Bir Düşüşün Anatomisi

(2023)

Anatomy of a Fall a.k.a Anatomie d'une chute

Film 2 Saat 31 Dk. Polisiye, Dram Fransa 3 Kasım 2023

7.8

145 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.6 (223.091 OY)

KONUSU
Samuel yüksekten düşerek ölür fakat soruşturma sonucunda ölüm nedeninin intihar mı kaza mı olduğu kesinleşmeyince Sandra cinayet suçlamasıyla tutuklanır. Samuel’in ölümünün sorgulandığı mahkeme süreci, çiftin çalkantılı ilişkilerinin de derinine inen rahatsız edici ve tatsız bir psikolojik yolculuğa ... Devamı
Samuel yüksekten düşerek ölür fakat soruşturma sonucunda ölüm nedeninin intihar mı kaza mı olduğu kesinleşmeyince Sandra cinayet suçlamasıyla tutuklanır. Samuel’in ölümünün sorgulandığı mahkeme süreci, çiftin çalkantılı ilişkilerinin de derinine inen rahatsız edici ve tatsız bir psikolojik yolculuğa dönüşür.
Sandra Hüller

Sandra Voyter

Swann Arlaud

Maître Vin...

Antoine Reinartz

Advocate G...

Samuel Theis

Samuel Mal...

Jehnny Beth

Marge Berger

Saadia Bentaïeb

Maître Nou...

Camille Rutherford

Zoé Solidor

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@alkanistan

8 ay önce

6.5 / 10

Yönetmen Justine Triet'nin bu Altın Palmiye ödüllü filmi, başlangıcından itibaren izleyiciyi bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Film, bir adamın ölümünün ardındaki sırrı çözerken, aynı zamanda karısının ve bir evliliğin en mahrem katmanlarını adli bir hassasiyetle mercek altına alıyor.

Ancak filmin finaline dair hissettiğim "vasat" ve "hikayeyi heba eden" hayal kırıklığı, aslında yönetmenin bilinçli bir tür ihanetinin sonucu diye düşünüyorum.

Filmin temel başarısızlığı (ya da sanatsal tercihi), bir "kim yaptı?" (whodunit) filmi gibi başlayıp, bir "neden oldu?" (whydunit) filmine dönüşmesidir. Seyirci, saatlerce süren duruşmanın sonunda, "ters köşe" yapacak, şok edici, tatmin edici bir cevher bekliyor. Ki tam da bu noktada Senaryo, tüm bu gerilimi ustaca inşa ederken, finalde bu cevheri sunmayı bilinçli olarak reddediyor.

Anatomie d'une chute, gerilimi sonuca değil, sürece odaklamış gibi görünüyor. Asıl mesele, adamın düşüş sebe
... Devamı
Yönetmen Justine Triet'nin bu Altın Palmiye ödüllü filmi, başlangıcından itibaren izleyiciyi bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Film, bir adamın ölümünün ardındaki sırrı çözerken, aynı zamanda karısının ve bir evliliğin en mahrem katmanlarını adli bir hassasiyetle mercek altına alıyor.

Ancak filmin finaline dair hissettiğim "vasat" ve "hikayeyi heba eden" hayal kırıklığı, aslında yönetmenin bilinçli bir tür ihanetinin sonucu diye düşünüyorum.

Filmin temel başarısızlığı (ya da sanatsal tercihi), bir "kim yaptı?" (whodunit) filmi gibi başlayıp, bir "neden oldu?" (whydunit) filmine dönüşmesidir. Seyirci, saatlerce süren duruşmanın sonunda, "ters köşe" yapacak, şok edici, tatmin edici bir cevher bekliyor. Ki tam da bu noktada Senaryo, tüm bu gerilimi ustaca inşa ederken, finalde bu cevheri sunmayı bilinçli olarak reddediyor.

Anatomie d'une chute, gerilimi sonuca değil, sürece odaklamış gibi görünüyor. Asıl mesele, adamın düşüş sebebi değil, kadının (Sandra Hüller) karakterinin, ilişkisinin ve sanatının mahkeme salonunda nasıl paramparça edildiğidir. Film, bize cinayeti çözdürmez; aksine, mutlak gerçeğin erişilemez olduğunu ve yasaların bile sadece yorumlarla işleyebileceğini göstermeye çalışır.

Benim ve sanıyorum tüm izleyenlerin beklentisi, bir gerilim filminin izleyiciye borçlu olduğu düşünülen kapanış ve çözüm idi. Yönetmen ise bize, tatmin edici bir final yerine karmaşık bir soru sunmayı tercih etti. İşte bu tercihi, filmin sanatsal cesareti olarak görülse de, benim gibi filme duygusal yatırım yapan bir izleyici için hayal kırıklığı yaratması kaçınılmazdı. Başarılı bir finale sahip olmayan, ilgi çekici bir yapımdı.

Özetle, filmin bana yaşattığı o iki farklı duygu, filmin sanatsal hedefini ve izleyiciyle olan sözleşmesini net bir şekilde ortaya koyuyor. İyi bir gerilim yaratıp, finalde o iştahı kapatamamak, Anatomie d'une chute'un en tartışmalı mirası olarak kalacaktır.

@bochi

11 ay önce

Bir düşüş olur ve herkes, bu düşüşe bir sebep bulmaya çalışır. Çünkü nedensizlik, insan aklının taşıyamayacağı kadar büyük bir boşluktur. Boşlukları gerçeklerle değil, tahminlerle doldururuz. Kanıt yetersizse bile hüküm veririz. Hakkında değil, varoluşun kendisi hakkında.

Film boyunca gerçeği arıyoruz ama kimsenin aslında gerçeği umursamadığını fark ediyoruz. Herkes sadece kendi bakış açısının onaylanmasını istiyor. Avukatlar, yargıçlar, gazeteciler… hepsi kendi anlam dünyasını korumaya çalışıyor. Tıpkı bizler gibi. Gerçek yoksa, anlam da yok çünkü. Ve anlam çökerse, biz de düşeriz.

Sandra'nın ifadesi seni ikna etmiyor. Ama suçlu olduğuna da emin değilsin. Belki de suçlu olmak için bir şey yapmana gerek yoktur. Belki de bazen sadece... öylece suçlu gibi görünürsün. Hayat bazen seni bir yere koyar ve senin tek yapabileceğin, orada neden olduğunu anlamaya çalışmaktır.

Belki de çocuk olmak, dünyanın ne kadar sessiz bir yer olduğun
... Devamı
Bir düşüş olur ve herkes, bu düşüşe bir sebep bulmaya çalışır. Çünkü nedensizlik, insan aklının taşıyamayacağı kadar büyük bir boşluktur. Boşlukları gerçeklerle değil, tahminlerle doldururuz. Kanıt yetersizse bile hüküm veririz. Hakkında değil, varoluşun kendisi hakkında.

Film boyunca gerçeği arıyoruz ama kimsenin aslında gerçeği umursamadığını fark ediyoruz. Herkes sadece kendi bakış açısının onaylanmasını istiyor. Avukatlar, yargıçlar, gazeteciler… hepsi kendi anlam dünyasını korumaya çalışıyor. Tıpkı bizler gibi. Gerçek yoksa, anlam da yok çünkü. Ve anlam çökerse, biz de düşeriz.

Sandra'nın ifadesi seni ikna etmiyor. Ama suçlu olduğuna da emin değilsin. Belki de suçlu olmak için bir şey yapmana gerek yoktur. Belki de bazen sadece... öylece suçlu gibi görünürsün. Hayat bazen seni bir yere koyar ve senin tek yapabileceğin, orada neden olduğunu anlamaya çalışmaktır.

Belki de çocuk olmak, dünyanın ne kadar sessiz bir yer olduğunu fark etmeden önceki son masumluktur. Ama bu filmde çocuk da büyüyor. Gözleri kapanmıyor. Sorular büyüyor. Ve cevaplar, boşlukta çırpınıyor.

Bir insanı ne kadar tanırsın? Aynı evde yaşamak yetmez. Aynı yatağı paylaşmak yetmez. Aynı hayatı kurmak bile yetmez. Belki kimseyi tanıyamayız. Sadece hikâyeler uydururuz. Kimlikler yaratırız. Kimi sevdiğimizi bile tam olarak bilmeden yaşar gideriz. Belki de sevdiğimiz şey, bir insan değil, onun hakkındaki düşüncemizdir. Ve o düşünce kırıldığında, aşk da ölür.

Belki de biz hepimiz yavaş yavaş düşüyoruz. Ama yere çarpmadıkça fark etmiyoruz.

@germay_arslan

1 yıl önce

6 / 10

Bu türü seven biriyim ama bu filmi sevemedim. Elbette bu kadar insan beğendiğine göre sorun bende ama ben filmi zar zor iki günde bitirdim. Bana inanılmaz sıkıcı geldi.

@stiff

1 yıl önce

6.6 / 10

Süresini uzun bulduğum için geniş bir zamanda, yağmurlu bir Pazar gününde izlemeyi tercih ettim. Yine de uzun buldum :)

Olay kurgusu müthiş merak uyandırıyor. Ama olay kurgusundan çok daha fazla mesaj ve ayrıntı barındırıyor. Yine de sıkıldığım anların az olmadığını belirteyim. Mahkeme sahneleriyle geçiyor, fakat cinayet mi intihar mı olduğuna dair kanıt sunulmuyor. Hep bir varsayım üzerinden ilerliyor. Bahsettiğim filmin sonu değil. Kadının ruh hali, çocuğun psikolojisi de güzel aktarılmış. Çok iyi film olabilir ama bana hitap etmediğini hissettim.

@cevatm

2 yıl önce

7.5 / 10

Denk geldi ve The Zone of Interest üzerine bu filmi izlemiş oldum. Güzel bir denk geliş oldu çünkü iki harika Sandra Hüller performansı izlemiş oldum. Son yılların en sağlam 5-6 filminden ikisinde oynaması da bu tesadüfü olası kılıyor tabi.
Filme gelince bana göre basit bir cinayet ve ya ölüm olayını anlatmıyor. Seyirciyi önyargıyla dışarıdan anlaşılamayacak derecede kompleks çift ilişkilerinin içine sokup merak uyandırmaya çalışıyor. Bu bakımdan filmi çok başarılı buluyorum çünkü olay örgüsünde kadını bir suçlu bir suçsuz buluyoruz. Karakterlerin etik ve ahlaki değerlerini sorguluyoruz. Aslında mahkeme kararını tüm bu olayların muhakemesini kendi içinde yapan seyirci veriyor.

@ali_ulvi

2 yıl önce

8.4 / 10

Tüm evrensel değerlerce yaşam hakkının kutsallığına inanılır, bu film neredeyse ölümü bile ayrıcalıklı birşeymiş gibi hissettirdi :) Cinayet sonrasındaki soruşturma sürecinde olayı canlandırma seansları, kan sıçrama analizleri (en son anımsadığım kan sıçrama analisti Dexter Morgan'dı), mahkeme tarafından Daniel'i korumak için görevlendirilen kadın ve daha birçok detay düşünülmüş, özellikle mahkeme sahnelerindeki diyaloglar çok akıcıydı. Zone Of İnterest filminde harcanan ve yeterli bir performans gösteremediğini düşündüğüm Sandra Hüller ise kusursuzdu.

@kumik

2 yıl önce

Benim için tüm katmanları içinden, klasik cinsiyet rollerini tersten gösteren ve bunu bir cinayet davası kurgusu içine yedirmiş bir film olarak kalacak. Erkeğin saçımı süpürge ettim dediği, kadının etmeseydin ben böyle bir şey istemedim dediği, kadının ilişkideki problemlerinden hovardalık ederek kaçtığı, erkeğin bunu sineye çekip ilişkiyi sürdürdüğü, kadın yazarın kocasının fikrini çaldığı, kadının erkeğe şiddet uyguladığı ve belki öldürdüğü bir senaryo... Bir kadının bu davranışları sergilemesi, bir erkeğin sergilemesinden çok daha farklı, öfke-utanma arası tarif etmesi güç bir etki bırakıyor. Film bunu bir parodi gibi değil, olası bir ilişki biçimi olarak sunmayı başararak hala aşmakta zorlandığımız zihinlerdeki eşitsizliği sergilediği için takdirimi kazandı.

@bestowal

2 yıl önce

6.1 / 10

Herkes mahkeme salonuna odaklanmış ama bunu bu tür birçok filmde bulabiliriz asıl olay yeri inceleme ve sorgular orijinal ve güzeldi. Duruşma bir yerden sonra sıktı artı filmin sonlanmaması, belgesel mi izledik duygusu oluşturdu. Kısacası gereksiz yere büyütülmüş bir film

@darkbrotherhood

2 yıl önce

8.1 / 10

Mahkeme salonu draması, davaya konu olan olayın vasat olduğu ve ortaya çıkan yeni kanıtların sükse yapmadığı durumlarda çerezlik kategorisinden öteye gidemiyor. Bu film, bu sebeplerden ötürü benzer handikapları taşımasına rağmen, yönetmen Justine Triet ve eşi Arthur Harari’nin birlikte yazdığı katmanlı senaryo ile diğerlerin pozitif ayrışıyor. Ortaya mükemmel bir eser çıkıyor.

Dağ evinin çatı penceresinden düşerek ölen Samuel’in ölümün gizemi araştırılıyor. Fakat filme ismini veren “düşüş” bundan ibaret değil. İzleyicinin önünde çözülmesi gereken bir bilmece vardır ve bu bilmecenin parçaları ortaya çıkarken bir evliliğin düşüşüne tanıklık ederiz. Karakterlerin kendilerini ifade ederken Fransızca ve İngilizce arasındaki geçişleri, karakterlerin arasındaki çatışmayı parlatmak için güzel bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Mahkemedeki savunmalar ve kanıtların ortaya çıkmasıyla gösterilen geri dönüşler, hayatta kendi istekleri doğrultusu
... Devamı
Mahkeme salonu draması, davaya konu olan olayın vasat olduğu ve ortaya çıkan yeni kanıtların sükse yapmadığı durumlarda çerezlik kategorisinden öteye gidemiyor. Bu film, bu sebeplerden ötürü benzer handikapları taşımasına rağmen, yönetmen Justine Triet ve eşi Arthur Harari’nin birlikte yazdığı katmanlı senaryo ile diğerlerin pozitif ayrışıyor. Ortaya mükemmel bir eser çıkıyor.

Dağ evinin çatı penceresinden düşerek ölen Samuel’in ölümün gizemi araştırılıyor. Fakat filme ismini veren “düşüş” bundan ibaret değil. İzleyicinin önünde çözülmesi gereken bir bilmece vardır ve bu bilmecenin parçaları ortaya çıkarken bir evliliğin düşüşüne tanıklık ederiz. Karakterlerin kendilerini ifade ederken Fransızca ve İngilizce arasındaki geçişleri, karakterlerin arasındaki çatışmayı parlatmak için güzel bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Mahkemedeki savunmalar ve kanıtların ortaya çıkmasıyla gösterilen geri dönüşler, hayatta kendi istekleri doğrultusunda duruşu olan bir kadının toplumundaki derin rahatsızlığını ön plana çıkarıyor. Bunu, duruşmanın medyaya yansıyan yönleriyle alenen görebiliyoruz. Sandra’nın dezavantajlı oğlu Daniel’in bakımındaki sorumluluklarından ziyade kariyerine öncelik vermesi, kitaplarında kendi hayatını ve başkalarının hayatını dışa vurması ve evliliği boyunca (oğlunun kazasından sonra) biseksüler ilişkiler yaşadığını rahatlıkla kabul etmesi, sanığın duruşmaya konu olan olayın gerçekliğinden öte bir katmanda suçlanmasına neden oluyor.

Oyunculuklara ayrıca değinmek istiyorum. Oyunculuklar o kadar muazzam ki, özellikle yakın çekim sahneleriyle izleyicilerde önyargı ve varsayım oluşmasına olanak sağlıyor. Triet, kamerayı sıklıkla Sandra’nin biraz aşağısına yerleştirerek, karakterin güçlü, otoriter ve hatta gaddar olduğu algısını destekliyor. İzleyici olarak gerilimi böyle bir algıyla da hissediyoruz. Ben bunu yönetmen başarısı olarak değerlendiriyorum. Savcı rolünde Antoine Reinartz’in oyunculuğu ayrıca alkışlanmalı.

Film süresinin yaklaşık 2 buçuk saat olması, kimi izleyicilerce uzun bulunabilir. Şahsi kanaatim böyle katmanlı bir senaryoda, Daniel’in babasının ölümünü kabullenmesi ve annesinin yargılanması sürecindeki devinimlerini yansıtmak adına uygun bir süre.

Mahkemede yeni kanıtın ortaya çıkmasıyla izleyicilere gösterilen flashbackler var. Bu geri dönüşlerde, olayın yaşandığı ana gidiyor, karakterlerin kendi sesiyle gerçekleşen diyaloglarını izliyoruz. Fakat filmin sonlarında Daniel’in köpeğine aşırı doz aspirin vermesiyle başlayan olayları idrak etme şeklinden sonra, film boyunca gösterilen geri dönüş tarzı değişiyor. Mahkemede son ifadeyi Daniel veriyor ve yargı hükmünü değiştirebilecek nitelikte bir ifade! Bu ifadede köpeğini veterinere götürürken babasıyla yapmış olduğu konuşmayı anlatıyor. Görüntü olarak flashback olsa da seslendirme olarak tamamen Daniel’in ağzından dinliyoruz. Sahnenin hemen öncesinde Daniel’e, seçim şansı olduğunda inandığını seçmesi gerektiği söyleniyor. O sebeple yönetmen, bu geri dönüşteki görüntüleri objektif bir değerlendirme ile değil, öznel bir değerlendirme ile görselleştirmiş olabilir.

@sersak53

2 yıl önce

7.7 / 10

Olayları işleyiş şekilleri muazzam ince bir nakış gibi işlemiş yönetmen. Bazı flmler vardır sıradan gözükür lakin içinde muazzam bir öykü barındırır bu filmde böyle bence. Kurgu,oyunculuk,senaryo herşey iyiydi.

@valeapapalagi

2 yıl önce

8.3 / 10

Hayat bazen, hiçbir şey kazanmayacağın ve yalnızca kaybetmemek için verdiğin bir mücadeleye dönüşebiliyor-muş.

"You complain about the life you chose! You're not a victim. Not at all. Your generosity conceals something dirtier and meaner. You're incapable of facing your ambitions and resent me for it. But I'm not the one who put you where you are. I've nothing to do with it. You're not sacrificing yourself as you say. You choose to sit on the sidelines because you're afraid! Because your pride makes your head explode before you can even come up with a little shape of an idea! And now, you wake up at 40 and you need someone to blame, you're the one to blame. You're petrified by your own fu*king standarts and your fear of failure. This is the truth."

"-It's just you know, when you lose, you lose. It's the worst thing that can happen. And if you win, you, kind of, expecting some reward. But t
... Devamı
Hayat bazen, hiçbir şey kazanmayacağın ve yalnızca kaybetmemek için verdiğin bir mücadeleye dönüşebiliyor-muş.

"You complain about the life you chose! You're not a victim. Not at all. Your generosity conceals something dirtier and meaner. You're incapable of facing your ambitions and resent me for it. But I'm not the one who put you where you are. I've nothing to do with it. You're not sacrificing yourself as you say. You choose to sit on the sidelines because you're afraid! Because your pride makes your head explode before you can even come up with a little shape of an idea! And now, you wake up at 40 and you need someone to blame, you're the one to blame. You're petrified by your own fu*king standarts and your fear of failure. This is the truth."

"-It's just you know, when you lose, you lose. It's the worst thing that can happen. And if you win, you, kind of, expecting some reward. But there isn't any. It's just over.
+Maybe sometimes we expect too much.
-Yes. Maybe."


Köpeğe oscar gelir, net. Ona gelmezse, küçük velede gelir.
Y

@yagcionur

2 yıl önce

8 / 10

MUKEMMEL BIR FILM.
Bence her seyden once filmdeki oyunculuklara deginmek gerekiyor.Ozellikle Antoine Reinartz ve Sandra Hüller bu konuda bana gore basi cekiyorlar.Ikisi de inanilmaz oynamislar.Ozellikle Antoine Reinartz mest etti beni.

Eger filmden yuksek tempolu bir gerilim bekliyorsaniz beklentinizi karsilamayabilir.Film zaten yuksek tempoyu amaclamiyor.Film agir basliyor,bir saat gectikten sonra bir anda tempo kazaniyor ve filmin sonuna kadar kendi kanaatimce dusmuyor.

Diyaloglar ozenle secilmis.Bunu filmi izlerken cogu replikte anlayabiliyorsunuz.Bu da oyunculuklara haliyle pozitif yansiyor.

Simdi spoilerli kisma geliyorum.Bence Sandra kesinlikler katil.Bunu kendimce birkac seyden cikardim.Ilk olarak genel olarak cok gergin,sucsuz biri asla bu kadar gergin olmaz haksiz yere suclandigini dusunse bile.Benim icin esas detay sudur ki Daniel bir yerde annesine guvenemiyor ve onun suclu o
... Devamı
MUKEMMEL BIR FILM.
Bence her seyden once filmdeki oyunculuklara deginmek gerekiyor.Ozellikle Antoine Reinartz ve Sandra Hüller bu konuda bana gore basi cekiyorlar.Ikisi de inanilmaz oynamislar.Ozellikle Antoine Reinartz mest etti beni.

Eger filmden yuksek tempolu bir gerilim bekliyorsaniz beklentinizi karsilamayabilir.Film zaten yuksek tempoyu amaclamiyor.Film agir basliyor,bir saat gectikten sonra bir anda tempo kazaniyor ve filmin sonuna kadar kendi kanaatimce dusmuyor.

Diyaloglar ozenle secilmis.Bunu filmi izlerken cogu replikte anlayabiliyorsunuz.Bu da oyunculuklara haliyle pozitif yansiyor.

Simdi spoilerli kisma geliyorum.Bence Sandra kesinlikler katil.Bunu kendimce birkac seyden cikardim.Ilk olarak genel olarak cok gergin,sucsuz biri asla bu kadar gergin olmaz haksiz yere suclandigini dusunse bile.Benim icin esas detay sudur ki Daniel bir yerde annesine guvenemiyor ve onun suclu oldugunu dusunuyor.Mahkemede annesinin beraat etmesine vesile olan aciklamasinin annesini koruma amaciyla soylendigini dusunuyorum ve son detay olarak da sunu farkettim;Sandra beraat ediyor,sonra avukati ile yemege gidiyorlar ama Sandra orada bile son derece gergin,bunu ellerinin titremesinden anlayabilirsiniz.Film aslinda biraz da hukuk sistemine elestiride bulunuyor.Hukuk sistemi boyle durumlarda cozum uretemiyor ve dogru karar veremiyor.Bunu filmde net bir sekilde ve gercekci bir anlatimla goruyoruz.

Her seyiyle cok begendim.Muhakkak izleyin

8/10

@sevdus

2 yıl önce

Arkadaşımla bir saat bu filmin üzerine konuştuk. Hatta durduk sonra tekrar tekrar konuştuk (Samuel'e ne olduğu çok da umurumuzda da değildi). 2023 için fazla lezzetli bir film.

@enik_kral

2 yıl önce

Anatomy of a Fall, mahkeme salonunda geçen filmler listelerine en tepeden giriş yapacak türden bir film olmuş. Sandra, kocası Samuel ve görme engelli çocukları Daniel'in hayatı, Samuel'in çatıdan düşerek ölmesi ile alt üst olur. Bu ölümün bir kaza mı, cinayet mi, yoksa intihar mı olduğunun anlaşılması için başlatılan mahkeme süreci de aslında aileyi tanımamızı sağlıyor. Hikayenin aktarımı, seyircinin herşeyi bildiği bir anlatım yerine kısıtlı bir anlatım olunca, hikayenin sonuna dek seyredene şüphe ile yaklaşmaktan başka şans tanımıyor.
Film, özellikle mahkeme sürecinde delil olarak sunulan Sandra ve Samuel arasında geçen konuşmaların olduğu ses kayıtlarının dinletilmesiyle farklı bir hal alıyor. Sandra'nın eşini öldürüp öldürmediğini tespit etmeyi bir kenara bırakıp, ilişkileri sırasında eşine kötü davranıp davramadığına ya da intihar etmesine sebep olabilecek kadar kötü bir insan olup olmadığını sorgulamaya yönlendiriyor. Bir düşüşün
... Devamı
Anatomy of a Fall, mahkeme salonunda geçen filmler listelerine en tepeden giriş yapacak türden bir film olmuş. Sandra, kocası Samuel ve görme engelli çocukları Daniel'in hayatı, Samuel'in çatıdan düşerek ölmesi ile alt üst olur. Bu ölümün bir kaza mı, cinayet mi, yoksa intihar mı olduğunun anlaşılması için başlatılan mahkeme süreci de aslında aileyi tanımamızı sağlıyor. Hikayenin aktarımı, seyircinin herşeyi bildiği bir anlatım yerine kısıtlı bir anlatım olunca, hikayenin sonuna dek seyredene şüphe ile yaklaşmaktan başka şans tanımıyor.
Film, özellikle mahkeme sürecinde delil olarak sunulan Sandra ve Samuel arasında geçen konuşmaların olduğu ses kayıtlarının dinletilmesiyle farklı bir hal alıyor. Sandra'nın eşini öldürüp öldürmediğini tespit etmeyi bir kenara bırakıp, ilişkileri sırasında eşine kötü davranıp davramadığına ya da intihar etmesine sebep olabilecek kadar kötü bir insan olup olmadığını sorgulamaya yönlendiriyor. Bir düşüşün anatomisinin peşindeyken, bir ilişkinin düşüşünü incelemeye soyunuyor. Burada seyircinin alışkanlıkları gereği zaaflarını bilen yönetmen, özel hayata duyulan ilgiyi seyirciyi de yargılama sürecine dahil etmek için kullanıyor. Cevap aranan soru, mahkeme salonunda kadının suçlu mu suçsuz mu olduğuyken, kendimizi sunulan delillerle kadının ya da erkeğin ilişkinin seyrindeki kusurlarını değerlendirirken buluyoruz.

-------SURPRİZ BOZAN-----------

Filmin en sevdiğim sahnesi ise ifadesine başvurulan Daniel'in, babasının köpeklerini çok sevdiklerini ama bir gün ölebileceğini ve buna hazırlıklı olması gerektiğine dair anlattıklarını mahkemede paylaşması oldu. Bu sahne hikayenin seyri için oldukça kilit bir rol oynuyor, öyle ki duruşmanın seyrini netleştirdiği bile söylenebilir. Öncellikle çocuğun, anne ve babası tartışırken genellikle yanlarında olmadığını ve aslında bu anlamda ne sıkıntı yaşadıklarını bilmediğini söylediğini biliyoruz.
Daniel, görme engelli olduğundan algısının da farklı bir biçimde çalıştığını anlıyoruz. Sorumluluğunu üstlendiği köpeklerindeki değişikliği hatırlaması, mahkemede duydukları üzerine oluyor. Benzer bir deneyi tekrar ederek köpekleri üzerinden, annesinin mahkemede doğruyu söyleyip söylemediğini tespit etmeye çalışır kendince ve bunu mahkemede paylaşır. Anlattıkları kabul görmeyince babasının ona köpekleri ile ilgili anlattıkları daha anlamlı bir hale gelir ve bunu anlatmaya karar verir. Daniel, flashback görüntülere yer verilen bu sahnede, babasının kendisine anlattıklarını seslendirir (flashback görüntüde Daniel babasının dublajını yapmış gibidir) bu çocuğun anlattıklarının babanın ağzından çıkanları mahkeme salonundakilere olabildiğince gerçekçi bir şekilde ifade ettiğini hissettirir.

"Bir gün zamanı geldiğinde gitmesi gerektiği için gidecek. Ona yardım edemezsin kendini hazırla, zor olacak. Ama bu hayatının sonu olmayacak."
Daniel, belki de farkında olmadan yaptığın deneyle Snoop'u uyutup, Samuel olarak uyandırmışsındır. Belki de baban haklı çıkmış ve hayatının sonu olmamıştır.

@maverick16

2 yıl önce

Sandra Hüller'in performansına bakıyorum bir de Cannes'da en iyi kadın oyuncuyu kazanan Merve Dizdar'ın performansına bakıyorum. Sandra'nın hakkını yemişler. Film güzel, matematiği olan filmlerden, saçmalık yok old school (cinsiyetsizlik vurgusu yapılan mantıkdışı kısımlar hariç). Bir avukat olarak söyleyebilirim ki sanık psikolojisi çok iyi yansıtılmış, adalet akademisindeki hakim adaylarına izletirdim ben olsam.
SPOILER

Bir Düşüşün Anatomisi filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Bir Düşüşün Anatomisi filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Bir Düşüşün Anatomisi filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL