Ne nosferatu ne dracula olabilmiş film. Mekan ve görsellik şahane, karakterler ve hikaye kötü. Geçen yıllarda gelen vasat last of voyage of the demeter filmi daha iyiymiş bundan.
Orlok karakterini oynayan oyuncu Bill Skarsgard mıymış? Aman Allahımmm.Zaten ancak onun gibi bi manyak bu rolü oynayabilirdi...Ama izlerken hiç fark etmedim,burada inceleyince gördüm o olduğunu..Keşke o olduğunu bilerek izleseydim, canım Bill... :)
sinematografik olarak son derece etkileyici bir film ancak "korku filmi" olarak değerlendirmek ne kadar doğru olur tartışılır. Korku ögeleri barındıran biir dram filmi demek bence daha doğru olur. Oyunculuklar ve kostum seçimleri beni en çok etkileyen noktalar oldu. Kesinlikle izlenmeli diyerek önerebileceğim bir film değil ancak pişmanlık yaratmayacağına da eminim.
Tablo gibi bir film. Öyle sahneler var ki çerçeveletip duvara asmalık. Hele ki final sahnesinde orlok ve ellen'in yataktaki görüntüsü muazzam. filmin bu yönü çok kuvvetli.
victoria dönemine ait kasvetli ve etik açıdan baskıcı atmosferi anında hissediyorsunuz. hiç kimse duygularını tam olarak açığa vuramıyor. yoğun bir muhafazakarlık hakim.
gothic korkuya tekrar dönülmesini tabi ki takdirle karşıladım ancak modern vampirlere fazla alışmış insanlar için orlok tarzındaki vampirler garip gelebilir.
oyunculuklar net bir şekilde inandırıcıydı. bu filmi korku türü içinde değerlendimek içimden gelmiyor. daha çok bir dramdı benim için. fedakarlık ve tutkudan vazgeçememe üzerine bir yapım. Kont Orlok'un her şeyin farkında olsa bile Ellen'den vazgeçmeyerek yok olması mükemmel tasvir edilmiş.
Filmin ortaya çıkışı ne kadar etik tartışılır. Fakat bence ilk kez 1922 yılında romana eklediği detaylar küçük görünseler de vampir mitini inanılmaz genişletip, bambaşka bir hikaye yaratıyor. Yasal problemlere rağmen de sinema tarihinde ölümsüz bir yeri tırnaklarıyla açmayı başarıyor. Hatta o kadar büyüleyici bir duruma geldi ki 2025 yılında deli gibi Nosferatu bekliyoruz hala. Filmin bütün engellere rağmen Amerika'ya zuhur etmesi, Stephen King gibi isimleri etkilemesi de etkiyi açıklar nitelikte.
Robert Eggers'ın versiyonu ise özellikle stilistik açıdan bu mite muazzam eklemeler getiriyor. Evet komik ama bıyık bile işin rengini inanılmaz bir noktaya taşıyor. Bir Doğu Avrupa miti sayabileceğimiz Nosferatu'nun var olduğu topraklarla hiçbir Nosferatu filminde böylesine etkileşime geçmemiştik. Köy sahneleri başlı başına bir uğursuzluk.
Ancak bu filmin en güçlü getirisi emme sahneleri. İddia ediyorum sinema tarihinde bu kadar iyi "vampir kan emiyor" sahnesi yok. Ses tasarımının da ne... Devamı
Filmin ortaya çıkışı ne kadar etik tartışılır. Fakat bence ilk kez 1922 yılında romana eklediği detaylar küçük görünseler de vampir mitini inanılmaz genişletip, bambaşka bir hikaye yaratıyor. Yasal problemlere rağmen de sinema tarihinde ölümsüz bir yeri tırnaklarıyla açmayı başarıyor. Hatta o kadar büyüleyici bir duruma geldi ki 2025 yılında deli gibi Nosferatu bekliyoruz hala. Filmin bütün engellere rağmen Amerika'ya zuhur etmesi, Stephen King gibi isimleri etkilemesi de etkiyi açıklar nitelikte.
Robert Eggers'ın versiyonu ise özellikle stilistik açıdan bu mite muazzam eklemeler getiriyor. Evet komik ama bıyık bile işin rengini inanılmaz bir noktaya taşıyor. Bir Doğu Avrupa miti sayabileceğimiz Nosferatu'nun var olduğu topraklarla hiçbir Nosferatu filminde böylesine etkileşime geçmemiştik. Köy sahneleri başlı başına bir uğursuzluk.
Ancak bu filmin en güçlü getirisi emme sahneleri. İddia ediyorum sinema tarihinde bu kadar iyi "vampir kan emiyor" sahnesi yok. Ses tasarımının da neticesiyle Kont Orlok'un gırtlağından geçen her bir damla kanı duyduk.
Orlok etkisindeki karakterlerin saf bir deliliğe sürüklenmesi ve bunu perdede vura vura göstermeleri de yeni Nosferatu filminin büyülerinden.
The Northman ile başarısının sürekliliğine "acaba?" dediğimiz Robert Eggers yeni bir sinema fenomeni yaratmayı başardı.
@denizdibicini
1 yıl önce
@nslhnamil
1 yıl önce
@sudebozkurtt
1 yıl önce
@yokitosama
1 yıl önce
7 / 10
victoria dönemine ait kasvetli ve etik açıdan baskıcı atmosferi anında hissediyorsunuz. hiç kimse duygularını tam olarak açığa vuramıyor. yoğun bir muhafazakarlık hakim.
gothic korkuya tekrar dönülmesini tabi ki takdirle karşıladım ancak modern vampirlere fazla alışmış insanlar için orlok tarzındaki vampirler garip gelebilir.
oyunculuklar net bir şekilde inandırıcıydı. bu filmi korku türü içinde değerlendimek içimden gelmiyor. daha çok bir dramdı benim için. fedakarlık ve tutkudan vazgeçememe üzerine bir yapım. Kont Orlok'un her şeyin farkında olsa bile Ellen'den vazgeçmeyerek yok olması mükemmel tasvir edilmiş.
@wolfgang33
1 yıl önce
5.5 / 10
@furkandgn9
1 yıl önce
8.8 / 10
Robert Eggers'ın versiyonu ise özellikle stilistik açıdan bu mite muazzam eklemeler getiriyor. Evet komik ama bıyık bile işin rengini inanılmaz bir noktaya taşıyor. Bir Doğu Avrupa miti sayabileceğimiz Nosferatu'nun var olduğu topraklarla hiçbir Nosferatu filminde böylesine etkileşime geçmemiştik. Köy sahneleri başlı başına bir uğursuzluk.
Ancak bu filmin en güçlü getirisi emme sahneleri. İddia ediyorum sinema tarihinde bu kadar iyi "vampir kan emiyor" sahnesi yok. Ses tasarımının da ne ... Devamı
Robert Eggers'ın versiyonu ise özellikle stilistik açıdan bu mite muazzam eklemeler getiriyor. Evet komik ama bıyık bile işin rengini inanılmaz bir noktaya taşıyor. Bir Doğu Avrupa miti sayabileceğimiz Nosferatu'nun var olduğu topraklarla hiçbir Nosferatu filminde böylesine etkileşime geçmemiştik. Köy sahneleri başlı başına bir uğursuzluk.
Ancak bu filmin en güçlü getirisi emme sahneleri. İddia ediyorum sinema tarihinde bu kadar iyi "vampir kan emiyor" sahnesi yok. Ses tasarımının da neticesiyle Kont Orlok'un gırtlağından geçen her bir damla kanı duyduk.
Orlok etkisindeki karakterlerin saf bir deliliğe sürüklenmesi ve bunu perdede vura vura göstermeleri de yeni Nosferatu filminin büyülerinden.
The Northman ile başarısının sürekliliğine "acaba?" dediğimiz Robert Eggers yeni bir sinema fenomeni yaratmayı başardı.