... Devamı Bir performans uğruna kariyerini çöpe mi attı? Bunun dönüşü olabilir mi?
Bu film, Joaquin Phoenixin kariyerinin nasıl sona erdiğinin acıklı öyküsü mü, yoksa bir tür kandırmaca mı? Phoenix, parlak sinema kariyerini bıraktığını ve uzun zamandır hayalini kurduğu rapçilik için kolları sıvadığını duyuruyor. Kayınbiraderi Casey Affleck de bu macerayı en ince ve en korkunç ayrıntısına kadar görüntülüyor. Olan bitenler gerçekse, Affleckin kayınbiraderinin en itici, zavallı ve iğrenç yanlarını bu şekilde ortaya koyabilmesi için ya Phoenixten nefret ediyor olması, ya da çok acımasız biri olması gerekir. Yok, eğer her şey bir kandırmacadan ibaretse, ortada dahiyane bir belgeselcilik ve nefis bir oyunculuk var. Phoenix adeta şöhretin tüm kötülüklerinin beden bulmuş hali. Etrafındakilere korkunç davranıyor, kokain çekip, sadece kendisinin güldüğü ırkçı espiriler yapıyor, içinde küfür geçmeyen tek bir cümle kuramıyor. Despot olduğu kadar ezik ve zavallı biri. Üstelik, rap konusunda hiç yeteneği olmadığı gibi bu hayalini gerçekleştirmek adına bir kararlılık da göstermiyor. Ara ara ünlü simalar görüyoruz; hepsinin de yüzünde Bunlar gerçek olabilir mi? ifadesi beliriyor. Phoenix, David Lettermanın programında kendini madara ettiğinde iyice herkesin diline düşüyor. Herşey o kadar gerçekçi ki, bu kandırmaca Phoenixin kariyerine malolmuş olabilir.