siyah-beyaz tercih edilmiş. Bu konuda başarılı da olmuş; çünkü festivallerde gösterildi ve aptal “sanat sepet” tayfa tarafından da sevilmiş. Ama gerçekçi olalım.

Gerçekçi olalım; çünkü sanat filmi dediğimiz şey kesinlikle bu değil…

Hadi iyi şeylerden de bahsedeyim: Oyunculuklar mükemmele yakın, sinematografi de aynı şekilde. Üstelik senaryo da kağıt üzerinde fena durmuyor. Ama işte, hem çorba gibi oluşu hem de anlatmaya çalıştığı şeyi inkâr etmesi, filmi daha da kötü hale getirmiş. Bunun sebebi muhtemelen 2010’da yazılmaya başlanan senaryonun ancak 2019’da bitmiş olması. Büyük ihtimalle ara ara el atılmış, çok da önemsenmemiş, sadece bir PR projesiymiş gibi çıkmış ortaya Yurt.

Kısacası bu film olmamış, elle tutulur bir yanı yok. Verdiğim puan sadece filmin anlatmaya çalıştığı bazı konuları sevmemden, oyunculuklardan ve sinematografiden geliyor.

@sevdus

1 yıl önce

7.2 / 10

Oyuncular iyi seçilmiş. Ben genelde gerilerek izledim. Huzursuzluk yarattı. Ama bu zaten bize ait olan bir huzursuzluk değil mi?

@turkanup

1 yıl önce

Son sahnelerinde kanın akıtıldığı yerde tüm otoritenin gölgelerinin o kana yansıması, Platon’un mağara alegorisine selam verir nitelikteydi. Yine boğazda güzel düğümlenme bırakan film.

@unexpected

1 yıl önce

7 / 10

Banada film aşırı Annemi öldürdüm'deki Xavier Dolan vibe'ı verdi aynı duyguyla izledim.
Film tuhaf hissettiren, düşündüren bir filmdi ve yerli yapım olmasına rağmen çekimleri, oyuncular falan iyidi, beğendim.

@merodesidero

2 yıl önce

Nehir Tuna'ya yabancı medyanın neden sürekli "Türkiye'nin Xavier Dolan'ı" dediğini filmi izleyince anladım. Duygu geçişlerinde değişen görüntüler ve bunalımlı ergenler Xavier Dolan'ın tekelinde değil tabii ama hak verdim açıkçası. Bir Xavier Dolan sever olarak da hoşuma gitti. Hikayesini evirip çevirmeden net bir şekilde anlatıyor. Işık kullanımı, kurgu, müzikler, oyunculuk müthiş. 90'ları tatmış olmaya gerek yok; ülkemizde yaz aylarında ailesinin zoruyla kur'an kurslarına giden, üniversitede cemaat yurtlarında kalan herkes Ahmet'i çok iyi anlayacak.
SPOILER

Yurt filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Yurt filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Yurt filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL