... Devamı Bir Kadın’da, yapay aydınlatmanın bariz, sessizliğin daim olduğu bir yapay içsel dünya yaratılmış. Bu tek mekan dünyada, yönetmenin derdi evlilik ile iki insanın bir olma durumu. Bakışların insanı sarsıp duvarlara vurabildiği bu gerçeküstü diyebileceğimiz evin içinde, pencerelerin tahtalar ile kaplı kısmının aralıklarından içeri sarkan ışık huzmeleri bir var olup bir yok olurken, evin içindeki aile kurumunun kahramanları olan kadın ve erkekte varoluş çabası içerisindedir. Heper’in derdi, kadının ve erkeğin bir olduğu zaman, bağımsızlıklarından verdikleri ödünün sınırlarıdır. Bu durum neticesinde, kadın isyan ederken, erkek ürkütücü pasif bakışları ile bu isyanı körüklemekte, kadının isyanı, erkeğin pasifliği ile çarpışırken, aile kurumunun sarsılan temelleri yerlere saçılmaktadır. Bu evlilik (kadın-erkek) savaşının kazananı yoktur. İki tarafında kaybetmeye mahkum olduğu bu evlilik piyesi, Zeki Heper’in evliliğe olan bakış açısını özgün bir dil ile ortaya koymasını sağlamıştır.