... Devamı Meksikadaki uyuşturucu kartellerinin altın çağını yaşaması ve daha da zalimleşmesiyle şiddet olgusu da ülkedeki hayatın ve bilinçaltının vahim geleceği olarak baş göstermiştir. Şeytanın Özgürlüğü, gerek kurbanların gerekse faillerin ilk ağızdan ifadeleri aracılığıyla korku ve belirsizliğin toplumun her kesimine ne denli işlemiş olduğunu irdelerken, bu durumun doğurduğu şiddet ve derin korkudan ne anlam çıkarılması gerektiğini de sorguluyor. Şeytanın Özgürlüğü, şiddet eylemlerine dair bir film olmanın ötesinde, kâbuslara ve ölen kişilerin ardında bıraktığı yokluğa da psikolojik bir bakış niteliğinde. Bu kişisel hikâyelerin etkileşimleri ise evrensel yankılar uyandıran karmaşık bir ağ oluşturuyor, en derin korkularımızın özüne ve insan ruhunun en saklı özelliklerine ayna tutuyor.