Filmi büyük beklentilerle dün izledim. Muzisyen olmam ve filmin yüksek puanı oluşturmuştu bu beklentiyi. Ama maalesef belki de çok şey beklediğimden hayal kırıklığı oldu benim için. Amerikan filmlerinden -başyapıtları ve bağımsızları bir kenara koyarsak- pek hazzetmem. Onların amerikan aksanıyla abartılı bağırış çağırışlarına gıcık olurum. Bu filmde de amerikan klişelerini görüyoruz. Film duygu olarak beni çekmedi, içine almadı, bazı konular islenis olarak derinliksiz, ailenin birlikte olduğu masa sahnesi tam bir klişe, kızla çocuğun tanışma ve ilişkileri de oldukça yapaydı. Faşist bir öğretmen ortalığın anasını belliyor, karşısındakiler koca bir koyun sürüsü! Kabul edilir birşey değil. Sanatçı baş kaldırandır, ayrıca bu eğitimle insan virtuoz olur belki ama sanatçı olabilir mi? Böyle bir baskıda -daha hızlı çal daha hızlı çal- teknik nasıl gelisecek, ayrıca faşist öğretmen ne verdi de istiyor onu anlamadım, yani öğrettiği hiçbirşey yok, sadece it gibi çalışmayı öğretirken bunu da çoc... Devamı
Filmi büyük beklentilerle dün izledim. Muzisyen olmam ve filmin yüksek puanı oluşturmuştu bu beklentiyi. Ama maalesef belki de çok şey beklediğimden hayal kırıklığı oldu benim için. Amerikan filmlerinden -başyapıtları ve bağımsızları bir kenara koyarsak- pek hazzetmem. Onların amerikan aksanıyla abartılı bağırış çağırışlarına gıcık olurum. Bu filmde de amerikan klişelerini görüyoruz. Film duygu olarak beni çekmedi, içine almadı, bazı konular islenis olarak derinliksiz, ailenin birlikte olduğu masa sahnesi tam bir klişe, kızla çocuğun tanışma ve ilişkileri de oldukça yapaydı. Faşist bir öğretmen ortalığın anasını belliyor, karşısındakiler koca bir koyun sürüsü! Kabul edilir birşey değil. Sanatçı baş kaldırandır, ayrıca bu eğitimle insan virtuoz olur belki ama sanatçı olabilir mi? Böyle bir baskıda -daha hızlı çal daha hızlı çal- teknik nasıl gelisecek, ayrıca faşist öğretmen ne verdi de istiyor onu anlamadım, yani öğrettiği hiçbirşey yok, sadece it gibi çalışmayı öğretirken bunu da çocukların anasını belleyerek yapıyor. Yani bu atmosfer gerçeklikten uzaktı. Tamam adamın tarzını anlıyorum ama kan revan içinde gelen birine bile kayıtsız kalmak... ayrıca muzik temasını bir yere bırakın bu öğretiyi alan bir siyasetçi, bir asker, bir din adamı vs düşünün. Kısacası böyle bir ortamdan iyi çalan robot çıkar düşüncesindeyim, bir sanatçı değil. Amerikan kafası iste. Peki müziği bırakıp sinema diline bakalım. Bu film kesinlikle bir Black Swan değil. Derinlik yok bu filmde. Ama iki tane çok iyi oyuncu var. Harika bir müzikal şölen var, çok iyi görsellik kamera açıları yani görsel anlamda filmin tekniği üst düzey. Eğer abartıdan uzak daha derin işlenmiş bir film olsaydı bu özgün senaryoyla bir baş yapıta dönüşebilecekken film birşeyleri ıskalıyor maalesef. Caz seven birisi olarak müzikler beni doyurdu, bu yüzden düşük puan veremedim, ama yukarıda bahsettiklerimden bir türlü filmle bütünleşemedim.
andrew'un son anda sahneye dönüp Fletcher'ın onu rezil etmesine müsade etmeyişini çok ettim. disiplin anlayışını değerlendirmek açısından güzel olsa da çok hava da bittiğini düşünüyorum.
Filme bir de öğretim yöntemi açısıyla bakmak gerekiyor sanırım. Dead Poet Societyfilmini izleyenler şu sahneyi hatırlayacaklar; https://www.youtube.com/watch?v=gQU3EphIpMYfilmin iyi sahnelerinden yalnızca biri gibi görünebilir. Mr. Keating ileFletcher karakterleri öğrenci yaklaşımının iki farklı ifadesi aslında.
İlkinde öğrenciler derslerine sıradışı bir heyecan bir istek ile bakarken, diğerinde korku ve hırs duygularıyla oturuyorlar sandalyelerine. Tam bir otorite hakim, hepsi elinden geleni yapmaya çalışırken kendilerinden hayatlarından bir şeyler kaybediyor aslında. Hatta filmin bir bölümde;
Fletcher, bir öğrencisi hakkında bu durumdan gizlilik ile bahseder ve onu bir şarkısı ile anar. Biz onun hikayesini daha sonra öğreniriz.
Kuvvetle muhtemel filmi izleyen birçok insan Fletcher karakteri ile gerildi. Öğrenciye yaklaşım biçiminden rahatsızlık duydu. Yetenekleri afişe eden bu yöntem bana göre, kısa vadede değil belki ama uzun vadede... Devamı
Filme bir de öğretim yöntemi açısıyla bakmak gerekiyor sanırım. Dead Poet Societyfilmini izleyenler şu sahneyi hatırlayacaklar; https://www.youtube.com/watch?v=gQU3EphIpMYfilmin iyi sahnelerinden yalnızca biri gibi görünebilir. Mr. Keating ileFletcher karakterleri öğrenci yaklaşımının iki farklı ifadesi aslında.
İlkinde öğrenciler derslerine sıradışı bir heyecan bir istek ile bakarken, diğerinde korku ve hırs duygularıyla oturuyorlar sandalyelerine. Tam bir otorite hakim, hepsi elinden geleni yapmaya çalışırken kendilerinden hayatlarından bir şeyler kaybediyor aslında. Hatta filmin bir bölümde;
Fletcher, bir öğrencisi hakkında bu durumdan gizlilik ile bahseder ve onu bir şarkısı ile anar. Biz onun hikayesini daha sonra öğreniriz.
Kuvvetle muhtemel filmi izleyen birçok insan Fletcher karakteri ile gerildi. Öğrenciye yaklaşım biçiminden rahatsızlık duydu. Yetenekleri afişe eden bu yöntem bana göre, kısa vadede değil belki ama uzun vadede sonuçları insan psikolojisini alt üst edecek nitelikte. Son olarak filmde eksik kalan veya kendisiyle alakalı birkaç sahne daha görsek hoş olurdu diyebileceğim karakter Neimann'dı. Genel olarak son zamanlarda izlediğim farklı açılardan yorumlanabilecek güzel bir film çıkmış ortaya.
Fletcher açısından da bakmak gerekir diye düşünüyorum. belki biraz abartmış olabilir ama bar sahnesinden sonra daha iyi anlaşılabiliyor yapmak istedikleri. sonuçta idealist ve işinin en iyilerinden biri. "bu dünyada yapılan hiç bir iyilik cezasız kalmaz." lafını da akıllardan geçirtti bence.
insanın ego hırsınının altında kendine dipsiz kuyulara süreklediğini,kararlılık yönünü kendine çevirdiği zaman içindeki gerçek sanat ortaya çıkıyor,bu film bana bunu anlattı.
@kumik
12 yıl önce
@deborahm
12 yıl önce
Film mükemmel bu arada.
@strangelove
12 yıl önce
8.5 / 10
@mizantropist
12 yıl önce
@onrfilm
12 yıl önce
8 / 10
Amerikan filmlerinden -başyapıtları ve bağımsızları bir kenara koyarsak- pek hazzetmem. Onların amerikan aksanıyla abartılı bağırış çağırışlarına gıcık olurum. Bu filmde de amerikan klişelerini görüyoruz. Film duygu olarak beni çekmedi, içine almadı, bazı konular islenis olarak derinliksiz, ailenin birlikte olduğu masa sahnesi tam bir klişe, kızla çocuğun tanışma ve ilişkileri de oldukça yapaydı.
Faşist bir öğretmen ortalığın anasını belliyor, karşısındakiler koca bir koyun sürüsü! Kabul edilir birşey değil. Sanatçı baş kaldırandır, ayrıca bu eğitimle insan virtuoz olur belki ama sanatçı olabilir mi? Böyle bir baskıda -daha hızlı çal daha hızlı çal- teknik nasıl gelisecek, ayrıca faşist öğretmen ne verdi de istiyor onu anlamadım, yani öğrettiği hiçbirşey yok, sadece it gibi çalışmayı öğretirken bunu da çoc ... Devamı
Amerikan filmlerinden -başyapıtları ve bağımsızları bir kenara koyarsak- pek hazzetmem. Onların amerikan aksanıyla abartılı bağırış çağırışlarına gıcık olurum. Bu filmde de amerikan klişelerini görüyoruz. Film duygu olarak beni çekmedi, içine almadı, bazı konular islenis olarak derinliksiz, ailenin birlikte olduğu masa sahnesi tam bir klişe, kızla çocuğun tanışma ve ilişkileri de oldukça yapaydı.
Faşist bir öğretmen ortalığın anasını belliyor, karşısındakiler koca bir koyun sürüsü! Kabul edilir birşey değil. Sanatçı baş kaldırandır, ayrıca bu eğitimle insan virtuoz olur belki ama sanatçı olabilir mi? Böyle bir baskıda -daha hızlı çal daha hızlı çal- teknik nasıl gelisecek, ayrıca faşist öğretmen ne verdi de istiyor onu anlamadım, yani öğrettiği hiçbirşey yok, sadece it gibi çalışmayı öğretirken bunu da çocukların anasını belleyerek yapıyor. Yani bu atmosfer gerçeklikten uzaktı. Tamam adamın tarzını anlıyorum ama kan revan içinde gelen birine bile kayıtsız kalmak... ayrıca muzik temasını bir yere bırakın bu öğretiyi alan bir siyasetçi, bir asker, bir din adamı vs düşünün. Kısacası böyle bir ortamdan iyi çalan robot çıkar düşüncesindeyim, bir sanatçı değil. Amerikan kafası iste.
Peki müziği bırakıp sinema diline bakalım. Bu film kesinlikle bir Black Swan değil. Derinlik yok bu filmde. Ama iki tane çok iyi oyuncu var. Harika bir müzikal şölen var, çok iyi görsellik kamera açıları yani görsel anlamda filmin tekniği üst düzey. Eğer abartıdan uzak daha derin işlenmiş bir film olsaydı bu özgün senaryoyla bir baş yapıta dönüşebilecekken film birşeyleri ıskalıyor maalesef. Caz seven birisi olarak müzikler beni doyurdu, bu yüzden düşük puan veremedim, ama yukarıda bahsettiklerimden bir türlü filmle bütünleşemedim.
@bilgebayrak
12 yıl önce
@liplip
12 yıl önce
İlkinde öğrenciler derslerine sıradışı bir heyecan bir istek ile bakarken, diğerinde korku ve hırs duygularıyla oturuyorlar sandalyelerine. Tam bir otorite hakim, hepsi elinden geleni yapmaya çalışırken kendilerinden hayatlarından bir şeyler kaybediyor aslında. Hatta filmin bir bölümde;
Fletcher, bir öğrencisi hakkında bu durumdan gizlilik ile bahseder ve onu bir şarkısı ile anar. Biz onun hikayesini daha sonra öğreniriz.
Kuvvetle muhtemel filmi izleyen birçok insan Fletcher karakteri ile gerildi. Öğrenciye yaklaşım biçiminden rahatsızlık duydu. Yetenekleri afişe eden bu yöntem bana göre, kısa vadede değil belki ama uzun vadede ... Devamı
İlkinde öğrenciler derslerine sıradışı bir heyecan bir istek ile bakarken, diğerinde korku ve hırs duygularıyla oturuyorlar sandalyelerine. Tam bir otorite hakim, hepsi elinden geleni yapmaya çalışırken kendilerinden hayatlarından bir şeyler kaybediyor aslında. Hatta filmin bir bölümde;
Fletcher, bir öğrencisi hakkında bu durumdan gizlilik ile bahseder ve onu bir şarkısı ile anar. Biz onun hikayesini daha sonra öğreniriz.
Kuvvetle muhtemel filmi izleyen birçok insan Fletcher karakteri ile gerildi. Öğrenciye yaklaşım biçiminden rahatsızlık duydu. Yetenekleri afişe eden bu yöntem bana göre, kısa vadede değil belki ama uzun vadede sonuçları insan psikolojisini alt üst edecek nitelikte. Son olarak filmde eksik kalan veya kendisiyle alakalı birkaç sahne daha görsek hoş olurdu diyebileceğim karakter Neimann'dı. Genel olarak son zamanlarda izlediğim farklı açılardan yorumlanabilecek güzel bir film çıkmış ortaya.
@wrist_cutter
12 yıl önce
8.5 / 10
@soysuz
12 yıl önce
@pengvn
12 yıl önce
1.1 / 10
https://www.youtube.com/watch?v=wub2WkMyg80