Film üzerine epeyi düşünülmüş bir konuyu içermekte. Bir şekilde ileri seviyede bir teknolojiye sahibiz ve koma seviyesindeki insanların zihinlerine girebiliyoruz. Film ilk başka komadaki bir çocuğun zihnindeki gezinmelerle başlamışken ikinci etapta alıkonulmuş birini kurtarabilmek adına bir seri katilin zihnine girme şeklinde devam ediyor.
Jennifer Lopez'in 97 yapımı selena filmindeki oyunculuğundan sonra geçmiş on yıllık zaman dilimine bakarak en iyi oyunculuğuydu diyebilirim. Merak, endişe, kararlılık gibi bir çok duygusal geçiş var. Ve bence çoğunun üstesinden gelebilmiş. Filmin senaryosundaki diyalog eksikliği hissediliyor. Görsellere çok güvenildiğinden böyle yapıldığını düşünüyorum fakat bu jennifer'ın kötü oyunculuk sergilediği anlamına gelmez. (Ayrıca, kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi gibi jennifer'ın kalçalarıyla ilgili eleştirileri saçma buluyorum. Gayet güzel bir görseldi :) ).
Devam edersek, bir şizofrenik benyin tasviri için, H.R. Giger, Damien Hirst gibi ki... Devamı
Film üzerine epeyi düşünülmüş bir konuyu içermekte. Bir şekilde ileri seviyede bir teknolojiye sahibiz ve koma seviyesindeki insanların zihinlerine girebiliyoruz. Film ilk başka komadaki bir çocuğun zihnindeki gezinmelerle başlamışken ikinci etapta alıkonulmuş birini kurtarabilmek adına bir seri katilin zihnine girme şeklinde devam ediyor.
Jennifer Lopez'in 97 yapımı selena filmindeki oyunculuğundan sonra geçmiş on yıllık zaman dilimine bakarak en iyi oyunculuğuydu diyebilirim. Merak, endişe, kararlılık gibi bir çok duygusal geçiş var. Ve bence çoğunun üstesinden gelebilmiş. Filmin senaryosundaki diyalog eksikliği hissediliyor. Görsellere çok güvenildiğinden böyle yapıldığını düşünüyorum fakat bu jennifer'ın kötü oyunculuk sergilediği anlamına gelmez. (Ayrıca, kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi gibi jennifer'ın kalçalarıyla ilgili eleştirileri saçma buluyorum. Gayet güzel bir görseldi :) ).
Devam edersek, bir şizofrenik benyin tasviri için, H.R. Giger, Damien Hirst gibi kimselerin çalışmalarından, katolik ikonografisinden, freudyen psikanalizi ve Carl Jung'un arketip teorisinden faydalanıldığını öğrenince, bu sahnelerin üzerine bu kadar durulmuş olması bile benim nazarımda filme +1-2 puan ekledi. Senaryoda kusur diyebileceğim tek kısım Catherine'nin sıkışıp kalmasıyla birlikte dedektifinde zihne girmesiydi bir anda o bölge yol geçen hanına dönmeye başlıyor. İkili ilişki halinde konunun devam etmesini beklerdim.
Bu kadar içi dolu ve çok daha fazlasını başarabilecek bir senaryo, kötü oyunculuk ve yönetim başarısızlığı tarafından ne hale gelmiş. Filmin senaristi Mark Protosevich’in filmi reddetmesinden de bunu anlayabiliyoruz [1]. Kim bilir, beklendiği gibi belki ileride yeniden çekilir, ve bu sefer tam bir film olabilir.
Tüm bunların yanında, kendisini vaadi dolayısıyla izletmeyi başarıyor: bir suçlunun/psikopatın zihninde neler bulunur?.
Jennifor Lopez’in oyunculuğuna çok gömülmüş, ancak çok da başarısız olduğunu söyleyemem, filmin ön kötü tarafı bence başarısız ve klişeden daha dipte diyaloglarıdır.
Özellikle zihin-içi çekimleriyle görsel bir şölen yaşatsa da, bu görsellere ve oluşturulan manzaralara tekrar dokunulmaması/değinilmemesi, kullanılma amaçlarını bence bertaraf ediyor.
Film için uydurulmuş olan zihinsel bozukluk (Whalen’s Infraction), tam anlatıldığı kısımda filmden kopmanıza sebebiyet veriyor. Kurgunun örtüsünde büyük bir delik açıyor, bu ve bunun gibi saçma ’kurgu ögeleri’ i... Devamı
Bu kadar içi dolu ve çok daha fazlasını başarabilecek bir senaryo, kötü oyunculuk ve yönetim başarısızlığı tarafından ne hale gelmiş. Filmin senaristi Mark Protosevich’in filmi reddetmesinden de bunu anlayabiliyoruz [1]. Kim bilir, beklendiği gibi belki ileride yeniden çekilir, ve bu sefer tam bir film olabilir.
Tüm bunların yanında, kendisini vaadi dolayısıyla izletmeyi başarıyor: bir suçlunun/psikopatın zihninde neler bulunur?.
Jennifor Lopez’in oyunculuğuna çok gömülmüş, ancak çok da başarısız olduğunu söyleyemem, filmin ön kötü tarafı bence başarısız ve klişeden daha dipte diyaloglarıdır.
Özellikle zihin-içi çekimleriyle görsel bir şölen yaşatsa da, bu görsellere ve oluşturulan manzaralara tekrar dokunulmaması/değinilmemesi, kullanılma amaçlarını bence bertaraf ediyor.
Film için uydurulmuş olan zihinsel bozukluk (Whalen’s Infraction), tam anlatıldığı kısımda filmden kopmanıza sebebiyet veriyor. Kurgunun örtüsünde büyük bir delik açıyor, bu ve bunun gibi saçma ’kurgu ögeleri’ ile filmi şişirmek.
Kısacası, Vaadi için izletir, kötü diyalogları için öldürür bir film.
Güzel olayazmış yazık film. Vincent D'Onofrio'nun fantastik sahnelerde verdiği keyif, Jennifer Lopez'in boş yere işgal ettiği kadroyu gölgede bırakamamış. Neyse ki yönetmen The Fall ile potansiyelinin hakkını sonuna kadar vermiş, üzülmeye lüzum yok.
Jennifer Hopez'in kalçalarını sergilemek zorunda hissettiği sahneler hariç görsel kalitesi itibariyle insanı etkileyen bir filmdi. Tablo kalitesinde sahneler var. Ancak baskın görsel dili sebebiyle özgün senaryosu gölgede kalıyor. Aslında konusu itibariyle de oldukça ilginç bir filmdir Cell. Hopez'in kalçaları adamın gözüne giriyor tabi. Orası iğrenç. Hopez, kızım güzel bir popon yok,bence.
Lopezsiz çok daha güzel bir film olacağı aşikar. Yönetmeni Tarsem Singh böyle fantastik olayları başaran bir insan (Bknz: The Fall '06). Film genel itibari ile güzel. Gereksiz konuşmaları, zorlayan diyalogları, oyuncuların vasat civarındaki oyunculukları göz ardı edilirse filmde yaratılan ortam, kullanılan renkler, sesler genel itibari ile fazlası ile tatmin edici düzeyde. Bu ayarda adam gibi film bulmak zor zaten. Sınırda kalmış bir film benim gözümde.
Şimdi düşünüyorum da, bu film baya baya güzel bir hikayeye sahipmiş.. Bilinçaltında geçen sahnelerin çoğu hala aklımda mesela (örneğin: koca bir atın dilimlere ayrılması sahnesi). Belki daha iyi bir yönetmen tarafından, daha iyi bir kadroyla çekilseymiş (ki Jennifer Lopez de bence gayet başarılıydı bu filmde), çokça ses getiren ve adı hala anılan, ve hatta Inception filminden bahsedilirken adı bolca geçen bir film olabilirmiş..
The Fall filminin senaristi ve yönetmeni Tarsem Singh, bu filmde de kamerasını konuşturmuş. İzleyiciyi o hayal dünyasının içine çekmeyi başarmış. Senarist(The Cell) Mark Protosevich, filmin son halini izlerken bu filmi ben mi yazdım diye düşünmüştür kesinlikle.:).
Bu arada The Fall filmini bu filmden önce izlediğimi belirteyim.
Son olarak güzel bir Gerilim filmi izlemek ve Tarsem Singh'in fantastik dünyasını görmek isteyenlere bu filmi kaçırmamalarını tavsiye ederim.
galiba filmin talihsizliği jennifer lopez. üstelik çok da felaket oynamamış, abartıldığı gibi göze batmıyor. aslında güzelliğiyle filmin görselliğine de hayli uygun. ama onun yerinde başka birileri oynasaydı muhakkak dha popüler olacaktı film.
@tiamath
1 yıl önce
7.5 / 10
Jennifer Lopez'in 97 yapımı selena filmindeki oyunculuğundan sonra geçmiş on yıllık zaman dilimine bakarak en iyi oyunculuğuydu diyebilirim. Merak, endişe, kararlılık gibi bir çok duygusal geçiş var. Ve bence çoğunun üstesinden gelebilmiş. Filmin senaryosundaki diyalog eksikliği hissediliyor. Görsellere çok güvenildiğinden böyle yapıldığını düşünüyorum fakat bu jennifer'ın kötü oyunculuk sergilediği anlamına gelmez. (Ayrıca, kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi gibi jennifer'ın kalçalarıyla ilgili eleştirileri saçma buluyorum. Gayet güzel bir görseldi :) ).
Devam edersek, bir şizofrenik benyin tasviri için, H.R. Giger, Damien Hirst gibi ki ... Devamı
Jennifer Lopez'in 97 yapımı selena filmindeki oyunculuğundan sonra geçmiş on yıllık zaman dilimine bakarak en iyi oyunculuğuydu diyebilirim. Merak, endişe, kararlılık gibi bir çok duygusal geçiş var. Ve bence çoğunun üstesinden gelebilmiş. Filmin senaryosundaki diyalog eksikliği hissediliyor. Görsellere çok güvenildiğinden böyle yapıldığını düşünüyorum fakat bu jennifer'ın kötü oyunculuk sergilediği anlamına gelmez. (Ayrıca, kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi gibi jennifer'ın kalçalarıyla ilgili eleştirileri saçma buluyorum. Gayet güzel bir görseldi :) ).
Devam edersek, bir şizofrenik benyin tasviri için, H.R. Giger, Damien Hirst gibi kimselerin çalışmalarından, katolik ikonografisinden, freudyen psikanalizi ve Carl Jung'un arketip teorisinden faydalanıldığını öğrenince, bu sahnelerin üzerine bu kadar durulmuş olması bile benim nazarımda filme +1-2 puan ekledi. Senaryoda kusur diyebileceğim tek kısım Catherine'nin sıkışıp kalmasıyla birlikte dedektifinde zihne girmesiydi bir anda o bölge yol geçen hanına dönmeye başlıyor. İkili ilişki halinde konunun devam etmesini beklerdim.
@blazeblast
6 yıl önce
7 / 10
Tüm bunların yanında, kendisini vaadi dolayısıyla izletmeyi başarıyor: bir suçlunun/psikopatın zihninde neler bulunur?.
Jennifor Lopez’in oyunculuğuna çok gömülmüş, ancak çok da başarısız olduğunu söyleyemem, filmin ön kötü tarafı bence başarısız ve klişeden daha dipte diyaloglarıdır.
Özellikle zihin-içi çekimleriyle görsel bir şölen yaşatsa da, bu görsellere ve oluşturulan manzaralara tekrar dokunulmaması/değinilmemesi, kullanılma amaçlarını bence bertaraf ediyor.
Film için uydurulmuş olan zihinsel bozukluk (Whalen’s Infraction), tam anlatıldığı kısımda filmden kopmanıza sebebiyet veriyor. Kurgunun örtüsünde büyük bir delik açıyor, bu ve bunun gibi saçma ’kurgu ögeleri’ i ... Devamı
Tüm bunların yanında, kendisini vaadi dolayısıyla izletmeyi başarıyor: bir suçlunun/psikopatın zihninde neler bulunur?.
Jennifor Lopez’in oyunculuğuna çok gömülmüş, ancak çok da başarısız olduğunu söyleyemem, filmin ön kötü tarafı bence başarısız ve klişeden daha dipte diyaloglarıdır.
Özellikle zihin-içi çekimleriyle görsel bir şölen yaşatsa da, bu görsellere ve oluşturulan manzaralara tekrar dokunulmaması/değinilmemesi, kullanılma amaçlarını bence bertaraf ediyor.
Film için uydurulmuş olan zihinsel bozukluk (Whalen’s Infraction), tam anlatıldığı kısımda filmden kopmanıza sebebiyet veriyor. Kurgunun örtüsünde büyük bir delik açıyor, bu ve bunun gibi saçma ’kurgu ögeleri’ ile filmi şişirmek.
Kısacası,
Vaadi için izletir, kötü diyalogları için öldürür bir film.
([1]: https://www.imdb.com/title/tt0209958/trivia?item=tr4905744)
@law0101
13 yıl önce
@kumik
13 yıl önce
@havlayankuzu
16 yıl önce
Dost acı söyler.
Hopez seni gidi Hopez
:(
@leck
16 yıl önce
7 / 10
Puanına aldanmayın. İzlemeye değer.
@babelfish
17 yıl önce
7.7 / 10
@noloi
17 yıl önce
4 / 10
@bestreaction
18 yıl önce
Bu arada The Fall filmini bu filmden önce izlediğimi belirteyim.
Son olarak güzel bir Gerilim filmi izlemek ve Tarsem Singh'in fantastik dünyasını görmek isteyenlere bu filmi kaçırmamalarını tavsiye ederim.
@agirroman
18 yıl önce