8.3

548 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.3 (673.355 OY)

KONUSU
Lost, Sidney’den Los Angeles’a uçan Oceanic Hava Yolları 815 sefer sayılı yolcu uçağının Büyük Okyanus’un güneyinde esrarengiz bir adaya düşmesiyle, kazadan sağ kurtulanların yaşamlarını anlatıyor. Dizide, her bölüm bir karakterin geçmişiyle (flashback - flashforward) birlikte anlatılmaktadır.

Dizi
... Devamı
Lost, Sidney’den Los Angeles’a uçan Oceanic Hava Yolları 815 sefer sayılı yolcu uçağının Büyük Okyanus’un güneyinde esrarengiz bir adaya düşmesiyle, kazadan sağ kurtulanların yaşamlarını anlatıyor. Dizide, her bölüm bir karakterin geçmişiyle (flashback - flashforward) birlikte anlatılmaktadır.

Dizinin yaratıcıları Damon Lindelof, J.J. Abrams ve Jeffrey Lieber’dır. Bölümler Oahu, Hawaii’de çekilmektedir. Müziklerini Michael Giacchino bestelemiştir. Büyük oyuncu kadrosu ve çekimlerin Hawaii’de yapılmasının maliyeti ile Lost, en pahalı televizyon yapımlarından biridir. 2006’da En İyi Televizyon Draması dalında Altın Küre ve 2006’da En İyi Oyuncu Kadrosu dalında SAG Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül aldı.
Matthew Fox

Jack Shephard

Evangeline Lilly

Kate Austen

Terry O'Quinn

John Locke

Josh Holloway

James Sawyer

Jorge Garcia

Hurley Reyes

Naveen Andrews

Sayid Jarrah

Dominic Monaghan

Charlie Pace

Harold Perrineau

Michael Da...

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@stiff

3 gün önce

10 / 10

Yıllar önce 9/10 vermişim ve sonlara doğru kopmam sebebiyle favorilerime eklememişim. Bitişinden 16 yıl sonra tekrar başladım ve 121 bölümü yaklaşık 6 haftada tamamladım. Sezon sezon uzun bir yorum yazacağım.

İlk sezon için; bir haftada 25 bölüm aktı. Dizinin baş rolü bariz bir şekilde Matthew Fox olmasına rağmen “Starring - Naveen Andrews yazması 20 sene önce olduğu gibi yine ilginç geldi. İlk sezon adadan kurtulma ve adanın gizemi teması çok iyi harmanlanıyor. Her bölüm içine çekiyor, hiçbir detayı kaçırmak istemiyorsun. Tüm bölümler soluksuz izlenmiyor. Karakterlerin geçmişlerine yönelik flashbackler çok başarılı. En ufak detaylar bile bir yere bağlanıyor ve sorular havada kalmıyor. Dizinin en güzel olayı bence bu. 6 sezon boyunca neredeyse her detay bir yere bağlandı, bunun temellerini de devam edeceği bile net olmayan ilk sezonda sağlam attılar. Michael ve Walt görünce tat kaçırıcı karakterler gibi gözükse de dizinin hikayesine
... Devamı
Yıllar önce 9/10 vermişim ve sonlara doğru kopmam sebebiyle favorilerime eklememişim. Bitişinden 16 yıl sonra tekrar başladım ve 121 bölümü yaklaşık 6 haftada tamamladım. Sezon sezon uzun bir yorum yazacağım.

İlk sezon için; bir haftada 25 bölüm aktı. Dizinin baş rolü bariz bir şekilde Matthew Fox olmasına rağmen “Starring - Naveen Andrews yazması 20 sene önce olduğu gibi yine ilginç geldi. İlk sezon adadan kurtulma ve adanın gizemi teması çok iyi harmanlanıyor. Her bölüm içine çekiyor, hiçbir detayı kaçırmak istemiyorsun. Tüm bölümler soluksuz izlenmiyor. Karakterlerin geçmişlerine yönelik flashbackler çok başarılı. En ufak detaylar bile bir yere bağlanıyor ve sorular havada kalmıyor. Dizinin en güzel olayı bence bu. 6 sezon boyunca neredeyse her detay bir yere bağlandı, bunun temellerini de devam edeceği bile net olmayan ilk sezonda sağlam attılar. Michael ve Walt görünce tat kaçırıcı karakterler gibi gözükse de dizinin hikayesine etkileri var. Shannon ve Boone’un hikayeleri “olmasa da olur” etkisinde. Uçuş öncesi birbirlerine denk gelme sahneleri, Güney Kore’de televziyonda Hurley olması, barda Sawyer ve Christian Shephard’ın birlikte içmesi gibi detaylar çok iyi kurgulanmış. Hikayeyi bariz bir şekilde Jack, Locke, Sayid ve Sawyer taşıyor. Kate güçlü kadın karakterin hakkımı veriyor. Sun ve Jin ekibe dahil oldukça sempatiyi artırıyor.

İkinci sezon adada yerleşik yaşama sezonu. Gizem yer yer azalıyor, yer yer çok yükseliyor. Karakterlerin iyiye ve kötüye dönüşümleri işleniyor. Yine ilk sezonda olduğu gibi flashback sahneler aracılığıyla karakterlerin geçmiş bağlantıları çok başarılı aktarılıyor. Diziyi ilk izlediğimde Mr. Eko hayranıydım. İkinci sezon “Starring” ibaresi kendisi için kullanılsa da bazı bölümlerde gözükmüyor bile. Ana Lucia pek sevimli bir karakter olmasa da hikayeye renk katıyor. Desmond çok az yer alıyor, son bölümlerde tekrar dönmesiyle sevindiriyor. Son 3-4 bölüm hem gizem, hem gerilim artıyor. Dizide çok fazla karakter olması ve tam olarak bir başrol olmaması sebebiyle her karakter yer yer göze sokulup, bazen de çok arka planda kalmaya devam ediyor. Bu sezonda Dharma ve The Others tam olarak hayatımıza giriyor. Keyifli ve peş peşe izlenebilen bir sezon.

Üçüncü sezonun iki yarısı tamamen farklı hissiyat veriyor. İkinci sezonda katılan bazı karakterler bu sezonda çok arka planda kalıyor. Ama dizi yine en iyi yaptığı işi yapıyor. Her birinin hikayesini bir şekilde bir yerlere bağlıyor. Kaza öncesi kişisel bağlantılar da yine acayip iyi işleniyor. Sawyer’ın sevgilisi, Jack’in babası vs. aşırı iyi bağlanıyor. Eko’ya yazılan Adebisi cinayet sahnesi de müthiş düşünülmüş. Duygusal anlamda güçlü bir sezon. Bu sezonda kazazedeler tarafı değil de; “Diğerleri” tarafı daha ilgi çekiyor. Hatta her bölüm orada geçsin istedim. Charlie’nin sümsüklüğü yer yer tat kaçırsa da sezonun sonlarına Charlie damga vuruyor. Elbette Desmond bu sezonun en ilgi çeken karakteri. Bir de Ben… Nikki ve Paulo gibi iki alakasız karakter de diziye geliyor. Bunların dizideki rolü sınırlı olsa da geçmişlerinin anlatıldığı bölüm vurucu bir sonla bitiyor. Kabul etmek lazım; bazı bölümler ve karakterler sezonu uzatmak ve kaymağını yemek için eklenmiş. Jack ve Sayid’in ağırlığının de az olduğu bir sezon. Jack zaman zaman tat kaçırıyor. Son bölümleri ise nefes kesiyor.

Dördüncü sezon dizinin bozmaya başladığı sezondu diye hatırlıyordum. Ama öyle değil, müthiş bir sezonmuş. 14 bölümle hikaye de uzatılmamış. Duygu yükü tavan yapıyor, çoğu bölümde gözlerim doldu. Kazazedelerin ve Juliet’in ilk defa adadan kurtulacaklarına inandıkları duygular müthiş yansıtılmış. İzlerken garip bir rahatlama ve heyecan hissettim. Umutlarına ortak oldum. Dizi tamamen farklı bir yere evrilse de sürükleyiciliği bir an azalmıyor. Flashback sahnelerden flashforward sahnelere geçiyoruz. Matthew Cox’un oyunculuğu daha iyi bir hal almış. Ponçik Sawyer’ı da çok sevdim. Zaten böyle bir karakterdi ama dışarı yansıtmamaya çalışıyordu. Dördüncü sezon itibariyle daha farklı bir görünüme bürünüyor. Üç bölümden oluşan final bölümleri nefes kesiciydi. Desmond odaklı, “Aşk zamanı bile sabitleyebilir.” temalı bölüm de müthişti. Ben ve Hurley’in Apollo çikolata yediği sahnede kahkaha attım.

Beşinci sezonun ilk bölümleri biraz zor ve kafa karıştırıcı. Zaman sürekli değişiyor ve takibi zorlaşıyor. Ancak sezonun ikinci yarısında toparlıyor. Sawyer bu sezon daha da sempatik bir karaktere dönüşürler, Jack ve Kate birer uğursuza dönüşüyor. Yine yan karakterler ve birbirleriyle bağlantıları çok güzel toparlanıyor. Dizide zaman algısı kafa karıştırıcı gibi gözükse de, odaklanıp izleyince oldukça anlaşılır. Bu sezonu da sevmedim diyemem ama dizi tamamen bambaşka bir yere gittiği için sevmeyenleri anlayabilirim.

Altıncı sezon dizinin tadının bir tık kaçtığı sezon. Tapınak tarafı hayatımızın önemli bir parçası gibi başlıyor, ama sanki olmasa da olurmuş hissiyle sonlanıyor. Bu sezonun gerilimi kim iyi, kim kötü, kim doğru, kim yanlış anlaşılmaması üzerine. Zaman kavramı işi yine biraz karmaşıklaştırıyor. Ancak son bölümlerde bence yine toparlıyor ve sorulara cevap veriyor. Duygusal bir son yazmak istemişler ve başarmışlar. Gizemin tamamen çözüleceği, adanın olayının anlaşılacağı bir son yerine karakterlerle bağ kuranları tatmin eden duygusal bir son bizi bekliyor. Ben gözlerim dolu dolu bitirdim ve dizi bittiğinde bir boşluk hissiyle kaldım. Bir parantez de sürmeli Richard Alpert’a olsun. Uzun bir süre dizinin en karizmatik ve gizemli karakteri olmayı sürdürüyor. Hikayesinin anlatıldığı bölüm de çok iyi olmasına rağmen, diziyi “herhangi bir ada sakini” sıradanlığında tamamlıyor.

Diziyle ilgili bana ilginç gelen başka bir detay ise; oyuncularının çok iyi işler çıkarmasına rağmen farklı yapımlarda büyük rollerde kariyer yapamaması bana ilginç geliyor. Diziyi yıllar sonra aralıksız izleyerek bitirdim ve puanımı 10/10 olarak güncelledim.

@exresqui

1 yıl önce

7.8 / 10

efsanelerden izlenmesi gereken dizilerden

@tiamath

1 yıl önce

8 / 10

Diziyi çıktığı dönemde izlemedim. Bir füryadır kopmuştu. Herkesin dilindeydi. Nedense merakımı çekmemişti. O dönem abartıldığını düşünmüştüm. Netflixe eklenince izleyeyim dedim. Açık konuşayım ilk sezonu izlediğimde hakikaten "bu mudur yani?" dedim. Fakat 2-3 ve 4. sezonlar harikaydı. Döneminde bu kadar beğenilmiş olmasını normal karşılıyorum. Final sezonunu malesef ki beğenmedim. Her sezon, önceki sezonun daha küçük bir olayın parçası olduğunu anlayarak izlediğiniz için son sezondaki çıta çok yükseliyor fakat hikayenin bitişi o çıtayı karşılamıyor.

Her sezonun öncekinin üzerine nasıl kattığına değinirsek, ilk sezonda bir uçak kazası sonucu sağ kurtulan yolcuların hayatta kalma çabalarıyla birlikte adada keşfettikleri gizeme değinilir. Adadaki gizemli bir ses 4-8-15-16-23-42 numaralarını dile getir. Bi gizemin tam anlamıyla çözümü bile beşinci sezonun sonlarını gerektirir.

İkinci se
... Devamı
Diziyi çıktığı dönemde izlemedim. Bir füryadır kopmuştu. Herkesin dilindeydi. Nedense merakımı çekmemişti. O dönem abartıldığını düşünmüştüm. Netflixe eklenince izleyeyim dedim. Açık konuşayım ilk sezonu izlediğimde hakikaten "bu mudur yani?" dedim. Fakat 2-3 ve 4. sezonlar harikaydı. Döneminde bu kadar beğenilmiş olmasını normal karşılıyorum. Final sezonunu malesef ki beğenmedim. Her sezon, önceki sezonun daha küçük bir olayın parçası olduğunu anlayarak izlediğiniz için son sezondaki çıta çok yükseliyor fakat hikayenin bitişi o çıtayı karşılamıyor.

Her sezonun öncekinin üzerine nasıl kattığına değinirsek, ilk sezonda bir uçak kazası sonucu sağ kurtulan yolcuların hayatta kalma çabalarıyla birlikte adada keşfettikleri gizeme değinilir. Adadaki gizemli bir ses 4-8-15-16-23-42 numaralarını dile getir. Bi gizemin tam anlamıyla çözümü bile beşinci sezonun sonlarını gerektirir.

İkinci sezonda ise bir sığınak bulunur ve her 108 dakikada bir girilmesi gereken bir kod vardır. Burada bambaşka bir gizem ortaya çıkar. Burada bir deney mi yapılıyor? yoksa hepsi psikolojik bir testten mi ibarettir? Adanın o kadar da ıssız bir ada olmadığı anlaşılır. Üçüncü sezonda da "diğerleri" diye bir kavram ortaya çıkar. Sadece buraya kadar bile, flashbackler ve karakterlerin önceliklerinin değişmesi gibi unsurlar sayesinde sürükleyici bir hikayenin içine kapıldığınızı fark ediyorsunuz.

Dördüncü sezon zaman yolculukları beşinci sezon ise Dharma girişimi derken olayların görünenin çok çok üstünde olduğu görülür.

Son sezon ise son derece muallakta bırakılmıştır. Tamamen izleyicinin kendi yorumlayış biçimine göre bir sona ulaşılmaktadır. Açıkçası bu kadar açık uçlu olmasını beğenmedim. En azından bazı şeylere cevaplar verilebilirdi. Kötü tasvir edilen karakterin bile haklı noktaları olduğu bu kadar iyi anlatılırken bu kısmın daha tatmin edici olması gerekirdi.

@snijeg

1 yıl önce

8.9 / 10

des'i özlediğim için yeniden izledim ve çok daha fazlasını buldum. gençlik heyecanım, umutlarım dâhil :')

@nautilusscj

1 yıl önce

6 / 10

6 sezon 121 bölüm ve ?
O

@onurjumm

3 yıl önce

BU DİZİYİ İZLEMEK İÇİN 18 YIL BEKLEDİM,DIGITURK OLMASINA RAĞMEN,ÇOK ŞEY KAÇIRMIŞIM. DİSNEY PLATFORMU'NDA YENİDEN YAYINLIYOR. DUBLAJLI İZLEMEK GEREK. DİZİDEKİ HER REPLİK ÇOK GERÇEKÇİ. YALAN RÜZGARI İLE BİRLİKTE TÜM ZAMANLARIN EN İYİ İLK İKİ DİZİSİNDEN BİRİDİR. HAYATIMIN DİZİSİ. SONU RÜYA FELANDA DEĞİL,GERÇEĞİN TA KENDİSİ, ölüler öldüklerini bilmezler. geçtiğimiz yıllarda kaybolan MALEZYA uçağı bu diziden esinlenmiş gibi.

@patrickjane

3 yıl önce

9.5 / 10

Uzun bir maraton oldu 6 sezon 3 ayda bitirebildim. Sonlara doğru düşüşe geçmiş olsada yolculuk güzeldi.

@masquerade

3 yıl önce

hayatımda izlediğim en iyi dizi her karakteriyle ayrı ayrı bağ kurdum hepsini çok seviyorum. diziyi ikinci kez dün bitirdim bu dizi ikinci kez izleyince çok daha güzel geldi ilk izleyişimde anlayamadığım yerleri çok iyi anladım hikayeyi seviyorum ve finalini ve son sezonunu da beğendim. böyle bir diziye de böyle kafa karıştırıcı bir final yakışırdı zaten. flashbackler, flashforwardlar, zamanda yolculuk, dini mitolojik göndermeler, bir ormanda hayatta kalma mücadelesi, mükemmel replikler, müzikler, paralel evren, ölüm, yaşam, kader, bilim, inanç üstüne harika bir dizi. en güzel yanı da hepsi birbirinden iyi işlenmiş derinlikli her biriyle ayrı ayrı bağ kurabileceğiniz karakterler. dizide başrol yok herkes kendine yakın bulabileceği bir karakter bulabilir. finalini veya dizideki herhangi bir konuyu anlamayanlar araştırırlarsa cevabını bulabilirler dizide her şeyin cevabı var ve finali de çok iyi ve duygusaldı, ağladım. losttaki ada deniz
... Devamı
hayatımda izlediğim en iyi dizi her karakteriyle ayrı ayrı bağ kurdum hepsini çok seviyorum. diziyi ikinci kez dün bitirdim bu dizi ikinci kez izleyince çok daha güzel geldi ilk izleyişimde anlayamadığım yerleri çok iyi anladım hikayeyi seviyorum ve finalini ve son sezonunu da beğendim. böyle bir diziye de böyle kafa karıştırıcı bir final yakışırdı zaten. flashbackler, flashforwardlar, zamanda yolculuk, dini mitolojik göndermeler, bir ormanda hayatta kalma mücadelesi, mükemmel replikler, müzikler, paralel evren, ölüm, yaşam, kader, bilim, inanç üstüne harika bir dizi. en güzel yanı da hepsi birbirinden iyi işlenmiş derinlikli her biriyle ayrı ayrı bağ kurabileceğiniz karakterler. dizide başrol yok herkes kendine yakın bulabileceği bir karakter bulabilir. finalini veya dizideki herhangi bir konuyu anlamayanlar araştırırlarsa cevabını bulabilirler dizide her şeyin cevabı var ve finali de çok iyi ve duygusaldı, ağladım. losttaki ada deniz okyanus ağaçlar vs. oradaki o ortam ambiyans benim cennet tasvirim oldu. bu diziyi ilk çıktığı zaman izleyip her hafta bölümleri forumlarda tartışarak tahminler yürütmeyi çok isterdim. ileride bu diziden daha iyi bir yapım izleyeceğimi zannetmiyorum. ve son olarak:
"We have to go back, Kate! WE HAVE TO GO BACK!"
A

@amy_yumm1

3 yıl önce

Gerçekten böyle bir diziye o finali yakistirdiniz mi?

@tarik75

4 yıl önce

izlediğim llk dizi. şimdiye kadar 10 kez izlemişimdir. en sevdikkerimden

@dogukan_tek

4 yıl önce

10 / 10

6 kez izlediğim efsanevi başyapıt, izlediğim en iyi dizi.

@henriette

4 yıl önce

lost çok bozdu. doğrudur. ama nerden sonra bozmaya başladığını ben anlamadım. olayları hep merak ettim ve izlemeye de devam ettim. e ne alaka ya dediğimiz anlar oldu. öyle böyle bozdu ki önünü alamadık. ama harika dizi.
M

@mervenur94

6 yıl önce

10 / 10

Lost’un yeri bende başkadır. Çok seviyorum çok.
J

@jeremybentham

6 yıl önce

10 / 10

net başrolü olmayan ve yan karakterlerin başrol olarak geçen karakterlerin önüne geçebildiği dizilere bayılıyorum ve sanırım lost bu durumun en iyi temsilcisi. bu dizi sırf john locke karakteri için bile izlenebilir. lost'un önüne yazılan dizilerin çoğunu izledim fakat bende hiçbiri lost kadar ilgi uyandırmadı ve yer edinmedi. izlediğim herhangi bir şeyin aklımdan silineceği ve tekrardan izleyebileceğim teklif edilse bu hakkımı büyük ihtimalle lost için kullanırdım.
M

@mervenurkara

9 yıl önce

10 / 10

Bıkmadan izlediğim sürekli başa sardığım dizi. İzlemeyenler çok büyük hata ediyorlar.
SPOILER

Lost dizisine Benzer Dizi ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Lost dizisini Kategorize ediyorsun.

Bu diziyi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Lost dizisine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

DİZİ İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL