Sadece Tanrı Affeder Yorumları

Sadece Tanrı Affeder filmi detayları

@rien_toutce

13 yıl önce

6.3 / 10

Drieve'dan sonra büyük ümitler besleyerek izlediğimden midir bilmiyorum ama beklediğimi bulamadım. Oyuncular ciddi anlamda yönetmenin vermeye çalıştığı duyguları vermişler, o soğuk kinin, kötülüğün bedenlerdeki yansıması oldukça iyi sembolize edilmiş ancak benim için eksik bir şeyler var. Onlar nedir derseniz henüz bulabilmiş değilim.

@erdi23

13 yıl önce

bangkok, Ryan Gosling'e yaramış.
V

@volk

14 yıl önce

9.7 / 10

Bu gördüğüm bir rüya olmalı. Ancak bir rüya bu kadar büyüleyici olabilir. Hiç kimseye "Sen sinemadan anlamıyorsun" demek gibi bir hadsizlik yapacak değilim. Ama yorumların hiç biriyle aynı fikirde değilim. Bence durağan değil. Gayet akıcı. Az dialog içeren oldukça sağlam bir senaryoya sahip. Kendi adıma "çok konuşan" filmlerden nefret ederim. Okuduğum bazı eleştirilerde Refn’in Lynch olmaya öykündüğünü okudum. Asla katılmıyorum. Bir öykünme söz konusuysa o yönetmen çok sevgili Terrence Malick olmalı. Çünkü sadece onun filmlerinde aldığım keyfi aldım Only god forgives’i izlerken. Mekan tasarımını övmek için kelime bulamıyorum. Sadece bu bile film için ne kadar emek verildiğinin, yönetmenin izleyicisine ne kadar saygı duyduğunun kanıtı bence. Ryan Gosling şu ana kadar izlediklerim içinde en iyi performansını vermiş. Vithaya Pansringarm ise anlatılamaz. Her bünyeye hitap etmese de ben çok beğendim. Gerçek sinefillere şiddetle tavsiye ederim. İyi seyirler.

@movienerd

14 yıl önce

8 / 10

Ryan Gosling'in oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunu bir kez daha kanıtladığı bir film
I

@itsatwap

14 yıl önce

9 / 10

hakkında uzun uzadıya, detaylıca bi şeyler yazma isteği uyandıran bir film.

nicholas winding refn çağımızın en yetenekli yönetmenlerinden biri. kendine has bir tarzı, sinema anlatımı var. bu filmde de yine kendi tarzını konuşturmuş, şiddetin ve sembolizmin dibine vurmuş.

ryan gosling yine drive'dan aşina olduğumuz bir rolde. hatta karakter direkt drive'dan alınıp bu filme koyulmuş gibi. öyle değilse de al koy, hiç sırıtmaz.

filmin konusuna bilumum yerden erişebilirsiniz ama hiçbiri size bu filmi izlediğinizde yaşayacağınız deneyim hakkında en ufak bi fikir bile vermeyecek. sadece izlemeden önce yönetmenin film hakkındaki kendi açıklamalarını okumanızı öneririm. filmi anlamınıza bir nebze daha katkıda bulunacaktır.

müziklere ve görselliğe de değinmeden geçemeyeceğim. üst düzey bir ses ve ışık kullanımı hakim filme. yönetmenin sabit kamera kullanımıyla yakaladığı muhteşem görsellikteki manzaralar ise tarkovsky'yi hatırlatıyor.

yönetmene ve tarzına aşinaysınız; drive, valhalla rising
... Devamı
hakkında uzun uzadıya, detaylıca bi şeyler yazma isteği uyandıran bir film.

nicholas winding refn çağımızın en yetenekli yönetmenlerinden biri. kendine has bir tarzı, sinema anlatımı var. bu filmde de yine kendi tarzını konuşturmuş, şiddetin ve sembolizmin dibine vurmuş.

ryan gosling yine drive'dan aşina olduğumuz bir rolde. hatta karakter direkt drive'dan alınıp bu filme koyulmuş gibi. öyle değilse de al koy, hiç sırıtmaz.

filmin konusuna bilumum yerden erişebilirsiniz ama hiçbiri size bu filmi izlediğinizde yaşayacağınız deneyim hakkında en ufak bi fikir bile vermeyecek. sadece izlemeden önce yönetmenin film hakkındaki kendi açıklamalarını okumanızı öneririm. filmi anlamınıza bir nebze daha katkıda bulunacaktır.

müziklere ve görselliğe de değinmeden geçemeyeceğim. üst düzey bir ses ve ışık kullanımı hakim filme. yönetmenin sabit kamera kullanımıyla yakaladığı muhteşem görsellikteki manzaralar ise tarkovsky'yi hatırlatıyor.

yönetmene ve tarzına aşinaysınız; drive, valhalla rising ve bronson gibi filmlerini izleyip sevdiyseniz, muhtemelen bunu da seveceksiniz. ben kesinlikle underrated olarak değerlendiriyorum

@ibodirector

14 yıl önce

İskandinav sinemasının anti-Trier'i olarak bilinen yönetmen Nicolas Winding Refn, Pusher serisinden sonraki filmlerinde stilize görselliğe önem veren, Dogme 95 akımının karşısında duran, elektronik müzik - sinematografi - sanat yönetimi bileşiminden halüsinatif etki çıkartan, şiddeti sert ve gerçekçi bir şekilde gözler önüne seren filmler yapmaya başladı. En son Drive (2011) ile kendi estetik sinemasının zirve noktasına çıkan Refn, bu sefer Only God Forgives ile kendi zirve noktasını da aşan üst düzey bir biçimsel mastürbasyona imza atıyor fakat işin hikaye kısmında Drive'a oranla tökezlediğini de kabul etmek gerekiyor.

Drive ve Only God Forgives filmlerini "rüya" ve "kabus" olarak tasarladığını söyleyen Refn'in, çok doğru bir tanım yaptığı apaçık ortada. Adeta bir cehennem tasviri olarak nitelendirebileceğimiz kırmızı - siyah tonlardaki renk skalası, kabus atmosferini sonuna dek hissettiren gölgelemeler ve çerçeveler, Enter the Void (2009)'in "psyhedelic" etkisini hatırlatan atmosfer
... Devamı
İskandinav sinemasının anti-Trier'i olarak bilinen yönetmen Nicolas Winding Refn, Pusher serisinden sonraki filmlerinde stilize görselliğe önem veren, Dogme 95 akımının karşısında duran, elektronik müzik - sinematografi - sanat yönetimi bileşiminden halüsinatif etki çıkartan, şiddeti sert ve gerçekçi bir şekilde gözler önüne seren filmler yapmaya başladı. En son Drive (2011) ile kendi estetik sinemasının zirve noktasına çıkan Refn, bu sefer Only God Forgives ile kendi zirve noktasını da aşan üst düzey bir biçimsel mastürbasyona imza atıyor fakat işin hikaye kısmında Drive'a oranla tökezlediğini de kabul etmek gerekiyor.

Drive ve Only God Forgives filmlerini "rüya" ve "kabus" olarak tasarladığını söyleyen Refn'in, çok doğru bir tanım yaptığı apaçık ortada. Adeta bir cehennem tasviri olarak nitelendirebileceğimiz kırmızı - siyah tonlardaki renk skalası, kabus atmosferini sonuna dek hissettiren gölgelemeler ve çerçeveler, Enter the Void (2009)'in "psyhedelic" etkisini hatırlatan atmosferin elektronik müzikle birleştiğinde yarattığı "rüya - bilinçaltı" tabanı, kısa kaydırmalı planlar, sanat yönetimini ön plana çıkaran durağan stilize kareler, Only God Forgives'in hayal - gerçek eksenindeki evreninin peliküle yansıması.

Only God Forgives, Refn filmografisi içerisinde en çok Valhalla Rising (2009) ile benzeşiyor. Valhalla Rising'te sanat filmi kalıbı ile felsefeyi birleştirerek, olabildiğince yavaş akmasına rağmen biçimsel açıdan adeta şov yapan bir filme imza atan Refn, burada da yine klasik anlatıyı tamamen reddeden bir kurgu biçimini tercih ederek aynı formülü tekrarlıyor. Oldukça yavaş akan bir kurgu, stilizeliğin doruk noktasına vuran teknik altyapı, saf gerçekçiliği reddeden olay örgüsü ve karizma odaklı tek tip oyunculuk gösterisi. Bu da özellikle sinemayı eğlence aracı olarak gören popüler kitlenin bu filmleri izlediğinde şoka uğramasına, hiçbir şeye anlam verememesine, anında "kötü film" yaftası yapıştırarak çevresine "Sakın izlemeyin!" şeklinde demeçler vermesine neden oluyor.Dolayısıyla Refn, "popüler film" severler ile "sanat filmi" severler arasında yıllardır süregelen savaşın arasına üçüncü tip bir izleyici kitlesi kazandırmış oluyor. Bu kitlenin henüz bir adı yok, fakat çok azınlık oldukları da bir gerçek. İlerleyen yıllarda, bu tip filmlerin artmasıyla birlikte yeni bir sinema anlayışının doğacağına inanıyorum.

Düşünsel olarak Jodorowsky sinemasıyla, kafa karışıklığı yaratan Lynch sinemasının bir karışımının Uzakdoğu motifleriyle harmanlanmış hali gibi garip bir tabana sahip olan Only God Forgives, özellikle son yıllarda "intikam filmleri" ile yükselişte olan Uzakdoğu sinemasına bir nevi saygı duruşunda bulunuyor. Açılış ve kapanış jeneriklerinin Tayca olması bir yana, oldukça kanlı sahnelerin ardından bir ayini andıran şarkı söyleme sahnelerine yer vermesi, Tayland'lı usta yönetmen Apichatpong Weerasethakul filmlerinin ruhani dinginliğini ve absürtlüğünü hatırlatıyor. Fakat Refn, her "kişisel film" çeken yönetmenin yaptığı gibi bu sefer kendi rüyasını, belki de kendi cehennemini, kendi kuralları ekseninde, kendisi için çekiyor. Bu da hikayenin tam olarak içine giremememize ve bazı şeyleri anlamlandıramamamıza neden oluyor.

Ryan Gosling, 90 dakika boyunca aynı mimikle oynayarak daha çok Refn tarafından poz odaklı kullanılıyor. Drive filmindeki karakterini andıran bir kompozisyon çiziyor, hatta daha az konuşuyor. Vithaya Pansringarm da tıpkı Gosling gibi aynı surat ifadesiyle filmi tamamlarken, oyunculuk açısından filme renk katan tek karakter ise kariyerinin en farklı rollerinden birini çok güçlü bir şekilde canlandıran Kristin Scott Thomas oluyor.

@enik_kral

14 yıl önce

only god forgives, yönetmenin ''drive'' isinmli filmi sayesinde hatırı sayılır bir merakla beklediğim ve beklenen bir filmdi.

ve her ne kadar ilk filmin yerini alamayacağını düşünsemde, gosling'i aşağı yukarı kendini tekrar eder bir halde görsemde,ve havada asılı kalmış finali belki diyerek bay pansringarm'ın kulak tırmalayan sesine maruz kalarak sonlandırsakda ve en kötüsüde filmi bir çırpıda yerin dibine sokan yeni yetmelerin arasında izlerken verdikleri rahatsızlığa maruz kalmama rağmen tanrı affeder mi bilmem ama ben kendi payıma yönetmeni bu seferlik affettim.

niye mi?...

farklı kültürlerin değer yargılarının savaşımını ve haklı olarak ev sahibinin galip gelişini , bilinç altına yerleşmiş sorunlu bir ana oğul ilişkisinin ete kemiğe bürünmüş halini ve kardeşler arasındaki rekabetin küçük çocuk üzerindeki etkisini tüm filme yayılmış bir şekilde gözlemleyebildiğim için ve müzik, görsellik sayesinde hoşuma gitmeyen diğer ayrıntıları bu sefer görmezden gelip sonraki filmi b
... Devamı
only god forgives, yönetmenin ''drive'' isinmli filmi sayesinde hatırı sayılır bir merakla beklediğim ve beklenen bir filmdi.

ve her ne kadar ilk filmin yerini alamayacağını düşünsemde, gosling'i aşağı yukarı kendini tekrar eder bir halde görsemde,ve havada asılı kalmış finali belki diyerek bay pansringarm'ın kulak tırmalayan sesine maruz kalarak sonlandırsakda ve en kötüsüde filmi bir çırpıda yerin dibine sokan yeni yetmelerin arasında izlerken verdikleri rahatsızlığa maruz kalmama rağmen tanrı affeder mi bilmem ama ben kendi payıma yönetmeni bu seferlik affettim.

niye mi?...

farklı kültürlerin değer yargılarının savaşımını ve haklı olarak ev sahibinin galip gelişini , bilinç altına yerleşmiş sorunlu bir ana oğul ilişkisinin ete kemiğe bürünmüş halini ve kardeşler arasındaki rekabetin küçük çocuk üzerindeki etkisini tüm filme yayılmış bir şekilde gözlemleyebildiğim için ve müzik, görsellik sayesinde hoşuma gitmeyen diğer ayrıntıları bu sefer görmezden gelip sonraki filmi bekleyelim derim.

@ness

14 yıl önce

Bence ben filmi anlamadım. Hele de ilk yarısını. Vahşet sahneleri falan mükemmeldi. Gosling yine sessiz vahşi adam rolünü iyi yapmış. Ama bazı şeyler çok havada kaldı. Ya da ben anlamadım filmi de,havada kalmış gibi geldi bilmiyorum. Müziklerin de hakkını vereyim,inceden inceden girdiklerinde sahneeri fazlasıyla etkileyici kıldılar.

@dom_cobb

14 yıl önce

8 / 10

freud

8/10.

@kaerin

14 yıl önce

7 / 10

müzikler yine nefis. drive gibi ağır ilerliyor ancak çok daha sert bir film. filmi izlemeye niyetlenmeden önce aşırı şiddete ve kana hazırlıklı olun derim.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL