Bir üçlemenin ikinci filmiymiş, bunu bilmeden direk bu filmi izledim. Bir yönetmenin, deprem sonrası filminden oynattığı iki çocuk oyuncunun akıbetini öğrenmek için, oğluyla birlikte olay yerine gittiği ve aynı zamanda da hayatın devam ettiğini anlatmaya çalıştığı filmdir. Fakat başarısız ve sıkıcı olduğu kanaatindeyim. Çünkü, özellikle dialoglar çok mantıksız. Yeni atlatılmış bir felaketten sonra, felaketzedelere böyle sorular soran kişiyi dövmeleri gerekir. Son sahnede arabayı öylece uçuruma itip yoluna devam etmesi ise ayrı bir saçmalıktı. Birde film içinde inanç ile ilgili ögeler barındırma çabası iyice filmi batırmış. Batırmış dememin sebebi, birbiri ardına gelen konuların birbiri ile alakasızlığından dolayı.
Her ne kadar bir bağımsız iran filmi, hatta Kiarostami filmi olsa dahi fazla üzerinde durulacak bir film değil. Yaşamın önemi , insanın hayatta kalabilmek çabalaması gibi şeyler anlatılmaya çalışılmış ama son derece başarısız olmuş. Bu filme olumlu eleştiriler yapılmasının sebebi yönetmenin diğer yapıtllarına saygıdan dolayı diye düşünüyorum. Yerden yere vurulmamış eleştirmenlerce.
Küçük çocuklara, bulaşık yıkayan kızlara, yeni evli çifte sorduğu sorular son derece rahatsız edicidir. Deprem gibi bir travma yaşıyan bir insana daha acısı tazeyken evini kaybettin mi? Ailenden kaç kişiyi kaybettin? Enkazdan nasıl kurtuldun? gibi sorular sormak tamamen yaşadığı topluma çevreye ve yabancı bir insanın ağzından çıkabilir. Yönetmen burada ne kadarda toplumdan soyut olduğunu travmalar konusunda bile ne kadar empati yeteneğinden yoksun olduğunu anlatıyor bir nevi.
film, köker depreminden sonra "arkadaşımın evi nerede" filminde oynayan çocuğun akıbetini öğrenmek için köker`e gitmeye çalışan bir yönetmenin ve oğlunun hikayesini anlatıyor. 1990 yılında italyadaki dünya kupası`nda brezilya-iskoçya maçı oynanırken köker`de(iranın kuzeyinde bir köy) büyük bir deprem meydana gelir ve taş taş üstünde kalmaz. kiarostami ise depremden sonra yollara düşerek depremin insanlar ve cografya üzerindeki tahribatını belgesel tadında izleyiciye sunuyor. kiarostami, durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sererken diğer yandan da depremden bir gün sonra evlenen bir çift ya da arjantin-brezilya maçı için anten kurmaya çalışan köylüler ya da bahise tutuşan çocuklar üzerinden o engellenemez yaşama, hayatta kalma içgüdüsünü göstermeyi de ihmal etmiyor ki filmin ismi de zaten buradan geliyor. bir kiarostam... Devamı
Abbas Kiarostami`nin köker(deprem) üçlemesinin ikinci filmi. diğer ikisi için :
film, köker depreminden sonra "arkadaşımın evi nerede" filminde oynayan çocuğun akıbetini öğrenmek için köker`e gitmeye çalışan bir yönetmenin ve oğlunun hikayesini anlatıyor. 1990 yılında italyadaki dünya kupası`nda brezilya-iskoçya maçı oynanırken köker`de(iranın kuzeyinde bir köy) büyük bir deprem meydana gelir ve taş taş üstünde kalmaz. kiarostami ise depremden sonra yollara düşerek depremin insanlar ve cografya üzerindeki tahribatını belgesel tadında izleyiciye sunuyor. kiarostami, durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sererken diğer yandan da depremden bir gün sonra evlenen bir çift ya da arjantin-brezilya maçı için anten kurmaya çalışan köylüler ya da bahise tutuşan çocuklar üzerinden o engellenemez yaşama, hayatta kalma içgüdüsünü göstermeyi de ihmal etmiyor ki filmin ismi de zaten buradan geliyor. bir kiarostami geleneği olarak, filmin çoğunluğu bir arabanın içinde geçiyor. bu açıdan bir yol filmi olarak da nitelendirebiliriz tabi.
@tiamath
6 yıl önce
4 / 10
@olanzveins
10 yıl önce
4.7 / 10
Küçük çocuklara, bulaşık yıkayan kızlara, yeni evli çifte sorduğu sorular son derece rahatsız edicidir. Deprem gibi bir travma yaşıyan bir insana daha acısı tazeyken evini kaybettin mi? Ailenden kaç kişiyi kaybettin? Enkazdan nasıl kurtuldun? gibi sorular sormak tamamen yaşadığı topluma çevreye ve yabancı bir insanın ağzından çıkabilir. Yönetmen burada ne kadarda toplumdan soyut olduğunu travmalar konusunda bile ne kadar empati yeteneğinden yoksun olduğunu anlatıyor bir nevi.
@sarhosatlarzama
13 yıl önce
https://www.sinefil.com/title/jypjqvy
https://www.sinefil.com/title/g33r1mg
film, köker depreminden sonra "arkadaşımın evi nerede" filminde oynayan çocuğun akıbetini öğrenmek için köker`e gitmeye çalışan bir yönetmenin ve oğlunun hikayesini anlatıyor. 1990 yılında italyadaki dünya kupası`nda brezilya-iskoçya maçı oynanırken köker`de(iranın kuzeyinde bir köy) büyük bir deprem meydana gelir ve taş taş üstünde kalmaz. kiarostami ise depremden sonra yollara düşerek depremin insanlar ve cografya üzerindeki tahribatını belgesel tadında izleyiciye sunuyor. kiarostami, durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sererken diğer yandan da depremden bir gün sonra evlenen bir çift ya da arjantin-brezilya maçı için anten kurmaya çalışan köylüler ya da bahise tutuşan çocuklar üzerinden o engellenemez yaşama, hayatta kalma içgüdüsünü göstermeyi de ihmal etmiyor ki filmin ismi de zaten buradan geliyor. bir kiarostam ... Devamı
https://www.sinefil.com/title/jypjqvy
https://www.sinefil.com/title/g33r1mg
film, köker depreminden sonra "arkadaşımın evi nerede" filminde oynayan çocuğun akıbetini öğrenmek için köker`e gitmeye çalışan bir yönetmenin ve oğlunun hikayesini anlatıyor. 1990 yılında italyadaki dünya kupası`nda brezilya-iskoçya maçı oynanırken köker`de(iranın kuzeyinde bir köy) büyük bir deprem meydana gelir ve taş taş üstünde kalmaz. kiarostami ise depremden sonra yollara düşerek depremin insanlar ve cografya üzerindeki tahribatını belgesel tadında izleyiciye sunuyor. kiarostami, durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sererken diğer yandan da depremden bir gün sonra evlenen bir çift ya da arjantin-brezilya maçı için anten kurmaya çalışan köylüler ya da bahise tutuşan çocuklar üzerinden o engellenemez yaşama, hayatta kalma içgüdüsünü göstermeyi de ihmal etmiyor ki filmin ismi de zaten buradan geliyor. bir kiarostami geleneği olarak, filmin çoğunluğu bir arabanın içinde geçiyor. bu açıdan bir yol filmi olarak da nitelendirebiliriz tabi.