8.2

441 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.5 (285.487 OY)

KONUSU
Charlie Chaplin’in bir makina işçisini canlandırdığı filmde, işçinin makinayla olan garip ilişkisine tanık olan patronu onu tedavi görmesi için bir hastaneye yatırır. Hastaneden çıktıktan sonra komünist göstericilerin arasına karışarak yanlışlıkla komünist zannedilir. Hapsi boylayan karakterimiz, bi ... Devamı
Charlie Chaplin’in bir makina işçisini canlandırdığı filmde, işçinin makinayla olan garip ilişkisine tanık olan patronu onu tedavi görmesi için bir hastaneye yatırır. Hastaneden çıktıktan sonra komünist göstericilerin arasına karışarak yanlışlıkla komünist zannedilir. Hapsi boylayan karakterimiz, bir yolunu bulup hapisten kaçtıktan sonra da başına bir dizi olay gelecektir.
Charlie Chaplin’in, arada ses efektleri bulunsa da, son sessiz filmi olma özelliğini taşıyan film Modern Zamanlar, modern topluma ve makina çağına getirdiği yerinde eleştirilerle halen güncelliğini koruyan klasik bir yapıt.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@asosyalsosyolog

2 hafta önce

"Modern Zamanlar" (Modern Times), Charlie Chaplin'in 1936 yapımı sessiz sinema döneminin sonuna denk gelen ve aynı zamanda sessiz film tekniğini kullanarak yapılan son büyük prodüksiyonlardan biri olan önemli bir filmdir. İşte bu filmi sessiz sinema dönemi açısından önemli bir film yapmaktadır. Özellikle karakterlerin duygularını, düşüncelerini ve hikayeyi sessiz film tekniğiyle anlatır. Diyalog eksikliği, karakterlerin jestleri, mimikleri ve vücut dili yoluyla iletişim kurmalarıyla hikayenin anlatımında sessiz sinemanın gücünü kullanır. Ayrıca film, sessiz sinemanın güçlü yanlarından biri olan görsel anlatımı ustalıkla kullanır. Komik sahneler, trajik anlar, ve sosyal eleştiriler genellikle karakterlerin mimikleri, vücut dili ve çevresel detaylar aracılığıyla aktarılır. Bununla birlikte sessiz filmlerin çoğunda olduğu gibi müziğin önemini vurgular. Filmde kullanılan müzikler, duygusal durumları pekiştirir, sahnelerin atmosferini oluştu
... Devamı
"Modern Zamanlar" (Modern Times), Charlie Chaplin'in 1936 yapımı sessiz sinema döneminin sonuna denk gelen ve aynı zamanda sessiz film tekniğini kullanarak yapılan son büyük prodüksiyonlardan biri olan önemli bir filmdir. İşte bu filmi sessiz sinema dönemi açısından önemli bir film yapmaktadır. Özellikle karakterlerin duygularını, düşüncelerini ve hikayeyi sessiz film tekniğiyle anlatır. Diyalog eksikliği, karakterlerin jestleri, mimikleri ve vücut dili yoluyla iletişim kurmalarıyla hikayenin anlatımında sessiz sinemanın gücünü kullanır. Ayrıca film, sessiz sinemanın güçlü yanlarından biri olan görsel anlatımı ustalıkla kullanır. Komik sahneler, trajik anlar, ve sosyal eleştiriler genellikle karakterlerin mimikleri, vücut dili ve çevresel detaylar aracılığıyla aktarılır. Bununla birlikte sessiz filmlerin çoğunda olduğu gibi müziğin önemini vurgular. Filmde kullanılan müzikler, duygusal durumları pekiştirir, sahnelerin atmosferini oluşturur ve hikayenin anlatımını destekler. Modern Zamanlar filmi sessiz sinemanın sonunu işaret eden bir yapım olarak da görülebilir. Film, sesin sinemadaki yükselişine işaret ederken, baş karakterin son sahnede konuşması, sessiz sinemanın yerini konuşmalı sinemaya bıraktığını simgeler. Sessiz sinemanın sonunu işaret eden ve sinemanın yeni bir dönemine geçişini simgeleyen Modern Zamanlar filmi, sanayi devriminin etkilerini ve endüstriyel dönemin insanlar üzerindeki etkilerini eleştiren önemli bir eserdir. Sanayi devrimi, endüstriyel üretim yöntemlerinin ve teknolojilerinin kullanılmasının yaygınlaştığı süreç filme konu olarak seçilmistir. Film, sanayi devriminin getirdiği teknolojik ilerlemeyi ve endüstriyel dönüşümü eleştirir. Fabrikadaki montaj hattı ve otomasyon gibi yenilikler, işçilerin mekanikleşmesine ve insanlığın duygusal bağlarını kaybetmesine neden olur. Film, sanayi devrimi döneminde Karl Marx'ın toplum sınıflamasında yer alan işçi sınıfının (proletarya) yaşadığı zorlukları ve adaletsizlikleri vurgular. İşçilerin düşük ücretlerle uzun saatler çalışması, güvencesizlik ve kötü çalışma koşulları, sanayi devriminin getirdiği sosyal sorunları yansıtır ve bunu eleştirel bir biçimde yansıtır. Ayrıca film, sanayi devriminin toplumsal dönüşümünü ve sınıf farklarını eleştirir. Patronların zenginliği ve lüks yaşam tarzlarına karşılık, işçilerin yoksulluğu ve güçsüzlüğü, bu dönemdeki toplumsal eşitsizlikleri yansıtır. Bununla birlikte film, sanayi devriminin insanları nasıl mekanikleştirdiğini ve insan onurunun nasıl kaybolduğunu eleştirir. İnsanın sanayi devrimi ve fordizm ile artık kendine yabancılaştığını ifade eder. İşçilerin fabrikadaki monoton işlerde duygusal olarak körelmeleri ve kimliklerini kaybetmeleri, grup aidiyetini ve toplum şuurunu yitirmeleri, insanın makineleşmesinin bir simgesidir. Ayrıca Film, geleneksel değerlerin ve bağların kaybolmasını da eleştirir. Baş karakterin ailesinden ayrılması ve toplumla olan bağlarını yitirmesi, modernizmin bireyin köklerine olan ihtiyacını ve bu bağların zayıflamasının yarattığı boşluğu vurgular. Modernizm ve kapitalizmin temel unsurlarını eleştirel bir bakış açısıyla işleyen Modern Zamanlar filmi, üretim ilişkileri açısından da önemli bir inceleme nesnesi haline gelebilir. İşte bu film, emek ve sermaye arasındaki ilişkiyi vurgular. Fabrikadaki işçilerin, patronların kontrolü altında monoton işlerde çalışması ve düşük ücretler alması, emek-sermaye ilişkisinin bir yansımasıdır. Filmde sendikaların varlığı veya eksikliği, üretim ilişkilerini etkileyen bir faktör olabilir. İşçilerin sendikalar aracılığıyla haklarını savunma çabaları veya sendikaların olmaması, üretim ilişkilerinin dinamiklerini etkiler. Fabrikadaki otomasyon ve teknoloji, üretim ilişkilerini etkiler. Makinelerin insan emeğini değiştirmesi, işçilerin iş bulma şansını azaltabilir veya daha fazla işsizliğe neden olabilir. Ayrıca film seri üretim, düşük ücret uzmanlaşmış işbölümü gibi temel karakteristiklere sahip zamanının üretim biçimi olan fordizm üretim biçimini de sert bir şekilde eleştirir. Fordizm, seri üretim ve montaj hattı kullanımıyla üretim süreçlerini optimize eden bir yaklaşımdır. Film, bu sistemi eleştirirken işçilerin insanlaşmasını, kimliklerini kaybetmelerini ve mekanikleşmelerini yansıtır. Filmin ana karakteri, fabrikadaki monoton işlerde çalışan bir işçidir. Montaj hattında tekrarlayan hareketlerle zamanını geçiren bu karakter, Fordist üretim biçiminin insanları nasıl mekanikleştirdiğini ve duygularını nasıl körelttiğini yansıtır. Fabrika sahnelerinde işçilerin birer makine gibi davranmaları ve kişisel kimliklerini kaybetmeleri, Fordizm'in insanları nasıl birer dişli gibi işleyen bir sistem içine koyduğunu gösterir. Ancak film aynı zamanda bu sisteme karşı insanlığın direnişini ve dayanışmasını da vurgular. Ana karakter, fabrikadaki monoton işlerden kaçmaya ve insanca yaşamaya çalışır. Aynı zamanda diğer işçilerle dayanışma içinde olur. Bu, Fordizm'in insanları mekanikleştirmesine rağmen insanlığın hala var olduğunu ve bu sisteme karşı direnişin mümkün olduğunu gösterir. Filmi döneminin mevcut sosyo-ekonomik koşullarıyla da ele almak gerekir. Modern Zamanlar filmi, 1930'ların Büyük Buhran döneminde, ABD'deki sosyoekonomik koşulları ele alan bir filmdır. Film, Büyük Buhran dönemindeki ekonomik çöküşün etkilerini gösterir. İşsizlik oranlarının yüksek olması, işçilerin yaşadığı güçlükler, yoksulluk ve ekonomik belirsizlik gibi konular filmde sık sık vurgulanır. Endüstriyel dönemin (Sanayi Dönemi) getirdiği sosyal ve ekonomik sorunları eleştirir. Fabrika sahnelerinde işçilerin kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve insani olmayan uygulamalar, endüstriyel kapitalizmin eleştirisi olarak görülebilir. Film, sınıf farklarını ve toplumsal adaletsizliği ve toplumsal tabakalaşmayı vurgular. Patronların zenginliği ve lüks yaşam tarzlarına karşılık, işçilerin yoksulluğu ve güçsüzlüğü, dönemin toplumsal eşitsizliklerini yansıtır. Film, baş karakterin işsizlikle mücadelesini ve iş bulma çabalarını işler. Bu, dönemin işsizlik sorununu ve insanların hayatlarını sürdürme çabalarını yansıtır.

Sonuç olarak film, Büyük Buhran döneminde, endüstrileşmenin yükseldiği ve işçi sınıfının zor şartlarda çalıştığı bir zaman diliminde geçmektedir ve film, endüstriyel devrimin etkilerini ve bireyin bu süreçteki konumunu sorgular. Chaplin'in karakteri, modernleşen bir dünyada kaybolmuş hissederken, işçi sınıfının sömürüsünü ve insanlık dışı koşullarını yansıtır. Film, Fordist üretim modelinin eleştirisini yaparak, insanların sadece birer dişli çark olarak görüldüğü bir düzende bireyselliğin ve insan dokusunun kaybını vurgular. Ayrıca, film dönemin siyasi ve ekonomik durumunu eleştirir. Büyük Buhran döneminde, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlarla mücadele eden insanların yaşadığı zorlukları yansıtır. Aynı zamanda, işçi sınıfının hakları ve insan onurunun korunması konularına da değinen "Modern Zamanlar" filmi izlemeyenin çok şey kaybedeceği kült bir filmdir.

⭐️9/10
F

@filmseven

8 ay önce

8.3 / 10

Güldürürken güzel eleştiriyor chaplin yine göstermiş ustalığını

@ibrahimguney45

4 yıl önce

10 / 10

Gelmiş geçmiş en iyi filmlerden bir tanesidir bence yılda bir defa izlenmesi gerek. Konuşmadan da birşeyler anlatılabileceğini gösteren bu film günümüzdeki birçok filmden kat kat daha iyi. Sistem eleştirisini öyle bir işlemiş ki mükemmel.

@filmist

5 yıl önce

8.3 / 10

Bundan 5-10 sene önceki filmlerinde espri ve komedi anlayışı değiştiği için güldüremezken 1936 yapımı bir filmin bugün bile güldürebilmesi ne kadar büyük ve kaliteli bir film olduğunu gösteriyor.Üstelik bunu sessiz bir şekilde yapması çıtayı daha da yükseltiyor.Daha da üstünü söyleyeyim iş sektörü ve özellikle sanayi ve insanların giderek makineleşmesini o dönemden bile nokta atışı ile anlatması bence mükemmel bir olay.Ve bugüne kadar en ufak yol alınamamış olması ve hala filmdeki gibi bir işleyişin olması da acınası bir gerçek.
Kısaca anlatmak gerekirse Chaplin yapmış bize de izlemek ve şaşırmak düşer.

@samsaara

5 yıl önce

9.1 / 10

Sonunda ilk Charlie Chaplin filmimi izledim. Uzun bir süre onun filmlerinden devam etmeye karar verdim. Filmin üzerinden neredeyse 80 yıl geçmiş fakat bence halen seyircisini güldürebiliyor düşündürtebiliyor. 80 yılda pek de bir şey değişmemiş dedirtti maalesef. Gönül isterdi ki bak görüyor musun eskiden çalışma şartları ne kadar kötüymüş bla bla demek fakat maalesef çok fazla halen bir değişiklik olmamış. Bu değişikliğin olmaması hangi düşünce biçiminin (!) suçu?

@hrarchon

6 yıl önce

Charlie Chaplin’in Sanayi Devrimi’ne karşı yaptığı en büyük eleştiridir zannımca bu film. Makinelerle olan mücadele sahneleri çok güldürür.

@didemkalayci

8 yıl önce

Simgesel anlatımı çok güçlü üstüne bir şey yazılmasına bile gerek yok. Bazı filmler kendini anlatır

@princhard

12 yıl önce

Elalem biliyor madem, biz de bilek. Ben de yeni öğrendim.

Luc ve Jean-Pierre Dardenne kardeşler, zamanında, aşağıdaki resmin, kapitalizmin çarkları arasında ezilen işçi olarak görülebileceği gibi, Kameranın içindeki mekanizmalarda yol alan film şeridi olarak da yorumlanabileceğini söylemişler de sanat camiası biz nasıl oldu da onca sene bunu düşünemedik diye küçük dilini yutmuş. O zamanlar dijital kamera da yok. Chaplin zamanında söylememiş bu numarayı tabii ki. İzleyiciler kendileri bulsunlar istemiş ama ancak aradan onlarca yıl geçtikten sonra, bu iki kardeş tarafından, farklı bir gözle bakılarak keşfedilip bu şekilde yorumlanabilmiş söz konusu imge. Deha'nın kıymeti geç anlaşılır. Chaplin ise, bu tekil imaj üzerinden; artık Kültür Endüstrisine mi uzanırsınız, Yaratıcı sanatçının teknoloji ile ilişkisi üzerine sosyo-ekonomik çıkarımlar mı yaparsınız, başka sığ ya da derin sularda mı yüzersiniz siz bilirsiniz demiş ve kenara çekilmiş
... Devamı
Elalem biliyor madem, biz de bilek. Ben de yeni öğrendim.

Luc ve Jean-Pierre Dardenne kardeşler, zamanında, aşağıdaki resmin, kapitalizmin çarkları arasında ezilen işçi olarak görülebileceği gibi, Kameranın içindeki mekanizmalarda yol alan film şeridi olarak da yorumlanabileceğini söylemişler de sanat camiası biz nasıl oldu da onca sene bunu düşünemedik diye küçük dilini yutmuş. O zamanlar dijital kamera da yok. Chaplin zamanında söylememiş bu numarayı tabii ki. İzleyiciler kendileri bulsunlar istemiş ama ancak aradan onlarca yıl geçtikten sonra, bu iki kardeş tarafından, farklı bir gözle bakılarak keşfedilip bu şekilde yorumlanabilmiş söz konusu imge. Deha'nın kıymeti geç anlaşılır. Chaplin ise, bu tekil imaj üzerinden; artık Kültür Endüstrisine mi uzanırsınız, Yaratıcı sanatçının teknoloji ile ilişkisi üzerine sosyo-ekonomik çıkarımlar mı yaparsınız, başka sığ ya da derin sularda mı yüzersiniz siz bilirsiniz demiş ve kenara çekilmiş sanki. Madeninde hala rezerv var Sevgili Şarlo.

Godard ne demişti : " ce n'est pas une image juste c'est juste une image " ( Bu bir doğru imge değil, bu sadece bir imge ) Çünkü imge kancıktır. İhanet eder. Aha ha...

https://www.youtube.com/watch?v=ANXGJe6i3G8

( Link'de 2:26 )

Ayrıca, Link'deki sekans'ı incelersek, tüm bu üretim sürecinin, bir filmin çekilebilmesi için harcanan insan emeğinin metaforu olduğunu da görebiliriz. Film çekildikçe, emekçilerin üretimlerini film şeridi üzerine adeta kazımalarının temsili olarak da düşünebiliriz. Modern Zamanlar'da, film olarak, kendi kendine referans veren Postmodern bir Über-Metafor. ( Daha Postmodernizm falan yok piyasada! Toynbee, anca 1939'da ciddi ciddi bahsetmeye başlamıştı bundan! ) Ekran'daki Büyük Birader de, filmin zamanında yetişmesi için baskı kuran Hollywood yapımcısı olmasın sakın! Montaj hattı zorla hızlandırıldığı anda filmin temposu da hızlanmıyor mu? ( O zaman daha Büyük Birader de yoktu! Yazılmamıştı ki henüz! ) Ağlamak istiyorum sayın seyirciler ama bi gülme geliyo.

@pengvn

12 yıl önce

10 / 10

chaplin’in bu filmde söyleyip dans ettiği şarkı (var mı bi ismi bilmiyorum) bana göre bir meydan okumadır... çünkü yıllardan 1936’dır yani ilk sesli film olan ’the jazz singer’ın üstürden (1927-1936) dokuz sene geçmiştir. zaten filmlerin sesli çeklimeye başlanmasıyla chaplin de eleştirilir olmuştur ’neden hala sessiz filmler çekiyorsun yeaa" diyerek.. bu yeni teknolojik bişe çıkınca eskisini itin götüne sokma hadisesi bugün bizlerin de sıklıkla yaptığı bişeydir.. yeni telefon çıkınca hemen saldıranlarla "tiyatro ölmüş bi sanat yeaa" diyenler aynı insanlardır mesela..

oysaki chaplin kendi tipi TRAMP’in ( biz şarlo diyoruz) konuşursa sıradanlaşacağını savunmaktadır... neyse işte modern times’ta minik bi iki söz ( patro’nun tuvalette monitörden belirmesi) vardır ama chaplin henüz konuşmamıştır.. yani şarkı sahnesi, dünyanın ilk defa TRAMP’ in ağzından söz duyacağı andır.. sahneyi anlatmaya gerek var mı bilmiyorum, yorumu buraya kadar okud
... Devamı
chaplin’in bu filmde söyleyip dans ettiği şarkı (var mı bi ismi bilmiyorum) bana göre bir meydan okumadır... çünkü yıllardan 1936’dır yani ilk sesli film olan ’the jazz singer’ın üstürden (1927-1936) dokuz sene geçmiştir. zaten filmlerin sesli çeklimeye başlanmasıyla chaplin de eleştirilir olmuştur ’neden hala sessiz filmler çekiyorsun yeaa" diyerek.. bu yeni teknolojik bişe çıkınca eskisini itin götüne sokma hadisesi bugün bizlerin de sıklıkla yaptığı bişeydir.. yeni telefon çıkınca hemen saldıranlarla "tiyatro ölmüş bi sanat yeaa" diyenler aynı insanlardır mesela..

oysaki chaplin kendi tipi TRAMP’in ( biz şarlo diyoruz) konuşursa sıradanlaşacağını savunmaktadır... neyse işte modern times’ta minik bi iki söz ( patro’nun tuvalette monitörden belirmesi) vardır ama chaplin henüz konuşmamıştır.. yani şarkı sahnesi, dünyanın ilk defa TRAMP’ in ağzından söz duyacağı andır.. sahneyi anlatmaya gerek var mı bilmiyorum, yorumu buraya kadar okuduysanız zaten filmi izlemişsiniz demektir, tramp SÖZLERİ UNUTTUĞU İÇİN şarkının sözlerini manşetine yazar sonra onlar kazara kolundan fırlar, (dahice yahu), ve izleyicilerin homurdanmaları yükselmeye başlar.. sesli filmler için homurdanmalardır onlar aslında.. ve TRAMP’in ağzından çıkan ilk sözler tamamen anlamsız, hiçbir dilde karşılığı olmayan sözlerdir (yorumlarda baktım biri italyanca yazmış, değil) fakat PANDOMİMle şarkıda olan biteni anlatmaktadır.. bence de ’ben böyle anlatabiliyorum, benim sanatım budur" demektir.. bu meydan okuma değil de nedir..? di mi efendim?

zaten daha sonra chaplin de dayanamamış heralde TRAMP konoşursa ölür bare hayırlı bi iş için öldüriiim diyerek "GREAT DICTATOR" filminde tramp’i konuşturmuştur.. o da zaten TRAMP’li son filmidir..

@seko

12 yıl önce

Kapitalizmin çarkları arasında hepimiz kayboluyoruz. Charles Chaplin bunu en güzel şekilde anlatmış. Hatta somut yaşantı düzeyine indirmiş ki herkes anlasın diye.

Filmde sıradan insanların hayatı üzerine de yaptığı göndermelere de ayrıca dikkat çekilmeli hepimizin ilk fikri işe girince bir ev almalıyım şeklinde.

Puanım: 8

@otlu_kek

13 yıl önce

8.3 / 10

insan izlerken bu nasıl bir zeka diye hayret ediyor.Gerçekten düşünebildiğim tek şey bu oldu.Büyük bir hayranlık ve kocaman bir gülümsemeyle izledim:)

@jackrai

13 yıl önce

9.5 / 10

Çok tatlı bir film bu :) Bir yerlerden bulup izleyin nolur. Sistemi mizahi bir dille eleştirip seyircinin yüzünü güldürmeyi başarıyor usta.

@airking

13 yıl önce

8.4 / 10

Çok kaliteli.... Ellerine sağlık Charlie Amca.

@evrimpalabiyik

14 yıl önce

Sitedeki ilk yorumum: Döneminin sosyal hayatını hiç sıkmadan anlatan bir film. Mutlaka izlenmeli.

@ozun03

14 yıl önce

9 / 10

Basit gibi görünen ama Charles Chaplin'in kendine has üslubyla oluşturulmuş "doğal", akıp giden bir komedi filmi.Diğer filmlerinde olduğu gibi Modern Times'da da Chaplin boş boş gülmeyin diyor,inceden inceye sosyal mesajlar da veriyor; insanın makinalaşması en akılda kalan olsa gerek... Keyifle izlenen ve tekrar izlenilesi tipik Chaplin filmlerinden...
SPOILER

Modern Zamanlar filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Modern Zamanlar filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Modern Zamanlar filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL