Sezon temasıyla alakasız olan hiçbir bölümden keyif aldığım görülmemiştir. Ancak bu bölümün, geçtim sezon temasından kopuk en mükemmel bölüm olmasını, son birkaç sezondur yayınlanmış en sevimli, en olağanüstü ve aslında ANA SENARYONUN Kalbine bir aşk oku fırlatabilen tek bölüm olması, tartışmaya tamamen kapalı bir gerçektir.
Diziyi yaklaşık 3 sezondur içinden çıkmaya çalıştığı bataklıktan büyük bir hızla komşu göle fırlatan bölüm budur.
En son sekans... Mükemmel bir sürprizdi. İzleyince anlamanız 1 saniyeyi bulmayacak ;)
Aslında tamamen tesadüf benim bu diziyle tanışmam. Normalde zombi, vampir ekseninde yazılan film-dizilerden nefret ederim ancak Supernatural kocaman bir istisnadır.Hayatımın en karmaşık zamanlarında bana arkadaşlık ettiği için objektif yorumda bulunamayacak kadar sevdiğim dizi. Evet son dört-beş sezondur saçmaladığı gerçeğini değiştirmez ama üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin boş bir zamanında açıp Devil's Trap,The End,Swan Song,The Monsters at the End of This Book,Yellow Fever,Free to be Me and You ve bunun gibi çok sayıda efsane bölümünü tekrar tekrar izleyeceğimden şüphem yok. Bahsettiğim gibi son dört sezonu çerez olarak izlemiş olsam da bende öyle büyük bir kredisi var ki hatırlattığı hislerle hep elimin altında kalbimin bir köşesinde kalacak "Supernatural"
Supernatural şu an 9. sezonunda ve daha 5. sezonda bizi GOD ile tanıştırdı. üstüne 4 sezon daha ekledi ve bu sezon da bitecek gibi durmuyor. Şu an için toplamda 195 bölümden oluşan ve artık hikayesi saçmalama yolundan çıkamayan bir hal almış olaylar dizisine dönüştü.
Dizinin piyasadaki tek rakibi tartışmamız True Blood'dır. 6. sezon hariç her sezon 12 bölümdü. 6. sezon 10 bölümden oluşuyordu. yani toplamda 70 bölüm 7. sezonla biteceği garanti görünen dizi toplamda 80 bölüm sunmuş olacak. Standart dizi uzunluğundan her bölüm 10 dakika uzun olduğunda göre: ilk 5 sezonun her biri aslında 15'er bölüm, son sezon da 12.5 bölüm... Yani 7. sezonu da dahil edersek 15x5+12.5x2=100 bölümden oluşan bir dizi bu... Neden bunu yaptığıma gelince, kendisinden seneler önce başlayıp hala süren ve bu çeşitlilikte doğaüstü güçle bizi tanıştıran Supernatural ile karşılaştırmaya gidecek olmam...
Karşılaştırmamın 2 tane çok kritik nedeni var.
1.si: doğaüstü yaratıkların cirit attığı bu 2 dünyada, True Bloo... Devamı
Supernatural şu an 9. sezonunda ve daha 5. sezonda bizi GOD ile tanıştırdı. üstüne 4 sezon daha ekledi ve bu sezon da bitecek gibi durmuyor. Şu an için toplamda 195 bölümden oluşan ve artık hikayesi saçmalama yolundan çıkamayan bir hal almış olaylar dizisine dönüştü.
Dizinin piyasadaki tek rakibi tartışmamız True Blood'dır. 6. sezon hariç her sezon 12 bölümdü. 6. sezon 10 bölümden oluşuyordu. yani toplamda 70 bölüm 7. sezonla biteceği garanti görünen dizi toplamda 80 bölüm sunmuş olacak. Standart dizi uzunluğundan her bölüm 10 dakika uzun olduğunda göre: ilk 5 sezonun her biri aslında 15'er bölüm, son sezon da 12.5 bölüm... Yani 7. sezonu da dahil edersek 15x5+12.5x2=100 bölümden oluşan bir dizi bu... Neden bunu yaptığıma gelince, kendisinden seneler önce başlayıp hala süren ve bu çeşitlilikte doğaüstü güçle bizi tanıştıran Supernatural ile karşılaştırmaya gidecek olmam...
Karşılaştırmamın 2 tane çok kritik nedeni var.
1.si: doğaüstü yaratıkların cirit attığı bu 2 dünyada, True Blood'ın esinlendiği hikaye, küçük hikayeler ve novellaları saymazsak, toplamı 4115 sayfadan oluşan 13 kitaplık bir roman yığınından çıkmakta. Supernatural ise Kripke'nin başta 3 sezon olarak planladığı, fakat yüksek reytinglerin etkisiyle 5 sezonda ana hikayeyi tamamlayan bir senaryo tabanına sahip. Yani sadece şehir efsanelerinden esinlenilerek oluşturulmuş, derin bir altyapıya sahip olmayan bir seri.
Şu ana kadar film ya da dizi ayırdetmeksizin, en fazla yaratık çeşidi sunan hikaye tartışmasız supernaturaldIr, bunu inkar etmek yersiz. Vampirler, kurtadamlar, iblisler, cinler, periler, melekler, şeytan, tanrı, mitolojik tanrılar, cadılar, hayaletler vb... 5 sezonda, yani toplamda 104 bölümde ana temayı bitiren dizi, sonraki 4 sezonda, serinin ilk 2 sezonundaki Winchester kardeşlerin macerasına geri döndü... Bu 2. kısmın eleştirisi olacağından, buna daha sonra değineceğim.
4+ sezon daha uzatılmış ve reytingleri düşmeyen bu dizi için OBJEKTİF olarak şu yorumları söylemek isterim:
a)Bir çok doğaüstü yaratığı ve güçlerini bilinçli bir şekilde katletmiş olup, 2 tane aslında hiçbir özelliği olmayan kardeşin bunları sokak serserileri gibi avlaması hikayesidir bu dizi.
b)Hemen hemen herkesin en çok ilgisini çeken vampir temasını en berbat ele alan hikayeye sahiptir. (evet doğru. Twilight vampirleri bile daha mantıklıydı)
c)Hikaye 5. sezona kadar altı dolu bir senaryo sunsa da, ana çözümlemeler hiçbir zaman 'cuz the plot demands it'den dışarı çıkmamıştır. 6-9. sezonda ise hikayenin tabanı kalmadığı gibi, bu 2 kardeşi tanrıdan üstün hale getirmiş, karşılarına ne çıkarsa çıksın hiç bir surette yenilemeyecekleri, her şekilde karşıdaki süper yaratığın normalde hiç yapmayacağı bir aptallığı ile her zaman kazanacakları gerçeği ortaya çıkmıştır.
Trublood bu konuda, gene objektif olarak, teknik anlamda çok ileride. Elbette klişe olay çözümlemeleri yok değil, ancak bu dizinin 100 bölümde içerdiği klişe sayısı supernatural'ın artık 1 bölümündeki toplam klişe sayısından daha az.
Bunun yanında, Trueblood dünyası, her kim ne derse desin, kuralları daha belirgin ve de olay çözümlemeleri belirli ve ikna edici bir mantığa dayanıyor. Bunun diziyi sevip sevmemekle veya duygusallığımızla ilgisi yok. 2 seriyi de seviyorum, 2sini de beğeniyorum, ancak her zaman sevdiğimiz şeyler mantıklı olmak zorunda değildir.
2. kısım ise, Supernatural'ın başarısını anlatıyor olacak. Holywood'un 'tanımlı süper kahraman' hikayelerinin reytingleri tavan yaptırdığını keşfedişinin bilmemkaçıncı yüzyılı. Bu nedenle ne kadar saçma sapan bir hikayeye de dönüşmüş olsa, olayı 2 kahraman avcı kardeşe indirgemeyi başarmış durumda. Trueblood'da, tanımlı süper kahraman olmadığı gibi, belki de tamamen güvenebileceğimiz ya da sevebileceğimiz, pislik olmayan 1 tane dahi karakter yok. True Blood'ı sona yaklaştıran nedenlerden biri de bu. Şimdi hepiniz 'Eeee GOT'a ne oluyor? orada süper kahraman durumu True Blood'dan daha kötü' diyenleriniz olacak... Bir kere O dizinin hiçbir rakibi yok ve herşey gizemini halen koruyor, geçmiş tarihlere konu. krallar, lordlar hiç bilmediğimiz diller, kültürler falan filan.... Ancak o da Supernatural gibi uzatılabilecek bir dizi değil. Ayrıca, TB ya da SN kadar fantastik de değil. Öğe sayısı şu ana kadar daha az. Açıkçası GOT da 2-3 sezon sonra TB'nin kaderini paylaşacak. Bunu bir yerlere kaydedin... Ne de olsa o da HBO. TB'nin sonunu getiren nedenlerden biri de GT'nin reytingini stabil tutmak ya da daha da yükseltmek bence.
Uzun lafın kısası, TB'nin saçmaladığını düşünüp, supernatural'a olumlu yorum yapan ve buradaki saçmalıkları eleştirmeyen hiç kimse dürüst davranmıyor, eleştirel değil yalnızca duygusal yaklaşıyor demektir. Ya da eleştiri kelimesinin tam olarak neye hizmet ettiğini kavramamış demektir.
Sadece bunları söylemek istedim. Supernatural basit ve saçma bir şekilde 36 sezon dahi sürebilecekken, True Blood bunu yapamayacak. Seksist, küfürbaz ve anti-heroic yaklaşımı zaten izleyici kitlesini kısıtlıyor ve insanlara karmaşık ötesi geliyor. Ancak çoğunluğun günümüzdeki beklentisi derinlik ya da mantıktan ziyade basitlik ve klişe olduğundan, Supernatural hep galip gelecek. Her Şehir Efsanesini, her çocukluk hikayesini evirip çevirip, resmen katleden Supernatural, oyunculuk kalitesi olarak da ana 2-3 karakter dışında artık hiçbir şey sunmuyor. True Blood bu konuda kıyaslanamayacak kadar ileride de olsa, gene Supernatural kazanacak
'Cuz the AUDIENCE demands it!'
Bu da Holywood'un senaryo dünyasına nefretimin nedenlerinden bir tanesiydi...
Saygılar.
NOT: Supernatural, supernatural dünyasına düşmüş kara bir lekedir. True Blood bunun tam tersidir. Oyunculuğuyla, müzikleriyle, benzersiz hikayesi ve sağlam altyapısıyla her zaman hatırlanacak bir yol olacaktır. Supernatural ise sadece güzel bir yolculuk olacak ve gittiği yolu hiçbir zaman bilemeyen, bu yolu tam olarak anlatamayan, bir hikaye olarak yaşamını sürdürecektir. Gene de 'efsane' olarak kalan Supernatural olacaktır... Çok acı!
''Yalvarıyorum bu sezon GOD IN AMERICA yapın ve bitirin... Lütfen!!!
Bu sezon toparladı gibi ama artık bacakları tutmayan birini de, tekerlekli sandalyeden kaldırıp bastona oturtmanın bi manası yok...
Daha uzarsa bastonun ters dönmesinden korkuyorum''
...Desem de izlemeye devam ettiğim ve bir türlü bırakamadığım nacizane dizi. Beğensek de, beğenmesek de izliyoruz. Galiba bazı dizilerin gücü de buradan geliyor ne biliyim...
İlk 4 sezonu izledim. Kah sevdim kah sıkıldım yarısında kapattım. Ancak bir süre sonra Arka Sokaklar havası yarattı bende. İzlediğim her bölüm kendini tekrar ediyor sanki. Belki bir gün tekrar izlerim...
Ortasından başladım bu diziyi izlemeye..Sonra bir gün dedim oturayım da bir iki bölüm bakayım...
Şimdi de çılgınlar gibi yeni sezonu bekliyorum...Bu dizide sevdiğim şey, sürükleyiciliği ve karakterlerin verdiği samimi etki...Şöyle mi demeliyim..Çok gerçekçi..:=)
ilk başlarda tam bir bilimkurgu fanı olarak başlamıştım diziye lakin devam etme nedenim sırf bu iki kardeş arasındaki atışmalar ve bağlılık yüzüneydi sonra cass geldi oda aynı etki yaptı komedi macera bilim kurgu sürükleyicilik hepsini birleştirdi ve artık vazgeçilmezim izlemeyince bir boşluk oluyor insanda:D bazı bölümler animelerdeki fil bölümler gibi sıkıcı olabilir benim gibi düşünmeyen izleyiciler için bir çok kişi bir iki sezona kötü demiş özellikle son yayımlanan son sezon eski sezonlar kadar iyi değildi lakin bu sezon toparlayacaklar kanaatimce bilimkurgu severler ve bu iki kardeş arasındaki olayı anlayabilen yada sevenler için kaçırılmaması gereken nadide bir yapım özelliğini taşımakta
@rinustalarin
12 yıl önce
7 / 10
Sezon temasıyla alakasız olan hiçbir bölümden keyif aldığım görülmemiştir. Ancak bu bölümün, geçtim sezon temasından kopuk en mükemmel bölüm olmasını, son birkaç sezondur yayınlanmış en sevimli, en olağanüstü ve aslında ANA SENARYONUN Kalbine bir aşk oku fırlatabilen tek bölüm olması, tartışmaya tamamen kapalı bir gerçektir.
Diziyi yaklaşık 3 sezondur içinden çıkmaya çalıştığı bataklıktan büyük bir hızla komşu göle fırlatan bölüm budur.
En son sekans... Mükemmel bir sürprizdi. İzleyince anlamanız 1 saniyeyi bulmayacak ;)
Saygılar.
@alisesen
12 yıl önce
9.9 / 10
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more
Ah
Once I rose above the noise and confusion
Just to get a glimpse beyond this illusion
I was soaring ever higher, but I flew too high
Though my eyes could see I still was a blind man
Though my mind could think I still was a mad man
I hear the voices when I’m dreaming,
I can hear them say
Carry on my wayward son,
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more
Masquerading as a man with a reason
My charade is the event of the season
And if I claim to be a wise man,
Well, it surely means that I don’t know
On a stormy sea of moving emotion
Tossed about, I’m like a ship on the ocean
I set a course for winds of fortune,
But I hear the voices say
Carry on my wayward son
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more no!
Carry on,
You will always remember
Carry on,
Nothing equa ... Devamı
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more
Ah
Once I rose above the noise and confusion
Just to get a glimpse beyond this illusion
I was soaring ever higher, but I flew too high
Though my eyes could see I still was a blind man
Though my mind could think I still was a mad man
I hear the voices when I’m dreaming,
I can hear them say
Carry on my wayward son,
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more
Masquerading as a man with a reason
My charade is the event of the season
And if I claim to be a wise man,
Well, it surely means that I don’t know
On a stormy sea of moving emotion
Tossed about, I’m like a ship on the ocean
I set a course for winds of fortune,
But I hear the voices say
Carry on my wayward son
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry no more no!
Carry on,
You will always remember
Carry on,
Nothing equals the splendor
Now your life’s no longer empty
Surely heaven waits for you
Carry on my wayward son
There’ll be peace when you are done
Lay your weary head to rest
Don’t you cry,
Don’t you cry no more,
No more!
Diyorum başka da birşey demiyorum.
@kekinkukisi
4 yıl önce
@kekinkukisi
4 yıl önce
@mater_dolorosa
12 yıl önce
@zagorgg
13 yıl önce
9 / 10
@rinustalarin
13 yıl önce
7 / 10
Dizinin piyasadaki tek rakibi tartışmamız True Blood'dır. 6. sezon hariç her sezon 12 bölümdü. 6. sezon 10 bölümden oluşuyordu. yani toplamda 70 bölüm 7. sezonla biteceği garanti görünen dizi toplamda 80 bölüm sunmuş olacak. Standart dizi uzunluğundan her bölüm 10 dakika uzun olduğunda göre: ilk 5 sezonun her biri aslında 15'er bölüm, son sezon da 12.5 bölüm... Yani 7. sezonu da dahil edersek 15x5+12.5x2=100 bölümden oluşan bir dizi bu... Neden bunu yaptığıma gelince, kendisinden seneler önce başlayıp hala süren ve bu çeşitlilikte doğaüstü güçle bizi tanıştıran Supernatural ile karşılaştırmaya gidecek olmam...
Karşılaştırmamın 2 tane çok kritik nedeni var.
1.si: doğaüstü yaratıkların cirit attığı bu 2 dünyada, True Bloo ... Devamı
Dizinin piyasadaki tek rakibi tartışmamız True Blood'dır. 6. sezon hariç her sezon 12 bölümdü. 6. sezon 10 bölümden oluşuyordu. yani toplamda 70 bölüm 7. sezonla biteceği garanti görünen dizi toplamda 80 bölüm sunmuş olacak. Standart dizi uzunluğundan her bölüm 10 dakika uzun olduğunda göre: ilk 5 sezonun her biri aslında 15'er bölüm, son sezon da 12.5 bölüm... Yani 7. sezonu da dahil edersek 15x5+12.5x2=100 bölümden oluşan bir dizi bu... Neden bunu yaptığıma gelince, kendisinden seneler önce başlayıp hala süren ve bu çeşitlilikte doğaüstü güçle bizi tanıştıran Supernatural ile karşılaştırmaya gidecek olmam...
Karşılaştırmamın 2 tane çok kritik nedeni var.
1.si: doğaüstü yaratıkların cirit attığı bu 2 dünyada, True Blood'ın esinlendiği hikaye, küçük hikayeler ve novellaları saymazsak, toplamı 4115 sayfadan oluşan 13 kitaplık bir roman yığınından çıkmakta. Supernatural ise Kripke'nin başta 3 sezon olarak planladığı, fakat yüksek reytinglerin etkisiyle 5 sezonda ana hikayeyi tamamlayan bir senaryo tabanına sahip. Yani sadece şehir efsanelerinden esinlenilerek oluşturulmuş, derin bir altyapıya sahip olmayan bir seri.
Şu ana kadar film ya da dizi ayırdetmeksizin, en fazla yaratık çeşidi sunan hikaye tartışmasız supernaturaldIr, bunu inkar etmek yersiz. Vampirler, kurtadamlar, iblisler, cinler, periler, melekler, şeytan, tanrı, mitolojik tanrılar, cadılar, hayaletler vb... 5 sezonda, yani toplamda 104 bölümde ana temayı bitiren dizi, sonraki 4 sezonda, serinin ilk 2 sezonundaki Winchester kardeşlerin macerasına geri döndü... Bu 2. kısmın eleştirisi olacağından, buna daha sonra değineceğim.
4+ sezon daha uzatılmış ve reytingleri düşmeyen bu dizi için OBJEKTİF olarak şu yorumları söylemek isterim:
a)Bir çok doğaüstü yaratığı ve güçlerini bilinçli bir şekilde katletmiş olup, 2 tane aslında hiçbir özelliği olmayan kardeşin bunları sokak serserileri gibi avlaması hikayesidir bu dizi.
b)Hemen hemen herkesin en çok ilgisini çeken vampir temasını en berbat ele alan hikayeye sahiptir. (evet doğru. Twilight vampirleri bile daha mantıklıydı)
c)Hikaye 5. sezona kadar altı dolu bir senaryo sunsa da, ana çözümlemeler hiçbir zaman 'cuz the plot demands it'den dışarı çıkmamıştır. 6-9. sezonda ise hikayenin tabanı kalmadığı gibi, bu 2 kardeşi tanrıdan üstün hale getirmiş, karşılarına ne çıkarsa çıksın hiç bir surette yenilemeyecekleri, her şekilde karşıdaki süper yaratığın normalde hiç yapmayacağı bir aptallığı ile her zaman kazanacakları gerçeği ortaya çıkmıştır.
Trublood bu konuda, gene objektif olarak, teknik anlamda çok ileride. Elbette klişe olay çözümlemeleri yok değil, ancak bu dizinin 100 bölümde içerdiği klişe sayısı supernatural'ın artık 1 bölümündeki toplam klişe sayısından daha az.
Bunun yanında, Trueblood dünyası, her kim ne derse desin, kuralları daha belirgin ve de olay çözümlemeleri belirli ve ikna edici bir mantığa dayanıyor. Bunun diziyi sevip sevmemekle veya duygusallığımızla ilgisi yok. 2 seriyi de seviyorum, 2sini de beğeniyorum, ancak her zaman sevdiğimiz şeyler mantıklı olmak zorunda değildir.
2. kısım ise, Supernatural'ın başarısını anlatıyor olacak. Holywood'un 'tanımlı süper kahraman' hikayelerinin reytingleri tavan yaptırdığını keşfedişinin bilmemkaçıncı yüzyılı. Bu nedenle ne kadar saçma sapan bir hikayeye de dönüşmüş olsa, olayı 2 kahraman avcı kardeşe indirgemeyi başarmış durumda. Trueblood'da, tanımlı süper kahraman olmadığı gibi, belki de tamamen güvenebileceğimiz ya da sevebileceğimiz, pislik olmayan 1 tane dahi karakter yok. True Blood'ı sona yaklaştıran nedenlerden biri de bu. Şimdi hepiniz 'Eeee GOT'a ne oluyor? orada süper kahraman durumu True Blood'dan daha kötü' diyenleriniz olacak... Bir kere O dizinin hiçbir rakibi yok ve herşey gizemini halen koruyor, geçmiş tarihlere konu. krallar, lordlar hiç bilmediğimiz diller, kültürler falan filan.... Ancak o da Supernatural gibi uzatılabilecek bir dizi değil. Ayrıca, TB ya da SN kadar fantastik de değil. Öğe sayısı şu ana kadar daha az. Açıkçası GOT da 2-3 sezon sonra TB'nin kaderini paylaşacak. Bunu bir yerlere kaydedin... Ne de olsa o da HBO. TB'nin sonunu getiren nedenlerden biri de GT'nin reytingini stabil tutmak ya da daha da yükseltmek bence.
Uzun lafın kısası, TB'nin saçmaladığını düşünüp, supernatural'a olumlu yorum yapan ve buradaki saçmalıkları eleştirmeyen hiç kimse dürüst davranmıyor, eleştirel değil yalnızca duygusal yaklaşıyor demektir. Ya da eleştiri kelimesinin tam olarak neye hizmet ettiğini kavramamış demektir.
Sadece bunları söylemek istedim. Supernatural basit ve saçma bir şekilde 36 sezon dahi sürebilecekken, True Blood bunu yapamayacak. Seksist, küfürbaz ve anti-heroic yaklaşımı zaten izleyici kitlesini kısıtlıyor ve insanlara karmaşık ötesi geliyor. Ancak çoğunluğun günümüzdeki beklentisi derinlik ya da mantıktan ziyade basitlik ve klişe olduğundan, Supernatural hep galip gelecek. Her Şehir Efsanesini, her çocukluk hikayesini evirip çevirip, resmen katleden Supernatural, oyunculuk kalitesi olarak da ana 2-3 karakter dışında artık hiçbir şey sunmuyor. True Blood bu konuda kıyaslanamayacak kadar ileride de olsa, gene Supernatural kazanacak
'Cuz the AUDIENCE demands it!'
Bu da Holywood'un senaryo dünyasına nefretimin nedenlerinden bir tanesiydi...
Saygılar.
NOT: Supernatural, supernatural dünyasına düşmüş kara bir lekedir. True Blood bunun tam tersidir. Oyunculuğuyla, müzikleriyle, benzersiz hikayesi ve sağlam altyapısıyla her zaman hatırlanacak bir yol olacaktır. Supernatural ise sadece güzel bir yolculuk olacak ve gittiği yolu hiçbir zaman bilemeyen, bu yolu tam olarak anlatamayan, bir hikaye olarak yaşamını sürdürecektir. Gene de 'efsane' olarak kalan Supernatural olacaktır... Çok acı!
@rinustalarin
13 yıl önce
7 / 10
Bu sezon toparladı gibi ama artık bacakları tutmayan birini de, tekerlekli sandalyeden kaldırıp bastona oturtmanın bi manası yok...
Daha uzarsa bastonun ters dönmesinden korkuyorum''
...Desem de izlemeye devam ettiğim ve bir türlü bırakamadığım nacizane dizi. Beğensek de, beğenmesek de izliyoruz. Galiba bazı dizilerin gücü de buradan geliyor ne biliyim...
Saygılar.
@dragonborn
14 yıl önce
5.5 / 10
@realfavor
14 yıl önce
Şimdi de çılgınlar gibi yeni sezonu bekliyorum...Bu dizide sevdiğim şey, sürükleyiciliği ve karakterlerin verdiği samimi etki...Şöyle mi demeliyim..Çok gerçekçi..:=)
@amadeus_33
14 yıl önce
9 / 10
@ozz
15 yıl önce
8.5 / 10