8.2

656 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8 (167.733 OY)

KONUSU
30’ların Amerika’sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz ... Devamı
30’ların Amerika’sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle, aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresizliği bir kurban konumu almasına neden olur. Her filmi olağanüstü bir heyecan yaratan, günümüz sinemasının dahi isimlerinden Lars Von Trier, bir kez daha kamerasını Amerika’ya çevirerek yeni bir üçlemeye başladı. Her filmde sınırları zorlayan deneysel bir üslupla karşımıza çıkan yönetmen, bir kez daha her anlamda sarsıcı bir yapıma imza attı.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

Daha fazla yanıt göster

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@sabiha

2 ay önce

Sosyalleşmeyi, insanlar arasına karışmayı falan özlerseniz mesela ya da hala insanlığın özünün iyi olduğuna inanabilenlerdenseniz açın tekrar izleyin ama üstüne bir de Dancer in the Dark izlemeyin Lars von trier filmleri üst üste izlenmemeli intihara sebep olabilir aslında böyle bir uyarı mı olsa acaba

@feyzaisk

4 ay önce

Dogville’i izlemek zor bir deneyim ama bunun nedeni şiddet ya da karanlık sahneler değil. Asıl zor olan, film ilerledikçe bakmak zorunda kaldığımız yerin perde değil, gündelik hayatta çoktan tanıdık olan davranışlarımız olması. Dogville, olması gerekeni tarif etmez; insanlık çöktüğünde gerçekte neye dönüştüğümüzü acımasızca ifşa eder.

Filmi izlerken bir noktadan sonra Dogville’le değil, bize ait olan reflekslerle uğraştığımı fark ettim. Başta olan biteni anlamaya çalışıyordum; fakat ilerledikçe bunun yeterli olmadığını hissettim. Film, doğru olanla normal olan arasındaki farkı açıkça göstermiyor. Aksine, bu farkın nasıl silindiğini, nasıl görünmez hâle geldiğini düşündürüyor. Dogville’de kimse bir anda kötüleşmiyor. Her şey yavaş, makul ve kişinin kendi özüne uygun gerekçeleriyle ilerliyor. Belki de asıl rahatsız edici olan, yanlışın tam da bu makullük duygusunun içine yerleşmesi.Bu makullük hâli, filmin merkezindeki Grace
... Devamı
Dogville’i izlemek zor bir deneyim ama bunun nedeni şiddet ya da karanlık sahneler değil. Asıl zor olan, film ilerledikçe bakmak zorunda kaldığımız yerin perde değil, gündelik hayatta çoktan tanıdık olan davranışlarımız olması. Dogville, olması gerekeni tarif etmez; insanlık çöktüğünde gerçekte neye dönüştüğümüzü acımasızca ifşa eder.

Filmi izlerken bir noktadan sonra Dogville’le değil, bize ait olan reflekslerle uğraştığımı fark ettim. Başta olan biteni anlamaya çalışıyordum; fakat ilerledikçe bunun yeterli olmadığını hissettim. Film, doğru olanla normal olan arasındaki farkı açıkça göstermiyor. Aksine, bu farkın nasıl silindiğini, nasıl görünmez hâle geldiğini düşündürüyor. Dogville’de kimse bir anda kötüleşmiyor. Her şey yavaş, makul ve kişinin kendi özüne uygun gerekçeleriyle ilerliyor. Belki de asıl rahatsız edici olan, yanlışın tam da bu makullük duygusunun içine yerleşmesi.Bu makullük hâli, filmin merkezindeki Grace karakteri üzerinden daha da belirginleşiyor. Grace’in topluma kabul edilme çabası, özgürlüğün ne kadar kırılgan olduğunu düşündürüyor. Kabul edilmek, korunmak ya da yalnız kalmamak adına verilen küçük tavizler, zamanla insanın kendi sınırlarını silmesine yol açıyor. Burada özgürlük, açık bir baskıyla değil; uyum sağlama isteğiyle ortadan kalkıyor.

Kimse zincirlenmiyor — Grace’in filmin sonlarında gerçekten zincirlendiği anı saymazsak. Ama herkes yerini biliyor. Bu düzen içinde insan, farkına varmadan toplum normlarının içinde işleyen bir bedene, hatta bir tür gönüllü köleye dönüşüyor.

Grace’in iyi olma çabası, Dogville’deki şiddeti görünmez kılan şeyin ta kendisi. İyilik burada bir erdem değil, düzenin işlemesini sağlayan bir uyum biçimi. Karşı çıkmak yerine hak vermeyi seçtikçe sınırlar biraz daha geri çekiliyor. Dogville’de iyilik, şiddetin karşıtı değil; onun en sessiz taşıyıcısı.

Bu noktada film yalnızca insanların dönüşümünü değil, kavramların anlam kaymasını da görünür kılıyor. İyilik, merhamet ve özgürlük gibi kelimeler içleri boşaldıkça başka işlevler kazanıyor. İyilik katlanmaya, merhamet sınır ihlaline, özgürlük ise uyum sağlayabildiğin sürece var olabilen bir hâle dönüşüyor. Kavramlar yerinden oynadıkça şiddet daha rahat dolaşıma giriyor; çünkü artık kimse tam olarak neye karşı durduğunu bilmiyor.

Bu anlam kaymalarının yalnızca filmde olması değil, gündelik hayatımızın içinde de sessizce meydana geldiğini fark etmek, bir kez daha rahatsızlık duymama sebep oldu.

Toplumsal düzenin bu görünürde sakin işleyişi, Tom karakterinde düşünsel bir karşılık bulur. Tom ahlaktan söz eder, düşünür, rahatsızlık duyar; fakat tam da bir şey yapması gereken yerde geri çekilir. Onu izlerken hissedilen öfke —hatta zaman zaman ona bir tekme atma isteği— tutarsızlıktan çok tanıdıklıkla ilgilidir.Tom, kötülüğü doğrudan uygulayan biri değildir; ancak onu durdurmak için hiçbir bedel ödemeden ahlaki bir konfor alanında kalmayı seçer. Bu yüzden rahatsız edicidir. Çünkü onun durduğu yer, insanın kendine en kolay ve en güvenli gerekçeleri ürettiği yerle örtüşür. Bu anlamda Tom, eyleme geçmeyen, eleştiriyi düşünce düzeyinde tutan modern aydın figürünü çağrıştırır.

Filmin finali, bu düşünsel ve etik gerilimi bambaşka bir düzleme taşır. Grace’in babası ortaya çıktığında artık ne iyilikten ne de merhametten söz edilebilir. Film boyunca sürdürülen etik sorgulama kapanır ve yerini çıplak bir güç ilişkisi alır.

Bu sahnelerde “doğru olan buydu” demek mümkün değildir; ancak “başka bir seçenek kalmış mıydı?” sorusu ister istemez insanın zihninde yankılanır. Film de zaten olması gerekeni göstermekten çok, insanlık çöktüğünde geriye kalan ihtimallerin ne kadar karanlık olabileceğini açıkça ortaya koyar.

Dogville bittiğinde bende bir rahatlama hissi yaratmadı. Filmden bir cevapla da ayrılmadım. Bana göre Dogville, ne iyiliği yüceltti ne de şiddeti haklı çıkardı; seyirciye bir çıkış kapısı bırakmadı, ahlaki bir rahatlama sunmadı ve “doğru buydu” deme imkânı tanımadı.

Yalnızca şunu fark ettim: Bazı filmler izlendikten sonra kapanmaz; insanın içinde kalır ve orada çalışmayı sürdürür. Bu nedenle bu filmle ilgili yazarken net olmaktan çok dürüst olmayı daha anlamlı buluyorum. Çünkü bazen düşünmek yetmez; rahatsız olmak, sinirlenmek ve hatta bir “tekme atma isteği” duymak da anlamaya dâhildir.

O yüzden söylenecek son şeyim şu: Doğruya ulaşmak bir hedef olarak kalabilir; ama anlamını yitirmiş, başka bir şeye dönüşmüş bir doğru artık hiçbir işe yaramaz. Çünkü bazı anlarda maalesef mesele doğruya ulaşmak değil, nelerin yapılabilir hâle geldiğidir.

Zaten müdahale etmek için fırsat kollayan güç ise, çoğu zaman zorla gelmez. Biz sınırları gevşettikçe, sessiz kaldıkça, konforumuzu korudukça ve onu engellemeye değmeyecek kadar rahat hissettiğimizde; o alanını genişletir. Kavramlar sustuğunda, güç artık kendini gizleme ihtiyacı bile duymaz.

@cemellon

9 ay önce

Ait hissetmenin ihaneti üzerine başarılı, sinir zıplatan bir film.

Bizi kendi halimize, biraz da sıkıştırırsanız cehennemi en savunmasızlara yaşatır, en güzellerini cariye yaparız minvalinde ayna tutuyor insana ve topluma.

Paranın gücü değişim rüzgarını istemez, koltuğu ayrılanları da kendine benzetir. Thomas Jr.'ın akıl oyunları toplumun alışkanlıkları karşısında daima yenik düşmeye, çember ne kadar daralırsa insanın insan kalabilmesine o kadar uzak bir toplumu işaret ediyor. Değişim getirene ne kadar suçlu dememeliysek özne bir kadın, çocuk, yaşlı veya engelli birey ise Thomas'ın iğrençliği o kadar göze batar. Nicole Kidman'ın karanlık tarafını sevdim.

@hamdicakir

1 yıl önce

Sahnenin teatral dekorlarla kurulması, el kamerası ile olabildiğince doğal çekimler ve dış anlatıcının didaktik betimlemeleri bir belgesel havasında mesajını iletiyor. Bir nevi steril bir laboratuvar oluşturulmuş ama henüz test edilen şeyin ne olduğunu anlayamıyoruz. İlerleyen sahnelerde bu belgeselin insan davranışları belgeseli olduğuna kanaat getiriyoruz tabi ki. İsmi ile münhasır Grace'in belki de insanlık namına sabrın ve merhametin elçiliğini üstlenmesine rağmen yine de o topluluğun yıkıma sürükleneceğinden emin oluyoruz ancak bunu çıkar, para, şehvet gibi insani zaaflar üzerinden olduğunu sanıyoruz. Ancak yıkımın sebebi insan doğasında bu zaafiyetlerin olması değil, bu küçük insanların kendine göre test edildiği ahlaki çekişmeyi kaybetmesiyle oluyor. Nitekim ahlak sadece güçlüyü bağlayan bir olgu değil. Dogville bunu gösteren bir laboratuvar ortamı.

Nacizane eleştirim Tom karakterinin hırsı daha fazla sembolize etmesiydi.

@cevatm

1 yıl önce

8.5 / 10

Minimalist sahne tasarımı ve teatral üslup, filmin anlatısını çok güçlendiriyor. Toplumsal ve bireysel birçok konuya değiniyor. Toplumsal ikiyüzlülüğü ve yüzeydeki ahlaki normlarla, bireylerin gerçek davranışları arasındaki farkı vurguluyor. Kasaba halkı, Grace’e yardım ediyormuş gibi görünsede, aslında kendi çıkarları doğrultusunda onu sömürüyor. Bu, toplumların ve bireylerin, gerçek niyetlerinin altında yatan ikiyüzlülüğünü ve bencilliğini ortaya koyuyor.

Flu TV YouTube kanalındaki Lars von Trier videosunda Fuat Domaniç’in "duygu manipülatörü" ifadesiyle kullandığı sözleri, final sahnesinde hiçbir günahı olmayan birçok çocuğun öldürülmesinden sonra bile üzülmememin nedenini anlamama yardımcı oldu.

Lars von Trier'in deneysel ve provokatif tarzıyla gelmiş geçmiş en iyi yönetmenlerden biri olduğunu düşünüyorum; muhtemelen o da bu sırada ne kadar daha insanı kışkırtabileceğini düşünüyordur. 8.5/10

@vlademir

1 yıl önce

Zeki Demirkubuz hocam olmasa kim önerir de izleriz bu filmi. İnsan doğasını ve kime göre neye göre etik olduğunu sorgulatıran bir yapıt. Baştan sona ders niteliğinde
S

@sekoleyte

3 yıl önce

9 / 10

Buradan geçen biri zaaflarını açığa çıkarabilir.

@brungbebas

4 yıl önce

Elinde zayıfı ezecek güç olduğunu fark ettiğin zaman, merhamet duygusu kalmıyor. Kasaba halkı ilk başka Grace'e acımıştı, sonra ellerindeki gücü anlayıp zayıfı eziyorlardı, kullanıyorlardı. Son sahnede Grace de merhamet etmişti ilk önce, kasabayı affetmeyi düşünmüştü. Yapabileceklerini fark etti, bu sefer güç ona geçti, ve o da acımadı.
Her türlü imkana sahipken Godville olabilecekken Dogville olmayı seçen halk.

@jinxquinzel

4 yıl önce

Humanist olduğumu düşünürdüm. Ta ki bu filmi izleyene kadar. Filmin sonunda -söylemek ne kadar acı verse de- bebeğin ölümüne bile üzülmediğimi fark ettiğimde filmin gerçekten çok etkileyici olduğunu anladım ve bu durum beni baya sarstı. Bu sonu o kadar istemiştim ki hissedeceğim tatmin kaçınılmazdı sanırım. Bu da yönetmenin işini iyi yaptığını gösteriyor. Genel olarak filmin güzel yanı sizi düşündürmesi ama sadece filmde geçen olaylar veya söylenen sözler üzerine değil, aynı zamanda kendi benliğiniz üzerine düşünüyorsunuz. Vicdanınızı sorguluyorsunuz. Filmi diğerlerinden ayıran özellik de bu bence. Onun dışında Nicole Kidman'ı çok beğendim. Mekanın tiyatro sahnesi gibi olmasını ise hiç beklemiyordum. Beni baya şaşırtmakla birlikte farklı ve ilginç bir deneyim oldu. İlk başta garip gelse de alışıyorsunuz ve somut şeylerin geri planda tutulması diyaloglara, karakterlere daha çok odaklanman
... Devamı
Humanist olduğumu düşünürdüm. Ta ki bu filmi izleyene kadar. Filmin sonunda -söylemek ne kadar acı verse de- bebeğin ölümüne bile üzülmediğimi fark ettiğimde filmin gerçekten çok etkileyici olduğunu anladım ve bu durum beni baya sarstı. Bu sonu o kadar istemiştim ki hissedeceğim tatmin kaçınılmazdı sanırım. Bu da yönetmenin işini iyi yaptığını gösteriyor. Genel olarak filmin güzel yanı sizi düşündürmesi ama sadece filmde geçen olaylar veya söylenen sözler üzerine değil, aynı zamanda kendi benliğiniz üzerine düşünüyorsunuz. Vicdanınızı sorguluyorsunuz. Filmi diğerlerinden ayıran özellik de bu bence. Onun dışında Nicole Kidman'ı çok beğendim. Mekanın tiyatro sahnesi gibi olmasını ise hiç beklemiyordum. Beni baya şaşırtmakla birlikte farklı ve ilginç bir deneyim oldu. İlk başta garip gelse de alışıyorsunuz ve somut şeylerin geri planda tutulması diyaloglara, karakterlere daha çok odaklanmanızı sağlıyor. Yine de herkese hitap edecek bir film değil bence. Özellikle filmlerde sadece eğlence aksiyon arayan biriyseniz seveceğinizi hiç düşünmüyorum. Çerezlik izlenecek bir film de asla değil. Temiz kafayla vakit ayırıp izlemeniz lazım. Sonuç olarak filmi beğendim mi? Evet. Bir daha izler miyim? Sanmam.

@yigithan300

4 yıl önce

10 / 10

"Bir film ayakkabının içindeki taş gibi olmalı."
Lars von trier in Amerika'ya nefret kusuşu.İnsan olmaktan utandıracak bir hikaye herkes aynımındır bütün insanlar zevkleri,çıkarları için mi yaşar.Bu hikayedeki olay şu an yaşanıyor olabilir yarın yaşanacakta olabilir peki biz ne yapmalıyız? intikam almak olayları değiştir mi yoksa intikam aldığımız insanlara mı dönüşürüz? Dogville insanlık ve ahlak ve toplumun ötekisini öyle bir ustaca veriyor ki sonunda tatmin olduğunuz için kendinizden nefret edeceksiniz Nicole kidman'nın en iyi performansı ve Lars von trier deneysel ve ustalık yönetmenliği ile bir başyapıta dönüşüyor

@betelgeuze

4 yıl önce

Bugüne kadar izlemediğim için çok üzüldüm. Çok iyiydi.

@movienerd

5 yıl önce

8.8 / 10

Ne mükemmel olurdu, Türkiye’de ki bütün üniversitelerin bütün bölümlerine ilk girişte koy bi tane ders etik ve ahlak diye sonra izlet bu filmi ve tartışın. Lise de olabilir tabi. Öyle bi film işte üstünden bir dönemlik ders işlenir. Ama doğruya doğru, gerçekleşme ihtimali var mı tabi ki yok.

@zemzem

5 yıl önce

Dogville kasabasında ki içten pazarlıklı kendilerini iyi sanan karakterlerin, karaktersiz hikayesini anlatmış. Çok etkileyici film mutlaka şans verin süresine aldanmayın bir 3 saat daha olsa izletirmiş akıp gidiyor anlamıyorsunuz. Bazı mantık hataları var ama yine de çok iyi film.

@kaanersozz

5 yıl önce

8 / 10

Filmi ilk 1 saatin de sıkılabileceğiniz fakat geri kalan 2 saatini soluksuz izleyebileceğiniz türden bir yapıt.

@masquerade

5 yıl önce

Hayatımda izlediğim en vurucu ve kendinizi ,vicdanınızı ve insanlığa güveninizi sorgulatacak film sonlarından biriydi. Başlarda tiyatro benzeri bir film olduğundan ilk 30 dakika biraz rahatsız etti hiç bu tarz bir film izlememiştim ama sonra kendimi kasabaya ve senaryoya verdim olayları hissettim adeta zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim bile asla unutmayacağım filmlerden birisidir kesinlikle tavsiye ederim.

Edit: Köydekiler doğaları gereği doğal davranışlarda bulundular fakat filmde de dendiği gibi herkesi affetmek asıl en büyük kibirdir insanoğlu yaptığı davranışların sorumluluğunu almak ister grace onlara bunun için fırsat bile vermiyordu. Birine merhamet etmek her zaman en iyi seçenek değildir belki de o kişiye yapılan en büyük kötülüktür onun düzelmesini engellemektir bu köye başka bir gün başka bir grace geldiğinde bu köy yine aynısını yapacaktı
SPOILER

Dogville filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Dogville filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Dogville filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL