Nolan'ın karakterler arası gerilim dolu sahneleri ve klasik çekişmeli sık ritimli müziklerinin bu ilk filminden beri hiç kesilmemiş olması mükemmel. Senaryosu fena değil.
Nolan'ın yükselişinden sonra, ooo Nolan da daha ilk filminden şovunu yapmış diyerek izlenen ve pohpohlanan bir film. Kafasında birşeyler olduğu zaten bariz, elbetteki gelecek planlarından esintilerle ilk filmini bezeyecektir. Memento esintileri olması bu sebeple son derece normal. Ama bu, filmin içeriğinde bazı klişeleri ve baskın müzik kullanımıyla etkinliği arttırma tekniği gerçeğini değiştirmiyor. Benzer durum Dunkrik'te de vardı ve bu filmi sıkıcı yapmaktan öteye gitmiyor. Güzel hikaye ama ilk filminde bunu daha güzel işleyebilirdi.
Gizemli, şaşırtıcı, sürükleyici... Bir haber metni olsaydı bu nitelendirmeler kullanılabilirdi. Bir ilk film olarak bence çok başarılı. Nolan’ın zaman sıçramalarına ve kurgu oyunlarına daha ilk filmden başlıyoruz. Tam her şey bitti derken sürekli ters köşe yapmaya çalışan bir senaryo...
Tarzını ilk filminde yakalayan nadir yönetmenlerden Nolan. Düşük bütçeyle son derece iyi kotarılmış bir film ve terse düşüren zeki bir senaryo. Fİlm yapımıyla ilgilenen herkesin mutlaka izlemesi gereken bir film.
Bill’in kapısının üstündeki Batman işareti gülümsetti.Sanki gelecekten o zamana gidip çekmiş bu filmi.İnsan nasıl çizgisini bu kadar koruyabildiğine, nasıl en başından beri aynı tanıdık hisleri verebildiğine hayret ediyor izlerken
Hani bazı ilaçlar var dır. Belli bir miktarda düşük dozda alsanız bile sonuç ölüm dür ya. Bu film de aynı o ilaçlar gibi. 70 dakikalık bir süreye sahip fakat sıkıcılığı ölümcül. Oldukça karışık hatta karman çorman şeklinde tarif edeceğim bir kurgusu var. Sanırım yönetmen iki yıl sonra çektiği Memento için hazırlık yapmış. Senaryo ise suyunun suyu kıvamında. Daha önce binlerce kez izlediğimiz en basit klişelerden. Geliştirilme gereği bile duyulmamış, olduğu gibi kullanılmış. Kötü niyetliyim, bu yüzden siyah beyaz çekilmesi de yılına bakmaksızın izleyecek olanları yanıltmak için diye düşünüyorum. Bir yapım düşük hatta hiç varolmayan bir bütçeye sahip olabilir. Benim için sorun değil. Çok örneğini izledim. Fakat bu kez izleyiciye saygısızlık boyutunda mekan tasarımı. Dialoglar, oyunculuklar ve tabii ki senaryo bir bütün olarak aynı saygısızlığın devamı niteliğinde. Nolan’ın ilk filmi olmasının maalesef benim için bir anlamı yok. Muhteşem ilk filmler görmüşlüğüm çok tur. Sözüme güvenebilir... Devamı
Hani bazı ilaçlar var dır. Belli bir miktarda düşük dozda alsanız bile sonuç ölüm dür ya. Bu film de aynı o ilaçlar gibi. 70 dakikalık bir süreye sahip fakat sıkıcılığı ölümcül. Oldukça karışık hatta karman çorman şeklinde tarif edeceğim bir kurgusu var. Sanırım yönetmen iki yıl sonra çektiği Memento için hazırlık yapmış. Senaryo ise suyunun suyu kıvamında. Daha önce binlerce kez izlediğimiz en basit klişelerden. Geliştirilme gereği bile duyulmamış, olduğu gibi kullanılmış. Kötü niyetliyim, bu yüzden siyah beyaz çekilmesi de yılına bakmaksızın izleyecek olanları yanıltmak için diye düşünüyorum. Bir yapım düşük hatta hiç varolmayan bir bütçeye sahip olabilir. Benim için sorun değil. Çok örneğini izledim. Fakat bu kez izleyiciye saygısızlık boyutunda mekan tasarımı. Dialoglar, oyunculuklar ve tabii ki senaryo bir bütün olarak aynı saygısızlığın devamı niteliğinde. Nolan’ın ilk filmi olmasının maalesef benim için bir anlamı yok. Muhteşem ilk filmler görmüşlüğüm çok tur. Sözüme güvenebilirsiniz, yaşlıyım. Takip kesinlikle "olmamış" kategorisinde benim için. Beğenmedim. Tavsiye etmiyorum.
Nolan filmlerini her izleyişimde bu adama hayranlığım artıyor.Kesinlikle çok zeki biri.Farklı senaryolar yazıyor ve yazdıklarınıda aynı farklılıkta kameraya aktarıyor.Nolan'ın Londra'da ki evine hırsız girmiş ve filmin senaryosuna bu olay vesilesiyle başlamış.Yaratıcılık,hayalgücü bu olsa gerek.Following Nolan'ın ilk uzun metrajlı filmi ve daha ilk filminden neler yapabileceğini sinema dünyasına göstermiş.Film puzzle gibi parça parça ilerliyor ve parçaları birleştirme işi izleyiciye ait.Sonu ise Nolan' a yakışır şekilde beklenmedik.
Nolan’ın gelişimini, çizgisini çok net yansıtan bir ilk film; "Following". Yaklaşık yetmiş dakikaya sığdırılan pek çok ayrıntı ve soru. Tekinsiz mekanlar, karakterler. Röntgencilik, takip etme dürtüsü ile kurulan bir gizem. Parçalanmış zamansal kurgusu, müziği, ustaca finali de cabası. Ayrıca Nolan’ın gelecekteki filmleriyle ilişkilendirildiğinde, tema, kurgu, hikaye anlatımı dışında da ilginç ipuçları bulunabiliyor. Örneğin bir karekterin isminin, Inception’da da mevcut Cobb olması veya bir dış kapı üzerindeki Batman yapıştırması. Sanırım Nolan’ı günümüzün en önemli yönetmenlerinden birisi haline getiren ana unsur, türü ne olursa olsun kendine has özelliklerinden taviz vermeyen bir sinema anlayışı.
@utopiainmyhead
1 yıl önce
8.1 / 10
@tiamath
2 yıl önce
5 / 10
@berat_k
6 yıl önce
8 / 10
@ege_undag
6 yıl önce
8 / 10
@messiyg
8 yıl önce
@zeyneso
8 yıl önce
@volk
13 yıl önce
1 / 10
@ozturkkursat
13 yıl önce
8.8 / 10
@vitall
13 yıl önce
8 / 10
@cemal_erdem
13 yıl önce
8.2 / 10