Çılgınlığın Ötesinde Yorumları

Çılgınlığın Ötesinde filmi detayları

@cemellon

10 ay önce

Bu film çok beklediğiniz bir davet gibi, sinemanın o bilindik büyülerinden; bittikten sonra, gözünüzü açtığınızda ilk birkaç saniye neredeyim ben diyebilirsiniz yani. Benim için John Carpenter'ın en iyi işiymiş. Kabul edenler. Edilmiştir.

Tüketim toplumumuzda bir markanın, ünlünün, yazarın, yönetmenin saplantılı bir şekilde tutkunu olmanın deliliğin sınırlarında gezinmesinin özeleştirisi. Tabii bunun albenisi de John Carpenter ve Sam Neill olunca filmden bal damlıyor.
Ufacık Lovecraft'ı koklatmak da pastanın üstündeki vişne kabulünde.

@yokitosama

1 yıl önce

7.5 / 10

Direkt mükemmel. hiç böyle kasmaya gerek yok. etiyle kemiğiyle bir lovecraft filmi. bilinmezliğin korkusunu çok iyi yaşatıyor. ne gerçek ne değil asla bilemiyorsun. garip bir duygu içindesin ama onu bile açıklayamıyorsun. tuhaflıklar içinde kayboluyorsun.

gerçeklik nedir? neye gerçek deriz? herkesin gerçeği bir midir?... deli sorular.

@gadnokopele

5 yıl önce

Sam Neil in ne harika bir kariyeri var insan hayret ediyor, boş yok.
T

@talha89

5 yıl önce

8 / 10

Hiç Sutter Cane okudunuz mu? Eğer okumadıysanız, burada yazarın "Çılgınlığın Ötesinde" isimli kitabının film uyarlamasını izleyebilirsiniz.

@ekopyen

7 yıl önce

7.5 / 10

Stephen King'in Lovecraft hakkında yazdığı bir öykü tadı veriyor bu film bana.

@no_one

9 yıl önce

8.5 / 10

Bu film hakkında tam olarak ne söylenebilir diye çok kafa yordum , izlediğimden beri düşünüp duruyorum ve düşündükçe sadece çemberin çapı arttı ama aynı yerde dönüp durmaktan öteye geçemedim ...

Bu bahse sonra geri dönüş yapıp filme geçecek olursam da müziklerinin de kendisine ait olduğu bu filmde John Carpenter ; "They Live" filminde sansürlü bir şekilde söylemeye çalıştığı şeyi daha da karmaşık bir hale getirip ,daha derin ve felsefi temellere oturtup yine sansürlü bir şekilde ,daha korkutucu bir şekilde izleyiciye sunmuş. Medya ,basın ,din ,ideoloji vesaire kullanılarak manipüle edilen , yönlendirilen , çoğunluğa göre izafinin mutlak olduğu anlayışı aşılanan toplumlar üzerinden bir hakikat bilmecesi sormuş . Tabi bunu da bir müfettişi baş karakter olarak oturttuğu bu film üzerinden yapmış , herkese ve herşeye şüpheli gözüyle bakabilecek kadar işinde en iyilerden bir müfettişle yapmış. Karakterimiz olayın içine girdikçe , sorgusu ve şüphesi arttıkça , olasılıkları ,soruları çoğalttı
... Devamı
Bu film hakkında tam olarak ne söylenebilir diye çok kafa yordum , izlediğimden beri düşünüp duruyorum ve düşündükçe sadece çemberin çapı arttı ama aynı yerde dönüp durmaktan öteye geçemedim ...

Bu bahse sonra geri dönüş yapıp filme geçecek olursam da müziklerinin de kendisine ait olduğu bu filmde John Carpenter ; "They Live" filminde sansürlü bir şekilde söylemeye çalıştığı şeyi daha da karmaşık bir hale getirip ,daha derin ve felsefi temellere oturtup yine sansürlü bir şekilde ,daha korkutucu bir şekilde izleyiciye sunmuş. Medya ,basın ,din ,ideoloji vesaire kullanılarak manipüle edilen , yönlendirilen , çoğunluğa göre izafinin mutlak olduğu anlayışı aşılanan toplumlar üzerinden bir hakikat bilmecesi sormuş . Tabi bunu da bir müfettişi baş karakter olarak oturttuğu bu film üzerinden yapmış , herkese ve herşeye şüpheli gözüyle bakabilecek kadar işinde en iyilerden bir müfettişle yapmış. Karakterimiz olayın içine girdikçe , sorgusu ve şüphesi arttıkça , olasılıkları ,soruları çoğalttıkça gerçeğe ne kadar yalaşırsa yaklaşsın hep kendi adına çizilen yol dışına çıkamaz film boyu , çemberin çapı uzar ama bir türlü dışarı çıkamaz gerçeği görebilmek , sistem dışından bakabilmek için . Otoyoldaki ucube görünümlü ,bisiklet süren kadının da yandığı dert aynıdır ,bir türlü çıkamaz ,hep aynı yolda sürer bisikleti film boyu . Olaylar ilerledikçe tüm insanlık artık herkesin bildiği ,okuduğu o diyara ,o sisteme hapsolur ve baş karakterimiz de kendisini ,film boyunca ne yaptıysa , o kitaptan uyarlanan filmde izler ve o filmdeki şahıs da en son kendisini filmde izler her ne kadar gösterilmese de ve de o gösterilmeyen filmdeki şahsın izlediği karakter de kendisini izler... Ama filmde John Carpenter'in bizden kafa yormamızı istediği sorunun bambaşka olduğunu düşüyorum ; bir sanallığa ,yapaylığa ,izafiliğe inanan insanların çokluğu mu o izafiliği bir simulakr haline getirir yoksa simulakr mı izafiliği insana gerçek gibi gösterir ?

Evet , sorguladıkça soru çemberinin çapı da artmakta ve korku filmi olarak izlemeyin ,zaten o kitsche efektler korkutmaz :) ,asıl korkutucu olan ucu açık gibi görünen filmin izleyeni kısır döngüye hapsetmesi ... 8.5/10

@onur4444

13 yıl önce

9.4 / 10

sen deliysen bende deliyim...

harika replik...

@cemal_erdem

13 yıl önce

7.1 / 10

Gerçekliği, kurguyu delik deşik eden Carpenter filmi. Sam Neill'ın performansından güç alıyor çoğunlukla. Çoğu Carpenter filminde olduğu gibi müzikleri de güzeldi. Görsel efektleri ve makyajları da tümkitschliğiyle b sınıfına yaklaşarak filmin tarafını belli ediyordu. Stephen King ismi de dikkat çekici... Her şeye rağmen bir Thing etkisi yaratmadı bende. Öte yandan filmin kurguyla filmsel gerçeklik, filmsel gerçeklikle izleyicinin gerçekliği arasında gidip gelen yapısı dikkat çekiciydi.

Özellikle Terent'ın sinemaya gittiği sahne çok iyiydi. Terent'ın izlediği kitap uyarlamasının, bizim izlediğimizle birebir aynı olması bizim de çılgınlığa yol aldığımızın bir işareti mi? Ya da filmin tonunda bazen doğrudan, bazense gizliden sezilen alaycılığa, kitapların, filmlerin metalaşmasına, yazarların kazanma önceliklerine bir gönderme mi?

@bmorgenstern

13 yıl önce

9 / 10

'neden bu kadar geç izledim?' dedirten filmlerden biri daha benim için.Sam Neill'in muhteşem oyunculuğu ve filmin kurgusu için izlenmeli.Film garip bir şekilde sizi içine çekiyor olaylar geliştikçe Sutter Cane'i daha çok seviyorsunuz.

@jacque

16 yıl önce

1.5 / 10

Filmi zar zor da olsa az önce bitirdim. Sırf eski olduğu için yüceltilen filmlerden biri daha.. Tamam çocukken izlemiş, korkmuş olabilirsiniz ama 2011 yılında hala bu filme en iyi gerilim filmlerinden biri, korkudan altıma yaptım vs. de denmesin lütfen. Tonla mantık hatası, Chucky'den beter makyajlar.. Söyleyecek o kadar olumsuz şey var ki film hakkında. O şeyler hayalet miydi, zombi miydi yoksa uzaylı mıydı onu bile anlamadım. Karman çorman bir film. Senaryosundaki saçmalıklar nedeniyle çekildiği yıl için bile iyi bir film olduğunu düşünmüyorum.

Abarttığımı düşünebilirsiniz ama yorumlara güvenerek, nihayet korkacağım bir film diye büyük bir hevesle siz de bu filmi izleseniz neden bu kadar üstüne gittiğimi anlardınız.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL