Sıradan bir adamın Kafka vari dönüşümünün hikayesi.Yani bana göre bi dönüşümün hikayesi.Yapılan söyleşide film neyi anlatıyor sorusuna yönetmen net bir cevap vermiyor.Çünkü ne anlamamız gerektiği,filmin sonunu neye bağlamamız,nasıl yorumlamamız gerektiği biraz da bize bırakılmış.
Filmdeki ana karakterin tek düze,rutine bağlamış hayatı; ercan kesal'ın mükemmel oyunculuğu,uzun tek plan çekimler, iyi seçilmiş mekanlar ve yönetmenlerin marifetiyle birlikte o kadar samimi anlatılmış ki; sanki o karakter,salondan çıkıp sokağı dönünce karşımıza çıkabilirmiş gibi geliyor.
Türkiye standartlarının üstünde olan ve alışılmadık bir kurguyla çekilmiş film; Roma film festivalinde en iyi senaryo ödülü ve altın lale en iyi film ödülünün de sahibi.
@brefes
12 yıl önce
-İzlerken Dostoyevski'nin "Öteki Ben" kitabı aklıma geldi.
-Zor bir senaryo, bu tür üst düzey konuları az ve yüzeysel diyalogla anlatmak güç.
-Kieslowski'nin "Veronika'nın İkili Yaşamı" ile ne kadar ilişkilendirilebilir bilmiyorum ama izledikten sonra aklıma gelen bir diğer yapıttır.
@mskfilm
13 yıl önce
2. Tayfun Pirselimoğlu sinemasındaki yalnız adamların ikinci en iyisi, birincisi şüphesiz Saç filminde Hamdi'ydi.
3. Maryam Zaree dublajlanmış. Bu izleyen açısından bir eksik.
4. Filmin öyküsü Pirselimoğlu sinemasındaki en güçlü ögelere sahip.
@qtarantino
13 yıl önce
7.5 / 10
Filmdeki ana karakterin tek düze,rutine bağlamış hayatı; ercan kesal'ın mükemmel oyunculuğu,uzun tek plan çekimler, iyi seçilmiş mekanlar ve yönetmenlerin marifetiyle birlikte o kadar samimi anlatılmış ki; sanki o karakter,salondan çıkıp sokağı dönünce karşımıza çıkabilirmiş gibi geliyor.
Türkiye standartlarının üstünde olan ve alışılmadık bir kurguyla çekilmiş film; Roma film festivalinde en iyi senaryo ödülü ve altın lale en iyi film ödülünün de sahibi.