7

29 OY
PUAN VER
5

Imdb: 6.5 (45.664 OY)

KONUSU
Film, mutluluğu ararken ne kadar ileri gidebileceğimizi sorgulayan kışkırtıcı ve şaşırtıcı bir hayatta kalma ve gerilim filmi. Aynı gerçek hikâyenin iki farklı yorumuna dayanan Eden, Galapagos'taki uzak bir adaya giden sekiz kişiden yarısından azının hayatta kalmasının ardındaki hâlâ çözülememiş giz ... Devamı
Film, mutluluğu ararken ne kadar ileri gidebileceğimizi sorgulayan kışkırtıcı ve şaşırtıcı bir hayatta kalma ve gerilim filmi. Aynı gerçek hikâyenin iki farklı yorumuna dayanan Eden, Galapagos'taki uzak bir adaya giden sekiz kişiden yarısından azının hayatta kalmasının ardındaki hâlâ çözülememiş gizemi ele alıyor.
Jude Law

Dr. Friedr...

Ana de Armas

Eloise Bos...

Daniel Brühl

Heinz Wittmer

Sydney Sweeney

Margret Wi...

Vanessa Kirby

Dore Strau...

Felix Kammerer

Rudolph Lo...

Toby Wallace

Robert Phi...

Jonathan Tittel

Harry Wittmer

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@serkanaydemir

1 ay önce

5.5 / 10

Hiç bilgim olmadan izleseydim belki.

Film özellikle alttaki yorumlarda çok övülmüştü. Dedim, bir bakayım. Ama öyle ahım şahım bir yapım olmadığını gördüm. Gerçek olaya dayanması dışında pek bir ilgi çekici yanı yok. Böyle bir adaya böyle insanlar gelirse ne olacaktı ki zaten. Oyuncuların bilindik olması filmi izletse de bittiğinde eee hani iyi filmdi demekten uzaklaşamadım. Beklentiyi düşürüp izleyin. Arada da verilen felsefi mesajlar da sığ bir anlatım içindeydi. Anlamsız konu geçişleri ile de dolu yapım.

İzlemesen de olur.

@stiff

5 ay önce

7.5 / 10

Son dönemde izlerken en keyif aldığım yakın tarihli filmlerden biri oldu. Gerçek hikayeden kurgulanması büyük artı. Zaten baştan sonra ilgi çekiyor. Oyuncular gerçekten çok iyi. Daniel Brühl bu tarz filmlere çok yakışıyor. Sydney Sweeney de memelerinden bağımsız, iyi bir oyunculuk örneği sergilemiş diyecektim ki; sürpriz bir meme sahnesiyle izleyiciyi selamlıyor. Ufak abartı ve klişeler barındırıyor ancak filmin zevkinin içine etmiyor. Gergin havası izleyiciye geçiyor. 2020'lerde insan sevmemeyi anlayabiliyorum. 1930'larda insan sevmemek büyük olay. Dr. Friedrich çağın ötesinde bir adammış. İnsanların nasıl birbirlerinin kuyusunu kazdığını, ailenin önemini vurgulaması basit bir konu gibi kaçsa da; bu son derece sürükleyici işleniyor. 7,5 puanı hak ediyor.

@alkanistan

7 ay önce

7.5 / 10

"Eden" filmini izlediğimde, beni sıkılmadan ekran başında tutan şey, hikayenin sadece ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi olmamasıydı; bu, farklı ve sarsıcı bir şekilde, bir grup insanın cennette kendi cehennemini nasıl yarattığını anlatan karanlık bir psikolojik denemeydi.

Film temel olarak insan doğasının iki zıt kutbunu merkeze alıyor: kaçış arzusu ve kontrol etme dürtüsü. Karakterler, medeniyetin kurallarından uzaklaşarak bir nevi 'mükemmel toplum' (ütopya) kurma hedefiyle adaya ayak basıyor. Ancak film, bu idealin, kıskançlık, iktidar ve ilkel arzular karşısında ne kadar çabuk çözüldüğünü gösteriyor. Bu, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil; bu, medeniyetin derinin altında ne kadar ince bir tabaka olduğunu gösteren felsefi bir sorgulamaydı.

Ron Howard'ın yarattığı o boğucu psikolojik gerilim, izleyiciyi sürekli diken üstünde tutuyor. Yönetmen, adayı sadece bir manzara olarak kullanmak yerine, karakterlerin iç çatışm
... Devamı
"Eden" filmini izlediğimde, beni sıkılmadan ekran başında tutan şey, hikayenin sadece ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi olmamasıydı; bu, farklı ve sarsıcı bir şekilde, bir grup insanın cennette kendi cehennemini nasıl yarattığını anlatan karanlık bir psikolojik denemeydi.

Film temel olarak insan doğasının iki zıt kutbunu merkeze alıyor: kaçış arzusu ve kontrol etme dürtüsü. Karakterler, medeniyetin kurallarından uzaklaşarak bir nevi 'mükemmel toplum' (ütopya) kurma hedefiyle adaya ayak basıyor. Ancak film, bu idealin, kıskançlık, iktidar ve ilkel arzular karşısında ne kadar çabuk çözüldüğünü gösteriyor. Bu, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil; bu, medeniyetin derinin altında ne kadar ince bir tabaka olduğunu gösteren felsefi bir sorgulamaydı.

Ron Howard'ın yarattığı o boğucu psikolojik gerilim, izleyiciyi sürekli diken üstünde tutuyor. Yönetmen, adayı sadece bir manzara olarak kullanmak yerine, karakterlerin iç çatışmalarını ve ahlaki çöküşlerini hızlandıran bir laboratuvar gibi kullanmış. Yeni kurulan toplumda kuralların nasıl değiştiğini, karakterler arasındaki güç dinamiklerinin nasıl tehlikeli bir hal aldığını izlemek, dramatik açıdan inanılmaz doyurucuydu.

Oyuncuların (özellikle Ana de Armas, Jude Law ve Daniel Brühl gibi isimlerin) travmatize edilmiş karakterleri başarıyla canlandırması, filmin o yavaş yanan temposunu bile sürekli olarak merak ve gerilimle besledi.

"Eden," sadece görsel olarak şık bir ada filmi değil; insan ruhunun karanlık köşelerine ışık tutan, cesur ve farklı bir hikayeyle zihnimi meşgul eden, başarılı bir sinema deneyimiydi.

@allayarov

7 ay önce

9 / 10

gerçek bir hikaye olması farklı bakmanı sağlıyor

@hamhumsaralop

7 ay önce

Anlamakta güçlük çektiğim bir konu var, Eden filminin neden her yerde bu kadar düşük puanlar almış?

Zira son dönemde izlediğim, başı ve sonu düzgün bir şekilde kurgulanmış, karakterlerin gelişim süreçleri inandırıcı ve samimi, aynı zamanda da seyirciyi hikayenin içine çeken nadir yapımlardan biri. Film, iki farklı edebi hatıratı, Dora ve Margret'in gerçek hayattaki anılarını öyle ustalıkla harmanlıyor ki, ortaya hem sürükleyici hem de düşündürücü bir uyarlama çıkmış. Üstelik sadece bir macera ya da hayatta kalma hikayesi değil, derinlemesine etik sorunları da masaya yatırıyor. Gerilimin tavan yaptığı sahnelerdeki o tatmin edici dövüş ve ölüm anları, hikayenin doğal bir parçası olarak hissediliyor, zorlama değil.

Bu bana The Terror dizisini hatırlattı, yine bir ada, yine gerçek olaylar.

Filmin dayandığı gerçe
... Devamı
Anlamakta güçlük çektiğim bir konu var, Eden filminin neden her yerde bu kadar düşük puanlar almış?

Zira son dönemde izlediğim, başı ve sonu düzgün bir şekilde kurgulanmış, karakterlerin gelişim süreçleri inandırıcı ve samimi, aynı zamanda da seyirciyi hikayenin içine çeken nadir yapımlardan biri. Film, iki farklı edebi hatıratı, Dora ve Margret'in gerçek hayattaki anılarını öyle ustalıkla harmanlıyor ki, ortaya hem sürükleyici hem de düşündürücü bir uyarlama çıkmış. Üstelik sadece bir macera ya da hayatta kalma hikayesi değil, derinlemesine etik sorunları da masaya yatırıyor. Gerilimin tavan yaptığı sahnelerdeki o tatmin edici dövüş ve ölüm anları, hikayenin doğal bir parçası olarak hissediliyor, zorlama değil.

Bu bana The Terror dizisini hatırlattı, yine bir ada, yine gerçek olaylar.

Filmin dayandığı gerçek olayları araştırdığımda ise işin içyüzü daha da ilginçleşiyor. Tıpkı filmde olduğu gibi, gerçekte de olaylar iki farklı bakış açısıyla anlatılmış ve insanlar genellikle Margret'in versiyonunu daha inandırıcı bulmuş. Film de bu ikilemi çok iyi yansıtıyor; gerçeğin aslında kimin anlattığına bağlı olarak nasıl değişebileceğini hissettiriyor. Karakterlerin iç çatışmaları, özellikle Friedrich'in ilkelerinden sapışı ve Baroness'in yıkıcı etkisi, oyunculuk performanslarıyla birleşince izleyiciyi sarıp sarmalıyor.
Bence Eden, sıradan bir gerilim filminin çok ötesine geçerek insan doğasının karanlık taraflarını ve ütopya arayışının trajik sonuçlarını sorgulayan, bu yönüyle de hak ettiğinden daha az takdir görmüş bir yapım. İzleyelim, izlettirelim efendim.

@mizantropist

8 ay önce

6 / 10

'İnsan nedir?' ya da 'hayatın amacı nedir?' gibi soruları deşen bir yapım. Sıkıcı ilerliyor ama yer yer gerilim dozu yükseliyor.
Daha iyi olabilirdi. Oyuncu performansları daha dikkat çekici olabilirdi.

@neuromancer

8 ay önce

Beklediğimden iyiydi. Tüm karakterlerin bir hikayesi var. Akıcı... Düşündürücü...
SPOILER

Eden filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Eden filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Eden filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL